1.
alman generali. ikinci dünya savaşında görev almıştır. döneminin en başarılı stratejistlerinden biri olduğu genel kabuldür. yıldırım savaşı doktrinlerini sahada başarıyla uygulasa da savaşın sonlarına doğru adolf hitler ile anlaşmazlığa düşmüş ve görevden alınmıştır. ilerleyen yıllarda göreve geri getirilse de alman yenilgisini durduramamış ve tekrar görevden alınmış, kısa süre sonra da alman teslimiyeti ile abd savaş esiri olmuştur.
nazi partisi üyesi olmamasına binaen savaş suçlusu kabul edilmemiş ve nümberg mahkemelerince yargılanmamıştır. anılarını yazdığı bir kitabı vardır.
nazi partisi üyesi olmamasına binaen savaş suçlusu kabul edilmemiş ve nümberg mahkemelerince yargılanmamıştır. anılarını yazdığı bir kitabı vardır.
devamını gör...
2.
bir memoir kaleme almış, (bkz: bir askerin anıları) adını vermiştir.
bugün zırhlı sınıfının öğrendiği her şeyde alın teri vardır.
bütün zırhlı araçların fahri koruyucusu, kollayıcısı ve babasıdır.
rütbesi (bkz: generaloberst) yani orgeneral mareşal arası bir yerdedir.
nazi partisi üyesi olmamıştır. savaş suçlarından beraat etmiştir. avukatının masrafları ingilizler tarafından karşılanmıştır.
eseri harika bir dille ele alınmış, yüksek askeri ve insani duygular barındıkmaktadır.
bugün zırhlı sınıfının öğrendiği her şeyde alın teri vardır.
bütün zırhlı araçların fahri koruyucusu, kollayıcısı ve babasıdır.
rütbesi (bkz: generaloberst) yani orgeneral mareşal arası bir yerdedir.
nazi partisi üyesi olmamıştır. savaş suçlarından beraat etmiştir. avukatının masrafları ingilizler tarafından karşılanmıştır.
eseri harika bir dille ele alınmış, yüksek askeri ve insani duygular barındıkmaktadır.
devamını gör...
3.
2. dünya savaşı sırasında barbarrosaa harekatı ve fransa (batı) cephesi'nde görev almış, ünlü alman zırhlı birlikler şefi.
2. dünya savaşı'ndaki önemli nazi başarılarının birçoğunun arkasında guderian, onun öğrencileri veya taktikleri bulunmaktadır. bunlara örnek vermek gerekirse; (bkz: schlieffen planı)'nın tıkanmamasını sağlamak amacı ile geçilmesine neredeyse imkansız gözü ile bakılan (bkz: ardenler) ormanı'ndan zırhlı birliklerini geçirerek, müttefik birliklerini kuşatma altına alması. üstelik ardenler'i geçtikten sonra birkaç üst rütbeli subaylardan tepki gelmiş ve daha fazla ilerlemesine izin verilmemiştir. bunun nedeni heinz'in piyadeleri beklemeden, direkt olarak tanklarla atağa geçmesi idir.
evet, o dönemler tanklar başlı başına bir savaş aracı olarak değil de daha çok piyadeye destek ekipmanı olarak kullanılıyordu. çünkü heinz'in tankları hariç, o dönemin tankları yavaş ve hantaldı. (sovyetler ve abd de bunu bozacaktır.) dolayısı ile piyade ile birlikte gitmesi öngörülüyordu. heinz bu kalıbı yıkıp, günümüz tank-savaş anlayışını başlatmıştır ancak nazi almanyası'nda birtakım gelenekçi, süvari veya piyade altyapısından gelme subaylar bundan hoşlanmadığı için guderian'ın piyadeleri beklemesini isterler.
fakat kendisi yalvar yakar bir şekilde izni koparıp, sayıları 400.000'i bulan müttefik birliklerini dunkirk'de kuşatma altına alır. onları etkisiz hale getirecek iken, hitler'den "yeter artık, iyice sınırları aştın." minvalinde bir emir gelir ve guderian'ın saldırmaması emredilir. bu hitler'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacaktır.
hitler, dunkirk'deki birlikleri alt etmek için guderian'ın yerine lutwaffe'yi görevlendirir ancak lutwaffe bu görevi başaramaz ve yaklaşık 360.000 müttefik askeri dunkirk'den ingiltere'ye deniz yolu ile taşınarak kurtarılır. bu kurtarma harekatına (bkz: dunkirk kurtarma harekatı) denir.
her ne kadar ingilizler dunkirk'de başarılı olsa da guderian ve ekibi yarılmış olan belçika cephesi'nden artık güle oynaya paris'i alır ve batı cephesi böylelikle kapanır. ayrıca bu 1. dünya savaşı'nda 4 yılda yapılamayanın, çok kısa bir sürede (yaklaşık 1 ay. (10.05.1940-21.06.1940)) tamamlanması demektir.
yani bir nevi batı cephesi'nin fatihi diyebiliriz.
ayrıca arkadaşları ona hızlı taktikleri ve piyadeyi beklemeyişinden ötürü hızlı heinz de demiştir.
bir de dünya'nın en büyük kara harekatı olan 21 haziran 1941 saat 4.55'te başlayan barbarossa harekatı'nda yaptıkları vardır ki savaş tarihine geçmiştir.
barbarossa harekatı başladığında, 1 haftada minsk'i ele geçirmiştir. ağustos'un başlarında merkez cephesi'nde yaptığı kuşatmalarla 600.000 sovyet askeri'ni esir almıştır. bu dünya savaş tarihi'nde alınan en büyük esir sayısıdır. daha sonra hız kesmeden smolensk'i alır ve moskova'ya doğru ilerler ancak hitler'den yine çok büyük bir hata gelecektir.
hitler guderian'a piyadeleri beklemediği gerekçesi ile ceza niteliğinde bir emir verir. ona moskova yerine kiev'e saldırmasını emreder. kiev ile moskova arasındaki mesafe farkı yaklaşık 200 km'dir. guderian geri dönüp, kiev'i alıp, tekrar dönüp, moskova'yı alana kadar kış gelecektir. bunu hitler'e iletir ancak hitler umursamaz. üstelik, petrol sıkıntısı çeken almanya guderian'ın git gel 400-500 km'lik boş yere yol tepmesiyle, boş yere benzin kaybedecektir.
boş yere diyorum çünkü halihazırda kiev için saldıran birlikler zaten vardır. guderian'ın geri dönüp, kiev'i alması hiç bir şey ifade etmez.
ve tam da dediğimiz gibi olur. guderian geri döndüğünde kış gelir ve sovyetler artık daha hazırlıklıdır. böylelikle moskova'ya 22 km kala, dürbünle kremlin sarayı'nı görürken, geri dönmek zorunda kalır.
eğer hitler ve avamının piyade takıntısı bu kadar yüksek olmasa, dunkirk'de 400 bin asker yok edilmiş (esir veya ölü) olacaktı ve muhtemelen ingiltere de fransızlar ile beraber pes edecekti. etmese bile önemli bir gelişmeydi bu.
yine guderian dinlenseydi, moskova, tula gibi yerler düşmüş olacak ve belki de bugün çok çok farklı bir dünya'da yaşıyor olacaktır.
tüm bu olayların üstüne guderian hitler'e iyice çıkışır ve görevden alınır. tabi daha sonra (1944) hitler çaresiz kalınca, guderian'ı çağırır ve doğu cephesi genel şefi olarak atar ancak iş işten çoktan geçmiştir. zaferler kaybedilmiştir. bu saatten sonra sovyetler'i durdurmak imkansızdır. ancak yine de işini layığı ile yapmaya çalışır ve sovyetleri belki 0,5-1 yıl geciktirir.
ayrıca heinz guderian bugünkü modern tank anlayışının şeflerinden olmakla birlikte (bkz: blitzkrieg) taktiğinin de uygulayıcı, öncüsü ve geliştiricilerindendir. bu taktik polonya'da çok işe yaramıştır. keza fransa'da uygulanan taktik de bir nevi budur.
bu taktiğin önemini anlamak için batı cephesi'ndeki orduların güçlerinin kıyaslanması yeterli olacaktır. bizlere hep naziler çok güçlü, über güçlü, mükkemmel olarak anlatılır. böylelikle sovyetler ve amerika bizim kahramanımız olur. burada nazileri savunacak halim yok ancak sovyetler'in ve amerika'nın anlattığı kadar güçlü değillerdi. batı cephesi'nde ekipmanlar karşılaştırıldığında neredeyse birbirine eşit olduklarını, hatta bazı konularda fransa'nın almanya'dan önde olduğunu göreceksiniz. ancak blitzkrieg ve hızlı heinz'in hızlı tankları, ekipmanlardan, istatistiklerden çok daha üstün gelmiştir.
çünkü tıpkı kendisinin de dediği gibi;
"ileride her nerede savaş olursa olsun tanklar savaşın kaderini belirleyici faktör olacaktır."
işte fransızlar ve ingilizlerin tek eksiği tanklarının ve tank şeflerinin hızlı guderian ve hızlı tankları kadar güçlü olmamasıdır.
onlar piyade için tank anlayışında iken,
guderian tank için piyade anlayışındadır ve bu kazandırır.
heinz guderian ayrıca sanıldığı gibi nazi partili değildir. hatta birçok yerde ırkçı muameleri eleştirir. hatta süregelen rivayetlerden biri o dur ki, heinz ve birlikleri minsk'e girdiğinde askerlere çiçek dağıtan insanları görür ve askerlerine dönüp, der ki; "işte onlar bizim kadar alman'dır. onlar artık reich vatandaşı'dır, reich sınırlarındadır ve bizim halkımızdır." der.
tabi bu rivayetler ne kadar doğru bilinmez ancak guderian'ın hitler'le yaşadığı sorunlar, bazı kayıtlar ve yazdığı kitaplar göz önünde bulundurulduğunda gerçekten bir ırkçı olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir.
kitapları:
(bkz: bir askerin hatıraları)
(bkz: dikkat panzer) bu kitap bazen orjinal adı ile satılır. orjinal adı:
(bkz: achtung panzer)'dir.
2. dünya savaşı'ndaki önemli nazi başarılarının birçoğunun arkasında guderian, onun öğrencileri veya taktikleri bulunmaktadır. bunlara örnek vermek gerekirse; (bkz: schlieffen planı)'nın tıkanmamasını sağlamak amacı ile geçilmesine neredeyse imkansız gözü ile bakılan (bkz: ardenler) ormanı'ndan zırhlı birliklerini geçirerek, müttefik birliklerini kuşatma altına alması. üstelik ardenler'i geçtikten sonra birkaç üst rütbeli subaylardan tepki gelmiş ve daha fazla ilerlemesine izin verilmemiştir. bunun nedeni heinz'in piyadeleri beklemeden, direkt olarak tanklarla atağa geçmesi idir.
evet, o dönemler tanklar başlı başına bir savaş aracı olarak değil de daha çok piyadeye destek ekipmanı olarak kullanılıyordu. çünkü heinz'in tankları hariç, o dönemin tankları yavaş ve hantaldı. (sovyetler ve abd de bunu bozacaktır.) dolayısı ile piyade ile birlikte gitmesi öngörülüyordu. heinz bu kalıbı yıkıp, günümüz tank-savaş anlayışını başlatmıştır ancak nazi almanyası'nda birtakım gelenekçi, süvari veya piyade altyapısından gelme subaylar bundan hoşlanmadığı için guderian'ın piyadeleri beklemesini isterler.
fakat kendisi yalvar yakar bir şekilde izni koparıp, sayıları 400.000'i bulan müttefik birliklerini dunkirk'de kuşatma altına alır. onları etkisiz hale getirecek iken, hitler'den "yeter artık, iyice sınırları aştın." minvalinde bir emir gelir ve guderian'ın saldırmaması emredilir. bu hitler'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacaktır.
hitler, dunkirk'deki birlikleri alt etmek için guderian'ın yerine lutwaffe'yi görevlendirir ancak lutwaffe bu görevi başaramaz ve yaklaşık 360.000 müttefik askeri dunkirk'den ingiltere'ye deniz yolu ile taşınarak kurtarılır. bu kurtarma harekatına (bkz: dunkirk kurtarma harekatı) denir.
her ne kadar ingilizler dunkirk'de başarılı olsa da guderian ve ekibi yarılmış olan belçika cephesi'nden artık güle oynaya paris'i alır ve batı cephesi böylelikle kapanır. ayrıca bu 1. dünya savaşı'nda 4 yılda yapılamayanın, çok kısa bir sürede (yaklaşık 1 ay. (10.05.1940-21.06.1940)) tamamlanması demektir.
yani bir nevi batı cephesi'nin fatihi diyebiliriz.
ayrıca arkadaşları ona hızlı taktikleri ve piyadeyi beklemeyişinden ötürü hızlı heinz de demiştir.
bir de dünya'nın en büyük kara harekatı olan 21 haziran 1941 saat 4.55'te başlayan barbarossa harekatı'nda yaptıkları vardır ki savaş tarihine geçmiştir.
barbarossa harekatı başladığında, 1 haftada minsk'i ele geçirmiştir. ağustos'un başlarında merkez cephesi'nde yaptığı kuşatmalarla 600.000 sovyet askeri'ni esir almıştır. bu dünya savaş tarihi'nde alınan en büyük esir sayısıdır. daha sonra hız kesmeden smolensk'i alır ve moskova'ya doğru ilerler ancak hitler'den yine çok büyük bir hata gelecektir.
hitler guderian'a piyadeleri beklemediği gerekçesi ile ceza niteliğinde bir emir verir. ona moskova yerine kiev'e saldırmasını emreder. kiev ile moskova arasındaki mesafe farkı yaklaşık 200 km'dir. guderian geri dönüp, kiev'i alıp, tekrar dönüp, moskova'yı alana kadar kış gelecektir. bunu hitler'e iletir ancak hitler umursamaz. üstelik, petrol sıkıntısı çeken almanya guderian'ın git gel 400-500 km'lik boş yere yol tepmesiyle, boş yere benzin kaybedecektir.
boş yere diyorum çünkü halihazırda kiev için saldıran birlikler zaten vardır. guderian'ın geri dönüp, kiev'i alması hiç bir şey ifade etmez.
ve tam da dediğimiz gibi olur. guderian geri döndüğünde kış gelir ve sovyetler artık daha hazırlıklıdır. böylelikle moskova'ya 22 km kala, dürbünle kremlin sarayı'nı görürken, geri dönmek zorunda kalır.
eğer hitler ve avamının piyade takıntısı bu kadar yüksek olmasa, dunkirk'de 400 bin asker yok edilmiş (esir veya ölü) olacaktı ve muhtemelen ingiltere de fransızlar ile beraber pes edecekti. etmese bile önemli bir gelişmeydi bu.
yine guderian dinlenseydi, moskova, tula gibi yerler düşmüş olacak ve belki de bugün çok çok farklı bir dünya'da yaşıyor olacaktır.
tüm bu olayların üstüne guderian hitler'e iyice çıkışır ve görevden alınır. tabi daha sonra (1944) hitler çaresiz kalınca, guderian'ı çağırır ve doğu cephesi genel şefi olarak atar ancak iş işten çoktan geçmiştir. zaferler kaybedilmiştir. bu saatten sonra sovyetler'i durdurmak imkansızdır. ancak yine de işini layığı ile yapmaya çalışır ve sovyetleri belki 0,5-1 yıl geciktirir.
ayrıca heinz guderian bugünkü modern tank anlayışının şeflerinden olmakla birlikte (bkz: blitzkrieg) taktiğinin de uygulayıcı, öncüsü ve geliştiricilerindendir. bu taktik polonya'da çok işe yaramıştır. keza fransa'da uygulanan taktik de bir nevi budur.
bu taktiğin önemini anlamak için batı cephesi'ndeki orduların güçlerinin kıyaslanması yeterli olacaktır. bizlere hep naziler çok güçlü, über güçlü, mükkemmel olarak anlatılır. böylelikle sovyetler ve amerika bizim kahramanımız olur. burada nazileri savunacak halim yok ancak sovyetler'in ve amerika'nın anlattığı kadar güçlü değillerdi. batı cephesi'nde ekipmanlar karşılaştırıldığında neredeyse birbirine eşit olduklarını, hatta bazı konularda fransa'nın almanya'dan önde olduğunu göreceksiniz. ancak blitzkrieg ve hızlı heinz'in hızlı tankları, ekipmanlardan, istatistiklerden çok daha üstün gelmiştir.
çünkü tıpkı kendisinin de dediği gibi;
"ileride her nerede savaş olursa olsun tanklar savaşın kaderini belirleyici faktör olacaktır."
işte fransızlar ve ingilizlerin tek eksiği tanklarının ve tank şeflerinin hızlı guderian ve hızlı tankları kadar güçlü olmamasıdır.
onlar piyade için tank anlayışında iken,
guderian tank için piyade anlayışındadır ve bu kazandırır.
heinz guderian ayrıca sanıldığı gibi nazi partili değildir. hatta birçok yerde ırkçı muameleri eleştirir. hatta süregelen rivayetlerden biri o dur ki, heinz ve birlikleri minsk'e girdiğinde askerlere çiçek dağıtan insanları görür ve askerlerine dönüp, der ki; "işte onlar bizim kadar alman'dır. onlar artık reich vatandaşı'dır, reich sınırlarındadır ve bizim halkımızdır." der.
tabi bu rivayetler ne kadar doğru bilinmez ancak guderian'ın hitler'le yaşadığı sorunlar, bazı kayıtlar ve yazdığı kitaplar göz önünde bulundurulduğunda gerçekten bir ırkçı olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir.
kitapları:
(bkz: bir askerin hatıraları)
(bkz: dikkat panzer) bu kitap bazen orjinal adı ile satılır. orjinal adı:
(bkz: achtung panzer)'dir.
devamını gör...
4.
ikinci dünya savaşında almanların en iyi generallerinden biridir.
sir basil henry liddell-hart 'ın strategy adlı eserinden fazlasıyla faydalanmıştır bliztkrieg için. rommel ile beraber fransa'nın işgalinde büyük rolleri vardır. tıpkı rommel gibi oda ordusunun başında en önde savaşmayı sevmektedir. tabi hitler gibi manyagın kurbanı olmuş moskova önlerindeyken kiev e gitmesi emredilmiştir.
sir basil henry liddell-hart 'ın strategy adlı eserinden fazlasıyla faydalanmıştır bliztkrieg için. rommel ile beraber fransa'nın işgalinde büyük rolleri vardır. tıpkı rommel gibi oda ordusunun başında en önde savaşmayı sevmektedir. tabi hitler gibi manyagın kurbanı olmuş moskova önlerindeyken kiev e gitmesi emredilmiştir.
devamını gör...
5.
modern zırhlı harp doktrininin soykütüğünü oluşturan, askeri literatürde "schnelle heinz" lakabıyla tanınan ancak taktiksel dehasını nazi rejiminin hizmetine sunarak tarihsel mirasını ahlaki bir gri alana hapsetmiş prusyalı general.
1888 yılında, o dönem almanya sınırları içindeki kulm'da doğan ve tipik bir asker ailesinin ferdi olarak yetişen bu şahıs, birinci dünya savaşı'nda cephedeki siper kilitlenmesini ve muhabere kopukluğunu bir piyade subayı olarak değil, bir telsiz ve istihbarat subayı olarak tecrübe etmiştir. bu detay, onun gelecekteki savaş anlayışının temelini oluşturur; zira ona göre sorun ateş gücü eksikliği değil, iletişim ve hareket kabiliyetinin yitirilmesidir.
iki savaş arası dönemde versailles antlaşması'nın alman ordusuna getirdiği ağır kısıtlamalar altında, kağıt üzerinde "nakliye birlikleri" olarak görünen ancak özünde motorize harbin temellerini atan birimlerde görev almıştır. ingiliz teorisyenler fuller ve liddell hart'ın çalışmalarını, sovyetler birliği'ndeki kama tank okulu'nda alman subaylarının edindiği gizli tecrübelerle birleştirerek kendi doktrinini oluşturmuştur. 1937 yılında yayımladığı "achtung panzer" isimli eserinde, tankların piyadeye destek veren hantal yardımcılar değil; kendi topçusu, istihkamı ve piyadesiyle (panzergrenadier) birlikte hareket eden, düşman cephesini yarıp derinliklere sarkan bağımsız ve karar verici ana unsur olması gerektiğini savunmuştur.
bu teorik altyapının sahada vücut bulmuş hali, ikinci dünya savaşı'nın ilk yıllarındaki polonya ve fransa seferleridir. özellikle fransa seferi'nde, "tanklar için geçilemez" denilen ardennes ormanlarını 41.000 araçlık bir konvoyla geçmesi ve sedan'da meuse nehrini aşarak, üst komutanlarının "dur" emrine rağmen inisiyatif kullanarak manş denizine kadar inmesi, klasik askeri stratejinin iflas ettiğinin ilanıdır. komuta aracında enigma şifreleme cihazı bulundurması ve en ön hatta telsizle birliklerini yönetmesi, o dönem için devrim niteliğinde bir "komuta kontrol" anlayışıdır.
ancak operatif seviyedeki bu parlak zeka, stratejik seviyede miyopik bir bakış açısıyla maluldür. barbarossa harekatı'nda moskova yerine kiev'e dönülmesi (lötzen kararı) konusunda hitler ile girdiği tartışmayı kaybetmiş, nihayetinde 1941 kışında ordusunu moskova önlerinde lojistik bir felaketin ortasında bırakmıştır. hitler tarafından görevden alındıktan sonra, stalingrad felaketinin ardından "zırhlı birlikler genel müfettişi" olarak geri çağrılmış; bu dönemde de kaynak kıtlığına rağmen nicelik (panzer iv) ve nitelik (panther/tiger) tartışmaları arasında alman zırhlı gücünü ayakta tutmaya çalışmıştır.
tankı bir savaş makinesinden, bir savaş felsefesine dönüştüren pragmatist bir askerdir.
1888 yılında, o dönem almanya sınırları içindeki kulm'da doğan ve tipik bir asker ailesinin ferdi olarak yetişen bu şahıs, birinci dünya savaşı'nda cephedeki siper kilitlenmesini ve muhabere kopukluğunu bir piyade subayı olarak değil, bir telsiz ve istihbarat subayı olarak tecrübe etmiştir. bu detay, onun gelecekteki savaş anlayışının temelini oluşturur; zira ona göre sorun ateş gücü eksikliği değil, iletişim ve hareket kabiliyetinin yitirilmesidir.
iki savaş arası dönemde versailles antlaşması'nın alman ordusuna getirdiği ağır kısıtlamalar altında, kağıt üzerinde "nakliye birlikleri" olarak görünen ancak özünde motorize harbin temellerini atan birimlerde görev almıştır. ingiliz teorisyenler fuller ve liddell hart'ın çalışmalarını, sovyetler birliği'ndeki kama tank okulu'nda alman subaylarının edindiği gizli tecrübelerle birleştirerek kendi doktrinini oluşturmuştur. 1937 yılında yayımladığı "achtung panzer" isimli eserinde, tankların piyadeye destek veren hantal yardımcılar değil; kendi topçusu, istihkamı ve piyadesiyle (panzergrenadier) birlikte hareket eden, düşman cephesini yarıp derinliklere sarkan bağımsız ve karar verici ana unsur olması gerektiğini savunmuştur.
bu teorik altyapının sahada vücut bulmuş hali, ikinci dünya savaşı'nın ilk yıllarındaki polonya ve fransa seferleridir. özellikle fransa seferi'nde, "tanklar için geçilemez" denilen ardennes ormanlarını 41.000 araçlık bir konvoyla geçmesi ve sedan'da meuse nehrini aşarak, üst komutanlarının "dur" emrine rağmen inisiyatif kullanarak manş denizine kadar inmesi, klasik askeri stratejinin iflas ettiğinin ilanıdır. komuta aracında enigma şifreleme cihazı bulundurması ve en ön hatta telsizle birliklerini yönetmesi, o dönem için devrim niteliğinde bir "komuta kontrol" anlayışıdır.
ancak operatif seviyedeki bu parlak zeka, stratejik seviyede miyopik bir bakış açısıyla maluldür. barbarossa harekatı'nda moskova yerine kiev'e dönülmesi (lötzen kararı) konusunda hitler ile girdiği tartışmayı kaybetmiş, nihayetinde 1941 kışında ordusunu moskova önlerinde lojistik bir felaketin ortasında bırakmıştır. hitler tarafından görevden alındıktan sonra, stalingrad felaketinin ardından "zırhlı birlikler genel müfettişi" olarak geri çağrılmış; bu dönemde de kaynak kıtlığına rağmen nicelik (panzer iv) ve nitelik (panther/tiger) tartışmaları arasında alman zırhlı gücünü ayakta tutmaya çalışmıştır.
tankı bir savaş makinesinden, bir savaş felsefesine dönüştüren pragmatist bir askerdir.
devamını gör...