bir terapi olarak kitabevi ve sahaf gezmek
başlık "100 numaralı adam" tarafından 30.01.2021 22:25 tarihinde açılmıştır.
1.
lise yıllarımda sık sık yaptığım eylem. özellikle de kitaplar ucuz olduğu ve benim de fazla param olmadığı için daha çok sahafları tercih ederdim. tabi büyüyüp para kazanmaya başlayınca d&r vs. de gezmeye başladım. çoğu zaman kitap almasam da (ki çok ilgimi çeken bilgilendirici kitap olursa alırım) rafların arasında dolaşıp sarı sayfaları karıştırmak beni inanılmaz rahatlatır. kitapların kokusu mu desem, belki hayatımı değiştirecek ve daha mutlu edecek bir kitap bulurum umudu mu desem bilmiyorum ama gerçekten çok zevk aldığım bir eylem. hem avm'de boş boş gezmekten daha iyidir.
devamını gör...
2.
test kitabı almak için gittiğinizde pek de terapi olmayan eylemdir.
devamını gör...
3.
daha iyisi olamaz. ne mutlu ki her girdiğimde kitap almadan çıkmam. insanı çekiyor. o kadar değerli hazineler barındırıyorlar ki!
devamını gör...
4.
pandemi öncesi yaptigimdir. gezmekten ziyade almak bana terapi. kitabevi tamam da sahaflar başka dunya. kitap alıyorsun yanına yasanmislik veriyorlar anı, sızı ,başka hayatlar ...
devamını gör...
5.
deneyimleyince gerçekten iyi geldiğine karar verdiğim aktivite. yalnız ufak bir fark var, kitabevi ve sahaf gezmek aynı değil bence. kitabevlerinde bir düzen var sahaflar ise daha salaş.*
sahaflar yaşanmışlık ve yıllanmış kitap sevgisinden ziyade, kitap masrafları yüzünden ocağa incir ağacı dikilince tercih edilebilir.
geçenlerde hiçbir kitapçıda bulamadığım bir kitabı bulabilme umuduyla sahafın yolunu tuttum. o kadar yol gelmişken iyice bakınayım belki farklı kitaplar bulurum diyerekten incelemelere koyuldum. artık nasıl bir incelemeyse 2 saate yakın gezinmişim içeride. tahmin edersiniz ki kitaplar biraz dağınık olduğundan alt raftaki kitaplara bakayım derken 16272 kere squat yapıp sonlara doğru yere yapıştım. bildiğiniz totomun üzerine düştüm yorgunluktan.* gözlerimdeki bozukluk sebebiyle de kitapların ismini okumaya odaklanırken müthiş bir baş ağrısı girdi. en son soğuk soğuk terlemeye başlıyordum ki, "özözünedanışır yeter bu kadar, birazdan şuralara yığılıp kalacaksın" diyerek kendimi sahaftan çıkmaya ikna ettim.
bu hengamede bir şey dikkatimi çekti. kitap almak için gelen bir adam dükkan sahibine, "bu kitaplar koku yapıyor, yapabileceğim bir şey var mı bunun için?" diye sordu. adam da "maalesef yok, bir arada koymamaya dikkat edin, farklı odalara koyarsanız o kadar koku olmaz" diye cevap verdi. soran adam kitaplara karşı biraz kötü hissetmiş olsa gerek "benim için sorun yok, eve gelen arkadaşlarım rahatsız oluyorlar" dedi. işte orada dükkan sahibi gülümseyerek, beni kalbimden vuran o cevabı verdi: "o zaman arkadaşlarınızı eve kabul etmeyin, kitaptan rahatsız olunur mu hiç."
kısacası sahaflar güzeldir efendim. en güzeli ekonomiktir, sayısal loto tutturmadan da bir sürü kitap alabilirsiniz. ayrıca alınan kitaplar arasından çıkan notlar da ayrı bir güzeldir. benim kitapların birinin içinden bir beyefendinin adı ve adresi çıktı. kendisinin kaderim olduğu düşüncesi ile evine çiçek salmak istiyorum, hadi hayırlısı.*
bunalırsanız falan çıkın iki sahaf gezin bir şeyciğiniz kalmaz. gözlüğünüzü almayı da unutmayın tabi.
sahaflar yaşanmışlık ve yıllanmış kitap sevgisinden ziyade, kitap masrafları yüzünden ocağa incir ağacı dikilince tercih edilebilir.
geçenlerde hiçbir kitapçıda bulamadığım bir kitabı bulabilme umuduyla sahafın yolunu tuttum. o kadar yol gelmişken iyice bakınayım belki farklı kitaplar bulurum diyerekten incelemelere koyuldum. artık nasıl bir incelemeyse 2 saate yakın gezinmişim içeride. tahmin edersiniz ki kitaplar biraz dağınık olduğundan alt raftaki kitaplara bakayım derken 16272 kere squat yapıp sonlara doğru yere yapıştım. bildiğiniz totomun üzerine düştüm yorgunluktan.* gözlerimdeki bozukluk sebebiyle de kitapların ismini okumaya odaklanırken müthiş bir baş ağrısı girdi. en son soğuk soğuk terlemeye başlıyordum ki, "özözünedanışır yeter bu kadar, birazdan şuralara yığılıp kalacaksın" diyerek kendimi sahaftan çıkmaya ikna ettim.
bu hengamede bir şey dikkatimi çekti. kitap almak için gelen bir adam dükkan sahibine, "bu kitaplar koku yapıyor, yapabileceğim bir şey var mı bunun için?" diye sordu. adam da "maalesef yok, bir arada koymamaya dikkat edin, farklı odalara koyarsanız o kadar koku olmaz" diye cevap verdi. soran adam kitaplara karşı biraz kötü hissetmiş olsa gerek "benim için sorun yok, eve gelen arkadaşlarım rahatsız oluyorlar" dedi. işte orada dükkan sahibi gülümseyerek, beni kalbimden vuran o cevabı verdi: "o zaman arkadaşlarınızı eve kabul etmeyin, kitaptan rahatsız olunur mu hiç."
kısacası sahaflar güzeldir efendim. en güzeli ekonomiktir, sayısal loto tutturmadan da bir sürü kitap alabilirsiniz. ayrıca alınan kitaplar arasından çıkan notlar da ayrı bir güzeldir. benim kitapların birinin içinden bir beyefendinin adı ve adresi çıktı. kendisinin kaderim olduğu düşüncesi ile evine çiçek salmak istiyorum, hadi hayırlısı.*
bunalırsanız falan çıkın iki sahaf gezin bir şeyciğiniz kalmaz. gözlüğünüzü almayı da unutmayın tabi.
devamını gör...
6.
ek olarak bit (bat) pazarı gezmek şahane aktivite.
devamını gör...
7.
mallıktır ilacı yoktur..
devamını gör...
8.
kitapların parasına bakmaktan rahatlayamıyorum.
devamını gör...
9.
bırak terapiyi, arkada etiketlere bakınca insanın tansiyonu düşüyor.
devamını gör...
10.
sadece terapi değil aynı zamanda,
(bkz: poz vermek için gidilebilecek mekanlar)dandır. şuraya en son gezdiğim kuzguncuktaki kitabevindeki fotoğraflarımı atardım ama yanımdaki arkadaşım en az benim kadar güzel çıktığı için atmıyorum. kafanız karışmasın, hiç gerek yok.
bi tavsiye, çok güzel mekanlara, çok güzel arkadaşlarla gitmeyin, mekanın güzellik ortalaması şaşıyor, mekana yazık.
(bkz: poz vermek için gidilebilecek mekanlar)dandır. şuraya en son gezdiğim kuzguncuktaki kitabevindeki fotoğraflarımı atardım ama yanımdaki arkadaşım en az benim kadar güzel çıktığı için atmıyorum. kafanız karışmasın, hiç gerek yok.
bi tavsiye, çok güzel mekanlara, çok güzel arkadaşlarla gitmeyin, mekanın güzellik ortalaması şaşıyor, mekana yazık.
devamını gör...
11.
kitabevi neyse de sahaf gezmek bende bunalıma neden oluyor. bir kitap bulup alıyorsun. bir kitap daha bulup alıyorsun. alma nedenin esas olarak ya satılırsa, ya bir daha bulamazsam korkusu. hele benim gibi bibliyofilseniz. sonra bir kitap daha buluyorsunuz ama bir de bakıyorsunuz ki cebiniz bomboş. alamıyorsunuz.
bir de sahaf değil sarraf adamlar. bibliyofili gözünden tanıyorlar. 2011 taksim sahaf fuarında bir gazete buldum. sahaf gazeteyi değil, sınırlı sayıda bastırdığı fotokopiyi satıyordu. gazete 1913 yılından kalma ve latin harfleriyle türkçe basılmış bir gazeteydi. (evet latin harflerine ta o günler geçilmiş dostlar) sahaf gözlerimin parladığını görünce bir fiyat çekti mümkün değil almam. tabi aradan bunca yıl geçti, aklım hala o gazetede
bir de sahaf değil sarraf adamlar. bibliyofili gözünden tanıyorlar. 2011 taksim sahaf fuarında bir gazete buldum. sahaf gazeteyi değil, sınırlı sayıda bastırdığı fotokopiyi satıyordu. gazete 1913 yılından kalma ve latin harfleriyle türkçe basılmış bir gazeteydi. (evet latin harflerine ta o günler geçilmiş dostlar) sahaf gözlerimin parladığını görünce bir fiyat çekti mümkün değil almam. tabi aradan bunca yıl geçti, aklım hala o gazetede
devamını gör...
12.
ah popüler kültür ah, senin gelmisini gecmisini üteyim.
ne romantizmler bunlar ya!
elin esegi bu kadar okusa bilime sanata katkisi olurdu bizimkiler sozluktr twitterda like almak icin gezip bunu dile getiriyorm
yani kitap bizimkilerden cehli falan almiyor.
esek ayni esek, zeka ayni zeka.
ne romantizmler bunlar ya!
elin esegi bu kadar okusa bilime sanata katkisi olurdu bizimkiler sozluktr twitterda like almak icin gezip bunu dile getiriyorm
yani kitap bizimkilerden cehli falan almiyor.
esek ayni esek, zeka ayni zeka.
devamını gör...
13.
eskişehir'de sıklıkla yaptığım bir davranış, eylemdir. özellikle evime yakın olması nedeniyle(10 dakika mesafede falandı), esparktaki d&r şubesine sıklıkla giderdim. ha öyle sürekli kitap almak için de değil, başlıkta da belirtildiği gibi öylece gezmek. gerçekten kitapların bulunduğu yerlerde gezinti yapmak bana da mutluluk veriyor. bazen de kanatlı avm'deki dost kitabevine gidiyordum. ikisi de çokça hoş ve güzeldir.
devamını gör...
14.
güzel izmirimizin alsancak semtinde eskiden sahaflarla dolu ara sokaklar vardı. ailevi dertlerimin çok yoğun olduğu ve terapiden bihaber olduğum dönemlerde pıtı pıtı gider saatlerce romanlara bakar kitapları kurcalar sahaftaki beyfendinin ısmarladığı çayı içer amerikan edebiyatı hakkında muhabbet ederdim. ilk gençliğimin en huzurlu zamanları o sahaflarda geçerdi.
bir de yakın kitabevi vardı o kıbrıs şehitlerinin sonunda yine ağlaya ağlaya salya sümük gidip bir yandan burnumu çekip bir yandan yere oturmuş kitaplara bakarken yaşlı bir amca saçımı okşayıp 'ah güzel kızım okumakla geçmez belki ama hafifler' diyip gitmişti.
bilmiyorum ne kadar ilgili ancak bence sahaf, kitapçı gezmenin ruha iyi geldiği bir hakikat.
bir de yakın kitabevi vardı o kıbrıs şehitlerinin sonunda yine ağlaya ağlaya salya sümük gidip bir yandan burnumu çekip bir yandan yere oturmuş kitaplara bakarken yaşlı bir amca saçımı okşayıp 'ah güzel kızım okumakla geçmez belki ama hafifler' diyip gitmişti.
bilmiyorum ne kadar ilgili ancak bence sahaf, kitapçı gezmenin ruha iyi geldiği bir hakikat.
devamını gör...
15.
gençlik tutkularımdan biriydi evet. uzun yıllardır yapamıyorum. çünkü sahaf ortamlarına uzağım..
(o günlerde birisi bize, çoğunu bir cep telefonuna yerleştirebileceğimizi söylese inanabilir miydik..)
(o günlerde birisi bize, çoğunu bir cep telefonuna yerleştirebileceğimizi söylese inanabilir miydik..)
devamını gör...
16.
oturduğum yerde sahaf yok fakat ne zaman tabiri caizse bok gibi hissetsem herhangi bir kitapçıya giderim ve zihnimi boşaltmaya çalışırım. kitapçılar benim için safe place,tabii bir de kitaplar hakkında konuşacak insanlar çıksa çok daha güzel olur.
(bkz: güven verici yer.)
(bkz: güven verici yer.)
devamını gör...
17.
o güzelim sahafların hepsi tek tek kapandığı için artık pek mümkün değil.
devamını gör...
18.
artık bir terapi olmaktan çıkıp müze gezmeye benzer bir şeye dönüşmüştür.
kitap fiyatlarının olağanüstü artışı sebebiyle uzaktan bakar hale geldik. geçen sene 60 olan roman bugün 230 kusur olmuş mesela. sahaflar da eski sahaf değil, karaborsacı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor keratalar.
kitap fiyatlarının olağanüstü artışı sebebiyle uzaktan bakar hale geldik. geçen sene 60 olan roman bugün 230 kusur olmuş mesela. sahaflar da eski sahaf değil, karaborsacı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor keratalar.
devamını gör...
19.
psikoloğa gitmekten daha mantıklı
devamını gör...