zaman tüneli
murathan mungan
ne kadar silik, önemsiz de olsa
zamanın geçtiğini bize hatırlatan
her şey
hatıra sızısı
anlara değerini veren sonsuzluk
ve hayat kadar sıradan...
devamını gör...
anın fotoğrafı
sonra aynaya bakıp dedim ki, emine sen salak mısın? şu güzelliğe, şu tatlılığa bak. bugün sakın ağlama dedim. emine de bana tamam dikkat edeceğim abla sakin ol dedi. yaa, öyle işte. kurabiye ister misin? ayrıca geçen gün bana dedi ki *******************. ben de tamam dedim. söyle bakalım şimdi kim haklı? kardeşim, haklının ne önemi var? sen de bir boktan anlamıyorsun? dur yav, nereye? konuşuyorduk şurada.

gel bizim eve götüreyim seni. akşama sofraya misafir ol. sevmez misin hiç pilavın üzerine uzanmayı falan? hı? kaçma.

gel bizim eve götüreyim seni. akşama sofraya misafir ol. sevmez misin hiç pilavın üzerine uzanmayı falan? hı? kaçma.
devamını gör...
her şeyin bir raf ömrünün olması
her şey ticari olursa.
devamını gör...
geçer geçer üzülme
az önce hayatımı ya da hayatsızlığımı sorgularkene tanımadığım bir adam tarafından söylenmiş söz.
o an 'silerim senin dalağını' bakışımı* atmış olsam da kendisine buradan teşekkürlerimi sunuyorum.
çünkü kendisine inanmayı ve kanmayı tercih ediyorum.
o an 'silerim senin dalağını' bakışımı* atmış olsam da kendisine buradan teşekkürlerimi sunuyorum.
çünkü kendisine inanmayı ve kanmayı tercih ediyorum.
devamını gör...
yerdeniz
"vurulan benim yerdeniz
sen boşuna ölüyo'sun."
sen boşuna ölüyo'sun."
devamını gör...
reunion
fransızca'da da toplantı, buluşma anlamlarına gelen kelime. ayrıca madagaskar yakınlarındaki fransız sömürgesi ada için:
(bkz: réunion adası)
(bkz: réunion adası)
devamını gör...
maná
1986'da kurulan ve halen aktif olan meksikalı (bkz: pop rock) grubu. 4 (bkz: grammy) ödülü, 9 (bkz: latin grammy) ödülü vardır. toplamda 11 albümle dünya çapında 45 milyondan fazla satmışlardır. (bkz: hollywood şöhret kaldırımı)'nda bir de yıldızları vardır.
¿donde jugaran los niños?
labios compartidos
en el muelle de san blas
¿donde jugaran los niños?
labios compartidos
en el muelle de san blas
devamını gör...
günlük
ben artık günlük yazmıyorum ama günlük çiziyorum.
devamını gör...
çocuk sevindirmek
dünya'nın en kolay şeylerinden birisidir ama çoğunlukla atladığımızdır. minicik bir hediyeyle bile bir çocuk kalbi kendini cennetteymiş gibi hissedebilir. nereden mi biliyorum? çünkü içimdeki o minik çocuğu halen canlı tutmaya çalışıyorum ve bütün yaşam enerjimi de halen ona borçluyum. elbette bunun bazen çok güzel yanları olduğu gibi üzüldüğünüzde de aşırı can yakıcı tarafları olabiliyor.
çocukları sevindirmek/mutlu etmek konusu her geçtiğinde, beni hayatım boyunca en çok etkileyen karelerden birisi olaraktan şu fotoğraf aklıma gelir:

fotoğraf: life, 30 dec 1946, vol. 21, no. 27, s. 22 / gerald waller
bu fotoğraf, 1946’da savaş sonrası avusturya/viyana’daki am himmel yetimhanesi'nde çekilmiştir. çeken kişi de; gerald waller’dır. bu mutluluktan göklere uçak ufaklık ise kaynaklarda çoğunlukla: “werfel” diye geçer. internette bu kare sık sık “ikinci dünya savaşı sırasında” diye paylaşılıyor ama bu doğru değildir. erişilebilen en doğru yayınlar araştırıldığında, bunun savaş bittikten sonra, yani 1946 noel dönemi civarında basıldığı görülüyor.
fotoğrafın “tam hikayesi” ise benim için tek bir çocuğun sevinç anından daha büyük bir anlam taşıyor. bu fotoğraf, life dergisinin 30 aralık 1946 tarihli sayısının, “europe’s children” başlıklı bir bölümünde 22. sayfada yayınlanmıştır. daha sonradan fotoğrafla ilgili yapılan açıklamalara göre: amerikan kızılhaçı’ndan gelen büyük bir yardım kutusu am himmel yetimhanesine ulaşıyor ve içinden; ayakkabılar, paltolar ve elbiseler çıkıyor. savaş boyunca yeni giysi görmemiş olan öksüz ve yetim çocuklar da, bu yardımla birlikte çok büyük bir sevinç yaşıyorlar. yani kare, yalnızca “güzel bir çocuk fotoğrafı” olsun diye değil, savaş sonrası avrupa çocuklarının; hem yoksunluğunu hem de yapılan yardımların onları nasıl mutlu ettiğini göstermek için çekilmiş ya da en azından bu amaçla seçilip yayımlanmıştır.
aynı fotoğraf, yaklaşık beş yıl sonra, 24 eylül 1951 tarihinde yine life dergisinin başka bir sayısında tekrardan kullanılmıştır. bu ikinci yayında fotoğraf artık yalnızca savaş sonrası yardımın bir belgesi olarak değil, bir okurun sakladığı ve başkalarına gösterdiği ahlaki/duygusal bir hatırlatıcı olarak sunulmuştur. ilgili kaynaklara göre bir life okuru olan mrs. richard henry wehmeyer, dergideki bu fotoğrafı ilk gördüğünde çok etkilenerek kesip almış ve yıllarca yanında taşımıştır ve kendisi ne zaman bir ortamda insanların olmadık minik şeylerden dert yandığını görse, hemen o kişiye bu fotoğrafı gösterdiğini yazmıştır. dergi yönetimi de bu anlamlı ve güzel paylaşıma istinaden, bu fotoğrafı yeniden yayımlamaya karar vermiştir; yani bu fotoğraf artık haber olma değerini aşmış, hafızalarda yaşayan bir simgeye dönüşmüştür.
bu arada fotoğraftaki çocuğun adı internette bazen “hans werfel” olarak geçiyor, bazen yalnızca “werfel” deniyor. aynı şekilde, yardımı yapan kurum da; bazı kaynaklarda american red cross, bazılarında ise junior red cross in america diye geçiyor.
özetle: bu kare, savaşın ardından 1946’da, viyana am himmel yetimhanesi'nde, gerald waller tarafından çekilmiştir. amacı da savaş sonrasında yaşanan yoksulluğu ve insani yardımın etkisini görünür kılmaktır. ilk kez 30 aralık 1946 tarihli life dergisinde yayımlanmıştır. 24 eylül 1951’de yeniden basılmıştır ve insanlar üzerinde ne gibi derin etkiler bıraktığı da bizzat derginin yeniden basım gerekçesinde de ortaya konmuştur.
özetle; bence nerede karşımıza çıkarsa çıksın tüm çocukları her daim sevip mutlu edelim ki bizim çocuklarımız da onlarla birlikte gülebilsinler.
çocukları sevindirmek/mutlu etmek konusu her geçtiğinde, beni hayatım boyunca en çok etkileyen karelerden birisi olaraktan şu fotoğraf aklıma gelir:

fotoğraf: life, 30 dec 1946, vol. 21, no. 27, s. 22 / gerald waller
bu fotoğraf, 1946’da savaş sonrası avusturya/viyana’daki am himmel yetimhanesi'nde çekilmiştir. çeken kişi de; gerald waller’dır. bu mutluluktan göklere uçak ufaklık ise kaynaklarda çoğunlukla: “werfel” diye geçer. internette bu kare sık sık “ikinci dünya savaşı sırasında” diye paylaşılıyor ama bu doğru değildir. erişilebilen en doğru yayınlar araştırıldığında, bunun savaş bittikten sonra, yani 1946 noel dönemi civarında basıldığı görülüyor.
fotoğrafın “tam hikayesi” ise benim için tek bir çocuğun sevinç anından daha büyük bir anlam taşıyor. bu fotoğraf, life dergisinin 30 aralık 1946 tarihli sayısının, “europe’s children” başlıklı bir bölümünde 22. sayfada yayınlanmıştır. daha sonradan fotoğrafla ilgili yapılan açıklamalara göre: amerikan kızılhaçı’ndan gelen büyük bir yardım kutusu am himmel yetimhanesine ulaşıyor ve içinden; ayakkabılar, paltolar ve elbiseler çıkıyor. savaş boyunca yeni giysi görmemiş olan öksüz ve yetim çocuklar da, bu yardımla birlikte çok büyük bir sevinç yaşıyorlar. yani kare, yalnızca “güzel bir çocuk fotoğrafı” olsun diye değil, savaş sonrası avrupa çocuklarının; hem yoksunluğunu hem de yapılan yardımların onları nasıl mutlu ettiğini göstermek için çekilmiş ya da en azından bu amaçla seçilip yayımlanmıştır.
aynı fotoğraf, yaklaşık beş yıl sonra, 24 eylül 1951 tarihinde yine life dergisinin başka bir sayısında tekrardan kullanılmıştır. bu ikinci yayında fotoğraf artık yalnızca savaş sonrası yardımın bir belgesi olarak değil, bir okurun sakladığı ve başkalarına gösterdiği ahlaki/duygusal bir hatırlatıcı olarak sunulmuştur. ilgili kaynaklara göre bir life okuru olan mrs. richard henry wehmeyer, dergideki bu fotoğrafı ilk gördüğünde çok etkilenerek kesip almış ve yıllarca yanında taşımıştır ve kendisi ne zaman bir ortamda insanların olmadık minik şeylerden dert yandığını görse, hemen o kişiye bu fotoğrafı gösterdiğini yazmıştır. dergi yönetimi de bu anlamlı ve güzel paylaşıma istinaden, bu fotoğrafı yeniden yayımlamaya karar vermiştir; yani bu fotoğraf artık haber olma değerini aşmış, hafızalarda yaşayan bir simgeye dönüşmüştür.
bu arada fotoğraftaki çocuğun adı internette bazen “hans werfel” olarak geçiyor, bazen yalnızca “werfel” deniyor. aynı şekilde, yardımı yapan kurum da; bazı kaynaklarda american red cross, bazılarında ise junior red cross in america diye geçiyor.
özetle: bu kare, savaşın ardından 1946’da, viyana am himmel yetimhanesi'nde, gerald waller tarafından çekilmiştir. amacı da savaş sonrasında yaşanan yoksulluğu ve insani yardımın etkisini görünür kılmaktır. ilk kez 30 aralık 1946 tarihli life dergisinde yayımlanmıştır. 24 eylül 1951’de yeniden basılmıştır ve insanlar üzerinde ne gibi derin etkiler bıraktığı da bizzat derginin yeniden basım gerekçesinde de ortaya konmuştur.
özetle; bence nerede karşımıza çıkarsa çıksın tüm çocukları her daim sevip mutlu edelim ki bizim çocuklarımız da onlarla birlikte gülebilsinler.
devamını gör...
günlük
geçenlerde günlüğümü okudum ay dedim yazık kimin çocuğuysa
takım tutun günlük tutmayın
takım tutun günlük tutmayın
devamını gör...
her şeyin bir raf ömrünün olması
sadece satın aldığımız süt, yoğurt ya da ilacın değil; heveslerin, ilişkilerin, fikirlerin, gençliğin, öfkelerin, hatta bazı hayallerin bile bir son kullanma tarihinin olması durumudur.
devamını gör...
çamaşır makinesini seyretmek
evdeki çamaşır makinesi uçmaya çalıştığı için ben seyretmekten ziyade sakinleştirmeye çalışıyor ve özellikle son sıkma anında makinenin omuzlarından tutup tm olum bi şey yok ya amma büyüttün diyorum ve o beni seyrediyor
devamını gör...
bir alo de
zamanında hit olmuş bir yaşar ipek şarkısı. demin nakaratını mırıldanırken buldum kendimi. şarkının adını da şarkıcısını da bilmiyordum açıkçası; "aşktan anlamaz mı taş kalbin" yazdım google'a, öyle buldum. haha. demek ki bayağı akılda kalıcı bir parçaymış, yani onca sene sonra bir anda aklıma düşebildiğine göre... sözleri ve müziği yıldız tilbe imzalıymış.
devamını gör...
birgaripanda
#3959107
sana aldığım kitaplar ile iskenderiye kütüphanesi yeniden açılırdı bee, el insaf. *
iyi be link at. * *
sana aldığım kitaplar ile iskenderiye kütüphanesi yeniden açılırdı bee, el insaf. *
iyi be link at. * *
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
(bkz: impala)
sürat desen var, tip desen var, abs de var. daha ne olsun.
sürat desen var, tip desen var, abs de var. daha ne olsun.
devamını gör...
jakobenizm
adını jakobenler adlı siyasi gruptan alan bir ideolojidir. ekmek yoksa pasta yiyinci fransızların başının altından çıkmıştır. tabi ki fransız devrimi sırasında ortaya çıkmıştır.
merkeziyetçi bir devlet yapısını savunan, eşitlikçi ve radikal reformları destekleyen ve halk egemenliğini vurgulamasına rağmen bunu bazen sert ve otoriter yöntemlerle uygulamaya çalışan bir yapıdır. bu akımın en bilinen temsilcilerinden biri maximilien robespierre’dir. onun döneminde jakobenler, devrimi korumak adına oldukça sert politikalar izlemiş ve bu süreç “terör dönemi” olarak hatırlanmıştır.
merkeziyetçi bir devlet yapısını savunan, eşitlikçi ve radikal reformları destekleyen ve halk egemenliğini vurgulamasına rağmen bunu bazen sert ve otoriter yöntemlerle uygulamaya çalışan bir yapıdır. bu akımın en bilinen temsilcilerinden biri maximilien robespierre’dir. onun döneminde jakobenler, devrimi korumak adına oldukça sert politikalar izlemiş ve bu süreç “terör dönemi” olarak hatırlanmıştır.
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
(bkz: peygamber devesi)
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
kafa izninde ayı
devamını gör...
murathan mungan
" yaz geçer, yine gelir.
yaz geçer, iyi gelir sözcükler. "
murathan mungan
bugün doğum günü olan 1955 doğumlu türk şair, yazar, şarkı yazarı ve senarist olarak bilinir; edebiyatın çeşitli türlerinde onlarca eser vermiş, bazı şiirleri şarkı olarak da yorumlanmıştır.
eskidendi çok eskiden şarkısının sözleri de kendisine aittir.
bugün doğum günüdür.
iyi ki doğdun murathan mungan!

ne kalacak bizden?
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar.
demek yangında kurtarılacak
hiçbir şey kalmamış aramızda.
yaz geçer, iyi gelir sözcükler. "
murathan mungan
bugün doğum günü olan 1955 doğumlu türk şair, yazar, şarkı yazarı ve senarist olarak bilinir; edebiyatın çeşitli türlerinde onlarca eser vermiş, bazı şiirleri şarkı olarak da yorumlanmıştır.
eskidendi çok eskiden şarkısının sözleri de kendisine aittir.
bugün doğum günüdür.
iyi ki doğdun murathan mungan!

ne kalacak bizden?
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar.
demek yangında kurtarılacak
hiçbir şey kalmamış aramızda.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
babadır reistir. 2028'de kesin kazanan olacak.
devamını gör...