zaman tüneli
yıllık izin
bu sene birikmişler, yaşanmışlıklar, edinim, verinim, derken 45 gün çakacağım güzellik. 2 hafta yurt dışı yaptım 30 gün yurt içine eziyete geliyorum.
yine de biriktirmemek en iyisi, tatile çıkmadığı senelerde insan boş bir yüzme havuzu sonbaharda.
yine de biriktirmemek en iyisi, tatile çıkmadığı senelerde insan boş bir yüzme havuzu sonbaharda.
devamını gör...
oylar bölünüyor diye algı yapıp partiye darbe yapmak
düşkün kemal in yaptığının adıdır,
bir sonraki seçimde eğer parti de kalırsa gene bu ve yandaşları oyları bölmeyin diyecekler. kendi adıma tek söyleyeceğim şey silktirip gidiniz olacaktır.
zira böyle bir şey olur bir de siyasi erkler değişmezse oy vermeye gitmek yerine evde 31 çeksem en azından elimde bir şey olur kimse kusura bakmasın.
bir sonraki seçimde eğer parti de kalırsa gene bu ve yandaşları oyları bölmeyin diyecekler. kendi adıma tek söyleyeceğim şey silktirip gidiniz olacaktır.
zira böyle bir şey olur bir de siyasi erkler değişmezse oy vermeye gitmek yerine evde 31 çeksem en azından elimde bir şey olur kimse kusura bakmasın.
devamını gör...
idrar yolu enfeksiyonu
(bkz: cipro 500)
çok bir halt karıştırdıysanız
(bkz: cipro 1000).
çok bir halt karıştırdıysanız
(bkz: cipro 1000).
devamını gör...
cumhurbaşkanı adayı kim olmalı sorusu
ülkedeki siyasi partiler o kadar anti demokratik yapılar ki, güya cumhurbaşkanı seçimi yapıyoruz ancak kimi cumhurbaşkanı adayı yapalım diye soran hiç bir parti yok.
halkımızdan da böyle bir talep yok ki konunun başlığını açmak bana nasip oldu...
walla benim gönlümde ki cumhurbaşkanı adayları
1- kemal kılıçdaroğlu 2- mehmet ali ağca.
3- hakan fidan 4- alaaddin çakıcı
bonus: cem uzan
halkımızdan da böyle bir talep yok ki konunun başlığını açmak bana nasip oldu...
walla benim gönlümde ki cumhurbaşkanı adayları
1- kemal kılıçdaroğlu 2- mehmet ali ağca.
3- hakan fidan 4- alaaddin çakıcı
bonus: cem uzan
devamını gör...
idrar yolu enfeksiyonu
alt karında ağrı, sık idrara çıkma ihtiyacı, idrar yaparken acı gibi belirtileri olan hastalık. öldürmeyip süründürür.
devamını gör...
ölüyü gömme geleneğinin saçma olması
ortada bırakmak olmaz şimdi, bence gömmek en iyisi.
devamını gör...
ölüyü gömme geleneğinin saçma olması
çıkışı tarım toplumuna geçiştir.
ölen bitkilerin gömülünce "tekrar doğduğunu" gözleyen insanlık bu çağrışımla gömme törenlerine başlamış, hatta ölen kalktığında çaresiz kalmasın diye yanına giysisini silahını da koymuştur. zamanla bu, savaşçının atını, soylunun hizmetçisini de yanına gömmeye kadar gitmiş ve nihayet "ölümden sonra hayat" fikri soyutlaşıp önce putperest sonra tek tanrılı ahiret inançlarına dönüşmüştür.
hiçbir inanç hayatla bağdaşmıyorsa bu kadar uzun süre yaşamaz. işin pratik yönü cesetlerin toprak kadar rahat bulunan bir malzeme ile gömme gibi aynı gün halledilecek hızda ortadan kaldırılması ve hastalıkların, kötü moral bozucu görüntüden kurtulmanın sağlanmasıdır.
ölen bitkilerin gömülünce "tekrar doğduğunu" gözleyen insanlık bu çağrışımla gömme törenlerine başlamış, hatta ölen kalktığında çaresiz kalmasın diye yanına giysisini silahını da koymuştur. zamanla bu, savaşçının atını, soylunun hizmetçisini de yanına gömmeye kadar gitmiş ve nihayet "ölümden sonra hayat" fikri soyutlaşıp önce putperest sonra tek tanrılı ahiret inançlarına dönüşmüştür.
hiçbir inanç hayatla bağdaşmıyorsa bu kadar uzun süre yaşamaz. işin pratik yönü cesetlerin toprak kadar rahat bulunan bir malzeme ile gömme gibi aynı gün halledilecek hızda ortadan kaldırılması ve hastalıkların, kötü moral bozucu görüntüden kurtulmanın sağlanmasıdır.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
algida
(bkz: algida seçicilik)
devamını gör...
güne bir şiir bırak
||
içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi
nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren
kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi
nedir yalnız bize yakışan bu serüven
bu serüven ki
bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri
ve terketti bizi huzur denen sevgili
kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarında
billur bir kuş gibi
mırıldanmalar, ibrahim tenekeci
devamını gör...
yeni türkiye
ekrem imamoğlu kendi diplomasının iptal edilmesi hakkında bir konuşma yaparken türkiye'deki diğer insanların hak ederek elde ettiği tüm resmi belgelerin de iptal edilebileceğini söylemişti. haklıydı. islamcıların amacı, kendileri dışındaki herkesin her şeyini ellerinden almak. batılı hukuk sisteminden nefret etmelerinin amacı da bu amaçlarına engel olması. sadece islam hukukunu tanırlar ve ona uygun hareket etmek isterler.
burası yeni türkiye;
bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
--- bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
--- ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
--- sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
başkanlık rejimi budur !
dur hele sen daha dur....
murat muratoğlu
bahsedilenlerin sadece tek adam rejimi ile ilgisi yok. islam motivasyonlu (motifli) soykırımla ilgisi var daha çok.
yeni türkiye'deki sorunların sadece tek adamlıktan kaynaklandığını düşünen insanlar necip fazıl'ın ideolocya örgüsü kitabında anlattığı "başyücelik devleti" distopyasını okuyunca asıl sorunun bambaşka olduğunu anlayacaklardır. bildiğin nazi almanyası'nın din değiştirip islama geçmiş versiyonu bu... erdoğan da bu devletin başkanı değil, "başyüce"si.
burası yeni türkiye;
bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
--- bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
--- ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
--- sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
başkanlık rejimi budur !
dur hele sen daha dur....
murat muratoğlu
bahsedilenlerin sadece tek adam rejimi ile ilgisi yok. islam motivasyonlu (motifli) soykırımla ilgisi var daha çok.
yeni türkiye'deki sorunların sadece tek adamlıktan kaynaklandığını düşünen insanlar necip fazıl'ın ideolocya örgüsü kitabında anlattığı "başyücelik devleti" distopyasını okuyunca asıl sorunun bambaşka olduğunu anlayacaklardır. bildiğin nazi almanyası'nın din değiştirip islama geçmiş versiyonu bu... erdoğan da bu devletin başkanı değil, "başyüce"si.
devamını gör...
algida
ülkede düzgün sağlıklı yiyecekler ve atıştırmalıklar fazla yok. bu marka da ülkedeki ürettiği ürünlerin içeriğini kısıp be küçültüp halkın kullanımına sunuyor. ben tercih etmiyorum size de tavsiye ediyorum.
devamını gör...
orchestra
2019 yılında worakls tarafından yayınlanan albüm. adından da anlaşılacağı üzere çok perküsyonlu. albümü 20-25 kişilik ekiple canlı performansarda tamamen organik çalıyor. bazı bazı sinematik bi boğuculuğu olsa da ağrısız, gürültüsüz, hareketli ve temiz şarkıları var. içinde olduğu akımdan biraz sapmasını konservatuvar geçmişine bağlıyorum. her youtube geçmişinde yer alan kemanlı dıptıs aramasını dıptıslı keman olarak getirmiş koymuş önümüze. albümde orkestra araç değil amaç. hans zimmer’in 25 yaşında olduğunu düşünün işte öyle bişey. kaldı ki albüm de mekana uygun değil. kulaklıkla gider.
devamını gör...
avraham avinu
devamını gör...
ölüyü gömme geleneğinin saçma olması
katılmadığım beyandır.
yahudi geleneğinde ölünün defni yalnızca bedeni ortadan kaldırmaya yönelik pratik bir işlem değildir; insanın, ölümden sonra dahi onur sahibi kabul edilmesinin bir sonucudur. buna kavod ha-met, yani ölünün onuru denir. zira insan, yalnızca yaşayan hâliyle değil, bedeniyle de hashem’in yarattığı bir varlık olarak saygıya layıktır.
tora’da bu anlayışın çok güçlü izleri vardır. avraham avinu’nun sarah ımeinu için bir mezar yeri satın alması ve onu hürmetle defnetmesi, defnin bir sevgi, sadakat ve son görev olduğunu gösterir. yaakov avinu’nun ve yosef hatzaddik'in kemiklerinin atalar diyarına götürülmesine ilişkin vasiyetleri de bedenin gelişigüzel terk edilecek bir şey olmadığını, kişinin hatırası ve onuruyla birlikte korunması gerektiğini gösterir.
devarim’de, ağır bir suçtan dolayı idam edilmiş bir kimsenin dahi cesedinin gece boyunca açıkta bırakılmaması ve aynı gün gömülmesi emredilir. bu, yahudi düşüncesinde insan onurunun ölümle sona ermediğini; hatta toplumun en dışına düşmüş bir kimse bakımından dahi cesedin teşhir edilmemesi gerektiğini gösterir.
moshe rabbeinu’nun ölümünde de tora, onun moav diyarında bizzat hashem tarafından defnedildiğini anlatır. bu dahi tek başına defnin ne kadar yüksek bir anlam taşıdığını göstermeye yeter. eğer rabbimiz, kulunun bedenini toprağa tevdi etmeyi tora’da zikrediyorsa, bu gelenek “saçma” değil; bilakis insanın yaratılışına, faniliğine ve onuruna dair ilahi bir terbiyedir.
toprağa dönüş, yalnızca biyolojik bir son değil; insanın nereden geldiğini ve kime döneceğini hatırlatan derin bir hakikattir. adam topraktan yaratılmıştır; beden toprağa döner, ruh ise onu veren hashem'e aittir. bu yüzden defin, hem ölüye karşı son iyilik hem de yaşayanlara karşı güçlü bir hatırlatmadır.
benim için de bu mesele, yalnızca bir dinî ritüel değil; insanın hashem karşısındaki değerinin ve yaratılmış olmanın vakarının ifadesidir. ölüyü gömmek, geride kalanların “bu beden bir zamanlar nefes aldı, sevdi, acı çekti, umut etti ve tanrı’nın dünyasında bir yer tuttu” demesidir.
tüm bunlar nezdinde, katılmadığım beyandır. zira ölüyü gömmek; insan onuruna, yaratılış hakikatine ve rabbimizin dünyada kurduğu düzene uygun, değerli ve elzem bir uygulamadır.
şükürler olsun bunu idrak etmeyi nasip edene.
yahudi geleneğinde ölünün defni yalnızca bedeni ortadan kaldırmaya yönelik pratik bir işlem değildir; insanın, ölümden sonra dahi onur sahibi kabul edilmesinin bir sonucudur. buna kavod ha-met, yani ölünün onuru denir. zira insan, yalnızca yaşayan hâliyle değil, bedeniyle de hashem’in yarattığı bir varlık olarak saygıya layıktır.
tora’da bu anlayışın çok güçlü izleri vardır. avraham avinu’nun sarah ımeinu için bir mezar yeri satın alması ve onu hürmetle defnetmesi, defnin bir sevgi, sadakat ve son görev olduğunu gösterir. yaakov avinu’nun ve yosef hatzaddik'in kemiklerinin atalar diyarına götürülmesine ilişkin vasiyetleri de bedenin gelişigüzel terk edilecek bir şey olmadığını, kişinin hatırası ve onuruyla birlikte korunması gerektiğini gösterir.
devarim’de, ağır bir suçtan dolayı idam edilmiş bir kimsenin dahi cesedinin gece boyunca açıkta bırakılmaması ve aynı gün gömülmesi emredilir. bu, yahudi düşüncesinde insan onurunun ölümle sona ermediğini; hatta toplumun en dışına düşmüş bir kimse bakımından dahi cesedin teşhir edilmemesi gerektiğini gösterir.
moshe rabbeinu’nun ölümünde de tora, onun moav diyarında bizzat hashem tarafından defnedildiğini anlatır. bu dahi tek başına defnin ne kadar yüksek bir anlam taşıdığını göstermeye yeter. eğer rabbimiz, kulunun bedenini toprağa tevdi etmeyi tora’da zikrediyorsa, bu gelenek “saçma” değil; bilakis insanın yaratılışına, faniliğine ve onuruna dair ilahi bir terbiyedir.
toprağa dönüş, yalnızca biyolojik bir son değil; insanın nereden geldiğini ve kime döneceğini hatırlatan derin bir hakikattir. adam topraktan yaratılmıştır; beden toprağa döner, ruh ise onu veren hashem'e aittir. bu yüzden defin, hem ölüye karşı son iyilik hem de yaşayanlara karşı güçlü bir hatırlatmadır.
benim için de bu mesele, yalnızca bir dinî ritüel değil; insanın hashem karşısındaki değerinin ve yaratılmış olmanın vakarının ifadesidir. ölüyü gömmek, geride kalanların “bu beden bir zamanlar nefes aldı, sevdi, acı çekti, umut etti ve tanrı’nın dünyasında bir yer tuttu” demesidir.
tüm bunlar nezdinde, katılmadığım beyandır. zira ölüyü gömmek; insan onuruna, yaratılış hakikatine ve rabbimizin dünyada kurduğu düzene uygun, değerli ve elzem bir uygulamadır.
şükürler olsun bunu idrak etmeyi nasip edene.
devamını gör...





