haziran 2021 köy okulları yardım projesi
keşke benim köy okuluma da yardım yapılsa...
20 kişilik bir ilkokul, 2500 rakım. tek öğretmen maaşı ile her türlü ihtiyacı karşılamaya çalışıyorum ama yetmiyor. gıpta ile baktım bu etkinliğe.
20 kişilik bir ilkokul, 2500 rakım. tek öğretmen maaşı ile her türlü ihtiyacı karşılamaya çalışıyorum ama yetmiyor. gıpta ile baktım bu etkinliğe.
devamını gör...
kadınlara laf atanlar derhal tevkif edilecek
1929 yılında çıkan cumhuriyet gazetesinin manşet yaptığı, dönemin adalet bakanı mahmut esat bozkurt'a ait cümledir. kendisi ayrıca şöyle demiştir;
"türk vatanında namus, şeref, haysiyet teşkilatlı esasiyemizin ve bütün türk milletinin teminatı altındadır."
"türk vatanında namus, şeref, haysiyet teşkilatlı esasiyemizin ve bütün türk milletinin teminatı altındadır."
devamını gör...
kadının adı yok
sert bir duygu asena kitabı.
...
kadın olduğum için, kadın olarak doğduğum için, sanki bir zavallıyım ben ve bana birçok şey bağışlanıyor, göz yumuluyor, hoş görülüyor...
ya da suçlanıyorum, hoş görülmüyorum, bağışlanmıyorum. ya hoş görüp bağışlayacaklar, ya da aşağılayıp suçlayacaklar...
kadın olduğum için, yalnızca kadın olduğum için.
...
sevgili, ince, küçük, zarif çizgilerim. dostlarım. siz olmasanız ben ne yapardım?
siz benim kararlılığım, siz benim gücümsünüz. sizi oluşturana dek neler yaşadım… neler çektim… nasıl savaştım ben… ve size böyle anlayışla, mutlulukla bakabilmek için…
ne çok uğraştım…”
...
kadın olduğum için, kadın olarak doğduğum için, sanki bir zavallıyım ben ve bana birçok şey bağışlanıyor, göz yumuluyor, hoş görülüyor...
ya da suçlanıyorum, hoş görülmüyorum, bağışlanmıyorum. ya hoş görüp bağışlayacaklar, ya da aşağılayıp suçlayacaklar...
kadın olduğum için, yalnızca kadın olduğum için.
...
sevgili, ince, küçük, zarif çizgilerim. dostlarım. siz olmasanız ben ne yapardım?
siz benim kararlılığım, siz benim gücümsünüz. sizi oluşturana dek neler yaşadım… neler çektim… nasıl savaştım ben… ve size böyle anlayışla, mutlulukla bakabilmek için…
ne çok uğraştım…”
devamını gör...
küfretmeden hakaret etmek
lütfen beni uğraştırma, git ve aynaya doğru tükür.
devamını gör...
yazarların içimde ukde kaldı dediği şeyler
bisiklete binmek.
hâlâ öğrenmeye fırsatım olmadi ama mutlaka öğreneceğim.
tolstoy bisiklet sürdüğünde 67 yaşındaymış. bugün tolstoy'un bisikleti diye bir kavram var.okumayan varsa okusun.
(bkz: hicbir sey için geç degildir)
hâlâ öğrenmeye fırsatım olmadi ama mutlaka öğreneceğim.
tolstoy bisiklet sürdüğünde 67 yaşındaymış. bugün tolstoy'un bisikleti diye bir kavram var.okumayan varsa okusun.
(bkz: hicbir sey için geç degildir)
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
yabancı -> el alem
devamını gör...
yazarların hüzünlüyken dinlediği şarkılar
şuraya yabancı şarkılar yazayım da entel gözükeyim.
devamını gör...
sevişme sahnesi yüzünden netflix yapımını reddeden oyuncu
ulan size ne ? kadın sevişme sahnesi çekmek istemiyor işte, illa sevişmesi mi lazım sizin gözünüzde bi yere gelmesi için ne? elin kadını üstünden muhabbet döndürüyosunuz utanmazlar.belki sevişmekle alakası bile yok olayın tanımadığınız kadınla ilgili atıp tutmuşsunuz. sevişene bi şey diyosunuz, sevişmeyene başka bi şey. medyanın bunu doğru yansıttığını nerden biliyosunuz? tanımadığınız insanları özelliklede tanımadığınız kadınları çok kolay harcıyosunuz valla bravo. tü ulan hepinize yine şu kafa sözlükte bi düzgün zihniyet göremicez sanırım yanlış yerdeyiz. oyuncusun sen diyip porno teklifini de kabul mü etmesi lazım ya
devamını gör...
çifte standartla sözlük yönetmek
eğer sende birgün formatı öğrenirsen, onunla dans edebilir silinmeyecekler tanımlar girebilirsin.
devamını gör...
selofan bant testi
kıl kurdu olarak bilinen enterobius vermicularis isimli parazitin saptanmasında en etkili yöntemdir.
devamını gör...
diyanet'in allah yerine tanrı denilmesini onaylaması
tanrı kelimesi düşmanlığı yıllarca izlediğimiz dublajlı filmlerdeki ''aman tanrım, oh tanrım, tanrı aşkına!'' gibi replikleri duyunca ''la demek ki bu tanrı gevurların allah'ı'' diye çıkarım yapabilenler yüzündendir.
devamını gör...
ingilizce
halihazırda istikrarlı bir şekilde öğrenmekte olduğum bir dil. ancak ülkemizde özellikle ilk okuldan başlayıp eğitim hayatımız içerisinde belli bir eğitim seviyesine kadar çok yanlış bir şekilde öğretilmeye çalışılmaktadır. bakın öğretiliyor demiyorum, öğretilmeye çalışılıyor diyorum. çünkü ilk okuldan başlayıp belli bir seviyeye kadar bize öğretilmeye çalışılan bu dil sadece grammer üzerine kurulu ayrıca her sınıf atladığımızda aynı konular tekrar tekrar bizim önümüze sunulmakta. bundan dolayı öğretilen grammer konularını bile öğrenemiyoruz. örneğin ilk okul 4.sınıfta alfabe öğretiliyor öğrendik, bu konu ile alakalı pratiklerimiz de tam ancak bir sonraki yıl yani 5.sınıfta tekrar alfabeden başlanıyor ve bu süreç hem öğrenci için hem de öğretmen için çekilmez sancılı bir süreç olmaktan ileriye gitmiyor. ayrıca öğrenci bu dersten veya bu dersin hocasından hazetmemeye başlıyor. sonuç böyle olunca bu dili öğrenmek de bir hayli zor oluyor. kısacası bir dili öğrenmek için onu sancılı bir süreç içerisine hapsedip sanki dünyanın en zor şeyi gibi karşınızdaki insana sunma zahmetine girdiğiniz zaman bu sadece karşıdaki kişi açısından değil onunla beraber gelen tüm sistemi alt üst etmekten öteye gitmiyor. bu yüzden öncelikle şuna bakmak gerek bir şeyi öğreniyor veya öğretmeye çalışıyorsanız öncelikle o şeyi karşıdaki kişiye nasıl sevdirmeliyim diye düşünmelisiniz. çünkü her şey isteyerek ve severek inşa edilir. bunu sağlam bir binanın temellerini atmak gibi de düşünebilirsiniz. belki de bu şekilde bir sistem içerisinde bizlere ilk okuldan bu yana dil eğitimi verilmiş olsaydı şu an ana dilimiz gibi olmasa da temel seviyede de olsa kendimizi ifade edebiliyor olurduk.
devamını gör...
kafa izni
artık ayda 1 alınacağımış. biz hesap silme seçeneği isterken kafa izni de ayda 1 oldu. herhalde bir sonraki adım, sözlüğe girince 1 saat çıkamama olacak.
devamını gör...
şiirlerde sorulan en zor sorular
"ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?"
(bkz: victor hugo)
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?"
(bkz: victor hugo)
devamını gör...
entel feridun
st. petersburg'dan moskova'ya giden bir trene biner.
köfte ekmek yedim der.
içindeki sanat aşkını öldürdükleri için adamı kemerle döver.
sebepsiz yere varoluşsal sancılar çeker.
şiddet pornosu diye "kurtlar vadisi ıııığğğrak" filmini eleştirir.
esasında entel görünmeye çalışıp da entel olmayan tipleri ağır bir şekilde hicveden en iyi (bkz: deep turkish web) karakteridir.
köfte ekmek yedim der.
içindeki sanat aşkını öldürdükleri için adamı kemerle döver.
sebepsiz yere varoluşsal sancılar çeker.
şiddet pornosu diye "kurtlar vadisi ıııığğğrak" filmini eleştirir.
esasında entel görünmeye çalışıp da entel olmayan tipleri ağır bir şekilde hicveden en iyi (bkz: deep turkish web) karakteridir.
devamını gör...
kamp yapmak
türkiye'de en çok karadeniz yaylalarında yapmak istediğim aktivitedir. özellikle huser yaylasında kamp yapmak mükemmel olur.
devamını gör...
şeytanın iksirleri
bir ernst theodor amadeus hoffmann kitabıdır.
eğer gotik edebiyatın karanlık dehlizlerinin, metafizik korkularının, toksik kokularla dolu sessizliklerinin bilinçaltınızın kozmik dengesini alt üst etmesini istiyorsanız okumanız gereken yazarlardan biri e.t.a. hoffmann’dır.
hoffmann’ın kurduğu dünyada dolaşmak biraz cesaret istiyor. elbette ki çocuk değilsiniz neden korkasınız? ama içinizdeki ürpertiyi hissedeceksiniz okurken. hem hoffmann’ın yarattığı atmosfer yüzünden hem de anlatım tarzınız çarpıcı mükemmelliği sayesinde.
insanoğlunun ezeli ve ebedi düşmanı şeytan olagelmiştir ve ben buna hiçbir zaman anlam veremedim, hala daha veremiyorum. nedense şeytan hep manevi yönü daha güçlü insanlarla uğraşmayı seviyor. zordan hoşlanan bir melek sanırım. tanrı ile bahse girdiğinde de dünyaya gelip dr. faust ile uğraşmıştı uzun uzun.
bu hikayede de şeytanın iksirlerini koruyup kollamakla görevli bir keşiş şeytanın tuzaklarına düşüyor. ve bilinçaltında yatan ikinci bir benliği daha olduğunu fark edip onunla bir savaşa girişiyor. kötü ikizinin ortaya çıkışı onu çok zor bir durumda bırakıyor.
ve biz anlıyoruz ki aslında şeytan tanrı’nın tarafında. bizim ona atfettiğimiz bütün kötülükler insana dair ve insana ait. içimizde taşıdığımız şeytan göklerden gelen şeytandan daha maharetli kötülük konusunda.
eğer gotik edebiyatın karanlık dehlizlerinin, metafizik korkularının, toksik kokularla dolu sessizliklerinin bilinçaltınızın kozmik dengesini alt üst etmesini istiyorsanız okumanız gereken yazarlardan biri e.t.a. hoffmann’dır.
hoffmann’ın kurduğu dünyada dolaşmak biraz cesaret istiyor. elbette ki çocuk değilsiniz neden korkasınız? ama içinizdeki ürpertiyi hissedeceksiniz okurken. hem hoffmann’ın yarattığı atmosfer yüzünden hem de anlatım tarzınız çarpıcı mükemmelliği sayesinde.
insanoğlunun ezeli ve ebedi düşmanı şeytan olagelmiştir ve ben buna hiçbir zaman anlam veremedim, hala daha veremiyorum. nedense şeytan hep manevi yönü daha güçlü insanlarla uğraşmayı seviyor. zordan hoşlanan bir melek sanırım. tanrı ile bahse girdiğinde de dünyaya gelip dr. faust ile uğraşmıştı uzun uzun.
bu hikayede de şeytanın iksirlerini koruyup kollamakla görevli bir keşiş şeytanın tuzaklarına düşüyor. ve bilinçaltında yatan ikinci bir benliği daha olduğunu fark edip onunla bir savaşa girişiyor. kötü ikizinin ortaya çıkışı onu çok zor bir durumda bırakıyor.
ve biz anlıyoruz ki aslında şeytan tanrı’nın tarafında. bizim ona atfettiğimiz bütün kötülükler insana dair ve insana ait. içimizde taşıdığımız şeytan göklerden gelen şeytandan daha maharetli kötülük konusunda.
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
bir şarkıda da söylendiği gibi; zor zamanlar olur, nasıl çıkarsan içinden omurgan öyle şekillenir.
devamını gör...
