zaman tüneli
titanic filmini izleyip sonunda ağlamayan insan
bakmıştım, titanik bugünün parasıyla 250 milyon dolar civarı. 50 milyon dolarlık kargo, 200 milyon dolar sonraki sigorta ödemeleri var.
17 milyar lira para.
hatta işçi, navlun, tedarik zinciri krizi, bin tane yeni standart ve ekipman derken o gemi bugün inşa edilse 1 milyar dolara anca çıkar.
ağlamasan da üzülüyorsun.
17 milyar lira para.
hatta işçi, navlun, tedarik zinciri krizi, bin tane yeni standart ve ekipman derken o gemi bugün inşa edilse 1 milyar dolara anca çıkar.
ağlamasan da üzülüyorsun.
devamını gör...
hayattan beklentinin kalabilmek olması
yeni türkiye bu hedefe adım adım ulaşmıştır.
halk egemenliği '''silivri'ye'' tıkılmış, okul çocukları morgda yatıyor.
kimse sormuyor: evinde beşten fazla silah bulunan adamın hangi tip erkeklik kırıklıkları mevcuttur?
milli eğitim bakanlığı bizi ''dindar ve kindar kılarken' başka neleri alıp götürüyor?
aydınlanmanın türkiyesi nereye?
korkutmadan dönüştüremeyiz diyenlerin ''korkunç projesi'' işliyor. elbet yanılıyorlar ama yobazlar kaybederken, ülke de bitiyor.
halk egemenliği '''silivri'ye'' tıkılmış, okul çocukları morgda yatıyor.
kimse sormuyor: evinde beşten fazla silah bulunan adamın hangi tip erkeklik kırıklıkları mevcuttur?
milli eğitim bakanlığı bizi ''dindar ve kindar kılarken' başka neleri alıp götürüyor?
aydınlanmanın türkiyesi nereye?
korkutmadan dönüştüremeyiz diyenlerin ''korkunç projesi'' işliyor. elbet yanılıyorlar ama yobazlar kaybederken, ülke de bitiyor.
devamını gör...
her koşulda dik durmayı kendine şiar edinmek
erkeklerin bunu çok da şiar edinmesini önermiyorum. yanlış anlaşılmaya oldukça müsait bir şiar edinme olabilir. şiar edineceğim diye yok yere her koşulda dik durmasını sağlamaya çalışmak hoş olmayabilir.
ayrıca, sanırım şiar edinmeyi uzun yıllardır cümle içinde kullanmamıştım. o yüzden her cümlede şiar edinmek demek istiyorum.
ayrıca, sanırım şiar edinmeyi uzun yıllardır cümle içinde kullanmamıştım. o yüzden her cümlede şiar edinmek demek istiyorum.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bu adamla dost olmak lazımdı. ömür uzar.
devamını gör...
içten içe kıskanılmak
uğruna herkesi karşına alabilecek kadar sevdiği ve güvendiği arkadaşının onu içten içe kıskandığı gerçeğiyle yüzleşmeyi tanımlar.
arkadan kuyusu kazıldığını fark edince ''şok'' yaşayan şahıs, korunma dürtüsüyle ilişkisini tavsatarak sonlandırır.
kurtuldu mu? hayır.
bu ihanetin izi gelecek ilişkilerinde hep belirleyici olacaktır. bıçak yarası iyileşse bile ''izi'' kalıcı olacaktır.
arkadan kuyusu kazıldığını fark edince ''şok'' yaşayan şahıs, korunma dürtüsüyle ilişkisini tavsatarak sonlandırır.
kurtuldu mu? hayır.
bu ihanetin izi gelecek ilişkilerinde hep belirleyici olacaktır. bıçak yarası iyileşse bile ''izi'' kalıcı olacaktır.
devamını gör...
her koşulda dik durmayı kendine şiar edinmek
çağrı sincinin kaybolanı bulacağız şarkısında geçen bir sözdür; "her koşulda dik durmayı kendimize şiar edinmişiz"
belki de birçoğumuzun yaptığı eylemdir. bazı olayların aslında fazlasıyla yıkıcı ve yorucu olmasına rağmen bir nefes molayı dâhi kendine hak görmeden, kimseye yaslanma lüksünü kendine sunmadan hayata devam etme durumudur. kötü değil ama yıpratıcı bir durumdur.
şiar edinmek: bir düşünceyi, davranışı veya kuralı kendine ilke, düstur veya amaç olarak benimsemek, ayırıcı bir özellik olarak kabul etmek ve bunu alışkanlık haline getirmek
ayrıca şarkıyı da dinlemek isterseniz,
(bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.
belki de birçoğumuzun yaptığı eylemdir. bazı olayların aslında fazlasıyla yıkıcı ve yorucu olmasına rağmen bir nefes molayı dâhi kendine hak görmeden, kimseye yaslanma lüksünü kendine sunmadan hayata devam etme durumudur. kötü değil ama yıpratıcı bir durumdur.
şiar edinmek: bir düşünceyi, davranışı veya kuralı kendine ilke, düstur veya amaç olarak benimsemek, ayırıcı bir özellik olarak kabul etmek ve bunu alışkanlık haline getirmek
(bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
vefa hazretlerinin türbesindeyim. dua ediyorum.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
tautinsiz taskın diye okunuyormuş. önsözü bulunan birisi yani.
devamını gör...
kök$vl
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
lotr tutkunu öğretmenimin kızına verdiği ikinci isimle adaş olan; hakkında çok şey bilmediğim zarif yazarımız
devamını gör...
müzikte akor çevrimleri
majör akorlar ve minör akorlar başlığında, bir akoru oluşturan seslerin nasıl meydana geldiğine değinmiştim. müzikte akor çevrimi ise, en basit tabirle bir akoru oluşturan seslerin sıralamasının değiştirilmesidir.
üçlü akorların çevrimi ve yedili akorların çevrimi olarak do majör akoru üzerinden, iki ayrı başlık altında anlatacağım.
üçlü sesten oluşan üçlü akorlara bakacak olursak, do majör akorunu oluşturan temel sesler do-mi-sol sesleridir ve bu sıralama akorun kök durumdaki halidir. yani kök - 3'lü - 5'li aralıklarda sıralanmıştır.
sıralamayı 3'lü - 5'li - kök olarak değiştirdiğimizde, mi-sol-do halini alır. 5'li - kök - 3'lü olarak değiştirdiğimizde ise sol-do-mi halini halir.
yedili akorlar ise dört sesten oluştuğu için dört farklı çevrimi yapılabilir. cmaj7 akorunu oluşturan sesler, do-mi-sol-si sesleridir. bu akorun kök durumundaki halidir.
ilk çevrim mi (3'lü)’dür: e-g-b-c şeklinde sıralanır.
ikinci çevrim sol (5'li)’dir: sol-si-do-mi şeklinde sıralanır.
üçüncü çevrim si (7'li)’dir: si-do-mi-sol şeklinde sıralanır.
bunların dışında on birli (11th) ve on üçlü (13th) akorlar da çevrimli halleriyle karşımıza çıkabilir. mantık yine yukarıda anlatılanlarla aynıdır.
peki neden akor çevrimlerine ihtiyaç duyulur diye sorulacak olursa, bunu birkaç sebeple açıklamak mümkündür fakat en önemli sebep bas sesin akıcılığını sağlamaktır. bir akoru hep kök sesle çalarsanız, bas partisi büyük atlamalar yapar. kulağa biraz kopuk kopuk gelebilir.
yani daha basit anlatmak gerekirse, bir parça oluşturulurken farklı akorlar kullanılır. diyelim ki birinci akorumuz do majör, ikincisi ise sol majör. normal şartlarda bu akorların en kalın sesleri do ve sol’dür. piyano da çalsanız gitar da çalsanız do ve sol arasında biraz mesafe vardır. bir sonraki notaya geçmek için elimizin/parmağımızın mesafe katetmesi gerekir. “bas partisi büyük atlamalar yapar” derken kastettiğim şey buydu. bütün parça boyunca kök sesler hep bas ses olarak kullanılırsa, parmaklar hareketten tasarruf etmiş olmaz. örneğin sol majör çalarken en alta (bas sese) sol koymak yerine, onun içindeki si sesini koyarsak, do notasının hemen yanındaki nota si olduğu için büyük bir el hareketi yapmaya gerek kalmaz, parmağımız sadece bir yanındaki notaya kayar. dinleyici için de müzik daha akıcı, daha profesyonel bir halde duyulur. ayrıca bir şarkının ortasında sürekli kök durumunda akorlar basıldığında, müzik sürekli bitmiş gibi hissettirir ve ilerleme enerjisini kaybeder. işte akor çevrimlerinin temel amacı budur.
üçlü akorların çevrimi ve yedili akorların çevrimi olarak do majör akoru üzerinden, iki ayrı başlık altında anlatacağım.
üçlü sesten oluşan üçlü akorlara bakacak olursak, do majör akorunu oluşturan temel sesler do-mi-sol sesleridir ve bu sıralama akorun kök durumdaki halidir. yani kök - 3'lü - 5'li aralıklarda sıralanmıştır.
sıralamayı 3'lü - 5'li - kök olarak değiştirdiğimizde, mi-sol-do halini alır. 5'li - kök - 3'lü olarak değiştirdiğimizde ise sol-do-mi halini halir.
yedili akorlar ise dört sesten oluştuğu için dört farklı çevrimi yapılabilir. cmaj7 akorunu oluşturan sesler, do-mi-sol-si sesleridir. bu akorun kök durumundaki halidir.
ilk çevrim mi (3'lü)’dür: e-g-b-c şeklinde sıralanır.
ikinci çevrim sol (5'li)’dir: sol-si-do-mi şeklinde sıralanır.
üçüncü çevrim si (7'li)’dir: si-do-mi-sol şeklinde sıralanır.
bunların dışında on birli (11th) ve on üçlü (13th) akorlar da çevrimli halleriyle karşımıza çıkabilir. mantık yine yukarıda anlatılanlarla aynıdır.
peki neden akor çevrimlerine ihtiyaç duyulur diye sorulacak olursa, bunu birkaç sebeple açıklamak mümkündür fakat en önemli sebep bas sesin akıcılığını sağlamaktır. bir akoru hep kök sesle çalarsanız, bas partisi büyük atlamalar yapar. kulağa biraz kopuk kopuk gelebilir.
yani daha basit anlatmak gerekirse, bir parça oluşturulurken farklı akorlar kullanılır. diyelim ki birinci akorumuz do majör, ikincisi ise sol majör. normal şartlarda bu akorların en kalın sesleri do ve sol’dür. piyano da çalsanız gitar da çalsanız do ve sol arasında biraz mesafe vardır. bir sonraki notaya geçmek için elimizin/parmağımızın mesafe katetmesi gerekir. “bas partisi büyük atlamalar yapar” derken kastettiğim şey buydu. bütün parça boyunca kök sesler hep bas ses olarak kullanılırsa, parmaklar hareketten tasarruf etmiş olmaz. örneğin sol majör çalarken en alta (bas sese) sol koymak yerine, onun içindeki si sesini koyarsak, do notasının hemen yanındaki nota si olduğu için büyük bir el hareketi yapmaya gerek kalmaz, parmağımız sadece bir yanındaki notaya kayar. dinleyici için de müzik daha akıcı, daha profesyonel bir halde duyulur. ayrıca bir şarkının ortasında sürekli kök durumunda akorlar basıldığında, müzik sürekli bitmiş gibi hissettirir ve ilerleme enerjisini kaybeder. işte akor çevrimlerinin temel amacı budur.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
dün gece 21.30’dan itibaren hastanedeydik. eve geldik, şükür… ve şimdi işteyim. kızım sınav arifesinde dikkat eksikliği için concerta 54 alıyor. dün aldığını unutmuş ve bir daha içmiş… hoppp, doz aşımı. hastaneye gidene kadar ömrümden ömür gitti. arabayı nasıl sürdüğümü hatırlamıyorum. çarpıntı, mide bulantısı, kol uyuşması, puslu görme, baş ağrısı… hemen müdahale ve takip; bir gün takip edeceğiz, dediler. şimdi daha iyi…
doktorlar hep bir ağızdan “bunu kullanmasa da olur, yapabilir,” diye geri bildirimde bulundular. ben de aynı şeyi düşünüyorum. ama kızıma anlatamadım.
çok şükür, bu da geçti. ama bana sorun… kimse çocuğu ile sınanmasın.
doktorlar hep bir ağızdan “bunu kullanmasa da olur, yapabilir,” diye geri bildirimde bulundular. ben de aynı şeyi düşünüyorum. ama kızıma anlatamadım.
çok şükür, bu da geçti. ama bana sorun… kimse çocuğu ile sınanmasın.
devamını gör...
titanic filmini izleyip sonunda ağlamayan insan
yazık oldu güzelim gemiye...
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
kilo vermek
çok zor bir askerlik yaptım. ilk üç ayda 26,5 kilo verdim.
devamını gör...
titanic filmini izleyip sonunda ağlamayan insan
ruhsuz, duygusuz, düşüncesiz, kaba, bencil bir insandır. değil filmi izlemek, aklıma gelse bile gözlerim dolar, hüzünlenirim.
ah titanic ah.
ah titanic ah.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
nazım hikmet’ten…
devamını gör...



