zaman tüneli
kırk katır mı kırk satır mı sorusu
benim canım tatlıdır. ben sürüne sürüne öldürülmek istemem. kırk satır kulağa daha mantıklı geliyor.
devamını gör...
kaplumbağa
ev alma, kiralama dertleri yok. şanslı hayvanlar..
devamını gör...
bim'in çıkaracağı enerji içeceğine isim önerileri
bor power şimdi daha güşlü etkisiyle.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kıymetli burçdaşım burdan selam olsun
devamını gör...
gelinin kız kardeşi
damadın kız kardeşi de olabilir bu aynı hesap
devamını gör...
suça sürüklenen çocuk
silahlı saldırı, tecavüz, cinayet... bunların çocuğu olmaz.
10- 12 yaşından itibaren insan bunların yapılabilecek en şerefsiz işler olduğunu bilir. bilemediyse, beyni farklıysa, eğitimle zartla zurtla 18'inde de bilemez.
ticaret hukuku olur, medeni kanun olur karışık işler. düz kavga olur duygusal işler, onlara "daha çocuk" dersin.
ama kimse demesin "baran 15 yaşında daha ırza geçmenin, adam vurmanın anlamını kavrayamıyor" bilmemne. sadece sizin ananızı deşmediler diye rolünü kesebildiğiniz duyarınızı alın ve silkdirin gidin.
10- 12 yaşından itibaren insan bunların yapılabilecek en şerefsiz işler olduğunu bilir. bilemediyse, beyni farklıysa, eğitimle zartla zurtla 18'inde de bilemez.
ticaret hukuku olur, medeni kanun olur karışık işler. düz kavga olur duygusal işler, onlara "daha çocuk" dersin.
ama kimse demesin "baran 15 yaşında daha ırza geçmenin, adam vurmanın anlamını kavrayamıyor" bilmemne. sadece sizin ananızı deşmediler diye rolünü kesebildiğiniz duyarınızı alın ve silkdirin gidin.
devamını gör...
günün en sevilmeyen vakti
sabah hiç sevmem.
devamını gör...
engelini kaldırması için 40 bin tl gönderen erkek arkadaş
az önce böyle bi haber okudum. doğru mudur bilmem ama absürt olduğu kesin. elemanın biri, kız arkadaşı engelini kaldırsın diye tam 40 bin lira göndermiş güya kıza. şaşırtıcı velhasıl.
devamını gör...
günün en sevilmeyen vakti
tam olarak öğleden sonra üçle beş arası..
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
bugün yorucu bir gündü. işler güçler arasında koştururken, gündüz vakti eski bir dostum aradı. öyle herkes gibi değil hakiki bir dost, sahici bir insan... sesini duyar duymaz içimde bir yer sızladı. konuşurken fark ettim, ben onu bayağı özlemişim. her konuşmamızda burnumun direği sızlıyor benim, galiba bu özlemek denen şey tam olarak bu. ankara’nın bana bıraktığı en kıymetli şeylerden biri o. mesafeler var ama bağ kopmamış, kopmuyor da.
çocuklardan, hayattan konuştuk. bana iyi olup olmadığımı sordu, tedaviye devam edip etmediğimi… öyle yüzeysel değil, gerçekten merak ederek. insanın halini hatırını bilen biriyle konuşmak insana iyi geliyor. kısa sürdü belki ama günün bütün ağırlığını biraz hafifletti.
akşam üzeri bir haber daha geldi. zamanında iş yerinde bana mobbing uygulayanlardan biri, şimdi aynı şeylere maruz kalıyormuş. tecrit edilmiş, ötekileştirilmiş… belki de mobbing görüyor. üzülüyor muyum diye kendime sordum. dürüst olayım, pek üzülmedim. içimde daha çok tuhaf bir sakinlik.. sanki game of thrones'un final sahnelerinden biri gibi.. bölüm sonunda gelen o hesap kapandı hissi. biraz sert belki ama bazı şeyler insanın içine böyle yerleşiyor.
sanırım ilahi adalet diye bir şey var. ya da belki sadece hayatın kendi dengesi. bilmiyorum. bildiğim tek şey, ben çok sabırlıyım. ve bazen sabır, en sessiz ama en net cevap oluyor.
şu an neredeyim? fiziksel olarak bir yerdeyim elbet ama zihnen geçmişle bugün arasında gidip geliyorum. kahve molamda yanımda mırlayan tarçının patilerini severken sana bunları karalıyorum sözlük.
çocuklardan, hayattan konuştuk. bana iyi olup olmadığımı sordu, tedaviye devam edip etmediğimi… öyle yüzeysel değil, gerçekten merak ederek. insanın halini hatırını bilen biriyle konuşmak insana iyi geliyor. kısa sürdü belki ama günün bütün ağırlığını biraz hafifletti.
akşam üzeri bir haber daha geldi. zamanında iş yerinde bana mobbing uygulayanlardan biri, şimdi aynı şeylere maruz kalıyormuş. tecrit edilmiş, ötekileştirilmiş… belki de mobbing görüyor. üzülüyor muyum diye kendime sordum. dürüst olayım, pek üzülmedim. içimde daha çok tuhaf bir sakinlik.. sanki game of thrones'un final sahnelerinden biri gibi.. bölüm sonunda gelen o hesap kapandı hissi. biraz sert belki ama bazı şeyler insanın içine böyle yerleşiyor.
sanırım ilahi adalet diye bir şey var. ya da belki sadece hayatın kendi dengesi. bilmiyorum. bildiğim tek şey, ben çok sabırlıyım. ve bazen sabır, en sessiz ama en net cevap oluyor.
şu an neredeyim? fiziksel olarak bir yerdeyim elbet ama zihnen geçmişle bugün arasında gidip geliyorum. kahve molamda yanımda mırlayan tarçının patilerini severken sana bunları karalıyorum sözlük.
devamını gör...
slim shady (yazar)
eminemin alter egosunun adı.
ayrıca özgür bir yazar.
guess who's back!
ayrıca özgür bir yazar.
guess who's back!
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
aklıma fransızca geliyor.
devamını gör...
merve özbey
eski şarkılarını hala severek dinliyorum, sonradan çok bozdu.
yaş hikayesi
vicdanın affetsin
helal ettim
yaş hikayesi
vicdanın affetsin
helal ettim
devamını gör...
melisho (yazar)
efsane geri döndü millet, yumulun.*
devamını gör...
coca cola vs pepsi
ikisi de bok gibi.
osmanlı şerbeti el ense çeker.
osmanlı şerbeti el ense çeker.
devamını gör...
boran kuzum
yeni bir dizisi çıktı, senaryoda olmamasına rağmen araya türkçe şeyler sıkıştırıp doğaçlama yaptığı sahneler hoşuma gittiği için izlemeye karar verdim
devamını gör...
yazarlar hakkında gereksiz bilgiler
devamını gör...
yenilebilir iç çamaşırı yemiş yazarlar veritabanı
yemem ya neden yapıldığı belli değil, hem yemek dururken üzerindeki süsü yiyip ne yapacağız, yemeğe odaklanmak daha iyi.
devamını gör...
yazarlar hakkında gereksiz bilgiler
bisiklet sürmeyi bilmiyorum, çünkü annem küçükken çok evden kaçtığım için en azından yürüyerek çok uzaklaşamam ama bisikletle uzağa kaçabilirim diye öğrenmemi yasaklamıştı
devamını gör...
