zaman tüneli

günaydın
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabah şerifleriniz hayrolsun inş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tam kötü espri yapmalik sabah. uykulu ve parçalı bulutlu
devamını gör...

güzel bir gün.
erken uyandım alarmsız vs, keyifle kalktım.
sabah kahvesi ve sözlük saçmalaması tamam.
hava da güzel bugün.
planlar yapılsın.
şimdi bir duş, sonra hazırlık ve dışarı.
iyi ve eğlenceli kalın*
devamını gör...

bu kızıl sakallı deli rahibin, vivaldi bir din adamıydı, 94 (!!!!) yazıyla doksandört (!!) opera yazdığını okuyup g.tü düşürdüm geçen gün....sadece 49 tanesi günümüze ulaşmış. düşün ki beethoven bir adet opera yazdı...

herbiri 2 saatten daha uzun 94 opera...meine güte !!, diye düşünmeden edemiyor insan...

hemen oturdum youtube ' dan "l'olimpiade" isimli operasını dinledim ...gene g.tü düşürdüm, çünkü çok güzeldi !!...o operanın sadece başlangıcının tarihe geçmesi gerekirdi. geçmemiş...

ve biz "kızıl sakallı rahip" i dört mevsim ' e "il quattro stagioni" ye mahkum etmişiz...

alın siz de dinleyin, vivaldi dört mevsim ' den başka eser yazabiliyo muymuş, yazamıyo muymuş ?!...

"l'olimpiade - sinfonia"

devamını gör...

ülkedeki fakirlikten 1 tanesini halka halka dilimlerler ve tabağına 1500 lira yazarlar.
denizin karşı kıyısında baby kalamarların 12 tanesine 18 euro yazarlar ve tertemiz oldukları için pamuk gibi olur o kalamar.
ayrıca 10 günlük yağa batırmadıkları için lezzeti harika olur.

candır, çok severim.
yanına da aç bir mythos, of.
canım çekti ama feribot saati geçti ya.
sevgili ido, şu yunan adaları feribotlarını niye sabahın köründe 1 tane yapıyorsunuz?
koy izdeniz gibi saat başı, rahat rahat gidip gelelim istediğimiz saatte*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

el ele tutuşmak için harika bir gün çünkü.
devamını gör...

"ahahahaahahah bu ne lan?" dedim az önce*
devamını gör...

yalnızlık asla ihanet etmeyecek tek sadık ve gerçek arkadaştır.
konfiçyus
devamını gör...

sağlıklı ve huzurlu olduğumuz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...

özellikle ergenlikte büyüyen ve dönüşen vücuduna uyum sağlayamayan birçok kimsenin aklına gelen düşüncelerdir.
yetişkinlikte ağır depresyon geçirme, antidepresanlar, kimi uyuşturucu maddeler gibi şeylerle akıl sağlığı problemleri intihara meyil yaratabilir.
dini inançlar ve ibadet insanların hayatına mana kattığı için aşırı gelgitlerden ve kötü düşüncelerden korur bu yüzden oldukça faydalıdır.

www.jw.org/finder?wtlocale=...
devamını gör...

yağmasanda gürleyeceksin bu hayatta... çünkü iyi prim kasıyorsun *
devamını gör...

günaydın. işe gitmeye hazırlanıyorum.yolda kahvemi de alırsam geç kalmadan bugün benden iyisi yok.
cumartesi günü 24 saat çalışmak canımı sıkamaz.
devamını gör...

özlediğimiz günler gelmiş.
devamını gör...

çimentepeli baba şükrü
devamını gör...

herkese günaydın. ben 5.30 da dinlenmiş olarak kalktım. şimdi koşmaya gidiyorum. bekle beni alsancak.
devamını gör...

gece etkisi geçen ağrı kesicinin yetersizliği.

üç buçuktan beri gözlerim fıldır fıldır. önce 4:04 oldu, saate bakıp "aaa sevgilim beni düşünüyor" dedim, sonra saat 5:05 oldu "aaa sevgilim hala beni düşünüyor" dedim sonra az önce saat 6:06 oldu, sevgilim yeter artık beni düşünme uyumak istiyorum dedim içimden ama sanırım sevgilim 7:07'de de mânâ aleminden bana göz kırpacak...
devamını gör...

bathory'nin bazı albümlerinde insanı bulunduğu zamandan ve mekandan koparan garip bir atmosfer var. özellikle blood fire death dinlediğim zaman başka bir yerdeymişim gibi hissediyorum.

başlarda bunun sadece albümün atmosferinden kaynaklandığını sanıyordum. sonuçta savaşlar, kuzey, paganizm, karanlık, eski zamanlar... insanın kafasında ister istemez bir görüntü oluşuyor...

ama a fine day to die başladığında olay biraz kontrolden çıkıyor... önce kendimi bi kuzey köyünün yakınında gibi hissediyorum. sonra ortam biraz daha netleşmeye başlıyor, önce sis, sonra ağaçlar, çamurlu leş gibi bi yol, uzakta birkaç ev bi derken bir bakıyorum ki isveç'te garip bir ahırın önündeyim

neden orada olduğumu bilmiyorum. daha kötüsü, yalnız da değilim... viking bi kocam var, biraz ileride baltayla odun kırıyor. ben ahırın önünde durmuş onu izliyorum...

hayatımda ilk defa kendime bu kadar ciddi bir şekilde “ben burada ne yapıyorum?” diye soruyorum. o sırada bathory çalmaya devam ediyor. şarkı bitiyor, ben hala ahırdayım.

sonra the golden walls of heaven başlıyor. kocam içeri girip “odunlar yetmez bu kış diyor.

ben hiçbir şey demiyorum. çünkü adam haklı...

bathory'nin atmosfer yaratmasını anlıyorum da bu biraz fazla... her dinleyişimde kuzeye gelin gidiyorum.
devamını gör...

(bkz: uyudun mu)
devamını gör...

dünyanın en tehlikeli akıl hastalığı. bu hastalığa sahip olan insandan ne pahasına olursa olsun uzak durun. kendine verdiği zarara sizi de ortak eder perişan olursunuz.

bu insanlar hiçbir zaman normal bir kafa yaşamaz. ya aşırı hiperaktiftirler ya da aşırı depresiftirler. depresif dönemlerinde sadece kendilerine zarar verirler. manik(hiperaktif) dönemlerinde etraflarındaki herkese zarar verirler.

manik dönemlerde aşırı bir haz ve euphoria hali yaşarlar, aynı metamfetamin kullanan bir insan gibi. verdikleri fevri kararlarla herkese zarar verirler. aşırı para harcarlar, suç işlerler, saçma hareketler yaparlar ve hiç durmadan konuşurlar.

manik bir arkadaşım vardı. bazen gecenin 3’ünde evimin kilidini kırıp odama dalardı, dışarı çıkıp gezmek isterdi. ben bu elemanın aklını başına getirene kadar çok uğraştım. bir daha asla. lavukla buluşurduk, oturup kahve içelim derdim, lavuk iki dakka yerinde oturamazdı. buluştuğumuzda saatlerce sokakta volta atardık. lavuk götünü sandalyeye koyamıyordu sadece volta atıyordu.

kanye west en ünlü bipolar hastalarından biridir.
devamını gör...

tool özellikle gece yarısı dinlendiği zaman ya insanın üçüncü gözünü açıyor ya da insanı köy muhtarına dönüştürüyor... üçüncü gözümü açamadığı için fark ettirmeden köy muhtarlığına hazırladı beni...

amaç sözde müzik dinlemek ama right on two'da bir şeyler söyleyince hayatın anlamını düşünmeye başladım... başlarda anlamamıştım ama şimdi anladım galiba, konu muhtarlık. çünkü şarkıda insanlar toprak parçası için birbirini yiyor, her şeyi ikiye bölüyor falan. ilk dinlediğimde sadece insanlığın açgözlülüğü, savaş, paylaşamama gibi şeyler anlatıyor sanmıştım.

meğer adam köydeki arazi anlaşmazlığını da anlatıyormuş çaktırmadan... sonra aklımda bir şeyler canlandı... iki köylü kavga etmeye başladı, birisi ''bu tarla kimin len?!'' diye sordu, diğeri de ''benim... buradan geçemezsin arkadaşım'' diye bağırdı, tam o sırada konuyu muhtara götürmeye karar verdiler... işte o son cümleyi duyduğum anda bütün şarkı yerine oturdu.

muhtar. muhtarlık... gece 04.12'de şarkıyı durdurup köy muhtarlarının görevlerini araştırdım... muhtar olmak için ne gerektiğini araştırdım, köy muhtarı arazi anlaşmazlığında ne yapar diye sordum cipitilere... tam da şuan bir köyün başına geçmem gerektiğine inanıyorum...

biliyorum, hissediyorum, bir yerlerde bir köyün bana ihtiyacı var. maynard arkadan insanlığın varoluşsal trajedisini anlatıyor. ben google'da “köy muhtarı seçimleri için kaç aza gerekir?'' diye okumalar yapıyorum.

meğer tool dinlemek gerçekten bir aydınlanma süreciymiş, tüm fanlarının günahını almışım... beni yerel yönetime hazırladı...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim