kesin olarak yarın ölecek olacağımı bilseydim, bugün ölebileceğim ama yarın öleceğimi bildiğim için beni öldüremeyecek ne varsa deneyimlerdim.
devamını gör...

çıktı yine gönlümün efendisi diyebileceğim haber başlığı. samimi bir şekilde, gerçekten kendisini ciddi ciddi dinleyen birilerinin olduğunu düşünüyor mu acaba.

bu kadar çok atıp tutan, bu kadar çok tükürdüğünü yalayan sadece bir kişi biliyorum; onu da yarın bir gün mahkemelerde uğraşmamak için söyleyemiyorum.
devamını gör...

ince sesli insanlar oluyor genelde, birde yavaş yavaş mıy mıy konuşuyorlar, duyduklarını anlamaları da uzun sürüyor, allahım yavaş insanlar gerçekten çok sıkıcı... sabredip dinleyince de kayda değer bir şey söylediklerini görmedim.
devamını gör...

siberkondri... bir sonrası da okuduğun tüm belirtileri kendine var olmuş gibi hissetme. okuduğu belirtiler sonucu mide kanseri olduğu tanısını kendine koyan bir tanıdığım endoskopi sonrası sağlam olduğunu öğrendiğinde tüm belirtiler kaybolmuş(!) ve buz gibi kola içmişti...
devamını gör...

algı avcılığı yaparak zihinleri hedefe koyar.
öğrenilmiş çaresizlik yoluyla beyinleri ve beklentileri teslim alır.
merkez bankası, dünya bankası, ımf ve nato'nun patronu olmasından sağladığı nüfuz ile ekonomileri çökertir, ülkelerde ekonomik buhrana sebep olur.
devamını gör...

mafya, kaçakçılık, uyuşturucu, acılı meksika sosu .
devamını gör...

halkının genel olarak ahlak zabıtası olması.

ahlak zabıtalığı yapmakla kalmayıp kendilerine birde saygı duyulmasını beklemeleri.

cahil insanların aşırılığı, ve bunların o kentin ileri gelenlerini oluşturması.
devamını gör...

öncelikle ‘de-da’ ekinin nasıl kullanılması gerektiğini öğrenelim.
feminist denilen kişi, feminizm hareketinin savunucusudur. feminizm ilk olarak birinci dalga yani radikal feminizm olarak ortaya çıkmıştır. ilk feministler fazlaca radikal ve sertlerdir bu nedenle. erkek düşmanlığı olarak görülür fakat 19. yüzyılda kadının belirgin biçimde hukuken insan olarak dahi görülmeyip ikincil konumda olması, erkeğin ise antik yunan’daki anlayışla ‘vatandaş/yurttaş’ olduğu dönemde, bu radikal hareketin gerekliliğini gözler önüne sermektedir.
maalesef günümüzde çokça saçma olay dönmektedir feminizm adı altında. örneğin eşitlik istiyoruz deyip pozitif ayrımcılık bekleyen kadınlar, feminizmi 21. yüzyılda hala erkek düşmanlığı olarak algılayanlar gibi bir sürü içler acısı örnek verilebilir.
ayrıca ‘bayanlar ve baylar’ gibi bir kalıpta bayan kelimesinin kullanımı sorun teşkil etmez fakat birine cinsiyet olarak ‘erkek’ derken, karşı cinse ‘bayan’ diyemezsiniz. hala olayın basit bir ‘kadın-bayan’ kelimesinden ibaret olarak görülmesini de bilgi eksikliğine bağlıyorum. çünkü onun dışında ısrarcı bir cahilliktir, başka bir açıklaması yok.
devamını gör...

gerçekten hayret ediyorum. bir insandan sırf ayşe'yi sevmeyip ali'yi seviyor diye nasıl nefret edebilirsiniz ki? insan hiç mi düşünmez banane bundan diye. insanları sırf kimlikleri yüzünden sevmemek asıl hastalıktır. kendinden bağımsız birinden nefret etmek, ölmesini istemek normal bir sey değil inanın bu psikolojik bir rahatsızlık.
homofobikseniz beni sevme ihtimaliniz yok direkt engelleyebilirsiniz. hâlâ hastalık diyenler bile var. yahu dilimizde tüy bitti. bilim kanıtladı bunu ama hâlâ inandıramıyoruz. ne anlatsak boş bu gerici hareketinizden kurtulup kendi hayatınıza bakmanız dileğiyle..
devamını gör...

büyük fedakarlıklar ile çalışan, değerli doktorlar ve tüm sağlık çalışanlarının 14 mart tıp bayramı kutlu olsun.

sözlüğümüzdeki değerli doktorlar ve geleceğin doktor adaylarının da bu özel günü kutlu olsun.
devamını gör...

izlemesi çok keyifli olmamasına rağmen güzel mesaj veren filmdir.


kaynakların herkese yetecek kadar olduğu ortamda açgözlü davrananların ihtiyacı olandan fazlasını talep etmeleri, bazı kesimlerin yokluk, bazı kesimlerin ise bolluk içinde yaşamalarına sebep olmaktadır.

ayrıca üst kesim alt kesimi hiç umursamamaktadır. daha önce alt kesimde olsalar bile.

kapitalizmi eleştiren bir mesaj vermeye çalışmışlardır.

benzer bir film ise kar küreyicidir. o da trende geçmektedir.
devamını gör...

devamını gör...


ihtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsızlıktır… altın ve gümüş, yoksullar üzerinde hegemonya kurmak için kullanılıyor… infak edilmiyor… mülkte şirk koşuluyor… kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor… komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerine taşınanlar var… peki sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı? bu dinin klasik fıkıh anlayışı, yeryüzünün sokaklarında aç gezen 1 milyar insan için ne diyor?


sistem eleştirisini farklı bir imam 'selman bulut' ile yapmıştır.
film gerçekte suçlu veya masum kimdir sorusunu sorduruyor. anlatımını çok beğendiğim zaten çok uyumlu olan ekip ile çekilmiş, ' itirazımız var' naralarını attırmıştır. serkan keskin 'nin oyunculuğu benim gözümde bu filmle birlikte devleşti diyebilirim.

gözlerini kapat, kalbini aç, aklını da bırak gitsin.

devamını gör...

paskalya'dan sonraki ilk pazar günü -quasimodo günü- nortre dame kilisesi'nde bulunan ve üzerinde "terk edilmiş çocuklar" yazan bir tahta yatağa henüz 4 yaşında çirkin mi çirkin bir çocuk bırakılır. tek gözünün üzerinde kocaman bir siğil vardır, tek bacağı kısadır ve kürek kemiklerinden birisi çıkkındır bu çocuğun. onu bu haliyle gören parisliler "bu canavar halkımıza kötülük getirecek, bu bir iblis" diyerek onun ateşe atılmasını istemişlerse de kilisenin genç papazı claude frollo o "canavar"ı sahiplenir.
evlat edindiği bu çirkin çocuğu vaftiz edip, kâh onu bulduğu günün anısına, kâh da bu isimle zavallı küçük yaratığın ne kadar eksikli ve kusurlu olduğunu belirtmek için ona 'quasimodo' adını verir (quasimodo, latince 'sözde insan görünümlü' demektir) gerçekten de tek gözlü, kambur, çarpık bacaklı quasimodo 'sözde insan görünümlü'dür.

romanda böyle bahsetse de, quasimodo 'sözde insan görünümlü' demek değildir. quasi, "sanki, neredeyse" anlamlarına gelmektedir fakat modo'nun "insan" gibi bir anlamı yoktur.
bütün bunların yanında paskalya'dan sonraki ilk pazar günü söylenen bir ilahide geçen "quasi modo geniti infantes..." sözleri, o güne 'quasi-modo günü' ismini vermiştir. muhtemeldir ki victor hugo da notre dame katedrali'ne bırakılan o çirkin çocuğa isim ararken bu ilahiden esinlenmiştir. ayrıca ilahide geçen "quasi modo geniti infantes" sözleri "yeni doğmuş bebekler gibi" anlamına gelmektedir. burada "modo" kelimesi "mod, tarz, stil, yol, biçim" anlamlarındadır.
devamını gör...

gözleri hafiften iltihaplanmaya çapaklaya başlayan kedilere iyi geldiği için birazcık pamukla birlikte çantamda taşıdığım merhem. elbette veterinere götürmek gerekebilir duruma göre ama bu müdahale ile bir kediyi kör olmaktan kurtarabilirsiniz. özellikle yakın çevrenizde olan ve tedaviyi devam ettirebileceğiniz kediler için daha etkili.
devamını gör...

köyde horozlar ötmüş de kalkmışsın gibi, kalktıktan sonra sadece eşeklerin, ineklerin sesinden başka bir şey duymuyormuşsun gibi bir sakinlik. yanlış anlaşılmasın kimseye eşek veya inek demiyorum; sabahki bu güzel sakinliği köydeki sabah sakinliğine benzettim.
devamını gör...

güzel kızım,
gün boyu ders çalışmadın, uyudun uyandın, uyudun, uyandın. neden mi oldu? içinden gelmedi ve istemedin. hep bunu yapıyorsun yapma güzel kız, kendin için yapma. seni bir şey kötü hissettirdiği zaman ondan uzaklaş, yoğunlaşma lütfen, berbat oluyorsun berbat... iyi bir şey bul ve onu düşün, işinle ilgilen, kahveni iç, müzik dinle en önemlisi de şu an senin için önemli olan sınavına yoğunlaş. bal gibi de biliyorsun ki hepsini halledeceksin zor da olsa olscak. kendini üzme lütfenn...
(saat 02.32 de anlıyorum, gün boyu anlamadım. aslında biliyordum, hatırlattım güzel kendime bir kez daha)
devamını gör...

allah'ımmmmm miko ve cenk'in arka bahçesi, bu nedir buuuu? büyülendim ben... mest oldum.. harikasınız*
devamını gör...

insanlara susmak, sözlüğe kusmak.
devamını gör...

arapça bir kelimedir. ayrıcı özellik anlamına gelmektedir. bir malın ya da ürünün diğerlerinden farklı olduğunu gösteren işarettir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim