hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
başlık "may we meet again" tarafından 07.12.2020 10:10 tarihinde açılmıştır.
81.
eve gelen güzel düğün davetiyeleridir.
devamını gör...
82.
tahmini 7 senelik olan kabuklu fındık.
tanım : hatıra olsun diye saklanan garip nesneleri paylaştığımız başlıktır.
tanım : hatıra olsun diye saklanan garip nesneleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
83.
diktiğim ilk ağacın kuruyan yaprakları. dünyaya kattığım ilk nefesin kalıntılarını hâlâ küçük bir cam şişe içinde saklıyorum.
devamını gör...
84.
yurtdısında gittiğim kafe/barlardaki içeceğin yanında içerisinde getirilen boyle değişik şeyler oluyor ya, hani boyle ufak oyuncak gibi.
onları bayagıdır biriktiriyorum:) ha bide oralarda tanıstıgım bi kız tokasını vermişti şimdi evde kablolaro birleştiriyorum
onları bayagıdır biriktiriyorum:) ha bide oralarda tanıstıgım bi kız tokasını vermişti şimdi evde kablolaro birleştiriyorum
devamını gör...
85.
bana ilk çıkan 'bedava' yazan dondurma çubuğu.
devamını gör...
86.
mezardan alınan taş
devamını gör...
87.
coronavac aşısının flakonu.
devamını gör...
88.
nesnelere yüklenen gereğinden büyük anlamların bir çeşit algı sapması olduğunu düşündüm hep. hediye ettiği kalemi kaybetti diye arkadaşına öfkelenen, küsen insan gördüm. garibim öteki de bir hafta boyunca kalemi kaybetmesinin kendi hatası olmadığını anlatabilmek için heder etmişti kendini. ancak şu var ki, bir nesne paylaşılmış bir anı hatırlatır size ve o andır kıymetli olan.
devamını gör...
89.
kuş tüyü. şehrin meydanında oturmuş kavga ederken bir güvercin çok yakından geçmiş “gruuu” sesi çıkarmıştı. durup gülmüştük bu olaya. sonra ne zaman kavga etsek bir taraf “gruuu” der kavgayı bitirirdi.
devamını gör...
90.
market fişleri, konser, sinema, tiyatro biletleri bazen sadece aldığımız bir kıyafetin fişi sırf ne zaman nerdeydik bunu görüp hissetmek için. bir şey kazanamadığım kazı-kazanlar , baş harfleri olan cokomel ambalajları, alınan hediyelerin etiketleri, şıpsevdi sakızından çıkan bir sürü kağıt, gidilen kafelerden alınan peçeteler, kinderden çıkan oyuncaklar, peluş oyuncaklar, üniversite yıllarından kalan not hesaplama kağıtları, hayal edilen evin planlarının çizimleri, kuruttugum her türlü çiçek.. eminim daha çok şey vardı ama hatırlamıyorum çünkü artık hepsi herhangi bir çöplükte.
devamını gör...
91.
sinema bileti birde tuhaf ama otobüs biletini saklarım.
devamını gör...
92.
bazen hiç bir anlamı olmasa bile çok anlamlı olabilecek nesnelerdir
devamını gör...
93.
dolu benim ev...
kendi sakladıklarım bir yana, millet de abuk sabuk ne bulsa bana getirir oldu.
bir arkadaşım, abd seattle'da gittiği bir starbucks'tan, içtiği kahvenin karton bardağını getirdi bana, düşünün yani.
neymiş efendim, dünyada açılan ilk starbucks mağazasıymış orası.
üstüne benim adımı yazdırmış olsa neyse.
20 saat uçak yolculuğu yaptı diye saklıyorum işte.
ben, toplamda 1 saat 15 dakika yaptım.
kendi sakladıklarım bir yana, millet de abuk sabuk ne bulsa bana getirir oldu.
bir arkadaşım, abd seattle'da gittiği bir starbucks'tan, içtiği kahvenin karton bardağını getirdi bana, düşünün yani.
neymiş efendim, dünyada açılan ilk starbucks mağazasıymış orası.
üstüne benim adımı yazdırmış olsa neyse.
20 saat uçak yolculuğu yaptı diye saklıyorum işte.
ben, toplamda 1 saat 15 dakika yaptım.
devamını gör...
94.
rotring 1.0 kalemim. ne sınavlara girdim onunla , ama ne sınav hem örgün hem aöf , aöf'de hazırlıkla 3. sınıfın birleştiği dönem , 9 açıktan , 12 örgünden.
kütüphanede ders çalışma ayağına kızlara yazdığım kısa notlardan dahi sorumlu olan kalemdir.
kütüphanede ders çalışma ayağına kızlara yazdığım kısa notlardan dahi sorumlu olan kalemdir.
devamını gör...
95.
anı kutusu mu çöp kutusu mu belli olmayan bir kutuya sahibim. saçma şeyleri sırf hatıra olsun diye saklıyorum. en gariplerinden birisi de "senin en güzel yerin kahverengi gözlerin" yazan kağıt parçası galiba.
devamını gör...
96.
ağaç yaprakları, çiçek tohumları, kır çiçekleri.
bazen yerde yaprak olmuyor, mecburen yoluyorum.
hoşlandığım yerlerden bir parçayı almazsam içim rahat etmiyor.
gezdikçe artıyorlar, arttıkça vedalaşıyorum eskilerle. nerden aldığımı unuttuğumu yolcu ediyorum ilk.
bazen yerde yaprak olmuyor, mecburen yoluyorum.
hoşlandığım yerlerden bir parçayı almazsam içim rahat etmiyor.
gezdikçe artıyorlar, arttıkça vedalaşıyorum eskilerle. nerden aldığımı unuttuğumu yolcu ediyorum ilk.
devamını gör...
97.
19 litrelik damacana kapağı. hikayesine girmeyeceğim ama hala benimle birlikte. *
devamını gör...
98.
bir arkadasima kupa hediye etmiştim. yıllar sonra atabilir miyim çok eskidi diye aradı. saklayacak halin yok ya dedim. sakladigim bir sürü şey var ama dedi. bu naiflik beni kendimle yuzlestirdi. zira ne hediye ne anı var bende. saklayınca ne oluyor anlamış değilim arada bakıp iç mi geçiriliyor tamamen anlayamadigimdan soruyorum en ufak ironi yok. her şey zihinde değil mi unutmamak için mi? e unutulması da gerekmez mi bazen her şey geçiyor önümüzden, yitiyor. saplanmak değil mi bu bı yerlere?
devamını gör...
99.
eskiden ne bulursa biriktiren ben, şimdi
yasadigim mutlu anlari bile hafızamda tutmaya çalışmıyorum. benim için geçmiş üzücüdür. güzelse bittiği için, kötüyse yaşandığı için.
yasadigim mutlu anlari bile hafızamda tutmaya çalışmıyorum. benim için geçmiş üzücüdür. güzelse bittiği için, kötüyse yaşandığı için.
devamını gör...
100.
sokakta tezgah açan kitapçılarla sohbet eder üniversite öğrencisi olanlardan o an çok sayıda kitap alırdım,bu şekilde aldığım kitaplardan birinden siyah beyaz bir fotoğraf düştü kitabı okurken,siyah bukleli saçları ve üzerindeki kıyafet ile belli ki sevdiceğe gönderilmek için çekilmiş,gözleri bir güzel bakıyor da sanki bir hüzün saklı derinlerde.
bir yakınlık hissettim o fotoğrafa arkasında tek bir kelime yazmayan o siyah beyaz anıyı çerçeveletip evimin bir köşesine koydum.
bir yakınlık hissettim o fotoğrafa arkasında tek bir kelime yazmayan o siyah beyaz anıyı çerçeveletip evimin bir köşesine koydum.
devamını gör...