koltuk senin uygulaması
24 yaş altı gençler için istanbul büyükşehir belediye başkanı ekrem imamoğlu'nun hayata geçirdiği harika bir uygulama..
devamını gör...
yazarların olmak istediği fantastik yerler
yıldızlararasındaki dev dalgalar.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
her başlık altına abidik gubidik tanım girdiğinde sözlükte popüler bir yazar olacağını zannetmeyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
tanımsız tanımları olmayan, varsa da farkettiğinde editleyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
geceye xxx bırak, xxx sorunsalı, sözlük yazarlarının xxx tarzı başlıklardaki girdi sayısı, tanım sayısından epey az olan yazarları da severim zamanla, tanımam lazım.
tanımsız tanımları olmayan, varsa da farkettiğinde editleyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
geceye xxx bırak, xxx sorunsalı, sözlük yazarlarının xxx tarzı başlıklardaki girdi sayısı, tanım sayısından epey az olan yazarları da severim zamanla, tanımam lazım.
devamını gör...
türk kızlarının etli butlu olmasının nedeni
ülkemizin mutfağından kaynaklı bir durumdur. sadece kadınlar değil erkekler de böyle.
devamını gör...
normal sözlük'te açılan başlıkların birçoğunun boş olması
derinlikten uzak kimseye faydası olmayan, hiçbir şey ifade etmeyen bu başlıkların sözlüğün geleceği açısından tehlikeli olduğunu düşünüyorum. şu anda bile son on başlığa göz attığımızda kimsenin bir kazanım elde edemeyeceği, vakit kaybından başka bir işe yaramayan tam bir çöplük ile karşı karşıya kalmamız ne yazık ki bir tesadüf değil.
devamını gör...
kıraç’ın milli takım için yaptığı marş
ben yine de kıraç'ı endamın yeter, bir garip aşk bestesi, gönül şarkılarının bestecisi olarak hatırlayacağım.yapılan o kadar güzel işleri varken kimse kusura bakmasın linçleyemeyeceğim. bir dönem gaza getirip bütün dizi müziklerinide kıraç'a yaptırmışlardı.ilk yaptıkları güzeldi sonrasında reaksiyon alamadı müzikler hep aynı tarz kendini tekrarladı. marş tarzı beste'de çok yaptı.hatta en son yaptığı 19 mayıs marşı gayet güzeldi. ama ülkedeki bütün marş'larıda sen yapamazsın kıraç.
hadi giy deri ceketi dön o yoldan.* en son bir tanrın bir gitarın vardı. şimdi ordu toplamışsın.
olmadı gülüm dönmedi şansın
olmadı yürek nasıl dayansın
bırak her şey kendince kalsın
altı üstü sen de insansın...*
hadi giy deri ceketi dön o yoldan.* en son bir tanrın bir gitarın vardı. şimdi ordu toplamışsın.
olmadı gülüm dönmedi şansın
olmadı yürek nasıl dayansın
bırak her şey kendince kalsın
altı üstü sen de insansın...*
devamını gör...
andromeda galaksisinde yer alan en gizemli nötron yıldızı
#1085223
kıbrıs karanfillerinde gözümüzün kaldığı yazardır kendisi efenim. onlar ne güzel kokuyordur şimdi... yamulmuyorsam yerde yetişiyordu amma ve lakin saksıda da müthiş olmuşlar. maşallah diyeyim.
kıbrıs karanfillerinde gözümüzün kaldığı yazardır kendisi efenim. onlar ne güzel kokuyordur şimdi... yamulmuyorsam yerde yetişiyordu amma ve lakin saksıda da müthiş olmuşlar. maşallah diyeyim.
devamını gör...
hiçbir kadın için çaba göstermeyen erkek
farkındalık içerir.
erkekler olarak neden çaba göstermeliyiz ki? o da insan bende insanım, bir farklılığı da ayrıcalığı da yok. siz karşınızdakini flört yapmak için gözünüzde büyütüp arşa çıkartırsanız o da bunu kullanır. karşı cins sizden üstün değil, siz de ondan üstün değilsiniz. ona kendinizce bir ayrıcalık tanımanıza gerek yok. gider konuşuruz, gelir konuşuruz. ret eder ya da kabul ederiz. çaba harcayamam. ret ederse, ikinci kez teklif etme uğraşına hiç girmem. olur da kendi gelirse de ret ederim. bu işler oyuncak değil. kimsenin peşinde koşmam, kimseyi peşimde koşturmam. koşmayın, koşturmayın. kimsenin zevkine, tatmin edici malzeme olacak bir insan olmayınız.
son olarak, genelde çabaladıkların seni istemez, çabalamadıkların seni ister.
erkekler olarak neden çaba göstermeliyiz ki? o da insan bende insanım, bir farklılığı da ayrıcalığı da yok. siz karşınızdakini flört yapmak için gözünüzde büyütüp arşa çıkartırsanız o da bunu kullanır. karşı cins sizden üstün değil, siz de ondan üstün değilsiniz. ona kendinizce bir ayrıcalık tanımanıza gerek yok. gider konuşuruz, gelir konuşuruz. ret eder ya da kabul ederiz. çaba harcayamam. ret ederse, ikinci kez teklif etme uğraşına hiç girmem. olur da kendi gelirse de ret ederim. bu işler oyuncak değil. kimsenin peşinde koşmam, kimseyi peşimde koşturmam. koşmayın, koşturmayın. kimsenin zevkine, tatmin edici malzeme olacak bir insan olmayınız.
son olarak, genelde çabaladıkların seni istemez, çabalamadıkların seni ister.
devamını gör...
ailenin ilişkiye karışması
haksız bir durumdur. evet, sizi yetiştiren onlardır. her türlü sıkıntınıza göğüs geren sizin ailenizdir. başınızın üstünde yerleri vardır. ama onlar "siz" değildir. dahası, hayat doğrusal olarak ilerler. herkes gibi siz de kendi ailenizi kuracaksınız, ve ömrünüzün geri kalanını onlarla geçireceksiniz. bu sebeple "eski" ailenin etkisi nasihatten öteye geçmemelidir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
devamını gör...
kasım ile nasır
bir murathan mungan öyküsüdür.
türk edebiyatında okuduğum en iyi öykülerden biridir. her okuduğumda ayrı bir keyif aldığım bu muhteşem öykü aslında murathan mungan’ın geyikler lanetleroyunundan bir bölümdür ancak daha sonra cenk hikayeleri kitabında karşımıza bir öykü olarak çıkmıştır.
cenk hikayeleri kitabındaki diğer öyküler gibi bu hikaye de bir savaşı konu alır. ama savaş dediğim zaman aklınıza hemen ordular arasında geçen bir kıyım, bir katliam gelmesin. bu savaş iki kişi arasında geçer ve o kadar çok şey anlatır ki.
dünyadaki savaşlar tarihini şöyle derinden incelediğimizde aslında iki tarafta da bireyler üzerinden yürüyen savaşlar olduğunu görürüz. o yüzden sadece iki insan arasında meydana gelen kıran kırana cenkler birer savaş provasıdır.
insan acımasızlığının bir sınırı olmadığını özellikle içinde yaşadığımız bu dönemde yakından gördük, şahit olduk ve anlayıp kabul ettik. eksik bir yaratık olarak yaratıldığımız için duygularımız da hasarlı. murathan mungan insanı iliklerine kadar inceleyen, didik didik eden bir yazar olduğu için bu kitapta ve özellikle bu öyküde insana bakış açınız darbe üstüne darbe yiyebilir. insanlık ölmedi ama çok uzun süre de dayanamayacak gibi.
türk edebiyatında okuduğum en iyi öykülerden biridir. her okuduğumda ayrı bir keyif aldığım bu muhteşem öykü aslında murathan mungan’ın geyikler lanetleroyunundan bir bölümdür ancak daha sonra cenk hikayeleri kitabında karşımıza bir öykü olarak çıkmıştır.
cenk hikayeleri kitabındaki diğer öyküler gibi bu hikaye de bir savaşı konu alır. ama savaş dediğim zaman aklınıza hemen ordular arasında geçen bir kıyım, bir katliam gelmesin. bu savaş iki kişi arasında geçer ve o kadar çok şey anlatır ki.
dünyadaki savaşlar tarihini şöyle derinden incelediğimizde aslında iki tarafta da bireyler üzerinden yürüyen savaşlar olduğunu görürüz. o yüzden sadece iki insan arasında meydana gelen kıran kırana cenkler birer savaş provasıdır.
insan acımasızlığının bir sınırı olmadığını özellikle içinde yaşadığımız bu dönemde yakından gördük, şahit olduk ve anlayıp kabul ettik. eksik bir yaratık olarak yaratıldığımız için duygularımız da hasarlı. murathan mungan insanı iliklerine kadar inceleyen, didik didik eden bir yazar olduğu için bu kitapta ve özellikle bu öyküde insana bakış açınız darbe üstüne darbe yiyebilir. insanlık ölmedi ama çok uzun süre de dayanamayacak gibi.
devamını gör...
yürek ağrısı yaptığı için dinlenemeyen şarkı
unutama beni
devamını gör...
az konuşan insan
konuşmayı bilenler, hep kısa konuşur.
dostoyevski
dostoyevski
devamını gör...
evanescence
"paspasın olayım çiğne beni amy" dedirten vokale sahip efsane grup.
(bkz: call me when you're sober)
(bkz: call me when you're sober)
devamını gör...
tamer karadağlı'dan nihal yalçın'a skandal davranış
tamer karadağlı tam bir sığır olduğu için bir sığıra yakışacak şekilde davranmış. biri de demiş ki türkiye'nin en çok izlenen dizisinin starı, lan dizi dediğin çöp, bildiğimiz bomboş dümdüz çöp. bu mantığa göre necati şaşmaz türkiye'nin en iyi oyuncusu! birisi de zeki demiş, buna nasıl neye göre karar verdi bilmiyorum ama zeki bir sığır bile sonuçta bir sığırdır. nihal yalçın'ı sadece gülse birsel dizilerinden tanıyan, sadece televizyon izleyerek hakkında hiç bir fikri olmadan, sadece izlenme oranlarına göre sanatı sınırlayan arkadaşlar, hepinizin pırıl pırıl, hiç kullanılmamış beyinlerinizi, 3 katlı siyah n95 maskemi çıkarmadan öpüyorum. bu arada istanbul sözleşmesi yaşatır, burada iktidarın kim olduğu değil, karınca kıssası misali* tarafını belli etmek önemlidir. çünkü sanatçılar böyle yapar.
devamını gör...
jorge luis borges
ispanyol şair, yazar. çok sevdiğim bir şiirini paylaşıyorum.
anlar
eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde, daha çok hata yapardım.
kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
çok az şeyi
ciddiyetle yapardım.
temizlik sorun bile olmazdı asla.
daha çok riske girerdim.
seyahat ederdim daha fazla.
daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
görmediğim bir çok yere giderdim.
dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten.
anlar, sadece anlar. siz de anı yaşayın.
hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
gitmeyen insanlardandım ben.
yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
eğer yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
ölüyorum...
sosyal kargaşalardan uzak kaldığım (bir daha asla kullanmayacağım) son bir aydır her sabah güne bu şiirle başlama kararı aldığım günden beri hayat daha güzel...
anlar
eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde, daha çok hata yapardım.
kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
çok az şeyi
ciddiyetle yapardım.
temizlik sorun bile olmazdı asla.
daha çok riske girerdim.
seyahat ederdim daha fazla.
daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
görmediğim bir çok yere giderdim.
dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten.
anlar, sadece anlar. siz de anı yaşayın.
hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
gitmeyen insanlardandım ben.
yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
eğer yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
ölüyorum...
sosyal kargaşalardan uzak kaldığım (bir daha asla kullanmayacağım) son bir aydır her sabah güne bu şiirle başlama kararı aldığım günden beri hayat daha güzel...
devamını gör...
rüyada küsuratlı banknot ve madeni para görmek
başlık tam anlamlı olmadı ama şöyle; mesela rüyamda ben 21 lira, 14 lira, 8.35 lira gibi banknotlar görüyorum. paranın arkasında da zeki müren, uludağ, marmaris resimleri falan oluyor. bozuk paralar daha feci... 3.12 lira, 0.56 lira, 1.2 kuruş vs. bir de hepsi değişik değişik şekillerde. bozuk paraların kimisi piramit şeklinde, kimisi damla gibi, kimisi üçgen vs.
eminim bu rüyayı gören bir tek ben değilimdir.
eminim bu rüyayı gören bir tek ben değilimdir.
devamını gör...


