virüsün kol gelmesi şöyle dursun görgü, ahlak ve edepten de bir haberdir. keşke denilir, keşke validesi başım ağrıyor deseydi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mod oluşuna en sevindiğim sözlük yazarlarından biri. aynasızlardan tarafa geçtiğine göre sözü olan kafa sözlük amblemli dansöz kıyafetini, cüzi bir miktar karma puan karşılığında mağazaya koymasını temenni ediyorum*swh


edit; hibe sözü alınmıştır. bizzat kendisi tarafından. evet, tarafından.
devamını gör...

" dağlar var dağlardan yüce
dağ mı dayanır bu güce
derdimi üç gün üç gece
söylerim bitmez yalınız. "
pir sultan abdal
siya siyabend
eşsiz yorumuyla... *

devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

türkan kucakta, kulaklık kablosunu koparmaya çalışıyor, fotoğrafını da çektirmiyor, rahat bırakırsa çayımı içeceğim, hava güzel, günlerden cuma, akşam olur mu, tadına doyulur mu, mis.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendim hakkinda degilde sevdiklerim hakkinda bunu yapip sonra cok kötü oldugum bi durum. biri disaridayken eve 1dk bile gec kalsa hemen basliyorum kafamda kurmaya. basina bisey mi geldi kotu bisey mi oldu vs vs.. kendimi o kadar kaptiriyorum ki telefonumun sesini son ses yapiyorum yanimdan ayirmiyorum. hani olur ya arar bana ulasamaz falan diye boyle dusunup duruyorum. ustelik sadece bu konuda degil baska bir suru seyde yapiyorum bunu..
devamını gör...

1939 yılının aralık ayının 26'yı 27'ye bağlayan gecesi 7.2 şiddetinde meydana gelen, 52 saniye süren 40 binden fazla insanın hayatını kaybettiği, 100 binden fazla insanın da yaralandığı, dünya tarihinde en ağır bedelin ödendiği depremlerden biri. kentte öyle büyük bir yıkım gerçekleşmiş ki, ayakta sağlam bina bile kalmamış. aralık ayında gerçekleşen depremde kış dolayısıyla soba ve mangalların devrilmesi sonucu yangınlar da çıkmış, can pazarının yaşandığı kentte hem ağır kış şartları hem de iletişimin hatlarının zarar görmesi sonucu yardımlar zamanında ulaşamamış.
devamını gör...

hiçlik mertebesine ulaşmış küfrü bal eyleyen ehli dil şair.
devamını gör...

sözde, küçük ve gelişmekte olan üniversiteler ile kıdemli üniversiteler arasında iş birliği ve bu yolla da öğrenciler için fırsat eşitliği yaratılmaya çalışılacak olan proje. yerseniz. meali ise şu: "biz ne yaparsak yapalım kaliteli üniversitelerin kaliteli insanlar çıkarmasından bir türlü kurtulamadık. bu insanlar da bize sorun çıkarıyor. öyleyse bu öğrencilerin alacakları eğitimin ve sosyal çevrelerinin kalitesini düşürelim, belki onları da bayağılaştırırız."

hayata geçirilen bu proje ile, mesela, 311 taban puanla bartın üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanan bir öğrenci, 519 taban puanla öğrenci almış olan istanbul teknik üniversitesi'nin derslerini alabilecek, kampüsünden yararlanabilecek, diğer bütün sosyal ayrıcalıklara sahip olacak ve resmen itü öğrencisi sayılacak. aralarında neredeyse iki kat başarı farkı olan bu çocuklar; aynı sınıflarda eğitim görecek, aynı kütüphaneyi kullanacak, aynı laboratuvarlarda çalışacak ve daha da önemlisi, aynı sosyal çevreye sokulmuş olacak.

yapılan eşleştirmeler sıralı tam liste.
daha fazla bilgi için de buradan.
devamını gör...

yeni bi partner neden yalnızlığı seçtiğinizi hatırlatıyor. bir ilişkiyi yürütmek hakikaten zor ya da ben beceremiyorum bilmiyorum. çünkü yapabilenler var. taktik falan diyorlar taktiği de benim midem kaldırmıyor. şu sıralar yalnız takılmak iyi geliyor ama biriyle olmak da bana diğer kötülükleri görmezden gelirsem iyi geliyor. bireyselliğime saldırı gibi algılıyorum bazı sıradan hareketleri. bu da beni çıldırtıyor. etraf insan dolu. beğendiğim tipler de var. bana ilgisini belli eden adamlar vs. ama başka bir şey arıyorum artık sanırım. anlatmaktan yoruldum. her insanda tekrardan kuruluyoruz. baştan inşa ediyoruz kendimizi. benim pek gücüm kalmadı şöyleyim böyleyimlere. büyümenin biçok halini çok sevdim. ama bıkkınlığın böylesine normalleşmesi biraz ürküttü beni.

bu tekilliği seviyorum. birini istiyorum ama bu tekilliği de seviyorum. bu tekillikten daha fazla sevebileceğim birine ihtiyacım var. arayışta değilim. olsam o enerjiyi yayarım ama bi şeyler bitti. otuzlarıma geldiğimde de acaba yalnız bir domuz mu olacağım? belki. bu beni korkutuyor mu? işte hayır. öyle bir tüketmişim ki. ne seks ne aşk ne popülerlik ne arzulanmak ne başka bir şey. profesyonel bir domuzum. tipik, hasta bir kariyerist. "asla öyle olmayacağım" dediğim ne varsa oluyorum. esneyen ve rahatlayan ve beni iyileştiren, hayatta olmakla tekrar barıştıran her bir tarafıma karşılık müthiş bir temiz boşluk kendini kirle pasla tekrar tekrar sertleştiriyor. kendimle şeyler arasındaki dengeyi bulabilmek için üzerinde kıpırdamadan ama hareketi destekleyerek durduğum incecik ip hayali bir adalet anlayışının hak edilmiş gücünden önce beni sonra da benden kendini koruyor. kişi kendisi olduğunu iddia edebilen tek öteki. bilmek belasını aşamıyor. "hayat" deyip duraksadığım milyonlarca anın bir bütünü haklılık saplantımı besliyor. nefret edip aşağıladığım herkesten bir parça içimde muhakkak buldum. simsiyah giyinen o kaba heriflerden beni ayıran şey şu; başımı hafifçe yana eğip sırıtabiliyor ve birden ona kadar takılmadan sayabiliyorum.
devamını gör...

(bkz: kafamız seninle).
devamını gör...

bir yere 5 dk'da varmaya çalışmak. özellikle bu sıcakta çekilmez.
devamını gör...

güzeller güzeli aşık olduğum şehir. onlarca şehir gezdim, her yerinden buram buram tarih akarken bu kadar yüksek estetik anlayışı, tarihi ve sanatı içinde harmanlayan başka bir şehir görmedim.
romayı diğer avrupa şehirlerinden ayıran ise akdeniz ikliminin getirdiği coğrafi ve insani sıcaklığı, samimiyeti.

ayrıca dünya'nın en güzel konumlu mcdonald's ına ev sahipliği yapmaktaydı.
(-dı) çünkü pantheon meydanındaki mcdonald's gördüğüm kadarıyla kaldırılmış. dk 45:42

bella roma!
devamını gör...

bilinçsizce dökülüyor sözcükler parmak uçlarından. tek tek intihar ediyor düşlerim, her kalem tutuşumda. ne bir gözyaşı dökülüyor ne de yas tutuluyor ardımdan. derin, sonsuz bir karanlık yerleşiyor ruhuma..
devamını gör...

(bkz: biz bunları hep yazdık)

#458655 #549062 #661226 #682839 #669457

parmaklarımı artık yormak istemediğim için daha önce yazdıklarımdan birini buraya güm diye yapıştırıyorum. sadece kulüp ibaresini başlık olarak değiştirdim. *

moral bozmak gibi olmasın ama bu yapılanma ile öyle başlıkla falan baş etmeniz mümkün değil * çok acayip taktikleri var. bu taktikleri oturup inceleyip sayfalarca makale bile yazabilirsiniz. aynı zamanda çok gizli çalışıyorlar. yer altı örgütlenmesi gibi bir şey. misal adam/kadın daha yeni üye olmuş sözlüğe bismillah demeden canım/cicim/tatlım/balım diye nick altı girmeye başlıyor. arkadaş ne ara tanıdın? ne ara okudun? ne ara hakkında fikir sahibi oldun?

ayrıca kontrlgerilla taktikleri uyguluyorlar. sözlüğü ele geçirmişler resmen ve her noktada adamları var. canım cicim terör örgütü ile beğeni favori trolleri/tugayları içli dışlı iki örgüt. her iki örgütte de yer alan çift taraflı çalışan ajanlar var.

bu örgütlerin çökmesi için içerden çözülme gerekiyor. birilerinin youtube videoları çekip ifşalara başlaması lazım ki, genel bazda bir uyanış yaşansın. * anlayacağınız bu mafyatik düzeni öyle kolay kolay yok edemezsiniz. zira deniz salyası gibi yapışkan örgütler bunlar. üzerinize bir kere salyaları bulaşırsa yandığınızın resmidir. bence başınıza bir şey gelmeden hemen başlığa kilit vurun. yoksa faili meçhullere hazır olmak zorundasınız.* yolunuza döşenecek ballı lokma mayınlarına, parça tesirli jelibonlara ve çokomelli güdümlü füzelere karşı dikkatli olmanızı dilerim.

ekleme: rakun kardeş yazmış bazı hücreler çökertildi ama bilmediğimiz çok hücre var. artı ejderha kardeşi de tehdit ve baskı ile yıldırdılar adam ponçik oldu. yakında yoldaşı da derdest edip kontrolü ele geçirebilirler. yani demem o ki, onca lafa rağmen ar etmiyorlar. etmeyecekler de, o yüzden sıkmayın canınızı. bizim aylardır klavyemizde tüy bitti. bunlarda azim bitmedi. bırakınız yağlasınlar, bırakınız yıkasınlar...
devamını gör...

ikinci vatanı (bkz: arnavutluk)'u ekonomik krizden kurtaran kemal derviş, bülent ecevit tarafından türkiye'yi 2001 ekonomik krizi ve şurada bahsettiğim #467395 dönemdeki kritik dönemde türkiye'ye geldi. kemal derviş türkiye cumhuriyeti merkez bankası 'na başkan olarak süreyya serdengeçti'yi atadı. 2001-2006 yılları arasında tcmb başkanı olarak görev alan serdengeçti'nin göreve başladığı yılda tüketici enflasyonu %37.5 idi. bu rakamı ilerleyen yıllarda %8' kadar düşürdü.
türk lirası daha değerli hale gelmiş ve 6 sıfırın atılmasını önermişti. 2005 yılında, ekonomik krizin aşıldığını sanarak zafer sarhoşu olan siyasetçiler partide içkileri toplayan adam olurum faizleri artırabilirim dediğinde baya konuşuldu. türkçe'de böyle bir deyime karşılık tam olarak yok ama özetle şu anlama geliyor: arpası fazla gelen hayvan nasıl coşar, yerinde duramaz, etrafı dağıtır işte gavurlar da böyle diyor. içkili bir partide herkes içkiyi fazla kaçırınca biri partinin sonu bok gibi olmasın herkes edebiyle ayrılsın diye içkileri toplarmış. monşer allerjisi olan türk halkı bunu nasıl anlayacak?
ekonomik kriz aşılmak üzereyken ve türkiye siyaseti biraz durulmuşken devlet bahçeli çıkıp erken seçim istedi. namık kemal zeybek o kararı şöyle anlatıyor:
" 7 temmuz 2002 günü mhp'nin gelenek haline getirdiği yörük şöleninde (11. kocayayla türkmen kurultayı) çadırda birisiyle telefonda görüştü. (çadırdan) çıktığında yüzü sapsarıydı. beş dakika sonra kürsüye çıkıp "3 kasım'da erken seçim var" diye konuştu. bir anda oldu. "cumhuriyet gzt

türkiye'yi atatürk'den sonra uçurumun kıyısından döndüren kişilerden biridir süreyya serdengeçti. piyasaların güvenini ve takdirini kazanmış, türkiye ekonomi tarihindeki en başarılı merkez bankası başkanıydı. ama onun ve kemal derviş'in emekleri hiç edildi. gene yağma, talan, yolsuzluk, islamcılık, yobazlık, milli duyguların sömürüsü aldı başını gitti. ali babacan'ın başarılı bir ekonomist gibi görünmesi de onlar sayesinde oldu. çünkü ali babacan 2001 yılında akp kurucu üyesiydi ve akp'ye tabi iken 2002-2007 yıllarında 2 dönem ekonomi bakanı olarak atandı. yani kemal derviş'in ve süreyya serdengeçti'nin ekonomi politikalarının kaymağını yedi. 60. hükümet döneminde avrupa birliği uyum sürecinden çıkıldığında ali babacan bu geminin batacağını taa o zamanlardan görmüş ve bakanlıkları bırakıp önce danışmanlık sonra da akp'den istifa etmişti.

babacan hayranları, tanıyın görün peşinden koştuğunuz adamı. amcasına taze kuru gıdayı verip hisse fiyatını bin yüz kat yükselten, spk'yı oyuncak etmiş, yatırımcıyı korumayan o ekonomi kararlarının, yani şimdi türkiye'ye yabancı sermayenin gelmemesinin sebebi ali babacan'dır. resmen tayyip erdoğan'ın tahtının altına saatli bomba koyup gitti ali babacan.

galatasaray lisesi ve sonrasında orta doğu teknik üniversitesi ekonomi bölümü mezunu olan süreyya serdengeçti şu an tepav istikrar enstitüsü direktörü olarak çalışmalarını sürdürüyor, fikirlerini paylaşıyor.

ama türkiye'nin saatini mekke'ye göre ayarlayan bir zihniyeti bu ülkeye başkan eden halk bütün bunları hak ediyor.
türkiye saaati mekkeye mi ayarlandı
devamını gör...

canımdan can, ruhumdan ruh gidiyor da gıkım çıkmıyor. gören duyan da mutlu sanıyor.
devamını gör...

moloch horridus olarak da adlandırılan bu canlı 15 cm boyunda ve ortalama 45 – 90 gr ağırlığında olan zararsız bir sürüngendir ve karınca ile beslenir. ona ismini veren dikenli görünümüdür. kendini sıcaktan korumak için kuma gömen bu sürüngen aynı zamanda bukalemun gibi renk değiştirebilir. anavatanı ise avustralyanın kurak bölgeleridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu an dünyayı dolaşmak üzere yola çıkmış olmak isterdim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim