geceye bir söz bırak
"insan yalnız olunca neler neler düşünür.. gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını.."
beyaz gemi, cengiz aytmatov.
beyaz gemi, cengiz aytmatov.
devamını gör...
bugün yaşadığımız duygulardan birini paylaşalım
bir ayıcık(oyuncak) var ki öyle tatlı öyle güzel, bi de benimmm. sarılmaya, öpmeye doyamıyorsun. beni çok mutlu etti ve mutluluktan yorulup uyuyup kalmışım. anladım ki ben en çok hudutsuzca sarılmayı seviyorum, ara ara öpmeyi seviyorum. hayalimde hediyeyi alan kişi ile de öyle sarılıp kalmak istiyorum ve çok mutlu olacağım o mutluluk ile de ölmek istiyorum. (ağladım.)
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
küçük bir liste yapmak istiyorum.
1) internet speed meter (lite):
günlük internet kullanımınızı hem mobil veri hem de wi-fi olarak gösteren aynı zamanda internet hızını da sizinle paylaşan bir uygulamadır.
2) btctürk pro:
eğer 18 yaşınızı doldurduysanız kayıt olabileceğiniz bir kripto para alım-satım uygulamasıdır. bitcoin ve birçok altcoin için işlem yapabilmenize olanak verir.
3) investing:
hisse senedi gibi yatırım araçlarına ilginiz varsa ve bu işlerle uğraşıyorsanız bu uygulama ile birçok hisse senedini takip edebilirsiniz.
4) help steps:
günlük olarak attığınız adımları hs coin'e reklam izleyerek dönüştürebileceğiniz ve dilerseniz bu coinler ile alışveriş ve bağış yapabileceğiniz uygulamadır. düzgün çalışması için gerekli izinleri vermeniz gerekmektedir.
5) insta save:
instagram üzerinden beğendiğiniz fotoğraf ve videoları indirmenizi sağlayan uygulamadır.
6) story assistant:
instagram üzerinden story indirmenize olanak sağlayan uygulamadır.
7) myt müzik:
sevdiğiniz youtube videolarını ister sesli ister görüntülü ve sesli olarak indirmenizi sağlayan uygulamadır.
8) hayat eve sığar:
türkiye cumhuriyeti sağlık bakanlığı tarafından geliştirilen hayat eve sığar uygulaması ile bulunduğunuz konumdaki corona virüs risk durumu, sosyal mesafeyi aştığınız kişi sayısı gibi bilgileri edinebilirsiniz.
9) kırmızı balon:
içinde birçok kitabın alıntısını bulunduran uygulamadır. birçok kitabın alıntılarını bu uygulama üzerinden bulabilirsiniz.
10) büyük profil foto:
istediğiniz instagram hesabının profil fotoğrafını büyütülmüş olarak görmenize olanak veren uygulamadır.
tanım: faydalı olabilecek mobil uygulamaları paylaştığımız başlıktır.
1) internet speed meter (lite):
günlük internet kullanımınızı hem mobil veri hem de wi-fi olarak gösteren aynı zamanda internet hızını da sizinle paylaşan bir uygulamadır.
2) btctürk pro:
eğer 18 yaşınızı doldurduysanız kayıt olabileceğiniz bir kripto para alım-satım uygulamasıdır. bitcoin ve birçok altcoin için işlem yapabilmenize olanak verir.
3) investing:
hisse senedi gibi yatırım araçlarına ilginiz varsa ve bu işlerle uğraşıyorsanız bu uygulama ile birçok hisse senedini takip edebilirsiniz.
4) help steps:
günlük olarak attığınız adımları hs coin'e reklam izleyerek dönüştürebileceğiniz ve dilerseniz bu coinler ile alışveriş ve bağış yapabileceğiniz uygulamadır. düzgün çalışması için gerekli izinleri vermeniz gerekmektedir.
