zaman tüneli

zaman ve mekan lehime bükülsün.
devamını gör...

ben bir, (bkz: eti canga) bağımlısıyım.
devamını gör...

(bkz: rbf) naber?
(bkz: diko) real madrid maçından kupon tutturdun mu abi?
*
devamını gör...

#3927716
çok teşekkür ediyorum sevgili hocam. bilmukabele, aynı düşünceleri ve hisleri senin için besliyorum. sevgiler ve saygılar
devamını gör...

@mototonist

deli mi ne?
devamını gör...

@zugra
@coffee break
aferin bak kardeş kardeş oynayın dnfm
devamını gör...

başıma gelen hadise sonra ben onu ilkokuldaki gibi aldım elime ve fiş dosyasına koydum…
devamını gör...

taşkilatı mahsusa ve şaman ruhu sentezli yarı arabi ledünni iletişim diliyle dünyanın en köklüsü ve özüdür. aslında dünyanın gözü de kulağı da anadoludur ama kozmik oda meselesi dolayısıyla büyük bir şekilde kan kaybetmiştir. atatürk ve enver gibi paşazadeler olmasa veya diğer ittihat mensupları, mit biterdi. abdülhamid çakalla dans ederken paranoya yüzünden kızamık oluyordu kemal ve arkadaşlarıysa çelik çomak oynuyordu. bu millet enver’e falan hayin diyor da, size bir enver yazısı okurum burda, baron sanılan taşeron çıkar. kurtlar vadisi yüzünden derin devleti takım elbise giyen müptezel ordusu sana bir güruh var, derin devletin kökü ankara, karaman, adana ve tunceli’den, kılcallarıysa cizre urfa ve şamdan diğerleriyse dünyanın her yerinden beslenir. bizim özümüz aslında nazar boncuğu ortasında duran gözdür, yani hacivatalar değil karagözdür. mesela fırat çakıroğlıu atatürkçü bir ülkücü yiğitken, şimdiki müptezeller ganyotçu gibi şak şak çeken hayin kuvvacı eniklerüdür. bu mevzuyu çok uzun yazarım da bazıları derin abilerden öğrendiğim absürd ve girift öyküler. güzel hikayesi vardır ama mesela kuşçu başı eşref vardır ki offf dersin be offf.
devamını gör...

özneyi analiz edelim.

elimizde bir kız var. adı ayşe olsun.

cümleden anladığımıza göre, ayşe otuzundan önce çeşitli haltlar yemek ve otuz yaşında evlenmek istiyor.

halt kelimesi tdk sözlük'te "uygun olmayan, beğenilmeyen şey," diye tanımlanıyor.

yani ayşe otuz yaşına kadar uygun olmayan, beğenilmeyen, kötü şeyler yapmış. cümleden bunu anlıyoruz.

nedir bu haltlar?

anladığımız kadarıyla oto teyp hırsızlığı, camiye ayakkabıyla girmek ya da dolandırıcılık gibi şeyler değil. cinsel ilişki.

cümleyi tekrar yazalım: "gençken cinsel ilişki yaşayıp otuzunda evlenmek isteyen kız"

evet.

elimizdeki bilgilere göre, kadınların da cinsel ilişki gibi bir ihtiyacı var.

ancak ayşe otuzuna kadar bunu yapmazsa, bekaret kemeri takmaz, mormonlar ya da menzilciler gibi münzevi hayatı yaşamazsa, karşılıklı rıza dahilinde yaşanmış cinsel ilişkileri halt yemek olarak tanımlanıyor.

son derece çarpık, tiksinç bir bakış açısı bu.

türkiye'nin en büyük problemlerinden biri; henüz feodal kültürün alışkanlıklarını üzerimizden atamamışken yeşilçam, arabesk ve televole'ye maruz kalmış olmamız. millet kafayı yedi.

bir de içinde olmadığınız ilişkileri dert etmeyin ya.

namus bacak arasında mı, beyinde mi, omurilik soğanında mı, bunları tartışmak bile yersiz.

seni etkilemeyen, yaşamını etkilemeyen bir şeyse üzerine düşünme ya. söylem üretme. ayşe onunla olmuş, ahmet bunu yapmış, necdet o işe girmiş, mualla onu giymiş. bırakın yani.

velhasıl, insanın arada bir kendine "ben kimim?" sorusunu sorması gerekiyor.

ahlakın temeli utanç duygusudur. utanç duygusu da böyle bir yerde başlamalı.
devamını gör...

"insanları yok etmek" ile aynı anlama gelen söz.
devamını gör...

#3927725
merhabalar tekrar,
ben hikaye parçanızı keyifle okudum. bence bir okur kazandınız. devamını da bekliyor olacağım. olgunluğunuz , eleştiri karşısındaki yapıcı tutumunuz için de ben teşekkür ederim. kaleminize sağlık, sevgilerimle..
devamını gör...

gezi olayları sırasında klavye başında oturmayıp sokakta hakkını aradı diye dövülerek öldürülen aslan parçası.

fetö ve akp yüzünden öldürüldü gencecik çocuk. devran dönünce tıpkı fetöcü sümüklüler gibi hesap vereceksiniz sayın akp'liler.
devamını gör...

bukle belirginleştirici kremler. 5 farklı kreme ihtiyacım yok ama almak zorunda hissediyorum kendimi.
devamını gör...

#3927733
merhaba sayın yazar zugra;
rica ederim.. ben yorumda da yazdığım gibi hikaye dilinizi ve konuyu çok beğendim. daha önceki bölümleri okumamıştım. ilk defa bugün denk geldi okudum. eleştiri yaparken korkarım normalde ben, ümit kırıcı olmak istemem. ama olgun tavrınız bana cesaret verdi doğrusu.
umarım yazmaya devam edersiniz. ben de okurum yayınlandıkça. emekleriniz ve yayınlama cesaretiniz için teşekkür ederim. kaleminiz keskin olsun, saygılar sevgiler..
devamını gör...

mağara’nın duvarındaki gölgelerden kurtulup hakikatin ışığına yürümeyi hayatının tek gayesi edinmiş, türk düşünce hayatının "muhteşem münzevisi".

​onun metinleri sadece okunmaz; bir uçurumun kenarında, rüzgara karşı dimdik duran bir zihnin yankıları olarak iliklerde hissedilir. gözlerindeki ışığı, kütüphanesindeki binlerce cildin ruhuna üfleyen bu dev adam, bize fildişi kulesinden değil, doğrudan insanlığın ortak mirasının kalbinden seslenir.

​onu sevmek ve anlamak şunları kabullenmektir:
​kelimelerin namusu: lügatlerin bir milletin hafızası olduğunu ondan öğrendik. kelimeleri titizlikle seçişi, okuyucusuna olan saygısının ve hakikate olan sadakatinin bir nişanesidir.

​doğu-batı köprüsü: irfanı avrupa’nın kültürüyle dövüştürmez, aksine ikisini de kendi potasında eriterek bize yepyeni bir ufuk çizer. "jurnal"leri sadece bir günlük değil, bir ruhun çıplak ve asil itiraflarıdır.

​düşüncenin çilesi: "bu ülke"yi okurken sadece bir sosyolojik tahlil yapmazsınız; bir dâhinin, trajedisini nasıl bir zafere dönüştürdüğüne şahitlik edersiniz.

​kısacası cemil meriç; sloganın uyuşturucu etkisine karşı düşüncenin keskin kılıcını savunan, bize "düşünmek, savaşmaktır" düsturunu miras bırakan bir fikir mimarıdır. onun rahlesinden geçmek, zihni bir esaretten kurtarıp bir hürriyete kavuşturmaktır.
​selam olsun bu toprakların yetiştirdiği o en aydınlık karanlığa.
devamını gör...

söyle istanbul söyle ezgisi büyüktür. güzeldir ama ben şahsından pek hazzetttmem.
devamını gör...

biz boşuna mı buradayız baba yiğit:) şakası bir yana bulanmadan durulmaz, suyun özünden içeceksin ki bulanuuuuu farkedecesün…
devamını gör...

tanım: yaş ilerledikçe biriken; azalan umutların, çoğalan pişmanlıkların ve insanın içini sessizce ağırlaştıran yüklerin toplamı.

gün gün eksilirim, fark etmeden yaşarken,
içimde bir şeyler susar, ben konuşurken.
ne kaldı elimde, ne gitti bilmiyorum,
ölüm yaklaşıyor, ben hala alışırken.

-ölüm
devamını gör...

@coffee break

size nickaltı girdim ama nickiniz akışta çıkmıyor. nedenini anlamadım o yüzden buradan da yazmak istedim çünkü mesaj alımınız da kapalı.
velhasıl,

#3927720
merhabalar,
çok çok teşekkür ederim yapıcı eleştirileriniz ve güzel sözleriniz için.
açıkçası hiç üzerinden geçilmeyen, tek seferde yazılmış bir yazıyı burada paylaşmaya kalktım ama sanırım biraz özensiz oldu. bir sonrakinde normal yazım araçları kullanayım.
hikaye çok bir yere gitmiyor aslında... kırkıncı sayfada da tıkanmıştım. belki buraya atarsam devamını da getiririm bıraktığım yerden diye umutlandım.
benim için yol gösterici oldunuz teşekkür ederim tekrar.

edit : akışta çıkmama mevzusunu anladım. saşdlkfsşdlk benimle alakalıymış.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim