zaman tüneli
15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı
bu bir terör saldırısıdır. organizedir.
çünkü birkaç gün önceki olayla aynıdır.
ayrıca sadece dört kayıp olduğuna inanan varsa elimde çok temiz ikinci el izmir boğazı köprüsü var. kelepir.
bu üstünü kapatma çabası bile sıkmaktan dişlerimi kırılacak noktaya taşıyor.
ilk olarak bu iş hükumete yazar.
okullara sabun koymaktan imtina eden, gelmiş geçmiş en (.......)* bakana yazar.
gerekeni yapmayan kim varsa çok ağır soruşturmalardan geçirilmelidir.
ilgililerin istifa etmesi pardon görevden affını dilemesi için daha ne gerekiyor?
istihbarat nerede?
antep'de başka bir saldırının olmayacağının garantisini kim veriyor? adana? mersin?
ne yapacaklar terör tatili mi ilan edecekler?
yoksa sendikalara talimat gitti de "eylem" mi yapacaklar?
bir sonraki saldırının bir lise veya üniversiteye olmayacağını kim garanti ediyor?
parmağı olanları ve sorumluları hem de bugün darağacına çekmeyen kendini ülke mülke yönetiyor sanmasın!
sahi ssç diye ortalığı ayağa kaldıran sıpalar* nerede?
burada da ölen öğretmen ve çocuk?
çiy çiyan çiyaniler?
neredesiniz la?
hayırdır bu katil şerefsiz için nara atmayacak mısınız?
e: eksikler.
e2: gundem öyle bir başımızı döndürüyor ki bir gün önceki olayı bir kaç gün önce diye yazmışım.
reyizimiz zamanda yolculuk yaptırıyor dağa ne istiyoruz ki hafazanallah!!!
çünkü birkaç gün önceki olayla aynıdır.
ayrıca sadece dört kayıp olduğuna inanan varsa elimde çok temiz ikinci el izmir boğazı köprüsü var. kelepir.
bu üstünü kapatma çabası bile sıkmaktan dişlerimi kırılacak noktaya taşıyor.
ilk olarak bu iş hükumete yazar.
okullara sabun koymaktan imtina eden, gelmiş geçmiş en (.......)* bakana yazar.
gerekeni yapmayan kim varsa çok ağır soruşturmalardan geçirilmelidir.
ilgililerin istifa etmesi pardon görevden affını dilemesi için daha ne gerekiyor?
istihbarat nerede?
antep'de başka bir saldırının olmayacağının garantisini kim veriyor? adana? mersin?
ne yapacaklar terör tatili mi ilan edecekler?
yoksa sendikalara talimat gitti de "eylem" mi yapacaklar?
bir sonraki saldırının bir lise veya üniversiteye olmayacağını kim garanti ediyor?
parmağı olanları ve sorumluları hem de bugün darağacına çekmeyen kendini ülke mülke yönetiyor sanmasın!
sahi ssç diye ortalığı ayağa kaldıran sıpalar* nerede?
burada da ölen öğretmen ve çocuk?
çiy çiyan çiyaniler?
neredesiniz la?
hayırdır bu katil şerefsiz için nara atmayacak mısınız?
e: eksikler.
e2: gundem öyle bir başımızı döndürüyor ki bir gün önceki olayı bir kaç gün önce diye yazmışım.
reyizimiz zamanda yolculuk yaptırıyor dağa ne istiyoruz ki hafazanallah!!!
devamını gör...
recep tayyip erdoğan olmak
bilal erdoğan'a katlanmak demektir
"ınlımıdım bıbıcım"
"ınlımıdım bıbıcım"
devamını gör...
tool (yazar)
devamını gör...
emine pir zola
#3954565 picasso bunu görse diz çöker senden el alır devrem. *
devamını gör...
recep tayyip erdoğan olmak
iflah olmaz bir ingilizci olmaktır.
devamını gör...
barack obama
başkanlığı döneminde, iran rejimi ile nükleer müzakereler devam ederken yaklaşık 2500 rejim yandaşına abd vatandaşlığı vermiş.
haber
kasım süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızı da biden döneminde green card almışlar. d*mokrat parti, abd'nin en büyük belası haline gelmiş.
haber
kasım süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızı da biden döneminde green card almışlar. d*mokrat parti, abd'nin en büyük belası haline gelmiş.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
pes2013 oynayanların gözler yaşlı.
savoir adore - "dreamers"
savoir adore - "dreamers"
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı
mersinde de bir öğrencinin çantasından yenice silah çıkmış. neyseki yakalanmış. artık gerekiyorsa xray ile girilmeli çünkü bu olayların üst üste bir anda patlaması bağlantılı olsa bile, aklında en ufak bu düşünceyi taşıyan herkes de cesaretlenecek. memleketin net özeti de bu. vuran da çocuk, öldüren de çocuk. yazık.
devamını gör...
güne bir kedi bırak
yakışıklımı veterinere götürdüm, 60 günlük bir tedavi sürecine başladık. nasıl sıkıldıysa artık, içeri girmedi. kendini yeşilliklerin arasına attı, özgür özgür dolaşıyor…
şu asilliğe, şu yakışıklılığa bakar mısınız? bir de çenesi düşük, susmadı gelene kadar… uzun uzun konuştu. ah, bir de ne dediğini anlayabilseydim…*
şu asilliğe, şu yakışıklılığa bakar mısınız? bir de çenesi düşük, susmadı gelene kadar… uzun uzun konuştu. ah, bir de ne dediğini anlayabilseydim…*
devamını gör...
althalus'un dönüşümü
david eddings'in belli bir seriye bağlı olmayan fantastik romanı. kahramanı aslında başlangıçta anti-kahraman olan bir roman. althaus, zamanının en iyi hırsızlarından, hikayesinin hala hatırlandığı efsanevi soygunlar yapmış bir hırsız. bir gün biri tarafından dünyanın sonundaki evden bir kitap çalmak için kiralanıyor. bilmediği ise bu ev aslında bir tanrıça'ya ait. bu eve girdikten sonra seneler boyunca bu evde aslında tanrıça olan bir kedi ile yaşıyor ve onun eğitiminden geçerek bir kitap okumaya başlıyor. bu kitap aslında tanrıça'nın kardeşi olan ve dünyayı inşa eden tanrı'ya ait olduğunu bilmiyor. daha sonra tanrıça'nın dünyayı yok etmek isteyen kardeşinin adamları ile althalus'un topladığı grup arasında bir mücadele hikayesi ile kitap ilerliyor. hatta bu mücadele kitabın %80i gibi bir şey.
keyifli bir okuma, akıcı bir dil ve sürükleyici karakterler. althalus'un hırsızlıktan dünya kurtarıcılığında ve tanrıça'nın hayat arkadaşı olmaya giden sürecini anlatan bir hikaye. kitabı aldığımda seneler evvel bir cuma akşamıydı. eve gidince okumaya başlamıştım ve kitabı bitirene kadar uyumamak için mücadele ettim. sonunda sabaha karı daha fazla dayanamayıp uyuduğumu hatırlıyorum ama o hafta sonu kitabı bitirdim. bu arada kitap ufak bir kitap değil, oldukça kalın. türkçede baskısı tükenmiş gibi gördüm ama ingilizcesi dijital kitap olarak da satılıyor amazonda.
keyifli bir okuma, akıcı bir dil ve sürükleyici karakterler. althalus'un hırsızlıktan dünya kurtarıcılığında ve tanrıça'nın hayat arkadaşı olmaya giden sürecini anlatan bir hikaye. kitabı aldığımda seneler evvel bir cuma akşamıydı. eve gidince okumaya başlamıştım ve kitabı bitirene kadar uyumamak için mücadele ettim. sonunda sabaha karı daha fazla dayanamayıp uyuduğumu hatırlıyorum ama o hafta sonu kitabı bitirdim. bu arada kitap ufak bir kitap değil, oldukça kalın. türkçede baskısı tükenmiş gibi gördüm ama ingilizcesi dijital kitap olarak da satılıyor amazonda.
devamını gör...
15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı
göğsüme öküz oturdu sanki, içim daralıyor. iki günden beri ekran bana ben ekrana bakıp duruyoruz bırak birisiyle hasbihal etmeyi şuraya dahi tek kelam yazasım yok.
insanlar çıldırmış gibi çok kötü zamanlarda yaşıyoruz. ne söylenir bilmiyorum, çocuklar mevzu bahis olunca akan sular duruyor benim de çocuğum var okula gidiyor eşim öğretmen yani insan empati bile yapamıyor. allah'ın dediği olur amenna, herkesin vakti ve nasıl gideceği bellidir bunun önüne hiçbir şey geçemez o yüzden yaradanım sen beni sevdiklerimle sınama diyorum.
ölenlere rahmet sevdiklerine bol sabır diliyorum.
insanlar çıldırmış gibi çok kötü zamanlarda yaşıyoruz. ne söylenir bilmiyorum, çocuklar mevzu bahis olunca akan sular duruyor benim de çocuğum var okula gidiyor eşim öğretmen yani insan empati bile yapamıyor. allah'ın dediği olur amenna, herkesin vakti ve nasıl gideceği bellidir bunun önüne hiçbir şey geçemez o yüzden yaradanım sen beni sevdiklerimle sınama diyorum.
ölenlere rahmet sevdiklerine bol sabır diliyorum.
devamını gör...
15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı
bunlar amerika ve israil işbirliği içerisinde planlı programlı terör propagandaları, alt kültürler de görülen eylemler bunlar. alt kültürün yüceltilmesi zaten bir süredir ülkemizde görülen bir toplumsal çürüme, bu tarz alt kültür terör eylemlerini kısa zaman içerisinde çokça yaşayacağız.
devamını gör...
yasakçı zihniyet
ironik olacak ama bu insanları yasaklayabilir miyiz dünyadan.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
bilgisayar oyunları neden şiddet üzerine kuruludur sorusu
yine mi aynı zırva.
onyıllardır oyundaki şiddet sabitken (ki 90'larda en ufak denetim yok, 6 yaşında bebeler kafa kopartıyor omurlik söküyor) neden toplumdaki şiddetin dönem dönem arttığını, bazen çıldırdığını, bazen sıfıra yaklaştığını açıklamıyor böyle koltuğunda profesör iddiaları.
+ yukarıda söylenmiş, bu nasıl başlık: milyar tane oyun var sıfır şiddet, çiçek böcek toplatan.
onyıllardır oyundaki şiddet sabitken (ki 90'larda en ufak denetim yok, 6 yaşında bebeler kafa kopartıyor omurlik söküyor) neden toplumdaki şiddetin dönem dönem arttığını, bazen çıldırdığını, bazen sıfıra yaklaştığını açıklamıyor böyle koltuğunda profesör iddiaları.
+ yukarıda söylenmiş, bu nasıl başlık: milyar tane oyun var sıfır şiddet, çiçek böcek toplatan.
devamını gör...
zeka düşüklüğü belirtisi
gürültü yapma, millete kendini dinletme ihtiyacı.
şaşmaz, böğüren, anırarak konuşan, ses kökleyen, birşeyleri dinletmeden rahat etmeyen tipler düşük zekalıdır
şaşmaz, böğüren, anırarak konuşan, ses kökleyen, birşeyleri dinletmeden rahat etmeyen tipler düşük zekalıdır
devamını gör...
vatanı korumak çocukları korumakla başlar
herkese 3 çocuk yapın demekle değil.
devamını gör...
bilgisayar oyunları neden şiddet üzerine kuruludur sorusu
tek bir sebeple açıklanamayacak konudur.
şiddet oyunları aslında "hayatta kalma" üzerine kurulu olduğu için oyundaki akışa kitlenme, kahramanlık hikayelerinin içinde güçlü olduğunu hissettirerek kişinin ekranda daha çok aktif kalması, satış ve sektör vs gibi şeyler aklıma geldi açıkçası. şiddeti normalleştirmeyi bir amaç olarak benimsemek değil de kitleyi kolay ve uzun süreli tutma gibi.
para diyorum yani.
ha ama özellikle çocuk ve ergen grubunu şiddeti normalleştirme noktasında etkiliyor mu? etkiliyor. bu konularda yapılmış yüzlerce belki binlerce çalışma, araştırma, yazılmış makale var. "şiddet içeren yayın, çizgi film, bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki etkilerine dair" vb şekilde biraz bakınca çoğu (hepsini okumadım tabi) orantılı sonuca ulaşıyor.
bir tanesinde mesela 4. ve 5. sınıf öğrencisi çocuklara önce şiddet içerikli oyun oynayıp oynamadıkları soruluyor. çoğu oynamadığını işaretliyor. oyun içeren bir liste verilip oynadıkları oyunları işaretlemeleri istendiğinde çocukların aslında neyin şiddet içerip içermediğini bile anlamayarak oynadıkları fark ediliyor. bu bile çoğu şeyi açıklayıp yeni sorular getiriyor aslında.
o yüzden ne "ben yapmadım, iradeliyim, başkası yapıyorsa zaten maldır" gibi bir düşünce, ne de şiddeti fıtrat diyerek meşrulaştırmak, kendi iradesini bir bilgisayar oyununa emanet edecek kadar zayıf görmek ve dünyayı sadece kendi sınırlı tecrübesinden ibaret sanmak mantıklı geliyor açıkçası. avcılığı ve hayatta kalma içgüdüsünü, bir ekranda sebepsizce birilerini vurmakla bir tutmayı ve artık oyunun sadece erkekler tarafından oynanmadığını düşününce biraz ne bileyim yani ne diyeceğine diyip diyemeyeceğine... erkekleri de ayrıca küçük gösteriyor gibi.
koca koca insanlar da bir zahmet ne kendisini ilkokul ve üstü çocuklarla ne de yetiştiği dönemin şartlarıyla karşılaştırma yaparak bir tutmasın. dönem değişiyor, sistem değişiyor, çocukların ve ergenlerin merakları, konuşmaları değişiyor. önceden zorbalık diye bir şey yokken/çok azken son 4-5 senedir artık kesici, delici aletlerle yaralamaya varan fiziksel şiddetler, zorbalıklar gündem oluyor vs.
gündem üzerinden direkt şiddeti insan öldürme davranışı olarak görüp, "öldürme" niyetiyle hareket etmeyen insan çoğunluğu sebebiyle bu oyunların şiddeti normalleştirdiği gerçeğini yok sayarak konuşmaya, görsellere sürekli maruz kalmanın yarattığı duyarsızlaşmayı reddetmeye gerek yok. bence.
önce ebeveynlere sonra eğitim sistemine akıl ve de fikir diliyorum.
şiddet oyunları aslında "hayatta kalma" üzerine kurulu olduğu için oyundaki akışa kitlenme, kahramanlık hikayelerinin içinde güçlü olduğunu hissettirerek kişinin ekranda daha çok aktif kalması, satış ve sektör vs gibi şeyler aklıma geldi açıkçası. şiddeti normalleştirmeyi bir amaç olarak benimsemek değil de kitleyi kolay ve uzun süreli tutma gibi.
para diyorum yani.
ha ama özellikle çocuk ve ergen grubunu şiddeti normalleştirme noktasında etkiliyor mu? etkiliyor. bu konularda yapılmış yüzlerce belki binlerce çalışma, araştırma, yazılmış makale var. "şiddet içeren yayın, çizgi film, bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki etkilerine dair" vb şekilde biraz bakınca çoğu (hepsini okumadım tabi) orantılı sonuca ulaşıyor.
bir tanesinde mesela 4. ve 5. sınıf öğrencisi çocuklara önce şiddet içerikli oyun oynayıp oynamadıkları soruluyor. çoğu oynamadığını işaretliyor. oyun içeren bir liste verilip oynadıkları oyunları işaretlemeleri istendiğinde çocukların aslında neyin şiddet içerip içermediğini bile anlamayarak oynadıkları fark ediliyor. bu bile çoğu şeyi açıklayıp yeni sorular getiriyor aslında.
o yüzden ne "ben yapmadım, iradeliyim, başkası yapıyorsa zaten maldır" gibi bir düşünce, ne de şiddeti fıtrat diyerek meşrulaştırmak, kendi iradesini bir bilgisayar oyununa emanet edecek kadar zayıf görmek ve dünyayı sadece kendi sınırlı tecrübesinden ibaret sanmak mantıklı geliyor açıkçası. avcılığı ve hayatta kalma içgüdüsünü, bir ekranda sebepsizce birilerini vurmakla bir tutmayı ve artık oyunun sadece erkekler tarafından oynanmadığını düşününce biraz ne bileyim yani ne diyeceğine diyip diyemeyeceğine... erkekleri de ayrıca küçük gösteriyor gibi.
koca koca insanlar da bir zahmet ne kendisini ilkokul ve üstü çocuklarla ne de yetiştiği dönemin şartlarıyla karşılaştırma yaparak bir tutmasın. dönem değişiyor, sistem değişiyor, çocukların ve ergenlerin merakları, konuşmaları değişiyor. önceden zorbalık diye bir şey yokken/çok azken son 4-5 senedir artık kesici, delici aletlerle yaralamaya varan fiziksel şiddetler, zorbalıklar gündem oluyor vs.
gündem üzerinden direkt şiddeti insan öldürme davranışı olarak görüp, "öldürme" niyetiyle hareket etmeyen insan çoğunluğu sebebiyle bu oyunların şiddeti normalleştirdiği gerçeğini yok sayarak konuşmaya, görsellere sürekli maruz kalmanın yarattığı duyarsızlaşmayı reddetmeye gerek yok. bence.
önce ebeveynlere sonra eğitim sistemine akıl ve de fikir diliyorum.
devamını gör...

