sabah uyanır uyanmaz telefona bakmak
kafa sözlükte skorum ne,
kim ne yazmış, kim beğenmiş,
instagramda ne alemdeyim,
kim ne yapmış akşamdan sabaha,
twiterda gündem ne olmuş,
merak ettiğim için yaptığım eylem.
bir de hava durumuna bakarım ona göre giyeceğime karar veririm.
akıllı telefonum olmadan asla diye uyanırım yane.
kim ne yazmış, kim beğenmiş,
instagramda ne alemdeyim,
kim ne yapmış akşamdan sabaha,
twiterda gündem ne olmuş,
merak ettiğim için yaptığım eylem.
bir de hava durumuna bakarım ona göre giyeceğime karar veririm.
akıllı telefonum olmadan asla diye uyanırım yane.
devamını gör...
bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
olumlu yanı olarak; beğeni vereceğim tanımları yazarın tanımları arasında arayıp seçiyorum, öyle otomatiğe bağlamıyor, okuyarak beğeniyorum.
olumsuz yanı; bence amacına ulaştı diye düşünüyorum. artık kaldırın bu kısıtlamayı diye rica ediyorum.
bırakın insanları, gönüllerinden geldiğince istedikleri yazarın tanımlarını peşpeşe okuyarak beğenebilsin.
tabiki bir bildiğiniz vardır. yine de bir istişare yapın derim.
saygılarımla...
olumsuz yanı; bence amacına ulaştı diye düşünüyorum. artık kaldırın bu kısıtlamayı diye rica ediyorum.
bırakın insanları, gönüllerinden geldiğince istedikleri yazarın tanımlarını peşpeşe okuyarak beğenebilsin.
tabiki bir bildiğiniz vardır. yine de bir istişare yapın derim.
saygılarımla...
devamını gör...
otostopçunun galaksi rehberi
başımdan geçen son derece normal bir kaç olayın anlatıldığı kitap.
devamını gör...
sevgilinin yanında yere 50 kuruş düşse alır mısın sorusu
yılların ekşici sorusudur.
"tabii ki alırım lan" demeyen bizden değildir. ben ki bir keresinde yerden son sürat yuvarlanan 1 tl'yi koştur koştur yakalamaya çalışırken az daha kamyonetin altında kalayazan bir kişiyim aliminyumm. gidip de yere düşen parayı almayacağım öyle mi? yeri hiltiyle kazar yine alırım hacı o parayı. boru mu lan, saatlerce belimiz bıkımız bükülüyor o parayı kazanmak için.
"tabii ki alırım lan" demeyen bizden değildir. ben ki bir keresinde yerden son sürat yuvarlanan 1 tl'yi koştur koştur yakalamaya çalışırken az daha kamyonetin altında kalayazan bir kişiyim aliminyumm. gidip de yere düşen parayı almayacağım öyle mi? yeri hiltiyle kazar yine alırım hacı o parayı. boru mu lan, saatlerce belimiz bıkımız bükülüyor o parayı kazanmak için.
devamını gör...
anne kız diyalogları
genellikle bizde şu şekildedir:
- dionysos, hemen bana gidip şeyi getir.
-neyi anne?
-şeyi işte var ya yeşil ııı
-yeşil olan ne anne?
-sana anlatana kadar kendim getiririm, bir anlayamadın. senden isteyende kabahat.
sonuç olarak azarlandığım diyalogtur.(bkz: tek suçum seni sevmek)
- dionysos, hemen bana gidip şeyi getir.
-neyi anne?
-şeyi işte var ya yeşil ııı
-yeşil olan ne anne?
-sana anlatana kadar kendim getiririm, bir anlayamadın. senden isteyende kabahat.
sonuç olarak azarlandığım diyalogtur.(bkz: tek suçum seni sevmek)
devamını gör...
eskisi kadar kolay olmayan şeyler
yaşamak. eskisinden kolay hayatta kalınır lakin eskisinden güçtür yaşamak. insan ömrü yaklaşık 70 yıl. 25 inde iş hayatına başlasan ev olmuş 500 bin. hadi beş binlik işe başla.100 maaş yani yemeden içmeden 8 yıldan fazlası. bakın bu hayatta kalmak. yaşamak kitap okumak, film izlemek, şehir değiştirmek,spor yapmak... bir kitap 50 tl , bir film 20 tl, aylık spor salonu 300 tl. ben yaşamak istiyorum.
devamını gör...
teletubbies
çocuklar için yapılmış bir televizyon dizisidir.
dünya genelinde geniş bir izleyici kitlesine sahip olmuş animasyona benzer birçok kavramın olduğu çizgi filmdir.
dünya genelinde geniş bir izleyici kitlesine sahip olmuş animasyona benzer birçok kavramın olduğu çizgi filmdir.
devamını gör...
dini olmayan erkekle evlenmek
insanlar iyi ve kötü olarak ayrılır. dinmiş, siyasi görüşmüş, tuttuğu takımmış, oymuş, buymuş... arada saygı olduğu sürece kadın/erkekle evlenilir.
devamını gör...
diş fırçalarken evin içinde dolaşmak
o esnada banyoyu aile üyelerinden birine kaptırırsanız ağızda oluşan köpüklerle birlikte öğürerek evin içinde depar atmanızla sonuçlanacak olan eylemdir.
devamını gör...
kaç kere aşık olunabilir sorunsalı
bence insan hayatı boyunca birden çok defa aşık olabilir, ama kimi insan olayın cılkını çıkartıp aylık maaşını alır gibi her ay başka birine aşık oluyor. ya da öyle zannediyor. tabi bu benim etrafımda gördüğüm. bence birçok sebebin arasinda en belirgin sebebin, televizyon veya dizi gibi zımbırtıların gereğinden fazla izlenmesi ve etkisinde kalınması olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
pelin dilara çolak
onun sayesiyle kafa sözlükle tanışmıştım. youtubeda bulunan kanalı gerçekten çok güzel. ilgililere tavsiye olunur.
devamını gör...
spontane radyo yayını
eğer yayının sonuna kadar dinleyip, cırtlak sesimi duyup bir de sacma sapan aşk hikâyemi dinlediyseniz çok çok çok teşekkürler dostlar.*
devamını gör...
the bookshop
katalan yönetmen ısabel coixet‘in penelope fitzgerald‘ın kitabından uyarlanan 2017 yapımı bir film. tiyatral bir havada geçen filmde emily mortimer‘ın performansı ile diğer oyunculardan bir adım öne çıkıyor.
filmin konusuna gelecek olursak:
cesur olmak, sevmek, iyimserlik ve mücadele ile ilişkilendirebiliriz. hardborough kasabasında yalnız bir kadının kitapçısında kasabaya ve onların fikirlerine verdiği mücadeleyi kitap dükkanında geçen bir hayal dünyası şeklinde aktarıyor . kadının oldukça gizemli bir adam ile gerçekleştirdiği mektuplaşmalar ve görüşmeler filmin ana temasını oluşturmaktadır. filmde özellikle kullanılan pastel renkler filme başka bir boyut kazandırmıştır. ve kullanılan bazı eşyalar fazla imgesellik katmak açısından saçma bir şekilde izleyenin gözüne sokulmaya çalışılmıştır. kapının önünde duran çiçekli kabin ya da mektup sahnelerinde sürekli arkada duran vazo gibi. oyunculuklardan ise bazıları gerçekten çok amatörce ve ruhsuz durmaktadır. müzikler ise belki emily mortimer'den sonra en güzel şey filmin içersinde olan ispanyol gazeteleri tarafından çok poh pohlanmasına rağmen çok sıradan durağan yayvan bir film olmanın ötesine geçememiştir.
şahsi fikrimce film biraz yavaş tempoda ilerliyor ve bu izleyeni çok yoruyor.
filmin konusuna gelecek olursak:
cesur olmak, sevmek, iyimserlik ve mücadele ile ilişkilendirebiliriz. hardborough kasabasında yalnız bir kadının kitapçısında kasabaya ve onların fikirlerine verdiği mücadeleyi kitap dükkanında geçen bir hayal dünyası şeklinde aktarıyor . kadının oldukça gizemli bir adam ile gerçekleştirdiği mektuplaşmalar ve görüşmeler filmin ana temasını oluşturmaktadır. filmde özellikle kullanılan pastel renkler filme başka bir boyut kazandırmıştır. ve kullanılan bazı eşyalar fazla imgesellik katmak açısından saçma bir şekilde izleyenin gözüne sokulmaya çalışılmıştır. kapının önünde duran çiçekli kabin ya da mektup sahnelerinde sürekli arkada duran vazo gibi. oyunculuklardan ise bazıları gerçekten çok amatörce ve ruhsuz durmaktadır. müzikler ise belki emily mortimer'den sonra en güzel şey filmin içersinde olan ispanyol gazeteleri tarafından çok poh pohlanmasına rağmen çok sıradan durağan yayvan bir film olmanın ötesine geçememiştir.
şahsi fikrimce film biraz yavaş tempoda ilerliyor ve bu izleyeni çok yoruyor.
devamını gör...
başka bir şehirde yeni bir hayata başlamak
kafanın içindekiler değişmedikçe yeni bir hayata başlanmıyor, yerler, kişiler değişse bile, senaryo yine aynı oluyor. bu sefer farklı bir yerde, farklı kişilerle aynı olayları yaşıyorsun, yani tarih, tekerrür ediyor ama zihindeki bakış açısı değişirse, aynı şehirde aynı kişilerle farklı bir senaryo yaşayabilmek mümkün oluyor.
devamını gör...
birden fazla kitabı beraber okumak
farklı tarzdaki kitaplarla yapıldığında daha güzel olan eylem.
ben bunu daha çok 2-3 kitap arasında (10 ya da 15’er dakikalık periyotlarla) mekik dokuyarak yapıyorum. en heyacanlı yerinde diğerine geçmenin tarifi ise tam olarak; (bkz: zevk alınan ufak sapıklıklar)
bunu ilk defa denememe de vesile olan, vakti zamanında 2 filmi 10 dakikalık periyotlarla yayınlayan cnbc-e’dir. *filmde oluyorsa kitapta niye olmasın demiştim.
ben bunu daha çok 2-3 kitap arasında (10 ya da 15’er dakikalık periyotlarla) mekik dokuyarak yapıyorum. en heyacanlı yerinde diğerine geçmenin tarifi ise tam olarak; (bkz: zevk alınan ufak sapıklıklar)
bunu ilk defa denememe de vesile olan, vakti zamanında 2 filmi 10 dakikalık periyotlarla yayınlayan cnbc-e’dir. *filmde oluyorsa kitapta niye olmasın demiştim.
devamını gör...
insanları küçümsemek
birçok yerde karşımıza çıkan berbat bir davranıştır.
k-pop dinler aptal olur, camiye gider yobaz olur, okur çok bilmiş olur daha nice örnekleri vardır.
(bkz: insanları rahat bırakın)
k-pop dinler aptal olur, camiye gider yobaz olur, okur çok bilmiş olur daha nice örnekleri vardır.
(bkz: insanları rahat bırakın)
devamını gör...
kitap sayfalarını ayraç niyetine katlayan insan
kendi kitaplarımda yaparım bunu. kitaba bir yaşanmışlık katıyor. bir iz katıyorum ona. bencilce ama oraya dokunmuş olduğumu bilmek mutlu ediyor.
devamını gör...
leonardo da vinci
ressam kişiliğinden çok mühendis kişiliğinin ön planda olmayışı insanı dehşete düşürür. tablolarından çok defterlerindeki eskizlerine bayılırım. ben uydurmadıysam makası bulan da oydu.
devamını gör...
yazarların isimlerinin anlamı
güleç, güler yüzlü, gül gibi güzel, rahat ve huzur içinde yaşayan anlamına geliyor.
ısmimden mütevellit olsa gerek gülleri ve gülden olan her şeye aşığım*.
ısmimden mütevellit olsa gerek gülleri ve gülden olan her şeye aşığım*.
devamını gör...
sözlük kasıyor whatsapp'a geçelim mi sorusu
tum yolları denemektir.
erkek: whatsappa geçelim mi ?
kız: yok olmaz.
erkek: o zaman gel telegrama.
kız: olmaz yuklemedim.
erkek: ınstagramdan eklesene hem fotolari likelelariz
kız: kullanmıyorum amacı dışında artık.
erkek: facebook var mi messengerdan hizli yazısıriz.
kız: yok facebook amca teyze işi.
erkek: telefon var mi ? sms atardım.
kız: yok duman yoluyla iletişim halindeyim ben.
erkek: whatsappa geçelim mi ?
kız: yok olmaz.
erkek: o zaman gel telegrama.
kız: olmaz yuklemedim.
erkek: ınstagramdan eklesene hem fotolari likelelariz
kız: kullanmıyorum amacı dışında artık.
erkek: facebook var mi messengerdan hizli yazısıriz.
kız: yok facebook amca teyze işi.
erkek: telefon var mi ? sms atardım.
kız: yok duman yoluyla iletişim halindeyim ben.
devamını gör...