birinin yokluğunda oluşan his
başlık "hi my i run" tarafından 26.12.2020 18:03 tarihinde açılmıştır.
81.
ezbere biliyorum seni
her hareketini,
her mimiğini,
kaşını çatışının,
küçücük bakışının
ne anlama geldiğini
her hareketini,
her mimiğini,
kaşını çatışının,
küçücük bakışının
ne anlama geldiğini
devamını gör...
82.
(bkz: ayrılıktan bir sonraki gün)
devamını gör...
83.
uzay boşluğunda sallanmak.
devamını gör...
84.
cümlede ki birinin kim olduğuna göre değişir, bazen bir çorap kaybetmekten farksızken bazen herşeyi kaybetmiş hissiyatı oluşturabilir. akıllı kimseyi hiçbir canlıyı ikinci kategoriye koymaz.
devamını gör...
85.
başlarda kocaman bir boşluk... hiç dolmayacak zannediyorsun yeri
sonra alışıyorsun.
sonra alışıyorsun.
devamını gör...
86.
devamını gör...
87.
.
devamını gör...
88.
cirmi kadar boşluk hissi.
insan başta kapanmaz sanıyor yarattığı boşluk ama yara önce köşelerden kapanmaya başlıyor, bir kabuk kendini örüyor, boşluğu kapatıyor. kabuk düşüyor sonra.
insan başta kapanmaz sanıyor yarattığı boşluk ama yara önce köşelerden kapanmaya başlıyor, bir kabuk kendini örüyor, boşluğu kapatıyor. kabuk düşüyor sonra.
devamını gör...
89.
kesilip atılan ete batmış tırnağın verdiği his. ete yer yapmıştır. acır. kanar falan. tırnak ve civarındaki deriler hızlı büyüyen dokulardır. üç gün sonra izi kalmaz.
devamını gör...
90.
kim olduğuna göre değişir ama genelde büyük hacimli bir kütle göğüs bölgesine oturur ya da kalkar.
sevimsizin biriyse göğsün genişler, sevdiğinse daralır.
sevimsizin biriyse göğsün genişler, sevdiğinse daralır.
devamını gör...
91.
zamanla artan özlem ve yavaş yavaş beliren hissizlik hissi
devamını gör...
92.
gün içinde üç saat irtibatsız kalınca damar tıkanıklığı yaşıyorum.
devamını gör...
93.
kim olduğuna bağlı olarak olumlu ya da olumsuz bir biçimde oluşabilecek duygu. sevmediğim kişilerin yokluğuna bayılıyorum. içim hafifliyor.
sevdiğim biri etrafta olmadığında, yüreğime bir öküz oturuyor resmen. çin kadar kalabalık bir ülkede olsam ve o kişi orada olmasa, bana göre orada kimse yokmuş gibi oluyor. acıtıyor.
sevdiğim biri etrafta olmadığında, yüreğime bir öküz oturuyor resmen. çin kadar kalabalık bir ülkede olsam ve o kişi orada olmasa, bana göre orada kimse yokmuş gibi oluyor. acıtıyor.
devamını gör...
94.
ne anlam ifade ettiğine göre değişir, aldığın nefes yerine konumlandırdıysan yaşayamaz bir hale gelirsin, ama ifade edecek birşey bulamadıysan senin için boşluğa doğru havalanan bir kağıt gibi gelir.
devamını gör...
95.
sevdiginin yokluguysa bir bosluk
sevmedigim biriyse bir duygu olusmuyor bende
sevmedigim biriyse bir duygu olusmuyor bende
devamını gör...
96.
gerçek şu ki bu dünyaya yalnız geldik ve yalnız gideceğiz, onun için etrafınızdakilerin sizin gibi bir insan olduğunu ,fani olduklarını ve hayatın geçici olduğunu aklınızdan çıkarmayın.bu arada karamsar değilim sadece gerçekçiyim.
devamını gör...
97.
saçmalattırıyor. hele o hisle ve acıyla ne yapacağımızı bilmiyosak ya da kabul etmiyosak.
kaçıyorum ve kaçarken malca hatalar yapıp laf yiyorum.
kaçıyorum ve kaçarken malca hatalar yapıp laf yiyorum.
devamını gör...
98.
bir şeyin yokluğu da varlığı kadar ölümcül olabilir, der frank herbert dedem. bence de böyle.
devamını gör...
99.
yaşadım bunu. bir değil bir kaç kez…
özlem, sinirlenme ve göremedikçe oluşan öfke duygusuyla karışan bi’ takım hisler…
işin tuhaf yanı alışıyorsun da bir noktadan sonra alışmakta sinirlendirebiliyor bazen. bazen varsa ânılar, fotoğraflar ve o döneme dair hisler devam edebilme gücünü veriyor ve en mühimi beni çok üzmüş insanlar için bile şüphesiz en iyisini diliyorum.
bu polyanacılık değil, elbet yaşattığımızı yaşıyoruz ama sadece kimsenin ahı kimsede kalmasın. iyi anılalım, biz iyi şeyler hatırlamaya çalışalım, onlar bizi iyi hatırlasın. bu versiyona gelebilmek gerçekten yıllarımı aldı. kendimle çok sohbet ettim kendi yaramı anlamaya çalıştım. anladım da! yaşam bana o kadar çok işaret yolladı ki ve kafamdan geçen güzel istekleri yaşarken buldum kendimi… birinin yokluğunu başka biriyle doldurmaya çalışmadım insanları yara bandı gibi kullanmamaya ve en önemlisi birinin yara bandı olmamaya özen gösterdim, yanlış anlaşılmaları düzeltmeyi bıraktım, beni olduğum gibi kabul etmeyenleri bıraktım, kahkahamı kısmaya çalışanları bıraktım, sevgimi küçümseyenleri, inancımı kıranları, fiziksel veya kişisel özelliklerimden zorbalayanları bıraktım, uzun açıklamaları bıraktım, saçlarımı kısacık kesmeyi bıraktım ve hayat her defasında karşıma daha güzel versiyonda insanlar çıkardı. sonradan iyi bir insan olunmaz, iyi bir insan olarak doğulur. kendimi değiştirmekten ziyade dönüştürmeye çalıştığım ve dönüştüğüm yaşların içinde ne mutlu bana. dün akşam arkadaşım çok istediğim 2 okuma kitabını almış içine ufak bir not yazmış; yolculuk, önce seni sözsüz bırakır sonra da iyi bir hikaye anlatıcısına dönüştürür. bu yüzden sonsuz yolların olsun demiş. ondan önceki gün arkadaşım yeni eve çıkıyorum diye tütsüleri çok severim diye tütsü almış, geçtiğimiz hafta arkadaşlarım benim için şehir dışından 9 saat yol yapıp önce aileme şarap alıp uğrayıp onlarla muhabbet edip sonra arkadaşlarımla yazlığa yola koyulduk yazlıkta özgürce içip, saçmalayıp, ağlayıp sarhoş olabildim ve beni sarıp sarmaladılar yani demem o ki şüphesiz çok şanslıyım. bu tarz insanları yakalayabilmem zaman aldı. bu ilişkileri oluşturabilmek zaman alıyor. birilerinin gidişi, yokluğu yeni renklere sebebiyet veriyor. nezâket, kibarlık, mütevazılık, anlayış, yardımseverlik, uyum- âhenk, saygı, sevgi bunlarla doluyum çünkü bunları seçtim. bugün yeni evimde ilk gecem şükür doluyum her şey için teşekkür ederim. yaşamayı seçiyorum ve tüm kalbimle bu geceyle birlikte her şeyi özgür bırakıyorum.
yaşamı ve tecrübeleri kucaklamak;
özlem, sinirlenme ve göremedikçe oluşan öfke duygusuyla karışan bi’ takım hisler…
işin tuhaf yanı alışıyorsun da bir noktadan sonra alışmakta sinirlendirebiliyor bazen. bazen varsa ânılar, fotoğraflar ve o döneme dair hisler devam edebilme gücünü veriyor ve en mühimi beni çok üzmüş insanlar için bile şüphesiz en iyisini diliyorum.
bu polyanacılık değil, elbet yaşattığımızı yaşıyoruz ama sadece kimsenin ahı kimsede kalmasın. iyi anılalım, biz iyi şeyler hatırlamaya çalışalım, onlar bizi iyi hatırlasın. bu versiyona gelebilmek gerçekten yıllarımı aldı. kendimle çok sohbet ettim kendi yaramı anlamaya çalıştım. anladım da! yaşam bana o kadar çok işaret yolladı ki ve kafamdan geçen güzel istekleri yaşarken buldum kendimi… birinin yokluğunu başka biriyle doldurmaya çalışmadım insanları yara bandı gibi kullanmamaya ve en önemlisi birinin yara bandı olmamaya özen gösterdim, yanlış anlaşılmaları düzeltmeyi bıraktım, beni olduğum gibi kabul etmeyenleri bıraktım, kahkahamı kısmaya çalışanları bıraktım, sevgimi küçümseyenleri, inancımı kıranları, fiziksel veya kişisel özelliklerimden zorbalayanları bıraktım, uzun açıklamaları bıraktım, saçlarımı kısacık kesmeyi bıraktım ve hayat her defasında karşıma daha güzel versiyonda insanlar çıkardı. sonradan iyi bir insan olunmaz, iyi bir insan olarak doğulur. kendimi değiştirmekten ziyade dönüştürmeye çalıştığım ve dönüştüğüm yaşların içinde ne mutlu bana. dün akşam arkadaşım çok istediğim 2 okuma kitabını almış içine ufak bir not yazmış; yolculuk, önce seni sözsüz bırakır sonra da iyi bir hikaye anlatıcısına dönüştürür. bu yüzden sonsuz yolların olsun demiş. ondan önceki gün arkadaşım yeni eve çıkıyorum diye tütsüleri çok severim diye tütsü almış, geçtiğimiz hafta arkadaşlarım benim için şehir dışından 9 saat yol yapıp önce aileme şarap alıp uğrayıp onlarla muhabbet edip sonra arkadaşlarımla yazlığa yola koyulduk yazlıkta özgürce içip, saçmalayıp, ağlayıp sarhoş olabildim ve beni sarıp sarmaladılar yani demem o ki şüphesiz çok şanslıyım. bu tarz insanları yakalayabilmem zaman aldı. bu ilişkileri oluşturabilmek zaman alıyor. birilerinin gidişi, yokluğu yeni renklere sebebiyet veriyor. nezâket, kibarlık, mütevazılık, anlayış, yardımseverlik, uyum- âhenk, saygı, sevgi bunlarla doluyum çünkü bunları seçtim. bugün yeni evimde ilk gecem şükür doluyum her şey için teşekkür ederim. yaşamayı seçiyorum ve tüm kalbimle bu geceyle birlikte her şeyi özgür bırakıyorum.
yaşamı ve tecrübeleri kucaklamak;
önemi yok: olmuştan yana mutluyum, olandan hoşnutum, olacak başımla beraber.
devamını gör...
100.
eski esimle iliskimiz sevgililik artı evlilik yaklasık 10 sene.
evlenmeden de yaklasık 2-2,5 sene beraber yasadık.
velhasılı bazen ailesiyle haftasonları tatile giderdi. ben onu o kadar cok ozlerdim, onsuzluga o kadar dayanamazdım ki o 2 gunlugune gidince o donene kadar uyku ilacı alır uyurdum. boyle bir ask.
bosanalı 10 sene oldu. ilk 7-8 sene zordu. sonra o da gecti. simdi radyoda filan onu hatırlatan sarkılar calınca uff bunu istemiyorum deyip geciyorum.
diyecegim tabi ki olur bosluk hissi. ama olecek miyim doktor bey sorunsunun cevabı, hayır ölmeyeceksin, iyileseceksin:)
evlenmeden de yaklasık 2-2,5 sene beraber yasadık.
velhasılı bazen ailesiyle haftasonları tatile giderdi. ben onu o kadar cok ozlerdim, onsuzluga o kadar dayanamazdım ki o 2 gunlugune gidince o donene kadar uyku ilacı alır uyurdum. boyle bir ask.
bosanalı 10 sene oldu. ilk 7-8 sene zordu. sonra o da gecti. simdi radyoda filan onu hatırlatan sarkılar calınca uff bunu istemiyorum deyip geciyorum.
diyecegim tabi ki olur bosluk hissi. ama olecek miyim doktor bey sorunsunun cevabı, hayır ölmeyeceksin, iyileseceksin:)
devamını gör...