zaman tüneli

somun ekmeği zart diye enine kesip içini aldıktan sonra, salam, mantar, bol kaşar yığıp fırında pişirmek suretiyle elde edilen polish sokak yemeği. zurna dürüm gibi yenir. sonra tuvalet aranır.
devamını gör...

luzbel, ispanyolca ve portekizce'de şeytan, lusifer anlamında kullanılan bir isimdir.


adamın kaderi de seçtiği nick i gibi oldu. gittiği yerden kovuluyor.
devamını gör...

boşun yazamayın beyler. bu gözler tüvtürk'e sadece ruhsatını gönderenleri gördü. araba geliyor, içinden 10 tane ruhsat çıkıyor. hepsine kaşe, mühür, belge, hadi güle güle.

biz de her sene gidiyoruz, giderken de tansiyonumuz çıkıyor. acaba geçecek mi diye?
devamını gör...

şuan hayatta olsaydı arabeskin kraliçesi olacak kişiydi. şuan konuşulan kişilerin onun varlığında aynı bir kara delik misali içlerine çekileceğinden eminim. acıların kadını.
devamını gör...

devamını gör...

bugün elenen üçlüye (yusif, can, beton) gelene kadar ne sesi iflah olmazlar vardı. onları elememe sebebi danssa o da sorun degil. yerlerini dolduracak kisiler var gayet. yusif cok başarılı bi solo kariyer yapacak kesin. can ve beton ortalamaydı, gruba girmeseler de elenme sırası onlarda degildi. beton'u dinlemek hoşuma gidiyordu.
beton'un paylaştığı şarkı ve klibe bayıldım. çok tatlı. söz, müzik, aranje kendisininmiş hem de.
devamını gör...

başlığımız açıldı, açılmasaydı ezik mi olacaktım ben? allah allah neden ben ezileyim ki?

siz ezilin köftehorlar, gerektiğinde muhalif gibi bir yazar var da biz ona başlık açmamışız diye. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kafa ütüleyen tematikçinin entrilerinin ortasına cengaver gibi dalan diko abi
devamını gör...

tanıyamadım yeni nick değiştirdi herhalde
devamını gör...

‎şair,sürgün mecazların çıbanlı bağrında üşür,
‎metruk aynalarda unutuşun yüzünü devşirir.
‎bir münkesir ah gibi çöker göğsüne akşam,
‎ve kader,yassı bir hançerle ismini değiştirir.

‎çatlamış secdelerin kül kokan revakında
‎yetim bir ezel uyur,kendi zindanında.
‎rahlesiz kalmış dualar kemikleşir rüzgarda,
‎bir mahşer tortusu birikir zamanın dudağında.

‎ben gördüm;

‎yokluğun saçlarına ak düşüren o karayı gördüm.
‎semanın içten içe çürüyen direklerini gördüm.
‎ve her yıldızın ardında,
‎kendi mezarını kazan bir nur enkazı gördüm.

‎gece, kükürtten bir mühür vurdu ufuklara.
‎gölgeler sürüldü suskunluk menkıbelerine.
‎bir kör kuyunun dibinde boğulurken hatıralar,
‎ismim düştü terk edilmiş âminlerin içine.

‎ne çan kaldı, ne ezan, ne de seslerin özü;
‎yalnızlığın alnında çatladı varlığın gözü.
‎her şey kendi ölüsünü taşırken omuzunda,
‎ben aradım hiçliğin kaybolmuş gündüzünü.

‎sonra anladım:
‎insan, toprağa değil, ayrılığa gömülür.
‎ruh, bedenden değil, kendinden sökülür.
‎ve tanrı'ya çıkan bütün yolların sonunda
‎bir damla gözyaşı gibi karanlığa dökülür.

‎o vakit şair,
‎harflerini bir kefen gibi örttü üzerine.
‎kırık tesbihler dağıldı gecenin derinine.
‎vakit kendi cenazesini kaldırırken sessizce,
‎ölüm bile secde etti yokluğun emrine.

‎şimdi ben,
‎ezelden düşmüş bir yetim yankı gibiyim.
‎ne göğe aitim ne toprağa, ne de suya.
‎kendi içimde açılmış uçurumun dibinde,
‎tanınmayan bir hüzünle konuşur durur ruhum:
‎ey karanlık,
‎benden başka kimin kaldı sana?
devamını gör...

sene 2001 ya da 2002 olsa gerek, geniş aile olarak kefken'e denize gitmiştik. gittiğimiz bölgede portatif tuvalet gibi bir ihtiyaç giderecek tuvalet mevcut değildi ben 3-4 yaşlarındaydım sanırım hayal mayal hatırlıyorum. insanlardan biraz uzak bir yere babam kumdan tuvalet yapmıştı, tipi alaturka tuvalete oldukça benziyordu ve ben büyük bir keyifle o tuvaletin hakkını vermiştim.
devamını gör...

rekabet olmayan piyasada mühür bende süleyman benim oynayan kurum. ne fiyatları sorgulanabiliyor ne kalitesi. gitme o zaman denilecek bir durum da yok çünkü oraya mecbur bırakılıyorsun. zorunlu askerliğin farklı varyantı gibi bişey.

ülke ekonomisi malum. piyasada milyonlarca 30-40 yaşında araba var. trafikte görürsün kara bulutlar atar, koca yolu kaplar. sen saçmasapan bir sebepten tekrar muayeneye çağrılınca düşünürsün, o arabalarda herşey normal miydi yani diye.

arabanı içeri alıyorlar herifin nasıl bir müdahale ettiğini bile göremiyorsun. biseyi kırıp bozsa sonra bu bozuk diye seni elese hiçbir şey yapamazsın. kaç kere gördük tüvtürkte çalışanlar tarafından bozulan araçları. arabanı kontrol edip direksiyona geçen adamın şoförlük tecrübesini bilmiyorsun ki.

çoğu istasyon dağ başı gibi yerde. içerde kafasına göre köpekler falan geziyor. bir tane oturup bekleyecek yer bile yapmamışlar. 4 bin para bayıl, gördüğün muameleye bak.

baştan aşağıya kokuşmuş bir kurum ve buna mecbur bırakılıyoruz, saçmalığın daniskası, ülkenin özeti.
devamını gör...

savaş bahanesi ile bize giren zam kazıklarından göstermelik de olsa 1 cm çıkmayacağına besde girerim.
devamını gör...

çocukken nefret ederdim sütten, beslenme çantama koyarlardı ben de sıra arkadaşıma içirirdim. yaş ilerledikten sonra artık keyfi tüketiyorum, ayda 1-2 alıyorum öyle. mantık sütü sevdirmekmiş, bana sütü zorla dayattıkları için sevmiyormuşum.
devamını gör...

sözlükte dolaşan ama kimlik kartı çıkmamış öğrenci gibi. tam bir schrödinger'in yazarı.
devamını gör...

sana kaç lazım?
devamını gör...

65
devamını gör...

müdür bu turnuvadan şimdiye kadar anladığım şey ; çek otobüsü her türlü iş yaparsın.
devamını gör...

40 olmadım daha.
devamını gör...

aramızda ezik ezik gezmesinler, itinayla nickaltı açılır, analizler ve tanımlar yapılır.
t: gariban gariban sözlükte bakınan yazardır.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim