101.
işkenceden zevk alma durumudur. insan bir ömür boyu bekler ve bunu hiçbir şekilde algılayamaz; neyi beklediğini bilemez çünkü. bilmemesi de gerekir zaten, eğer bilseydi her şey çok alelâde kalırdı. her şeyi ister ama bir türlü gelmesini beklediği şeye kavuşamaz. acaba sürekli istediği için mi beklemek zorunda kalır? istemediği taktirde bekleme durumunun tecessümü nasıl olur? bir sürü soru ve cevapları da aynı şekilde büyük bir beklentinin tezahürüdür.
devamını gör...
102.
beklemek sancılı bir eylemdir şahsımca. hep bir yanın eksik yaşarsın beklerken. yarım hayat yaşamış olursun yolun sonunda. oysa bekle dememiştir giderken giden. belki de bekleme bile demiştir. ama onu beklerken onun yokluğu varlığından daha çok yer kaplayınca kavuşmuş olur insan ama bunu ondan başkası bilemez.
devamını gör...
103.
durmuş saati iteklemektir.
devamını gör...
104.
#1044717 necip fazıl şiiri akla gelir.
bir de "öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın" (bkz: orhan veli)
insanı yorar.bezdirir. delirtir. hele tezcanlı isen kaygıya sevk eder.
bir de (bkz: hiç gelmeyecek olan birini beklemek) vardır.o hasta eder.
bir de "öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın" (bkz: orhan veli)
insanı yorar.bezdirir. delirtir. hele tezcanlı isen kaygıya sevk eder.
bir de (bkz: hiç gelmeyecek olan birini beklemek) vardır.o hasta eder.
devamını gör...
105.
terk edilmiş bir yerin bekçisi gibi umutsuz bir ömrün bitmesini bekliyor.
devamını gör...
106.
ömrü çürütür.
devamını gör...
107.
ömrü boşa tüketmenin en kolay yolu... insanı inanılmaz pasifleştiriyor, bir yerde okumuştum: "aslında hiçbir şeyi beklemiyorsun, sadece korkuyorsun. korkak olmasan, harekete geçer ve istediğini yaparsın." bu da tabi öyle "korkak hadi kalk" diyerek aşılacak bir durum değil. korkunun altında türlü türlü yaşanmışlık, acı, travma vs. var. onların üstesinden gelmeye başlayınca, hiçbir şeyi beklemiyorsun. ya yapman gerekeni yapıyorsun, ya da olanı kabule geçiyorsun...
devamını gör...
108.
zamanı durdurur sonsuzlaştırır.
devamını gör...
109.
110.
beklemek de guzeldir elbet gelecekse beklenen ve degecekse beklemek..
ha bekleyecek birim yoksa, baslamısım beklemeye. ne beklicem.
ha bekleyecek birim yoksa, baslamısım beklemeye. ne beklicem.
devamını gör...
111.
leyla ile mecnundaki ismail abi gibi bekliyorum bazen veyahutta tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi… bekliyorum hayallerimin bir sihirli değnek tarafından gerçekleştirilmesini, ruhun bedenden ayrılışına hasret gibi bekliyorum. sadece ama sadece bekliyorum, dünya dönse de dursa da benim dünyam durup bekliyor…
devamını gör...
112.
“…
beklemek gövde gösterisi zamanın;
çok erken gelmişim seni bulamıyorum.”
beklemek gövde gösterisi zamanın;
çok erken gelmişim seni bulamıyorum.”
devamını gör...
113.
otobusu beklemekse sacma. yani sigara yakin o gelir zaten.
devamını gör...
114.
normalsozluk.com/entry/2112885
aptal çocuk, kendini ne sanıyorsa, yine de biraz sevimli, yani kim bilir belki bu kadar sünepe olmasa...
ne saçmalıyorsam...
beni bekleyecekmiş, eminim akşamı edemeden evine gider...
gerçekten sevse geceyi ve gündüzü karıştırır, belki taştan bir heykel olur kalır kaldığı yerde. ya da yanımda olur...
gerçi ben de herkesin içinde küçük düşürdüm çocuğu. ne yapsaydım kendini bana yakıştırmış, tabi sevilmek güzel şey ama insan yine de dengini arıyor... hem sanki bu çocuk tarih öncesi çağlardan kalmış, fazla romantik, aklı bir karış havada, kendisine bir hayal dünyası kurmuş...
oysa dünya değişiyor hayatlar değişiyor, sevgi tek başına karın doyurmuyor...
acaba bekliyor mudur şimdi hala orada? hava da soğuyor gitmiştir muhakkak, belki de oradadir hala, soğuktan burnu kızarmıştır, paltosunun yakasini yanaklarina çekmiştir. belki bir kaç paket sigara bitirmistir.. yok yok gitmiştir kesin, kim sever bu devirde öyle. bir not bıraksa en azından dese hergün geleceğim. söyleyemediklerini yüzüme bir bir yazsa, bende anlasam neymiş hissettikleri... yine saçmalıyorum yanında bile durmak istemem o sünepenin. zaten çoktan gitmiştir bu soğukta. yine de bir çıkıp baktım dediği yere, yeller esiyor yerinde. seviyormuş.... sevse gelmesem de akşamı değil ömrünü tüketirdi kımıldamadan...
aptal çocuk, kendini ne sanıyorsa, yine de biraz sevimli, yani kim bilir belki bu kadar sünepe olmasa...
ne saçmalıyorsam...
beni bekleyecekmiş, eminim akşamı edemeden evine gider...
gerçekten sevse geceyi ve gündüzü karıştırır, belki taştan bir heykel olur kalır kaldığı yerde. ya da yanımda olur...
gerçi ben de herkesin içinde küçük düşürdüm çocuğu. ne yapsaydım kendini bana yakıştırmış, tabi sevilmek güzel şey ama insan yine de dengini arıyor... hem sanki bu çocuk tarih öncesi çağlardan kalmış, fazla romantik, aklı bir karış havada, kendisine bir hayal dünyası kurmuş...
oysa dünya değişiyor hayatlar değişiyor, sevgi tek başına karın doyurmuyor...
acaba bekliyor mudur şimdi hala orada? hava da soğuyor gitmiştir muhakkak, belki de oradadir hala, soğuktan burnu kızarmıştır, paltosunun yakasini yanaklarina çekmiştir. belki bir kaç paket sigara bitirmistir.. yok yok gitmiştir kesin, kim sever bu devirde öyle. bir not bıraksa en azından dese hergün geleceğim. söyleyemediklerini yüzüme bir bir yazsa, bende anlasam neymiş hissettikleri... yine saçmalıyorum yanında bile durmak istemem o sünepenin. zaten çoktan gitmiştir bu soğukta. yine de bir çıkıp baktım dediği yere, yeller esiyor yerinde. seviyormuş.... sevse gelmesem de akşamı değil ömrünü tüketirdi kımıldamadan...
devamını gör...
115.
ondan bir arama beklemek...
devamını gör...
116.
merak ediyorum da ne zaman geleceksin kalbimin tapınağına sonsuzluğuna açılan kanatlarını üstüme örterek.
devamını gör...
117.
sonunda kavuşmak varsa süreden bağımsız beklemek güzel bir şey elbet ama diğer türlüsü adamı kanser bile edebilir.
devamını gör...
118.
bekleyecekse, beklenecekse beklenen, beklemek guzeldir gibimsi 1 laf vardi. ona konu olan eylem. evet.
devamını gör...
119.
benim için anksiyetik bir eylem. sıra beklemek, otobüs beklemek gibi gibi eylemlerde süre arttıkça taşikardim başlıyor. yazık bana.
devamını gör...
120.
sabri zorlar. evet.
devamını gör...
