zaman tüneli

ödtü de yaşanan olaylardır. sözlükte hala başlık açılmaması şaşırtıcı. ayrıca başlığı açarken dikkatli bir dil kullandım. tarafları rencide etmemek için. olaylar nasıl başlıyor. ilkay akkaya sahnedeyken başlayan yuh sesleri ile birlikte başlamış. yuhalamayı yapanlar şenliğe türk bayrağı ile gelen istiklal kadın hareketi ve zafer partililer.

arkasından bilinen olaylar meydana geldi ve saldırı püskürtüldü.
devamını gör...

tamamiyle seçime yönelik yapılan bir propaganda.
''oltaya salak düşürme taktiği''
6000 km ötedeki bir hedefi vurmak için dünyanın dönüşünü hesaplayan inanılmaz hassas bir navigasyon sistemi gerekir ki bizim kullandığımız evin yolunu bulamıyor daha. üstelik bu füzeler atmosferin dışına çıkıp hedefe öyle ulaşıyorlar. bu da saatte 28.000 km/s demek bu ısınmayı hangi sistemle yok edeceksin?
insanlar ev kirasını ödeyemezken, çocuklarına meyve alamazken; "6000 km menzilli füzemiz var" demek, çok affedersiniz ama aç gezip sert osurmaktan başka bir şey değil..
devamını gör...

sadece bir hikaye anlatmayıp, seni 1327 yılının kuzey italyasında bir benediktin manastırında ruhban sınıfının ve politik dünyanın fikirlerine ve olayın geçtiği dönemin düşüncelerine dalmış bir şekilde dolaştırıp duran tarihi roman.
devamını gör...

kim açtı bu şarkıyı kötü kötü şeyler dinliyorsunuz bu ne ya
devamını gör...

(bkz: kurtuluş savaşı) başarısız olsaydı ne olurdu sorusunun cevabını ömer muhtar hakkında çekilen (bkz: çöl aslanı) adlı filmde görebilirsiniz.
filmini izlediğimde gözümden yaş düşmüştü. keşke başarsalardı.
bir öğretmendir. çocukları çok sever.
senusi tarikatının lideridir. 1923'te tarikatın başına geçmiştir. türkiye'den destek istemiştir. destek istediği mektuplar maalesef italyanlar tarafından ele geçirilmiştir.
libya'nın 10 dinarında kendisinin resmi vardır.
(bkz: mustafa kemal atatürk) ve (bkz: enver paşa) ile birlikte italyanlara karşı savaşmıştır. osmanlı çekildikten sonra bile mücadeleye devam etmiş. 20 yıl boyunca italyanları libya çöllerine sokmamıştır. daha öncesinden de fransızlara karşı çad'da savaşmıştır.
en son 1931'de bir çatışmada yakalanmış ve 16 eylül 1931'de idam edilmiştir.
devamını gör...

hayatta kalma cabasinda bi cok kisi, hobi ya da gelisim gibi baska odak noktalari yok. bunlar disindakilerin mutsuzlugu buyuk olcude para hirsi, beklenti, hep daha fazlasi, baskalarina bakip kendini yetersiz gorme, mevcuttan zevk almak yerine eksiklik gorme vs. vs. 'bence'
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yulaf yemem çay da içmem. portakal almıştım geçende portakal sıksın biri de kahvaltı edelim. hâlâ hazırlamamışsınız, işe gideceğim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

stephen king'in fantastik edebiyatın ustası tolkien'den etkilenerek yazdığı, fantastik kara kule serisinin giriş kitabı. kara kule serisi fantastik edebiyatla, westerni birleştiren bir seri. s. king, s. leone ve spagetthi western hayranıydı. seriyi kafasında tasarlarken aklına western kalıplarıyla yazmak gelir.

kişisel olarak da kitap "yarım kalan kitaplar kulübü" nün nadide bir üyesi oldu. çünkü altın yayınları'nın çevirisi gerçekten felaket.

king'le ve kitapla ilgili söyleyeceğim ilginç şey ise, s. king kara kule serisinin 4. cildini henüz tamamlamışken talihsiz bir trafik kazası geçirir ve uzun bir süre hastanede tedavi görmek zorunda kalır. kara kule'nin sıkı hayranları da hastanede canıyla boğuşmakta olan s. king'e roland'a ve serinin sonunda ne olacağını öğrenmek için hastaneyi mail yağmuruna tutarlar.

king, geçirdiği talihsiz trafik kazasından sonra bir daha rahat bir şekilde oturup yazamaz hale gelir.

bu da bir anekdotumdur
devamını gör...

yetişkin içerik üreticisi .
devamını gör...

edebiyatın ve sinemanın en önemli anlatım (narrative) kuralları don kişot'ta çok önemli bir rol oynar, cervantes öykü boyunca anlatım perspektifleri ve mesafeleri ile ustaca oynayıp, kurgu içinde kurgu yaparak okuyucuyu kurgusal bir oyun içine sokar. don kişot'u dünyaca ünlü yapan ve modern romanın kurucusu yapan şey de budur.

anlatım mesafesi ve anlatım perspektifi bir eserde anlatıcının yaşanan olaya ve okuyucuya karşı konumlanışı, diğer bir deyişle hikayeyi kimin anlattığı ve kimin gözünden olaya tanık olduğudur.

don kişotun kendisi kurmaca bir karakterdir. ama bu kurmaca karakter, okuduğu kahramanlık romanlarının etkisi ile kendisine kurmaca bir karakter yaratır ( kurmacanın içinde kurmaca)

romanın girişinde öyküyü anlatan kişi, kendi köyünde don kişot adlı birisinin yaşadığını ve okuduğu kahramanlık öyküleri sonucunda, okuduğu öyküye dönüştüğünü belirterek, olaya sanki ilk elden tanık olmuş gibi anlatır ama öykünün devamında birden bire "ünlü tarihçinin anlattığına göre don kişot okuduğu romanları..." ifadesini kullanarak birden bire sanki kendisi de olanlara yakından tanık olmamış, başkasının tanıklığından dolayı anlatmış gibi , yaşanan olaya mesafe koyar ve hikayenin anlatıcı kipini değiştirir.

roman boyunca bu anlatım kipi sürekli değişir. örneğin don kişot okuduğu kahramanlık hikayelerin etkisiyle, gerçek hayatı bir masal gibi yaşarken, zamanla onun hikayelerinin ağızdan ağıza anlatılmasına tanık olur ve ününün yayıldığını zannederek çok hoşuna gider. ama duydukları, yaşadıklarından çok farklıdır. don kişot ise hikayenin öyle yaşanmadığını belirterek, anlatıcı olarak hikayeyi baştan kurgular, arada da okuyucuyla sohbet ederek, hikayenin doğrusu açıklar. roman boyuncada yazar hikaye arasına girerek yaşananların gerçek olmadığını , başka bir şekilde olduğunu söyleyerek okuyucuyla birebir diyalog kurar.

cervantes don kişot'da anlatım kipleriyle oynamanın dışında, siyasi, dini kahramanlık hikayeleriyle, mitolojik öykülerle de ironi yoluyla dalga geçer. aslında don kişot'un okuduğu öykülerin bizdeki kara murat serileriyle sinemaya aktarılan abartılı, kurgusal tarihi kahramanlık öykülerinden hiçbir farkı yoktur.

don kişot kendisini dünyaca ünlü bir şövalye olarak kurgularken başına gelen birbirinden trajikomik olaylar, cervantes'in üstün kurgusunun, incelikli ironisinin ve mizahının bir göstergesidir.

tek kişilik krallığında, krallıkta önemli bir rol oynayacağı vaadiyle kandırdığı gariban sanço panzayı yanına aldıran bu kurgu kahramanın öyküsü, yüzyılın en başarılı öykülerinden birisidir ve başucu eseri olarak okunmalıdır.
devamını gör...

ingilizden (ingiliz halkından bahsetmiyorum, büyük britanyacı baronlardan bahsediyorum) korkmayıp sömürgesi olduğumuzu farkedersek yardakçısı ingiliz valilerini kovalayabilir, tam bağımsız türkiyeye çok kısa zamanda kavuşabiliriz. atatürk öyle yapmıştı.
devamını gör...

aselsan mühendislerinin teker teker ölümünü izleyen, askeriyenin fabrikalarını ingiltere yardakçıları tarafından satıldığına şahit olan, kaanın vesairenin sadece reklamını gören, siyonizme satılmış limanlarımızın siyonizme hizmet eden iktidar gemiciklerinin cevabını alamayan halkın tabi ki inanmadığı tartışma. en basiti şu an başkomutan teyyib ulan teyyib. savunma sanayi diye yutturulmaya çalışılan şey de onun ingiltere ayakçısı damadı. hala akpnin savunma sanayi balonlarına inanan saftirik varsa elimde kelepir köprü var.
devamını gör...

steinbeck amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından birisidir. yapıtlarının bir çoğunu toplumsal gerçekçilik akımında yazmıştır. setinbeck'in yaşadığı dönemde kapitalizm 1929 ekonomik buhranını yaşıyordu ve amerikan toplumu krizden dolayı geleceğe olan inancını ve umudunu kaybetmişti.

steinbeck'in gazap üzümleri, bitmeyen kavga, fareler ve insanların toplumsal ve ekonomik arka planında bu büyük ekonomik buhran vardır.

steinbeck bu hikayeyi irlanda'lı ünlü bir yazarın bir tarla faresinin bütün bir mevsim boyunca çalışıp tarlaya yaptığı yuvasının ve emeğinin bir çiftçinin tırpanıyla yıkılmasını anlatan bir şiirden esinlenmiştir.

roman iş aramak amacıyla başka köylere göç eden zihinsel engelli lennie ile kankası george'un sonu trajik biten dostluklarını anlatır. lennie, güçlü fiziği yüzünden canlıları severken istemeden öldüren zihinsel engelli, saf, masum birisidir. george ise lennie'ye her anlamda yol gösteren hayat arkadaşıdır. büyük ekonomik buhrandan dolayı , ekonomik güçlüğe giren ve iş aramaya çıkan bu ikiliyi hayatta tutan tek şey, beraber kuracağı çiftlik ve mutlu bir yaşamdır. ama hayatın trajedisi baskın çıkacak ve george bu ikilinin kadim dostluklarını ve gelecek hayallerini istemeden ve trajik bir biçimde sonlandırmak zorunda kalacaktır.

bir edebi metinin başarı ölçüsü, o metnin yeniden kurgulanabilmesi ve evrensel olabilmesidir. fareler ve insanlar'ın büyük bir eser olmasının ve sayısını hatırlamayacağım kadar filme, hikayeye konu olmasının nedeni de budur. stephen king'in green mile'ındaki siyah karakter, lennie'nin siyah versiyonundan başkası değildir. yada edward scissorhand'deki insanlara dokunamayan edward gibi.

bununla beraber romandaki ikinci tartışma, bir insanın zihinsel engelli olsa bile suç işlemesi halinde idamı hak edip etmeyeceğidir

(bkz: gazap üzümleri)
(bkz: bitmeyen kavga)
devamını gör...

şu an çalıştığım iş yerinde böyle bir lüksümün, ihtimalimin, ihtimalimin i'sinin bile söz konusu olmadığı yaşanabilecek hadise.

işi bırak servise bile geç kalamam ben, ancak servis bana geç kalır yolda trafik olur, hayatın olağan akışında olabilecek bir şey olur benden bağımsız.. eee kader o da..
devamını gör...

yulaf lapası yapmak isterseniz dolapta süt ve yulaf var, ben kahvaltıya kalamiycim...
devamını gör...

bir eşcinsel porno yapım şirketi.
genelde kılsız genç erkekler kullanıyorlar filmlerde. aktörler güzel ama bana hitap etmez.
devamını gör...

bugün 9:15 de geldim. aman 15 dk geç kalmışım normal bence.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim