zaman tüneli

gel mangal yapak.*
devamını gör...

tc kimlik numarasını ezbere biliyorsa seni seviyorum demese de olur.
devamını gör...

dünyanın insana göre inşa edildiği hikayesi sadece orta doğu çıkışlı dinlerde vardır. uzak doğu'da, orta asya'da, latin amerika'da hala yaşatılan dinlerde denge vardır ve insan da o dengenin bir parçasıdır.
tengrici! kardeşlerime ek bir bilgi vereyim; moğolistan'a yani atalarınızın doğduğu topraklara giderseniz, sabahtan akşama kadar et yersiniz. eğer kuzu eti yemek isterseniz, bulabileceğiniz tek yer kazakların yaşadığı bölgedir çünkü moğollar hala gök tanrı inancına göre yaşarlar ve hiçbir hayvanı henüz yavruyken kesip yemezler. onlara göre her canlının yaşamı tatma hakkı vardır. kazak bölgesine gittiğinizde ise müslüman bölgesine girdiğiniz için kuzu eti bulabilirsiniz.
devamını gör...

bir "devlet aklı" lafı çıkardı ne idiğü belirsiz bülent kuşoğlu; bundan lafı alan k.k., bu günkü konuşmasında dış müdahalelerden ülkeyi kurtarma sözü verdi. hayrola ne biliyonuz lan siz?

tam bir "demagojik söylem": kurtar bizi k.k. densin istiyor ama saçmalık birader...

yeni oyunu kuran akepe'liler ile onların önerilerine "ok" diyen k.k. ve çevresi var. derin devlet çok sığ olsa gerek: taktik strateji pespaye bir "böl parçala yönet" yöntemi. "rakibi zayıflat çünkü bizim oy artık artamaz"; sıradan muhtar stratejisi.

sığ, basit ve açık-seçik. böyle operasyon mu olur? oluyor. hem de başarılı oluyor.

derin devlet falan değil son seçimi reis kazanırsa bir yardımcısı da k.k. olacak anlaştırlar. hepsi bu. çok sığ! elaaam....

edit: başlık "derin devletin sığ olması" olacaktı harf eksiğimi tamamlayan editöre minnet...
devamını gör...

(bkz: lidl) ve de (bkz: aldi)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mümkünse onunla hiçbir şey olmayalım artık, bir zahmet.
devamını gör...

denizaltı belgeselciğinin babası, dedesi. iki dünya da huzurla kal.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


savaş yılları dalış için önemli yıllar oldu. 1943 'te, cousteau émile gagnan ile birlikte modern otonom dalgıç giysisi icat etti. cousteau 19. yüzyılın (rouquayrol ve denayrouze) ve 20. yüzyılın başlangıcındaki (le prieur) icatları geliştirip yenileştirdi. bu icadın patenti onu ömür boyu para sıkıntısından korudu.

1949 'da cousteau ordudan ayrılıp fransız oşinografik seferleri'ni kuruyor. ünlü gemisi calypso'yu satın alıp dünyanın en ilgi çekici denizlerini ve ırmaklarını gezdi.

gezileri sırasında birçok filme imza attı. louis malle ile 1956 'da hazırladığı le monde du silence yani sessiz dünya filmi cannes film festivalinde altın palmiye ile ödüllendirildi. denizaltı biyolojisini yazdığı kitaplarla tanıtmaya çalıştı.

jean mollard'ın yardımıyla sp-350'yi inşa etti. bu 2 kişilik denizaltı 350 metrelik derinliğe inebildi. başarılı denemeden sonra, bunu 1965'te 2 taşıt ile tekrarladılar ve böylece 500 metre derinliğe ulaştılar.

1957'de monako okyanus araştırmaları müzesi'ni yönetti. precontinent projelerini idare ediyordu. bu projelerde su altında uzun süre kalınıyordu ve bir "sualtı evi" sayesinde incelemeler yapılıyordu. abd'nin bilimler akademisine kabul edilen ender yabancılardan biriydi.

jacques-yves cousteau ünü giderek yükseliyordu. 1960 yılının ekim ayında bir yığın radyoaktif madde cea tarafından akdeniz'e atılacaktı. komutan cousteau basın kampanyası düzenledi ve 2 hafta geçmeden halk ayaklandı. radyoaktif maddeler treni büyük bir kalabalık tarafından durduruldu ve geldiği yere dönmek zorunda kaldı.
devamını gör...

kafasının çizgilerinden anlaşılabileceği gibi bu porsuk denilen hayvandır.
afrikada yaşayan bal porsuğu değildir.
sayın medya ülkemizdeki tüm porsukları bal porsuğu zannetme gibi bi tuhaflığa sahip.

ayrıca yaban hayvanı denilen şeyin gel pisi pisi denilip sevilen bişey olduğunu sanan garabet bir güruh var.
böyle salak bi şahıs tanıyorum. köpekçilik oynuyodu falan, köydeki çoban köpeklerini sevmeye kalkmış elini zor kurtarmış. bikaç parmak kırık 30 dikiş falan.
yaban hayvanlarını şakalaşçak bişey sanıp, değnekle vuran adamı kınayanlara da hayret ediyorum.
devamını gör...

özellikle x/twitter tam bir akıl hastanesi. işin kötü yanı sosyal medyada ne kadar saçmalarsanız veya birilerini hedef gösterirseniz o kadar popüler oluyorsunuz. dilan polat'ın takipçi sayısına bakın ve sonra da herhangi bir profesörün takipçi sayısına bakın. ortaya çıkan bu durum hem toplumun ne kadar yozlaştığını hem de sosyal medyanın kullanım amacını gösterecektir.
devamını gör...

artık canım hiç yemek yapmak istemiyor. her akşam peynir ekmek yesem bana tamamdır gibi geliyor. geçer geçer dedim ama kaç ay oldu ve bu geçmedi. sanırım benden geçti bu işler. moralima bazuka
devamını gör...

marmaray’a bindiğimde boş olanına binerim ya da binmeye çalışırım. ama genelde boş olanı beklerim eve giderken. işin takıntısı burada başlıyor oturduğum zaman durağı karşıdan gören sırada ve o beşli sıranın en soluna otururum her zaman. yani sol omzum o cama değecek şekilde. bugün öyle oturamadım. canım sıkıldı.
devamını gör...

az önce tuvalete gittim. paralel koridorda yürüyen bi kadın vardı ve benden önce o gitmiş oldu. sıra sıra 4 kapı var yani 4 tuvalet var. ana kapıyı açıp içeri girdim. 3. kapıyı tam itecektim ki kadın kapısı aralık şekilde tuvaletini yapıyordu. son saniyeyle farkettim yani. yani kapıyı kilitlemeyi unutmaktan bahsetmiyorum bakın, kapısı açıktı. abo ya. son anda kurtardım veya kurtardı ama bence ben kurtarmışımdır çünkü hep kazanmak gerek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki tane youtube kanalı fikrim bir ajansa gitti. alırız bunu para vercez dediler .

elemana anlatırken "benim olsun ajansa götüreyim demişti, kabul ettim. yapılmadı o kanallar, ajans da para mara vermedi. ben fikrimi elemanın ilan ettiğimle kaldım.

istesem gene yaparım, gayet de tutar ama çoooook iş. (biri kısmen başladı zaten). ucundan isteğim var ama istemek başarmanın hiçbirşeyidir.
devamını gör...

olunmuyor da. fakat siz yine de ümidinizi kaybetmeyin.
devamını gör...

neden kine?... neden benim ne söyliyceeme sen karar veresin ki?!... ne o öyle ver, yap falan...

de, miyorum, yapmıyorum !!

eee ... n' oolcak şimdi ?!...

zırvalamanın da bi sınırı olması lazım, di mi ?!...
devamını gör...

bunlar önceden de vardı da haberimiz yoktu, şimdi görünür oldular, birbirlerini etkileyerek katlanarak çoğaldılar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepimiz yapıyoruz, doğru mu? değil. bu bizi ruh hastası yapar mı? her zaman yapmaz.

ben de yazıyorum "35'ini geçmiş kadını çekici bulmam", "asla fazla kilosu olmamalı" diye.
öbürü de gaza geliyor: "parasız erkeği sadece annesi sevmeli", "erkek dediğin 1.90 değilse camdan atlasın".

yarı dalga geçiyoruz, yarı çağrışımlarla konuşuyoruz. bazen kendine bakmayan insana gerçekten arkaik bir öfke duyuyoruz.

o arada boktan evlilik yapmış, hayatını toparlamaya çalışan kadın iç çekiyor. borcu olan toparlayamayan adam umutsuzluğa kapılıyor. aslında onlarla konuşmuyoruz ama o da okuyor, laf ona da gidiyor.

sorun her lafın herkese ulaşması ve sosyal evrimimizde bunun yerinin olmaması galiba.
devamını gör...

"günaydın, bugün nasıl oldun?"

bak şu soruyla bile mutlu olabilen insanları üzmeyin artık be.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim