zaman tüneli
7 nisan 2026 bu gece bir medeniyetin yok olacağı iddiası
okyanus ötesinden ona buna sallamak kolay. bütün kapıların açıldığı ırak ya da suriye değil her yer. afgan ve vietnam travmalarını atlatmak için milyonlarca film çektiniz holivudda. iran hem coğrafi hem de askeri olarak değişik bir coğrafya. nükleer atarsan, rusya ukraynaya, çin tayvana, pakistan hindistana derken dünyanın anasıylr zorla cima eylemine girmiş olursun ki ilk yok olacak ülkelerin çoğu müttefik ve müşterin.
devamını gör...
işsizlik stresini azaltma ve işsizliği bitirme yolları
bir şeyler satmayı dene.
ve satışı karı küçümseme.
bakarsın iş büyür işveren olursun.
son bi şey,
bu günler geride kalacak ve hatırladığın şeyler haline şükretmeni ilerlemeni sağlayacak.
işsizlik her çalışanın ensesinde soluyan bir ejderhadır.
mümkünse avrupaya git ve gelme
ve satışı karı küçümseme.
bakarsın iş büyür işveren olursun.
son bi şey,
bu günler geride kalacak ve hatırladığın şeyler haline şükretmeni ilerlemeni sağlayacak.
işsizlik her çalışanın ensesinde soluyan bir ejderhadır.
mümkünse avrupaya git ve gelme
devamını gör...
7 nisan 2026 bu gece bir medeniyetin yok olacağı iddiası
nükleer kullanmak demek dünyayı nükleer kışa sokmak demektir. "ben attım nükleeri bu iş bitti" diye bir mantık yoktur nükleerde, kimin elinde ne kadar nükleer varsa birbirine atmaya başlar veee dünya yıkıma sürüklenir. bu delilik tüm dünyayı çok uzun yıllar boyunca geri dönülemeyecek zararlara sokar, tüm yaşam mahvolur. trump salak olabilir ama bu kadar salak olabileceğini düşünmüyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
sabah 9 oldu 3 cup kahve içtim ama hala uykum var ve sersem gibiyim. bu alerji bana hiç yaramıyor azizim...
devamını gör...
mircea lucescu
rumenlerin futbol dünyasına kazandırdığı büyük bir felsefe adamıydı. gsde, bjkde, türk milli takımında oynattığı futbolu zevkle izlerdik.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bu hayatta herkesin hata yapma lüksü varken benim yokmuş gibi hissediyorum.* belki çok absürt gelebilir ama bu hissim boşa değil de gibi..
mesela biri bana gelip biraz ters davranabilir, tolere edebilirim. kötü bir gün geçiriyordur, canı sıkkındır, başkasıyla sorunu vardır vs. sonrasında gelip “kusura bakma elzem ya şöyle bir durum vardı” dendiğinde, gerçekten kusura bakmaz elzem. kimsenin yüzüne de vurmaz.
ama elzemin canı sıkkınken birine yanlışlıkla dahi olsa “öf” dese, bu kabul edilemez.
nasıl yapar bunu?
böyle biri değildi o?
ne oldu elzeme? anlayışlıydı, empati yapardı, ılımlıydı normalde. niye böyle bir tepki verdi?
üstüme yapışan bu “anlayışlı insan” kimliğinden sıkıldım.
anlayışlı ve ılımlı olmaktan değil, bu kimlikten sıkıldım.
bunun insanlara verdiği özgüvenden sıkıldım.
suistimalden sıkıldım.
ben de kötü bir gün geçiriyor olabilirim ve kimseyi elbette kasıtlı olarak kırmam, incitmem ama eğer oldu da bunu fark etmeden yapıyorsam; size tanıdığım toleransın beşte birini bana tanıyabilirsiniz.
sürekli olarak birilerini anlamaktan, kendi kendimin göğsünde yumuşamaktan, telkinlerle kafamda insan aklamak durumunda kalmaktan oldukça sıkıldım.
ve böyle beni aptal yerine koyduğunu sanan insanlara acıyorum. farkındayım her şeyin. sen beni bastırdığını sanarken ben sana sadece kendini iyi hissetmen için izin veriyorum. bana zarar veremezsin. bazı şeyleri görüyorum ve izin veriyorum ki yok saydığımda kendime karşı vicdanım rahat olsun. “soğuyana kadar affet”, tüm bağlar için geçerlidir.
ben kimseyi bastırmam, hor görmem, kötü davranmam. ama iyiliğimle döverim. hak etmediği hâlde gördüğü iyiliğin altında ezilir. ezmek için değil, yapabildiğim tek şey bu olduğu için böyle yaklaşırım.
kendini benden üstün gören kimseyi aşağı çekmeye çalışmam çünkü bilirim ki onun da aşağılık görüldüğü yerler var ve beni aklınca zayıf görüp yaklaşıyor.. kendi kendini eyle ve iyi hisset. ama arka planda senin için üzülüyor olacağım..
‘elzem sen psikopat mısın bu nasıl kafa yapısı?‘ derseniz, bu da benim savunma mekanizmam. ben karakterimi değiştirip de sivri bir insan olamam. dan dun konuşan ve insan kırmaktan çekinmeyen, gamsız biri de olamam. o yüzden yapabileceğim tek şey bu.
yine de bunalıyorum. bazı şeylerin bir tek bana fazla olması sinirimi bozuyor.
neyse,
öyle
işte.
mesela biri bana gelip biraz ters davranabilir, tolere edebilirim. kötü bir gün geçiriyordur, canı sıkkındır, başkasıyla sorunu vardır vs. sonrasında gelip “kusura bakma elzem ya şöyle bir durum vardı” dendiğinde, gerçekten kusura bakmaz elzem. kimsenin yüzüne de vurmaz.
ama elzemin canı sıkkınken birine yanlışlıkla dahi olsa “öf” dese, bu kabul edilemez.
nasıl yapar bunu?
böyle biri değildi o?
ne oldu elzeme? anlayışlıydı, empati yapardı, ılımlıydı normalde. niye böyle bir tepki verdi?
üstüme yapışan bu “anlayışlı insan” kimliğinden sıkıldım.
anlayışlı ve ılımlı olmaktan değil, bu kimlikten sıkıldım.
bunun insanlara verdiği özgüvenden sıkıldım.
suistimalden sıkıldım.
ben de kötü bir gün geçiriyor olabilirim ve kimseyi elbette kasıtlı olarak kırmam, incitmem ama eğer oldu da bunu fark etmeden yapıyorsam; size tanıdığım toleransın beşte birini bana tanıyabilirsiniz.
sürekli olarak birilerini anlamaktan, kendi kendimin göğsünde yumuşamaktan, telkinlerle kafamda insan aklamak durumunda kalmaktan oldukça sıkıldım.
ve böyle beni aptal yerine koyduğunu sanan insanlara acıyorum. farkındayım her şeyin. sen beni bastırdığını sanarken ben sana sadece kendini iyi hissetmen için izin veriyorum. bana zarar veremezsin. bazı şeyleri görüyorum ve izin veriyorum ki yok saydığımda kendime karşı vicdanım rahat olsun. “soğuyana kadar affet”, tüm bağlar için geçerlidir.
ben kimseyi bastırmam, hor görmem, kötü davranmam. ama iyiliğimle döverim. hak etmediği hâlde gördüğü iyiliğin altında ezilir. ezmek için değil, yapabildiğim tek şey bu olduğu için böyle yaklaşırım.
kendini benden üstün gören kimseyi aşağı çekmeye çalışmam çünkü bilirim ki onun da aşağılık görüldüğü yerler var ve beni aklınca zayıf görüp yaklaşıyor.. kendi kendini eyle ve iyi hisset. ama arka planda senin için üzülüyor olacağım..
‘elzem sen psikopat mısın bu nasıl kafa yapısı?‘ derseniz, bu da benim savunma mekanizmam. ben karakterimi değiştirip de sivri bir insan olamam. dan dun konuşan ve insan kırmaktan çekinmeyen, gamsız biri de olamam. o yüzden yapabileceğim tek şey bu.
yine de bunalıyorum. bazı şeylerin bir tek bana fazla olması sinirimi bozuyor.
neyse,
öyle
işte.
devamını gör...
yalnızlık
çift kişilik yatağın karşısındaki kanepede sızıp kalmaktır. *
devamını gör...
irade gücü
bilirsiniz ki güç denilince akla ilk gelen insan kimdir? emine tabii ki. irade konusunda da çok güçlü olduğum için şu an kuytu köşelere sakladığım cipsleri, çocuk uyuduğu için onları yemenin tam zamanı olduğu halde yemiyorum. yaa, işte böyle bir irade. *
devamını gör...
ilkyaz
mahalleden bir ablamızın kızı vardı ismi bahardı. şimdi onun da bir kızı olmuş ismini ilkyaz vermişler. adıyla büyüsün. çok güzel ve niş bir isimdir.
devamını gör...
iran halkının önemli bölgelerde toplanması
takdir ettiğim cesur hareket. iranlıların yaptıkları şey sadece abd-israil'i saldırdıkları için pişman etmek değil. aynı zamanda dünyaya vatan sevgisinin ne olduğunu da gösteriyorlar. siyonistler iranlıları da araplar gibi ilk saldırılardan sonra öylece dağılıverirler, hemen teslim olurlar sanıyordu muhtemelen. ama trump'ın 3 günde ele geçirmeyi umduğu ülkede 5 hafta geçti. ve onca pahalı ekipman ve silahlarına rağmen abd-israil dünyaya rezil oldu.
ne kadar sivil, ne kadar komutan, ne kadar çocuk, ne kadar bilim insanı öldürürlerse öldürsünler, 250 yıllık finansal açıdan zengin bir terör örgütünün binlerce yıllık pers imparatorluğundan büyük olamayacağını gördük. ruhunu paraya satabilecek abd'liler, yahudiler ve araplar muhtemelen iranlıların bu tutumuna anlam veremiyordur.
ayrıca bu saldırıları yapan ve yapacak olan sadece bir deli değil, koca bir grup canavar.
trump sadece ekran yüzü olan bir kukla. ipleri yahudilerin elinde.
siyonistlere planlarındaki bu delice aşamayı yürütürken bir deli lazımdı. ve deli rolüne epstein'in müşterisi trump'ı atadılar.
gün gelecek abd bugünlerde yaptıklarından pişman olacak yada edilecek. o zaman tüm suçu trump'a atacaklar. ama aslında trump'ı yönetenler yine perde arkasında bu sefer bir başka başkanı yönetiyor olacak.
ne kadar sivil, ne kadar komutan, ne kadar çocuk, ne kadar bilim insanı öldürürlerse öldürsünler, 250 yıllık finansal açıdan zengin bir terör örgütünün binlerce yıllık pers imparatorluğundan büyük olamayacağını gördük. ruhunu paraya satabilecek abd'liler, yahudiler ve araplar muhtemelen iranlıların bu tutumuna anlam veremiyordur.
ayrıca bu saldırıları yapan ve yapacak olan sadece bir deli değil, koca bir grup canavar.
trump sadece ekran yüzü olan bir kukla. ipleri yahudilerin elinde.
siyonistlere planlarındaki bu delice aşamayı yürütürken bir deli lazımdı. ve deli rolüne epstein'in müşterisi trump'ı atadılar.
gün gelecek abd bugünlerde yaptıklarından pişman olacak yada edilecek. o zaman tüm suçu trump'a atacaklar. ama aslında trump'ı yönetenler yine perde arkasında bu sefer bir başka başkanı yönetiyor olacak.
devamını gör...
başka evde yenen kuru ekmeğin daha güzel gelmesi
yeri uçmağ olası anannem efsane pilav ve sarma yapardı, ne zaman ki bi yere gittiğimizde evde bir tencere yiyebildildiğim bu yemekler tencere ile önüme gelmediği için çok leziz gelirdi. güzel kalpli anannem de bunu anladığı için ertesi güne misafirlikte ne yenmişse pişirip tencereyle önüme koyardı. ziko tabaksız kazandan ye emi oğlum derdi bir de. *
devamını gör...
iran tüm abd müttefikleri vurulacak açıklaması
deli trump açıklamalarından sonra iran geri adım atmıyor
iran ordusu: abd ve müttefiklerine öyle bir darbe vuracağız ki bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklar
buradan
iran ordusu: abd ve müttefiklerine öyle bir darbe vuracağız ki bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklar
buradan
devamını gör...
bir insanı çileden çıkarıp sen sinirlisin demek
devamını gör...
7 nisan 2026 bu gece bir medeniyetin yok olacağı iddiası
ne idüğü belirsiz bir adamın kendi pisliklerini örtmek için kafasına göre tüm dünyayı maddi manevi etkileyişinin sonu gelmemesini izliyoruz.
bir hiroşima daha yaşatacak cesareti olabilir mi gerçekten, inanılmaz bir katliam.
bir hiroşima daha yaşatacak cesareti olabilir mi gerçekten, inanılmaz bir katliam.
devamını gör...
sustur şu iti memati
mematinin salak olduğu zamanlar. akıllı bir memati çakır demeden o iti susturur abisinin kahve keyfini bozmasına müsaade etmez.
devamını gör...
iran halkının önemli bölgelerde toplanması
trump tehditlerinden sonra iran halkı santrallerde ve alt yapıların önemli olduğu yerlerde toplanmaya başladı .eğer trump dediğini yaparsa bir uyurken gerçek bir katliam olacak bir deli bir çok insanı öldürecek.
buradan
buradan
devamını gör...
ibrahim tatlıses'in yoğun bakıma kaldırılması
münur özlul gibi 15 sol framede adını gördükçe lan öldü mü yoksa dediklerimizden.
devamını gör...
ibrahim tatlıses'in yoğun bakıma kaldırılması
bırak günahım kadar sevmeyi, ibrahim tatlıses'den çok daha fazla sevdiğim güzel günahlarım var. ama yine de birinin canı ile mücadele etmesi sevinme motivasyonu vermiyor bana. bir şey de hissettirmiyor. gayet nötr yani.
devamını gör...
başka evde yenen kuru ekmeğin daha güzel gelmesi
bu işten bi kez ağzım yandığı için artık bana daha güzel gelmiyor arkadaşlar.
anneciğim hepimizin annesi gibi gerçekten çok hamarat bi kadındır ve sağolsun küçüklüğümüzden beri envaiçeşit pastayı böreği yapar üşenmeden. birgün bir misafirlikte çikolatalı ıslak kek vardı, ev sahibi abla da "bi tane daha alır mısın vientocuğum?" dedi. benim de hoşuma gittiği için "alırım" dedim. meğer bu 10 kusurlu hareketten biriymiş, ben nereden bileyim... eve geldik annem "viento ben daha geçen gün yaptım aynı kekten, yemedin annecim" ile bir girdi mevzuya, size yaranılmaz, saçını süpürge etsen az, elalem de sanacak ki hiçbir şey yapmıyoruz, hayır yani neyiniz eksik falan beni bi güzel haşladı. o gün bugündür misafirlikte ikinci tabakları istemiyorum.
anneciğim hepimizin annesi gibi gerçekten çok hamarat bi kadındır ve sağolsun küçüklüğümüzden beri envaiçeşit pastayı böreği yapar üşenmeden. birgün bir misafirlikte çikolatalı ıslak kek vardı, ev sahibi abla da "bi tane daha alır mısın vientocuğum?" dedi. benim de hoşuma gittiği için "alırım" dedim. meğer bu 10 kusurlu hareketten biriymiş, ben nereden bileyim... eve geldik annem "viento ben daha geçen gün yaptım aynı kekten, yemedin annecim" ile bir girdi mevzuya, size yaranılmaz, saçını süpürge etsen az, elalem de sanacak ki hiçbir şey yapmıyoruz, hayır yani neyiniz eksik falan beni bi güzel haşladı. o gün bugündür misafirlikte ikinci tabakları istemiyorum.
devamını gör...