5) insta save:
instagram üzerinden beğendiğiniz fotoğraf ve videoları indirmenizi sağlayan uygulamadır.
6) story assistant:
instagram üzerinden story indirmenize olanak sağlayan uygulamadır.
7) myt müzik:
sevdiğiniz youtube videolarını ister sesli ister görüntülü ve sesli olarak indirmenizi sağlayan uygulamadır.
8) hayat eve sığar:
türkiye cumhuriyeti sağlık bakanlığı tarafından geliştirilen hayat eve sığar uygulaması ile bulunduğunuz konumdaki corona virüs risk durumu, sosyal mesafeyi aştığınız kişi sayısı gibi bilgileri edinebilirsiniz.
9) kırmızı balon:
içinde birçok kitabın alıntısını bulunduran uygulamadır. birçok kitabın alıntılarını bu uygulama üzerinden bulabilirsiniz.
10) büyük profil foto:
istediğiniz instagram hesabının profil fotoğrafını büyütülmüş olarak görmenize olanak veren uygulamadır.
tanım: faydalı olabilecek mobil uygulamaları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
14 aralık 2020 muafiyetlerin kötüye kullanımının önlenmesi
son dönemde sokağa çıkma kısıtlamasından muafiyetin bazı art niyetli kişilerce (sağlık randevusu alıp, randevuya dair belgeyi göstermek suretiyle hastane yerine başka yerlere gitmek, çalışma günü, vardiyası veya nöbeti olmadığı halde çalıştığını ibraz edip başka amaçla dışarı çıkmak) kötüye kullanılmaya çalışıldığına dair bilgi üzerine bakanlığın harekete geçtiği belirtilen genelgede, şu kararlara yer verildi:
"bu kapsamda sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde kısıtlamadan muafiyet tanınacak yerler ve kişilerle ilgili istisnanın kapsamı sadece muafiyet nedeniyle sınırlı olacak. bunun dışında genel muafiyet şeklinde bir durum kesinlikle söz konusu olmayacak.
kişiler, muafiyete neden olan durum kapsamında ikametlerinden çıkabilecek olup bu süre içinde muafiyet nedenine dair zaman ve güzergah ile sınırlı kalacak. zaman bakımından uygulamada kişinin istisna kapsamına dahil olan durumu ile dışarıda bulunduğu zaman diliminin uyumluluğuna dikkat edilecek."
genelgeye göre, sokağa çıkma kısıtlamasında istisna kapsamındaki kişi, muafiyeti nedeniyle ikametinden ayrıldığında rutin güzergahının dışına çıkamayacak.
bu doğrultuda ekiplerce kısıtlamanın uygulandığı süre ve günlerde dışarıda bulunan kişilerin kontrolleri sırasında muafiyet kapsamında olup olmadığı, muafiyet sebebiyle sokakta bulunma nedeninin zaman ve/veya güzergah açısından uyumluluk gösterip göstermediği hususlarına dikkat edilecek.
muafiyet sebebiyle zaman ve/veya güzergah bakımından uyumluluk bulunmayan durumlarda ise idari yaptırım uygulanacak.
sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı süre ve günler için geçerli olan muafiyetleri suiistimal eden/edebilecek kişilerle ilgili gerekli denetim faaliyetleri bu esaslar çerçevesinde yürütülecek.
doktorlar son zamanlarda şunları vurgulamıştı:
prof. dr. halil özgüç: "kamu hastanelerinde hafta sonu normal randevu verilemiyor. ama özel hastaneler ve muayenehaneler hasta kabul edebiliyor. özel hastanelerin birçoğunda internet üzerinden randevu alınabiliyor. daha sonra vatandaşa bir sms gönderiliyor. bununla kişi dışarı çıktığında ve kontrol olduğunda ‘ben hastaneye gidiyorum’ diyor. geçen sokağa çıkma yasağında da yaşadık, cumartesi günü hastaneye gidiyorum, hastaların önemli bir bölümü gelmiyor. arıyoruz, ‘unuttum, gelmeyeceğim’ gibi bahaneler sunuluyor. bu kötü bir suistimal. hem bir doktor olarak hafta içi çalışıp yoruluyoruz, bir de hafta sonu hastalarımız için hastaneye geliyoruz ama bu kötü bir psikoloji oluyor. kendimizi kullanılmış hissediyoruz."
"bu kapsamda sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde kısıtlamadan muafiyet tanınacak yerler ve kişilerle ilgili istisnanın kapsamı sadece muafiyet nedeniyle sınırlı olacak. bunun dışında genel muafiyet şeklinde bir durum kesinlikle söz konusu olmayacak.
kişiler, muafiyete neden olan durum kapsamında ikametlerinden çıkabilecek olup bu süre içinde muafiyet nedenine dair zaman ve güzergah ile sınırlı kalacak. zaman bakımından uygulamada kişinin istisna kapsamına dahil olan durumu ile dışarıda bulunduğu zaman diliminin uyumluluğuna dikkat edilecek."
genelgeye göre, sokağa çıkma kısıtlamasında istisna kapsamındaki kişi, muafiyeti nedeniyle ikametinden ayrıldığında rutin güzergahının dışına çıkamayacak.
bu doğrultuda ekiplerce kısıtlamanın uygulandığı süre ve günlerde dışarıda bulunan kişilerin kontrolleri sırasında muafiyet kapsamında olup olmadığı, muafiyet sebebiyle sokakta bulunma nedeninin zaman ve/veya güzergah açısından uyumluluk gösterip göstermediği hususlarına dikkat edilecek.
muafiyet sebebiyle zaman ve/veya güzergah bakımından uyumluluk bulunmayan durumlarda ise idari yaptırım uygulanacak.
sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı süre ve günler için geçerli olan muafiyetleri suiistimal eden/edebilecek kişilerle ilgili gerekli denetim faaliyetleri bu esaslar çerçevesinde yürütülecek.
doktorlar son zamanlarda şunları vurgulamıştı:
prof. dr. halil özgüç: "kamu hastanelerinde hafta sonu normal randevu verilemiyor. ama özel hastaneler ve muayenehaneler hasta kabul edebiliyor. özel hastanelerin birçoğunda internet üzerinden randevu alınabiliyor. daha sonra vatandaşa bir sms gönderiliyor. bununla kişi dışarı çıktığında ve kontrol olduğunda ‘ben hastaneye gidiyorum’ diyor. geçen sokağa çıkma yasağında da yaşadık, cumartesi günü hastaneye gidiyorum, hastaların önemli bir bölümü gelmiyor. arıyoruz, ‘unuttum, gelmeyeceğim’ gibi bahaneler sunuluyor. bu kötü bir suistimal. hem bir doktor olarak hafta içi çalışıp yoruluyoruz, bir de hafta sonu hastalarımız için hastaneye geliyoruz ama bu kötü bir psikoloji oluyor. kendimizi kullanılmış hissediyoruz."
devamını gör...
her rolün altından kalkabilen aktörler
haluk bilginer
halit ergenç
halit ergenç
devamını gör...
toplumdan izole edilmesi gereken insanlar
lâiklik elden gideyaah, iltica geleyeahh
devamını gör...
ocaklı ada kalesi
istanbul'un şirin ilçelerinden bir olan şile'de bulunur. cenevizliler'den kalma bu kalenin tarihi 2000 yıldan fazladır. üzerinde bulunduğu adada ki kireç taşlarından yapılmıştır. yüksekliği 12 metredir. bizans ve osmanlı dönemlerinde gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. 20 25 askerin anca içine sığabileceği kalenin alt katında bir mahzen bulunur.
bir dönem çoh möhüm çoh böyük bir hazine sakladığı iddiası ile önce defineciler tarafından talan edilmiş sonrasında ise; sünger bob fetişi olan kimseler tarafından restore edilmiştir.
milyonların aklında tek bir soru; neden?*
bir dönem çoh möhüm çoh böyük bir hazine sakladığı iddiası ile önce defineciler tarafından talan edilmiş sonrasında ise; sünger bob fetişi olan kimseler tarafından restore edilmiştir.
milyonların aklında tek bir soru; neden?*
devamını gör...
ekim devrimi
yıl 1917’ye gelmiş, zaten kırılgan olan çarlık ekonomisi savaş ile birlikte perişan hale gelmişti. bu ekonomik sorunlar, en çok da halkın üzerinde yıkıcı bir etki bırakmıştı. hükümetin diktatörlük rejimine ve sefalete dayanamayan halk, 1917 tarihinin şubat ayında ikinci bir eylem ateşi yaktı.
artık çarlık eski otorite gücüne sahip olmadığı için halkı sakinleştiremedi ve kendine “bolşevik” diyen halkı yok etmeye kalkıştı. bunun üzerine olaylar eylemden çıkıp, iç savaş halini aldı. çarlık rejimi, ordusunu ve kazak birliklerini toplayarak halkın üzerine sürerek “yok et” emri verdi. ancak ordu mensupları emirlere itaat etmeyerek silahlarını çarlığa doğrulttu. isyanın baş edilemeyeceğine kanaat getiren, dönemin rusya lideri çar ıı. nikolas tahtı terk ederek, tahtı kardeşine devretti. olayların ve başına geleceklerin farkında olan mihail, tahtı sahiplenmeyi reddetti.
fırsattan istifade eden bolşevikler; köylü, işçi ve askerlerden oluşan alternatif bir iktidar ortaya attı. ancak herkesten önce davranan zengin kesim duma meclisi’ndeki yetkilerinden faydalanarak bir seçim yapmış ve prens lvov’u geçici hükümetin başına koymuşlardı. resmi olarak ülkeyi elinde tutan geçici lvov hükümeti zengin ve yüksek mertebe kesimi temsil ederken; bolşevik hükümeti, fakir, işçi, asker sınıfı temsil ediyordu. yani artık bu görkemli halkı temsil eden iki bölünmüş yetkili hükümet mevcuttu. bu kaos ortamında iki hükümet mensupları durmadan savaş halinde idi. çatışmaların sonucunda burjuva, diğer adıyla lvov hükümeti düşerek, resmi sovyetler hükümeti başa geçti.
artık çarlık eski otorite gücüne sahip olmadığı için halkı sakinleştiremedi ve kendine “bolşevik” diyen halkı yok etmeye kalkıştı. bunun üzerine olaylar eylemden çıkıp, iç savaş halini aldı. çarlık rejimi, ordusunu ve kazak birliklerini toplayarak halkın üzerine sürerek “yok et” emri verdi. ancak ordu mensupları emirlere itaat etmeyerek silahlarını çarlığa doğrulttu. isyanın baş edilemeyeceğine kanaat getiren, dönemin rusya lideri çar ıı. nikolas tahtı terk ederek, tahtı kardeşine devretti. olayların ve başına geleceklerin farkında olan mihail, tahtı sahiplenmeyi reddetti.
fırsattan istifade eden bolşevikler; köylü, işçi ve askerlerden oluşan alternatif bir iktidar ortaya attı. ancak herkesten önce davranan zengin kesim duma meclisi’ndeki yetkilerinden faydalanarak bir seçim yapmış ve prens lvov’u geçici hükümetin başına koymuşlardı. resmi olarak ülkeyi elinde tutan geçici lvov hükümeti zengin ve yüksek mertebe kesimi temsil ederken; bolşevik hükümeti, fakir, işçi, asker sınıfı temsil ediyordu. yani artık bu görkemli halkı temsil eden iki bölünmüş yetkili hükümet mevcuttu. bu kaos ortamında iki hükümet mensupları durmadan savaş halinde idi. çatışmaların sonucunda burjuva, diğer adıyla lvov hükümeti düşerek, resmi sovyetler hükümeti başa geçti.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
marikaki sen nasıl bi cevhersin ya hu!
mest oldum konuşmanıza da türkü seçiminize de... pek bi sağ olun bize bunu bahşettiğiniz için.
tüüüm istekte bulunan, anons ileten, dinleyen, yayında emeği geçen heeerkese teşekkürler.
mest oldum konuşmanıza da türkü seçiminize de... pek bi sağ olun bize bunu bahşettiğiniz için.
tüüüm istekte bulunan, anons ileten, dinleyen, yayında emeği geçen heeerkese teşekkürler.
devamını gör...
özgürlükten kaçış
bir erich fromm kitabıdır.
bir şeyler okursunuz veya öğrenirsiniz "vay be dersiniz" öyle bir kitap. aydınlatıcı ve zihin açıcı bir kitap. kitabı genel olarak çok beğendim çok büyük dersler çıkardım. okurken düşündüm. her kitabı okurken düşünürsünüz ama bazı kitapları okurken daha fazla düşünürsünüz özgürlükten kaçış öyle bir kitap.
yazar özgürlükten neden kaçtığımızı analiz ederek bize anlatıyor. gözlemlerini bizlere sunuyor. insan neden güce teslim olur ? insan neden özgürlükten kaçar ? insan neden diktatörlere teslim olur gibi soruların cevabını arıyor. gözlemleri ve tespitleri çok başarılı buldum okurken keyif aldım. bazı yerlerde sıkıldım ve zorlandım. bazı yerleri manasız ve zor buldum ama genel olarak çok beğendim.
kitabın çevirisini sevmedim. çevirmen kişi biraz zorlama bir çeviri yapmış. bazı kelimeler manasız şekilde kullanılmış. kitapta bir sürü usdışı, yetki, ussallaştırma gibi kelimeler vardı. bir yerden sonra sinirimi bozdu.
bireyselliğin yok edilmesi. özgürlüğün elden alınması ve bunun farkında olmamak bir robota dönüşmek gibi olaylar çok güzel anlatılmış. dediğim gibi aydınlatıcı bir kitap.
benim elimde olan kitap payel yayınları tarafından basılmış bir kitaptı. çeviriyi ise şemsa yeğin yapmış. kitabı okumayanlar için kitabın içeriğini aşağıya yazacağım belki ilginizi çeker okumak istersiniz.
1. özgürlük bir ruh bilimsel sorun mu ?
2. bireyin ortaya çıkışı ve özgürlük kavramı
3. reform çağında özgürlük
* ortaçağ geçmişi ve rönesans
*reformasyon dönemi
4.çağdaş insan açısından özgürlüğün iki yönü
5. kaçış mekanizmaları
*yetkecilik
*yıkıcılık
*robot uyumluluğu (en sevdiğim bölümdü)
6.nazizim psikolojisi
7. özgürlük ve demokrasi
*bireysellik yanılsaması
*özgürlük kendiliğindenlik
ek: kişilik ve toplumsal süreç.
yukarıda bahsettiğim bölümlerin hepsini çok sevdiğimi söyleyemem. bazı bölümlerde sıkıldım sanırım karışık gelmesinden dolayı. bazı bölümleri ise çok sevdim. gerçekle karşılaştım. kitapta bazı yazarlardan verilen örnekleri ve yazarın kendi verdiği örnekleri doyurucu buldum.
dönüp baktığımda iyi ki okumuşum dediğim bir kitap. ileride tekrar okumayı istiyorum. böyle kitaplar bir kere okumayla tam olarak anlaşılacak kitaplar değildirler. bir sonraki okumamda kaçırdığım yerleri veya detayları buraya eklerim.
not: kitabı pdf olarak okudum isteyenlere gönderebilirim. portakal atmaya üşeniyorsanız da internette rahatça bulabilirsiniz. okuyacaklar olursa iyi okumalar.
bir şeyler okursunuz veya öğrenirsiniz "vay be dersiniz" öyle bir kitap. aydınlatıcı ve zihin açıcı bir kitap. kitabı genel olarak çok beğendim çok büyük dersler çıkardım. okurken düşündüm. her kitabı okurken düşünürsünüz ama bazı kitapları okurken daha fazla düşünürsünüz özgürlükten kaçış öyle bir kitap.
yazar özgürlükten neden kaçtığımızı analiz ederek bize anlatıyor. gözlemlerini bizlere sunuyor. insan neden güce teslim olur ? insan neden özgürlükten kaçar ? insan neden diktatörlere teslim olur gibi soruların cevabını arıyor. gözlemleri ve tespitleri çok başarılı buldum okurken keyif aldım. bazı yerlerde sıkıldım ve zorlandım. bazı yerleri manasız ve zor buldum ama genel olarak çok beğendim.
kitabın çevirisini sevmedim. çevirmen kişi biraz zorlama bir çeviri yapmış. bazı kelimeler manasız şekilde kullanılmış. kitapta bir sürü usdışı, yetki, ussallaştırma gibi kelimeler vardı. bir yerden sonra sinirimi bozdu.
bireyselliğin yok edilmesi. özgürlüğün elden alınması ve bunun farkında olmamak bir robota dönüşmek gibi olaylar çok güzel anlatılmış. dediğim gibi aydınlatıcı bir kitap.
benim elimde olan kitap payel yayınları tarafından basılmış bir kitaptı. çeviriyi ise şemsa yeğin yapmış. kitabı okumayanlar için kitabın içeriğini aşağıya yazacağım belki ilginizi çeker okumak istersiniz.
1. özgürlük bir ruh bilimsel sorun mu ?
2. bireyin ortaya çıkışı ve özgürlük kavramı
3. reform çağında özgürlük
* ortaçağ geçmişi ve rönesans
*reformasyon dönemi
4.çağdaş insan açısından özgürlüğün iki yönü
5. kaçış mekanizmaları
*yetkecilik
*yıkıcılık
*robot uyumluluğu (en sevdiğim bölümdü)
6.nazizim psikolojisi
7. özgürlük ve demokrasi
*bireysellik yanılsaması
*özgürlük kendiliğindenlik
ek: kişilik ve toplumsal süreç.
yukarıda bahsettiğim bölümlerin hepsini çok sevdiğimi söyleyemem. bazı bölümlerde sıkıldım sanırım karışık gelmesinden dolayı. bazı bölümleri ise çok sevdim. gerçekle karşılaştım. kitapta bazı yazarlardan verilen örnekleri ve yazarın kendi verdiği örnekleri doyurucu buldum.
dönüp baktığımda iyi ki okumuşum dediğim bir kitap. ileride tekrar okumayı istiyorum. böyle kitaplar bir kere okumayla tam olarak anlaşılacak kitaplar değildirler. bir sonraki okumamda kaçırdığım yerleri veya detayları buraya eklerim.
not: kitabı pdf olarak okudum isteyenlere gönderebilirim. portakal atmaya üşeniyorsanız da internette rahatça bulabilirsiniz. okuyacaklar olursa iyi okumalar.
devamını gör...
pis kokuyormuş gibi duran ünlüler
alişan.
devamını gör...
tuzlanıp yenilen meyveler
ayva der noktamı koyarım...
bir de limon sıkacaksın, mis.
bir de limon sıkacaksın, mis.
devamını gör...
sinir bozan şeyler
telefonun tam şarja takarken kapanması.
devamını gör...
oturma odasının olmazsa olmazları
berjer diyorum. insanın kitabını okuyabileceği, telefonda konuşabileceği, tüm odanın onun olduğunu hissettiren
taht gibi olanından.
taht gibi olanından.
devamını gör...
tekrar tekrar izlenen diziler
aşkı-ı memnu.
yaprak dökümü.
doktorlar.
ezel.
kuzey güney.
türk halkının vazgeçilmezleridir.
yaprak dökümü.
doktorlar.
ezel.
kuzey güney.
türk halkının vazgeçilmezleridir.
devamını gör...
sürekli yaptığı şeylerin reklamını yapan insan
ağzı iyi laf yapan insandır. kendinin reklamını yapıyordur. boş bir balondur.
ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyeceğim de kimisi lafla peynir gemisini gayette güzel yürütür, yani aslında tabi ki doğal olarak yürütemiyordur fakat bunu yaptığına inandırır. taa ki bir gün o balon patlar. balonun içindeki hava ise kişiye inananların ciğerlerini yakar.
ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyeceğim de kimisi lafla peynir gemisini gayette güzel yürütür, yani aslında tabi ki doğal olarak yürütemiyordur fakat bunu yaptığına inandırır. taa ki bir gün o balon patlar. balonun içindeki hava ise kişiye inananların ciğerlerini yakar.
devamını gör...
futbolu bırakmasına en çok üzüldüğünüz futbolcu
devamını gör...
1509 büyük istanbul depremi
marmara denizinde meydana gelmiş depremdir. deprem o kadar şiddetliydi ki depremin şiddetinden dolayı halk tarafından kıyamet-i suğra (küçük kıyamet) olarak adlandırılmıştır. depremin şiddeti 7.2dir.
deprem 50 saniye sürdü ve 13.000 vatandaş hayatını kaybederken 1070 ev tamamen yıkılmıştır. depremde, şehrin surları, edirnekapı, silivrikapı, yedikule, ishak paşa kapısı, topkapı sarayı, fatih camisi, anadolu hisarı, yoros kalesi, boğaziçi, heybeliada, burgazada, silivri, rumeli hisarı, kızkulesi, haliç, galata ve pera ağır hasar görmüştür. birçok kervansaray, hamam, mescit yıkılmıştır.
bazı yerlerde yarılmalar, kum ve su fışkırması olmuş aynı zamanda deprem tsunamiyi de tetiklemiştir. tsunami, şehrin surlarını, galata ve istanbul'daki birçok duvarı aşmış ve ağır hasara neden olmuştur. bu duvarlara yakın olan bazı evlerin denize battığı görülmüştür.
deprem, edirne, gelibolu, iznik'te de önemli hasarlar meydana getirmiştir. yunanistan'dan nil deltası'na (mısır) kadar geniş bir bölgede hissedilmiştir.
artçı depremler aylarca sürmüş ve birçoğu geniş alanlarda hissedilmiştir. 10 eylül 1509 depreminden sonra padişah, ülkenin dört bir yanından özel olarak toplattığı 66.000 işçi, 3000 ustabaşı ve 11.000 asistanı görevlendirerek, imar işlerini başlatmıştır. ayrıca, halktan deprem için özel bir vergi toplatmış ve mart-haziran 1510 tarihleri arasında hasarlar tamir edilmiştir.
devamını gör...
savaş ay
2013 yılında kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden televizyoncu, muhabir, gazeteci ve senaryo yazarıdır.
devrimci gençlik yıllarından sonra polis muhabiri olarak görev yapan ve bu işi de gayet iyi başaran savaş ay daha sonra uzun süren hazırlayıp sunduğu a takımı programı ile televizyonda boy göstermiştir. savaş ay bir zamanlar televizyon ekranlarını en çok izlenen programlarından biri olan a takımı’nı “ zıpkın gibi, fişek gibi bir programa hoşgeldiniz” şeklinde açardı.

program belli bir zaman sonra eski kalitesini yitirmeye ve polemik ve kavgalarla dolu bir programa dönüşmeye başladı. savaş ay bu dönemlerde ortalığın kızışması için meydan hazırlayıp daha sonra da “yapmayın, etmeyin” diyerek ortalığı yatıştırmaya çalışırdı.
savaş ay bir dönem senarist ve yönetmenlik de yaptı. 2001 yılında yazıp yönettiği ve çok önemli oyuncuların da oynadığı dansöz isimli bir film çekti. film o kadar kötüydü ki filmde oynayan büyük oyuncular bile filmi kurtaramadı.

bu filmden sonra şeytan torbası isimle bir film senaryosu daha yazan savaş ay cem yılmaz’ın hokkabaz filminde senaryosunu çaldığını iddia ederek ortalığı birbirine katsa da yardımcılığını yapan ve senaryoyu birlikte yazdığı kıvanç baruönü tarafından yalanlanınca bu iddia da film de rafa kalktı.
benim aklımda kalan olay ise çok daha magazine dair bir olaydır. dansöz filminde birlikte çalıştığı beyazıt öztürk’ün beyaz show programına konuk olarak katıldığı bölümde bir kadın canlı telefon bağlantısı ile yayın bağlandı. savaş ay ile görüşmek isteyen kadına beyazıt öztürk her zamanki gibi soğuk bir espiri yaparak “ savaş abiyi kimseyle görüştürmüyoruz, yemeğini suyunu veriyoruz sadece” deyince kadın “ o, o kadar bile insan değil’ dedi. ve apar topar yayından alınan kadından sonra savaş ay uzun süre suratı asık bir şekilde oturdu programda. hep merak eder dururum acaba o kadın kimdi ve aralarında ne geçmişti?
devrimci gençlik yıllarından sonra polis muhabiri olarak görev yapan ve bu işi de gayet iyi başaran savaş ay daha sonra uzun süren hazırlayıp sunduğu a takımı programı ile televizyonda boy göstermiştir. savaş ay bir zamanlar televizyon ekranlarını en çok izlenen programlarından biri olan a takımı’nı “ zıpkın gibi, fişek gibi bir programa hoşgeldiniz” şeklinde açardı.

program belli bir zaman sonra eski kalitesini yitirmeye ve polemik ve kavgalarla dolu bir programa dönüşmeye başladı. savaş ay bu dönemlerde ortalığın kızışması için meydan hazırlayıp daha sonra da “yapmayın, etmeyin” diyerek ortalığı yatıştırmaya çalışırdı.
savaş ay bir dönem senarist ve yönetmenlik de yaptı. 2001 yılında yazıp yönettiği ve çok önemli oyuncuların da oynadığı dansöz isimli bir film çekti. film o kadar kötüydü ki filmde oynayan büyük oyuncular bile filmi kurtaramadı.

bu filmden sonra şeytan torbası isimle bir film senaryosu daha yazan savaş ay cem yılmaz’ın hokkabaz filminde senaryosunu çaldığını iddia ederek ortalığı birbirine katsa da yardımcılığını yapan ve senaryoyu birlikte yazdığı kıvanç baruönü tarafından yalanlanınca bu iddia da film de rafa kalktı.
benim aklımda kalan olay ise çok daha magazine dair bir olaydır. dansöz filminde birlikte çalıştığı beyazıt öztürk’ün beyaz show programına konuk olarak katıldığı bölümde bir kadın canlı telefon bağlantısı ile yayın bağlandı. savaş ay ile görüşmek isteyen kadına beyazıt öztürk her zamanki gibi soğuk bir espiri yaparak “ savaş abiyi kimseyle görüştürmüyoruz, yemeğini suyunu veriyoruz sadece” deyince kadın “ o, o kadar bile insan değil’ dedi. ve apar topar yayından alınan kadından sonra savaş ay uzun süre suratı asık bir şekilde oturdu programda. hep merak eder dururum acaba o kadın kimdi ve aralarında ne geçmişti?
devamını gör...
