balık tutmak
başlık "ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi" tarafından 09.11.2020 19:39 tarihinde açılmıştır.
41.
bir eylem.
balık tutmakla ilgili bir cümle okumuştum, onu paylaşmak isterim,
''balık tutmak bir kaçıştır, ama kaçılan şey nedir, işte bütün mesele burada.''
balık tutmakla ilgili bir cümle okumuştum, onu paylaşmak isterim,
''balık tutmak bir kaçıştır, ama kaçılan şey nedir, işte bütün mesele burada.''
devamını gör...
42.
bir çeşit hobi, hastalık.
kimisi avlanmanın keyfine gider, kimisi muhabbetine, ortamına gider. bende severim, hatta aç kalmamak için balık tutmak zorunda kaldığım zamanlar da oldu hayatımda.
bu işin şöyle bir püf noktası vardır; yem için çok uğraşmaya gerek yok. tavukmuş, sübyeymiş, karidesmiş, sardalyeymiş, hiç gerek yok. hani taşlara, kayalara yapışan, akşamüzerine doğru ortaya çıkan sümüklü böceğe benzeyen deniz canlıları var ya, topluyorsunuz onları cebinize, sonra tek tek taşla kabuklarını kırıp takıyorsunuz kancaya. zınk. en etkili yem budur.
böylece yem için para da harcamazsınız.
ufak bi yürüyün, taşlara, kayalıklara falan bakın yeter.
bu arada yengeç de olur ama yakalamak zor.
kimisi avlanmanın keyfine gider, kimisi muhabbetine, ortamına gider. bende severim, hatta aç kalmamak için balık tutmak zorunda kaldığım zamanlar da oldu hayatımda.
bu işin şöyle bir püf noktası vardır; yem için çok uğraşmaya gerek yok. tavukmuş, sübyeymiş, karidesmiş, sardalyeymiş, hiç gerek yok. hani taşlara, kayalara yapışan, akşamüzerine doğru ortaya çıkan sümüklü böceğe benzeyen deniz canlıları var ya, topluyorsunuz onları cebinize, sonra tek tek taşla kabuklarını kırıp takıyorsunuz kancaya. zınk. en etkili yem budur.
böylece yem için para da harcamazsınız.
ufak bi yürüyün, taşlara, kayalıklara falan bakın yeter.
bu arada yengeç de olur ama yakalamak zor.
devamını gör...
43.
(bkz: uyan da balığa gidelim)
devamını gör...
44.
üreyemeden tuttuğunuz bir palamutun neslinden gelecek palamutlar yüz milyon yılda evrimleşerek yüz milyon birinci yılda dünyamızın yeni zeki türü olacak ve medeniyet kuracaklardı belki. siz bu fırsatın yok olmasına neden olmuş bulunuyorsunuz.
devamını gör...
45.
ankara’da sizi çok uğraştıracak aktivitedir. su bulana kadar dağ tepe aş aş bitmiyor yollar.
devamını gör...
46.
guzel ve zevkli 1 eylem. evet.
devamını gör...
47.
hiç denememiş olanların garipsedigi ve muhtemelen zevk almayacağını düşündüğü hobi. deneyenler vazgeçemiyor.
devamını gör...
48.
babam sayesinde sevdiğim aktivite. kendisi, arkadaşlarıyla bazen tekne ayarlayıp çıkar. epey de açılırlar, balık tutar ederler. ben de fırsat buldukça sevdiği biralardan alırım, beraber sahile gideriz. her zaman tutamayız bir şeyler ama keyfi güzeldir. geçen gün telefonda “olta takımımı yeniledim haa” diyor. yani gelince balığa gidiyoruz demek bu, mesaj veriyor. güldürdü beni.
devamını gör...
49.
ele boş ki hsjshsjs bu kadar sıkıcı başka bir aktivite bilmiyorum hayatımda. balık da çırpınıyor zaten oltanın ucunda. babam tutarken ağlıyordum salalım denize geri diye. al çıkar oltayı ağzından sal diyordu, sen çıkar baba dedikçe dokunmuyordu balığa. ben çıkaracakmışım yaşamasını istiyorsam. ulan kız çocuğu yetiştiriyon hani nerde benim premsesliğim!!!!! valla bayılacak gibi oluyordum çıkarmaya uğraşırken de hakikaten gidiyo galiba bu kız dediği anda elimden alıyordu balığı hey gidi.
bordo bereliler gibiydim ben baba evinde lan.
bordo bereliler gibiydim ben baba evinde lan.
devamını gör...
50.
zor bir uğraş. hele akarsu balığı tutmak çok zor.
oltayla tutmak yani.
bunların yemlenme uyku dinlenme gibi saatleri oluyor. her yemi yemiyorlar. bazısı solucan sever bazısı mısır.
oltayı atarsın bekle bekle ne gelen var ne giden. zaten yemi küçük balıklar yiyor.
kaç kez balığa gittim sadece bir kaç kere düzgün balık tuttuk.
bir kere öyle oltayı attım oltayla oynayım durumu yok. oltayı bırakıyorsun.
işte bu da sıkıcı oluyor .
israil sazanı geliyor genelde. o da yenmez.
olta takılır bir yere kopar kurşun kanca.
ama tutarsan taze balık işte.
işte o arada piknik yapacaksın. bazıları gece gidiyor sabahlıyor.
deniz kenarinda akşama kadar balık tutanlar var onlar daha ilginç.
oltayla tutmak yani.
bunların yemlenme uyku dinlenme gibi saatleri oluyor. her yemi yemiyorlar. bazısı solucan sever bazısı mısır.
oltayı atarsın bekle bekle ne gelen var ne giden. zaten yemi küçük balıklar yiyor.
kaç kez balığa gittim sadece bir kaç kere düzgün balık tuttuk.
bir kere öyle oltayı attım oltayla oynayım durumu yok. oltayı bırakıyorsun.
işte bu da sıkıcı oluyor .
israil sazanı geliyor genelde. o da yenmez.
olta takılır bir yere kopar kurşun kanca.
ama tutarsan taze balık işte.
işte o arada piknik yapacaksın. bazıları gece gidiyor sabahlıyor.
deniz kenarinda akşama kadar balık tutanlar var onlar daha ilginç.
devamını gör...
51.
büyük balıksa uğraş gerektirir ister gerçekte ister simulasyon oyununda
devamını gör...
52.
yıllar önce deneyimde başaramadığım hede zamanında oltayı bile fırlatamamıştım ne günlerdi ama
devamını gör...
53.
54.
bugün beş balık tuttum sahildeyim şu an, üzerine de meksika usulü bir carlsberg luna, hafiften de limonlu soda.
devamını gör...
55.
ankara yakınlarında bir baraj gölünde gecenin bir yarısı zıpkınla turna gibi yırtıcı bir balığı, sazlık ve yosunların arasında avlamaya gideriz.
yanımızdan yöremizden yılan geçer..
erkek işidir, herkes yapamaz.
yanımızdan yöremizden yılan geçer..
erkek işidir, herkes yapamaz.
devamını gör...
56.
ahahahasdkj gel gel onu da başaramadık.
bir abimiz var engelli çocuk babası, kafayı dağıtacak yer arıyor, ısrarla balığa gidelim dedi, abi kurbanın olam biz ne anlarız balıktan, oltayı birbirimize takarız, bi de o iğne girdiği yerden geri de çıkmıyor, hastanelik oluruz dedimse de dinletemedim.
gittik abicim gittik, lan bizde nasıl bi outdoor hevesi varmış, kamp sandalyesi, oltalar, softshell yağmurluk, norveçli balıkçılara döndük, en son baktım ki ellerime nitrocina krem çalmışım, 40 yaş üstü beyaz yakalı frijit plaza kadını gibi, abi halimiz hal değil n’olursun!
tutamadık tabi, beceremedik, mevlam bize balık tutma imkan ve kaabiliyeti koymamış kalu belada neydem kime ağlıyam!
sonraki haftasonuna doğru abimiz acayip heyecanlı, arkadaşlar ben araştırdım kırmızı solucana geliyormuş dedi, amannn öcük böcük işler satılmaz ki parasını verip alalım, dağ bayır her taşın altında solucan aradık, öyk!
olmadı tabi, yine olduramadık. ulan millet gidiyor dobloyu tavana kadar balıkla dolduruyor, araba davlumbazlara kadar çöküyor biz her seferinde elimiz boş gö*ümüz yaş ardımıza baka baka geri geliyoruz, he gö*ümüz yaş, kamp sandalyesi otururken çekiyo da, orada ördekler ne hisseder çok iyi anladım.
denedik abicim, müteaddit defalar denedik, kırmızı solucanla olmadı, vanilyalı yumurtalı ekmekle topaklar yaptık, işi ciddiye aldık yani, ihtimam gösterdik hem, her birini kumpasla ölçsen 6,3 mm çıkar, olmadı, kırpıntı tavuk kanadı sepeledik olmadı. olmadı olmadı olamadı!
en son bi av malzemeci dedi ki yav kimin gardaşı onun sprey ilacı var, iğneye iki fıs sıkıyorsun oltaya mobidik vurmazsa dükkan senin. baktım kendinden emin konuşuyor ver la dedim. severim cesur insanları.
abbauuuu ilaç dediği de frankestein parfümü gibi, bir kötü kokuyor. ulan bunu neyden imal ettiniz hammaddesi nedir! öyle bir beter pis bir şey!
neyse kardeşim sözü uzatmayayım yine olmadı, bir de üstüne üstlük adamın arabasına döküldü sprey, araba da leş koktu, 4 tane eşşek kadar adam elimizde sarı el bezi, foştudu foştudu döşemeleri yıkadık, koltukları söktük, würth’ün kavunlu, mangolu, hindistan cöözlü en pahalı kokularını aldık arabanın içine boca ettik, geçmedi geçmedi geçmedi, ne ettikse geçmedi. baktık olmuyor arabanın da binilecek hali kalmadı, adam arabasını yüz bin lira aşağısına sattı da kurtuldu.
ama nalet şeytan dürtüyor gene, davşana gidek mi la dedi! abemmmm ölüme gidek dedin de mazot mu yok dedik abem, gidek tabi!
bir abimiz var engelli çocuk babası, kafayı dağıtacak yer arıyor, ısrarla balığa gidelim dedi, abi kurbanın olam biz ne anlarız balıktan, oltayı birbirimize takarız, bi de o iğne girdiği yerden geri de çıkmıyor, hastanelik oluruz dedimse de dinletemedim.
gittik abicim gittik, lan bizde nasıl bi outdoor hevesi varmış, kamp sandalyesi, oltalar, softshell yağmurluk, norveçli balıkçılara döndük, en son baktım ki ellerime nitrocina krem çalmışım, 40 yaş üstü beyaz yakalı frijit plaza kadını gibi, abi halimiz hal değil n’olursun!
tutamadık tabi, beceremedik, mevlam bize balık tutma imkan ve kaabiliyeti koymamış kalu belada neydem kime ağlıyam!
sonraki haftasonuna doğru abimiz acayip heyecanlı, arkadaşlar ben araştırdım kırmızı solucana geliyormuş dedi, amannn öcük böcük işler satılmaz ki parasını verip alalım, dağ bayır her taşın altında solucan aradık, öyk!
olmadı tabi, yine olduramadık. ulan millet gidiyor dobloyu tavana kadar balıkla dolduruyor, araba davlumbazlara kadar çöküyor biz her seferinde elimiz boş gö*ümüz yaş ardımıza baka baka geri geliyoruz, he gö*ümüz yaş, kamp sandalyesi otururken çekiyo da, orada ördekler ne hisseder çok iyi anladım.
denedik abicim, müteaddit defalar denedik, kırmızı solucanla olmadı, vanilyalı yumurtalı ekmekle topaklar yaptık, işi ciddiye aldık yani, ihtimam gösterdik hem, her birini kumpasla ölçsen 6,3 mm çıkar, olmadı, kırpıntı tavuk kanadı sepeledik olmadı. olmadı olmadı olamadı!
en son bi av malzemeci dedi ki yav kimin gardaşı onun sprey ilacı var, iğneye iki fıs sıkıyorsun oltaya mobidik vurmazsa dükkan senin. baktım kendinden emin konuşuyor ver la dedim. severim cesur insanları.
abbauuuu ilaç dediği de frankestein parfümü gibi, bir kötü kokuyor. ulan bunu neyden imal ettiniz hammaddesi nedir! öyle bir beter pis bir şey!
neyse kardeşim sözü uzatmayayım yine olmadı, bir de üstüne üstlük adamın arabasına döküldü sprey, araba da leş koktu, 4 tane eşşek kadar adam elimizde sarı el bezi, foştudu foştudu döşemeleri yıkadık, koltukları söktük, würth’ün kavunlu, mangolu, hindistan cöözlü en pahalı kokularını aldık arabanın içine boca ettik, geçmedi geçmedi geçmedi, ne ettikse geçmedi. baktık olmuyor arabanın da binilecek hali kalmadı, adam arabasını yüz bin lira aşağısına sattı da kurtuldu.
ama nalet şeytan dürtüyor gene, davşana gidek mi la dedi! abemmmm ölüme gidek dedin de mazot mu yok dedik abem, gidek tabi!
devamını gör...
57.
olta atıp bekliyorsun. ben pek sevmiyorum. oldukça statik bir av türü. sıkılıyorum sabri bunaliyorum resmen.
asla bir kara avı ile aynı tadı veremez. domuz'a gitmek mesela. bambaşka. mücadele var sözlük yaşamayan bilmez. balıkta olta çalacak da telefona bakacan da...
ama kamp olayını severim. sırf o yüzden arkadaşları kırmam iştirak ederim.
asla bir kara avı ile aynı tadı veremez. domuz'a gitmek mesela. bambaşka. mücadele var sözlük yaşamayan bilmez. balıkta olta çalacak da telefona bakacan da...
ama kamp olayını severim. sırf o yüzden arkadaşları kırmam iştirak ederim.
devamını gör...
