zaman tüneli

haklı olmak bir ''yük'' tür bazen de...
devamını gör...

dikkatli bakarsan herkesin rol yaptığını görürsün.
devamını gör...

işte herkesten saklanan o gerçek! ezel'in annesi doğuştan değil sonradan kör olmuştur. yazık oldu meliha anaya. bu da kanıtı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zihinsel kısmı sallayıp fiziksel olana indirgersek, bana göre hani şu kollardaki damarlar var ya, işte onlar çok fena! hele bir de araba kullanıyorsa o esnada, ne oluyor bana bilmiyorum. çok zayıf olmayacak ama. ele gelecek şöyle *
devamını gör...

tüm yazarlar kuşçu çıktı
devamını gör...

bazı müzik türleri. özellikle de solist fısıldar tonda icra ediyorsa işini.
devamını gör...

adana
devamını gör...

toplum içinde yüksek sesle; sohbet edilmez, telefonla konuşulmaz, müzik dinlenmez, video izlenmez.
devamını gör...

kıbrıs sayılıyorsa kıbrıs (1994)
yoksa ingiltere (2002)
devamını gör...

(bkz: ırak)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fransa.

çocukluk kahramanım saint exupery'nin memleketi olan lyon'a, kendi ismini taşıyan havalimanına indiğim günü hiç unutamam.
devamını gör...

(bkz: leg extension)
(bkz: squat)
(bkz: leg curl)
(bkz: calf raise)
(bkz: abductor adductor machine)

bi de cila niyetine;
(bkz: hamstring)
devamını gör...

siz isteniz bir kedi
alın size iki kedi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

this is a true "story"

ben böyle değildim

-       hasan abi bizim iş ne oldu?
-       ismail’im senin iş bende rahat ol.

nasıl rahat olabilirdim ki? bankalar bir yandan, alacaklılar bir yandan. telefona bakmaya korkar oldum.

-       abi biraz hızlandıramaz mıyız?
-       acele etme koçum. bu işlerin de bir raconu var.

acele etmeymiş. sana meramımızı anlatalı üç ay oldu be adam. bu zamana çoktan hallolurdu isteseydin. beni geçiştiriyorsun hasan abi diyemedim. onun yerine;

-       tamam, abiciğim, senden haber bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
-       önemli değil koçum.

koçuna ayrı kuzuna ayrı, allahın davarı. benim ne işim olur böyle adamlarla. ulan mesut, ulan mesut. senin yüzünden kimlerden medet umuyoruz.

bundan beş yıl önce ostim’de bir dükkân kiralayıp makine parçası imal etmeye başlamıştık mesut’la. ilk iki sene kendi yağımızda kavrulup gidiyorduk. sonra ne olduysa mesut bir anda işi büyütmeye, yurtdışına ihracat yapmaya heveslendi. ben garantici adamım. macera sevmem. ne kadar dil döksem de ikna edemedim bizim deliyi. o benim aklıma girdi, razı oldum. gittik bankaya kredi çektik yüklü miktar. krediyle gelen parayla daha büyük bir yer kiralayıp yeni makineler aldık. tam üretime başladık, pandemi patlak verdi. bütün dünyaya sıçraya covid belası bizi de vurdu. hem sipariş alamaz olduk hem de elimizdeki parçaları satamadık. iyi kötü kredi taksitlerini ödeyebildik birkaç ay ama sonrasında ona imkânımız da kalmadı. resmi olarak batmıştık. kredi alçağına karşılık dükkân elden gitti. hem beş parasız hem de işsizdik artık.

mesut denen aklı evvel bir yolunu bulup yurtdışına kapağı attı. o gün bugündür de ne selam ne sabah. ben uzunca bir süredir iş arıyorum. haber salmadığım yer kalmadı. bir düzine firmayla mülakat, iş görüşmesi yaptım ama sonuç yok. en son bu hasan efendiye gittim. babamın asker arkadaşı. hem nüfuslu hem de etrafı geniş adamdır. malum partiye de yakınlığı olduğundan kolaylıkla beni bir yere sokabilir. ama tabi isterse. ister mi istemez mi hala emin değilim açıkçası. babamın hatırına yapar dedim ama benim muhalif hallerimi de bildiğinden pek istekli de olmayacağı kanaatindeyim. işte böyle dostlar. eline düştük bir kere, peşinde koşup duruyoruz.

ne zamandır sahile inmemişim. martıları seyretmek, biraz da deniz kokusu almak istedim. hava da güzel. evden çıkar çıkmaz esma teyzenin balkondaki saksılara ektiği lavantaların kokusu geliyor burnuma. derince nefes çekiyorum. lavantaları çok severim, esma teyzeyi de. rıhtıma iniyorum ağır aksak. iskeleye komşu büfelerden birinden demli bir çay alıp denize nazır bir banka oturuyorum. sigarayı bırakalı çok oldu ama bu işsizlik döneminde çok arıyorum. denizi seyretmeyi özlemişim. şairin dediği gibi; hava bedava, su bedava. işsize de iş sahibine de bedava.
devamını gör...

gercekte bir özlemi ifade eden, iyimser bir düşünce veyahut masaldır.
devamını gör...

ete kemiğe bürünmüş bir sadakat öyküsü. herkes gider, geriye sadece o sönmeyen yangının rengi kalır. sen kırmızının en hüzünlü tonusun sultan abla.
devamını gör...

bakınızlara katıldım.. ilk entrynin hikayesi biraz zorlama ama yazının özü doğru gibi..
t: acı verici bir aydınlanma yaşamak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ofistir sekreteryadır bil’umum büro kadınları ılgıt ılgıt serotonin efil efil endorfin salgılasın diye know-how’u ebatsal olarak küçülten uzak asyalı vitaminsiz mühendislerce icat edilen bi derde derman olmaktan çok uzak teknolojik al’ât.

departmanın alfa dişisine al bidene kadın hasediyle hemcinslerine zulum olacağına oynasın dursun bunlan!

la ben nası bi şeytanım nası bi cinim kul eğuzu birabbinnas melikinnas kendi kendimden tırstım bi an. bismillah bismillah!
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim