zaman tüneli

ilk olarak norveç'e gitmiştim. alın şimdi bu bilgiyi ne yapıyorsanız yapın.
devamını gör...

sınırsızca özgür olmamızın temelinde yatan motivasyonun sınırlar koymak olması çok kutsal bir ironi değil mi?
(elmayı yemek serbestti aslında sadece yenmemesi söylendi o kadar)

ama burada harika bir kavram devreye giriyor bence. sevgi.

çok klişe bir söz var ya "günahı yasak olduğu için değil tanrı'yı sevdiğimiz için işlememeye başlayınca gerisi çok kolaylaşıyor."
gerçekten de sevginin gücü bambaşka. sevince kocaman bir okyanusun içinde kendine bir akvaryum yapmak istiyorsun ve orada kendi balığınla yaşamak istiyorsun. sonra yetmiyor o akvaryumu tüm okyanustan daha güzel bir hale getirmeye çalışıyorsun.

özgürsün ama onu hep sınırlar koymak için kullanıyorsun.
devamını gör...

cinsel denince bir felak - nas geliyor aklıma.
onda da agnostiğim yani aklıma gelenlerden bile etkilenemiyorum.
devamını gör...

sözlük yazarlarının ses tonları başlığında, açıkça anlaşılır olan durum. gelişmiş horozlar vs genşşşlerrr... hatunlara neden laf etmedin mübarek diyenlere;

biz her zaman premmmmmsesizzzz. o kaaaa.... *
devamını gör...

klipte komedi dans üçlüsünün diğer elemanları da vardı. bunun yanı sıra erol köse tıp fakültesi mezunuymuş yani öylesine doktor erol bey diye taş taş geçmiyormuş bu şarkıdaki müziğin bazı başka bir şarkısında daha kullanılmıştı komedi dans üçlüsünün.
devamını gör...

anlıyorum sizi... ben günleri de geçtim. biraz daha geniş çaplı düşününce aslında aylar, yıllar boşa geçiyor gibi...

bu dertten kurtulmak için gerekirse az çalışmalı, daha az kazanmalı,
daha fazla okumalı, film izlemeli, en azından kendi şehrini ve çevre illeri süper şekilde gezmeli... ve bi de yazın en azından 1 hafta da olsa güzel bi yerde doyasıya tatil yapmalı değil mi?

bi de şey tabii, sevdiğin biriyle bunları yapabilmek, hayatı paylaşmak... bu mühim bir şey aslında. o zaman sanırım geçen günler acı vermez. gelecek günlere anlam yüklenir.

rabbim cümlemizi mutlu kılsın.
devamını gör...

ırak.
devamını gör...

yapma yanarız. net.
devamını gör...

çok fitsin keşke ölsen. *
devamını gör...

kilodan tamamen bağımsız bir şekilde yağ oranınız düşükse ve göze hoş gelen bir proporsiyonunuz varsa fitsinizdir.

1.80 boyunda kilosu zaman zaman 105 ile 82 arasında değişen birisi olarak hep fit oldum. en ağır zamanda bile bel çevrem göğsümden daha inceydi. bundan dolayı kilomu hiç göstermedim. şu anda 89 kiloyum ve 80’den fazla göstermiyorum ama kendimi güç olarak çok zayıf hissediyorum. evet güç ile kondisyon arasında ters bir ilişki var. ikisi aynı anda olamıyor. bu ikisinin bir değerlendirmesini yapacak olursak kondisyon güçten yaşamsal derecede çok daha önemli.

82’ye düşünce görüşmek üzere. selam ve glutaminle, esen kalınız efendim.
devamını gör...

o kadar korku filmleri izleyip, zamanında viral olan illuminati dehşetini araştırıp durmanin sonunda zihnimi ve psikolojimi alt üst ederek lise çağlarımda yaşadığım olayı anlatacağım.

bizim eski evimiz küçüktü. 3+1 olmasına rağmen odalar çok küçük ve birbirlerine çok yakındı. annem mutfakta meyve/sebze bile doğrasa onu herhangi bir odadan duyabiliyorduk. eve yeni gelmiştim okuldan, duş alacaktım. banyonun kapısı annemin odasına bakıyor. iki kapı da yüz yüze yani. (banyodan içeri girer girmez duvarda bir ayna var.) banyoda havlumu hazırlıyorum, kıyafetlerimi getiriyorum falan derken. aynada kendime bakıp saçımdan tokami çıkartırken aynadan annemin odasindaki kapının önünde simsiyah, upuzun neye benzediği belli olmayan bir varlık gözüktü gözüme, ellerini kapının kenarına tutturmuş ve çığlık atar gibi ağzı açık bir şekilde aynanın yansımasından bana baktığını gördüm. o an çığlık attığım gibi görüntü kayboldu. ben de aynı filmlerdeki başrol oyuncu ablalar gibi oradan kaçmak yerine odaya girip kontrol etmeye başladım etrafı (tabiki hiç bir şey yoktu :d). sonra annem ve kız kardeşimin yanina gittim telaşla. kardeşim tv başında oturmuş bir şeyler izliyordu, annem de mutfakta yemek yapıyordu. ikisi de çok sakin. dönüp ikisine de "az önce attığım çığlıkları, bagirmalari duymadınız mı" dedim. annem de "yoo ne çığlığı, niye noldu" diye cevap vermişti bana, çok sakin bir şekilde. ve beni duymamalari imkansızdı. ilk paragrafta da bahsettiğim gibi ev çok küçük ve o bagirmanin duyulmaması imkansızdı.

hayatımda ilk defa bu tarz bir olay yaşamıştım. ara ara banyoya girerken korkuyordum ama o günden sonra bir daha bu tarz bir şey başıma gelmedi. hâlâ daha aklıma geldikçe anlam veremedigim bir olaydır.

(bkz: sen çok film izliyorsun bu kadar film izleme)
devamını gör...

kulaklığınızda "bak-pilli bebek" çalarken yürüyüş yaparsanız behzat ç. gibi hissettiren park
devamını gör...

iş yerinde geçen her dakika hissedilendir. akşam olsun çıkalım, hafta sonu gelsin şunu bunu yapıcam derken geçiyor. yılda bir ay yaptığımız tatiller için geçen bir ömür.
devamını gör...

herkesin eforda koşamadığı, ay ben yarım bıraktım dediği yerde sırf meraktan ve hırstan dolayı bütün hastaneye, hemşire ve doktorlara şov yapmaktır.

ben de bi ara kalbime baktırmak istiyorum. ama daha ziyade en yüksek tempoda koştursunlar beni istiyorum.

hemşireler ellerini ağızlarına götürerek,
ay bu testi sadece 10.000 hastadan biri geçebiliyor...

tebrik ederiz sizi. desinler istiyorum...
dur lan yarın bi kardiyolojiye randevu alayım.

zaten canım sıkılıyor. bari anlatacağım bir hikayem olsun.
devamını gör...

cinsel şakalar yapamadığım birisi yakın arkadaşım olamaz. her yakın arkadaşımla bu samimiyetteyiz, seviyorum bunu.
devamını gör...

voca.ro/11Br1kPSYWng
devamını gör...

bir sürü anımı saklayan parktır.

bu parkta;
aranmaya takıldım,
kavganın ortasında kaldım,
aşırı güneşli bir havada yağmur yiyip sayesinde hasta oldum,
sanaldan arkadaşım olan 1.86 boyundaki mineyle beraber güvercin saldırısına uğradık,
bugün dışarı çıkmayacağım dediğim hâlde, akşam 9dan sonra arkadaşlarım tarafından yurttan zorla çıkartılıp aç kaldığım için yakınındaki çağdaştan pizza kraker alıp bankına çöküp kruvasan arası pizza kraker yedim, hatta siz de şahit oldunuz #2011048
çekirdek kola ikilisinde kola içmeyen kişi olduğum için bitmeyen kolanın hesabı soruldu ve arkadaşlarımın çiş dengesini sağlayamamasından kaynaklı tek tek çiş sırası bekledim..

seviyorum bu parkı, her ne kadar it kopuk dadanan bir park olsa da aklıma gelenler dışında daha nice güzel anılarım da var
devamını gör...

hayaller hep ertelendiği için insan kendi kendini bu şekilde teselli ediyor
devamını gör...

"yahu siz bu denizcilerden ne istiyorsunuz tam olarak?" diye isyan ettiren güvenlik tedbiridir.

önceden bu emekçi kardeşlerimiz, biz idrar örnegi vermeye girince kapının önünde beklerdi ev kedisi gibi. şimdi bizimle birlikte tuvalete giriyorlar. yani, yap yapabiliyorsan şimdi. bütün gece çise kalkmamış olsan da, sabah tuvalete girmemiş olsan da, beş litre su içmiş olsan da, cem yılmaz'ın tabiriyle içeri doğru yapmayı deneyimliyorsun önce.

güya evden başkasının çişini getirmeme yönelik alınan tedbir. hem bana eziyet hem güvenlikçi kardeşime. yazık kadın da diyor ki "ben arkamı dönüyorum, rahat ol sen"... güvenle işemek diye buna derim ben sfsfsgs.

işte arkasını dönüyor o da, evden getirdiğim kedimin çişini o ara idrar kabına bosaltabilirim, neyi zorluyorsuniz? amaç ne?

hep tinerci minerci keşlerin zamanında sidiğe mukavemet etmesi yüzünden bunlar.
devamını gör...

ilk defa ekg çekilecek insanın memeleri açması gerektiğini o an öğrenmesi ile de gerçekleşebilir elim hadise.

iş bu entry yazılırken kim bilir hangi kapalı perdeler ardında kimler bu gerçekle yüzleşip gülmeye başladı..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim