(bkz: sülün osman)
devamını gör...

ne kadar manasız bir söz.. bir gün adliye koridorun da kendinizi bosanirken bulunca anlamsızlığını en acı şekil de anlarsınız..
kimse vazgeçilmez değildir..
devamını gör...

hayküsü en fazla 56 falandır.

burçlara inanmayan insanlar zekidir gençler. bu böyledir. mesela çoğuna dikkat ediyorum topluma faydalı insanlar. muasır medeniyet seviyesine ulaşmamızın en büyük sebepleri olarak görüyorum bu arkadaşları. çoğuna dikkat ediyorum, kapatıyorlar kendilerini çalışma alanlarına, bilimsel çalışmalar yapıyorlar. hepsine sorun size anlatsınlar topluma faydaları ne.

bi de burçlara inanan bir tanıdık var. eğlenceli buluyor bu konuyu. çocuk ölümlerini engelleyecek 2 farklı projenin yanında otizmlileri çalışma hayatına katabilecek bir proje daha ortaya çıkarmış durumda. yetmemiş birçok farklı icat yapmış. neden? çünkü başkalarının üstüne basıp kendi zekasını ortaya çıkarmaya çalışmak yerine sahiden bir şeyler ortaya çıkarmak için çalışıyor.

bakınız ne zaman fanatizme dair alışkanlıkları bırakırız, o zaman başkalarının zeka seviyesi hakkında yorum yaparız. mesela bir insan astroloji için 90 dakika ayırıyorsa ve bir diğeri 90 dakika 22 adamın bir topun pesinde koşmasını izliyorsa hangisi daha zekidir? bilemeyiz. bir insan 2 saatlik belgesel izlemek yerine 2 saatlik ona hiçbir şey katmayacak popiş bir film izliyorsa hangisi daha zekidir? bana sorarsanız yine bilemeyiz.

her insan günlük mecburiyetlerinden kaçmaya çalışır. kimi maç izleyerek kaçar, kimi film izler, kimi insanları 12 farklı şekilde kategorize ederek kaçar. hiçbirinin bir diğerinden farkı yoktur.

ha biz günün 14 saati hiç durmadan toplumu ve kendimizi geliştirmek adına ortaya sahiden elle tutulur başarılar çıkarıyorsak o zaman insanların aptallık seviyesi hakkında konuşma hakkına sahip olabiliriz. yoksa boş boş şeylerle zaman geçirme konusu tartışmaya açılır ki ne gerek var?
devamını gör...

(bkz: ciğerlerini seven insan)
devamını gör...

durduk yere katil etmeyin insanları.
devamını gör...

neden başkaları evleniyor diye biz halay çekiyoruz acaba . bu ilk kimin aklına geldiki?
devamını gör...

ayıp olır mu diye değil, selam verdim diye linç yiyip savcılığa verilip bide twitterda ifşa edilirim diye korkuyorum.
devamını gör...

hiç beklemediğiniz anda sizi sevdiğini devamlı hissettiren, ilgili çok yakın arkadaşınızın eski sevgilinize aşık olması buna örnektir.eskiden ilgilenen arkadaş!
arkadaşımın adı denizdi. ben de bu sarsıntıya karşı şebnem ferah’tan verdim coşkuyu;
“bu dalgasız deniz, durgun aldatır, inanma!”
devamını gör...

şıllık tatlısı(bkz: urfa)
devamını gör...
(tematik)

''bazı'' niceleyicisine varlıksal niceleyici denir.

''en az bir'' anlamına gelir.
devamını gör...

keşke asılmasaydı.
idam geri dönüşü olmayan bir infaz, hiç kimse idam edilecek kadar suçlu ilan edilmemeli.
devamını gör...

1972 doğumlu gazeteci. bir yayıncı. kültür, yaşam ve medya alanlarında içerikler üretti. kanal d, tv8, cnn türk, atv, show tv, habertürk, sky 360, trt kanallarında yönetmenlik, sunuculuk, moderatörlük ve jüri üyeliği yaptı. asistan olarak ‘dr. stress’, ‘canlan biraz’, yardımcı yönetmen ve yönetmen olarak ‘sabah şekerleri’, ‘hi-fi’, ‘netiket’, yönetmen-seslendiren olarak ‘istanbulart’, sunucu-editör olarak ‘şehrin rengi’, ‘dizikolik’, ‘bazıları sıcak sever’ ve ‘artist’ programlarını ekrana taşıdı.

ne yazık ki bugün vefat etmiş allah rahmet eylesin ruhu şad olsun. ölümü ile birlikte tanıdığım güzel bir insan. twitter'da gündem şuan da.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az önce tolstoy'un anna karanina'sını bitirdikten sonra aklıma gelen düşünce. ağzımdaki cold brew colombia kahvemi püskürttüm bu aydınlanmayı yaşadığımda.

türküyü söyleyen şahıs "drama köprüsü bre hasan dardır geçilmez" diyor. koskoca köprü abi.. nasıl geçilmez, adamlar koskoca köprüyü boydan boya bir kişi geçsin diye yapmış olamaz. böyle saçma sapan bir şey olabilir mi.. muhakkak hgs vardır orada. hasan da hgs taktırmadığı için geçememiştir muhtemelen. aslında türkü baya acıklıymış böyle bakınca.

ne acılar saklı şu canına yandığımın türkülerinde...
devamını gör...

çocukken sahip olmak için tüm benliğimle mücadele verdiğim alınamaz sahip olunamaz oyuncak.

şimdi bu hevesi çocuklarda göremiyorum. kimse bisiklet için yıllarca beklemiyor.

ikinci sınıfta istediğim bisiklet , ancak beşinci sınıfı bitirince alınmıştı.

her akşam eve çıkartıp silerdim.
devamını gör...

eğitime ve öğretime önem verilmesi, üretimin arttırılması ve yapılacak olan herhangi bir projenin dine uygunluğuna bakılmaksızın yapılması.. yani gerçekten de laik bir ulkeymiş gibi davranılması.
devamını gör...

kendisi alman bir fizikçidir. 1789 yılında bavaira'da bir çilingirin oğlu olarak dünyaya geldi. çeşitli lise ve üniversitelerde profesörlük yaptı.
lise öğretmenliği sırasında elektrokimyasal hücreleri incelemeye başladı. çalışması sırasında bir telden geçen akım şiddetinin geçtiği telin alanıyla doğru, uzunluğuyla ters orantılı olduğunu fark etti. bu dikkatiyle ohm; gerilim ,akım ve direnç arasındaki temel bağlantıyı ortaya koymuş oldu.
yaşamı süresince bilime yaptığı katkılar pek takdir görmemiş olsa da ölümünden ancak 30 yıl sonra direnç birimine ohm adı verilerek onurlandırılmıştır.
devamını gör...

#743217 her bir maddeden bir kitap cikacagini dusundugum sorulardir...

1-aslinda birden fazla duyunun ayni hassasiyette islevi kulaga hos gelse de fazla algi gucune neden olacaktir. dolayisiyla dunyayi algilama orani cok daha yogun ve karmasik olabilir, bu da bence iyi bir sey degil...
2- aklima ilk gelen sey, cok guzel bir yilki ati olarak dunyaya gelmek isteyecegim oldu...
3-once merak...bilime merakli bir toplum degiliz ne yazik ki, bunun da bir cok nedeni var. bilim aslinda hayatimizin ta kendisi, ozellikle fizik ve matematik. biz bu alanlari sadece formullerden ibaret biliyoruz ki yanlis bir algi... esasen gunluk rutinlerimizin icerisinde olup bizim farkedemedigimiz kanunlar. bizim bu gercekten bir haber olmamizin temel nedeni de bize bunu gosterememis ogretmenlerin elinden gecmemiz. (bunu ikinci neden olarak ilistirebilirim) ve isin bir de maddi olanak kismi var tabii ki, yeteri kadar fon saglanmadigi surece, bilimde gelisme saglanamaz...
4- su an okudugum kitapta sikca gecen iki olgu. var yada yok diyemem ki bu konu binlerce yildir sorulmakta ve henuz net bir cevabi bulunmamis. sanirim ben iki dusuncenin ortasindayim. var diyemem cunku akip giden zaman degil de gerceklesen degisimler de neden olabilir, bu da zaman kavramini ortaya cikarmistir diyebiliriz. ama madem durum boyleyse, yasadigimiz olaylar neyin nesidir? mesela benim suraya yazmam bir algi midir? (sorunun soruyu acmasi durumu)...her iki ihtimalin disinda emin oldugum bir gercek var ama, bu iki varsayim da kucuk kiyametin kapiya gelip dayandigi ana kadar gecerlidir, sonrasinda her sey sifirlanir...
5- delilik davranislarin mantiksal suzgecten gecirilmeden icten geldigi gibi yapilmasi durumudur bir tur sinirsel hastaliktir zaten...
6- felsefenin ve bilimin yolunun kesistigi sorulardandir "varlik-yokluk" meselesi. nihilist bir dusunce de degilim acikcasi. dusunuyorum o halde varim mantigi benim icin cok daha kabul goren bir dusunce tarzi. dusunuyorsam, zihnim algilayabiliyorsa, uretebiliyorsam, bunlarla beraber hislerim olusuyorsa bence alginin cok otesinde biz variz. yokluk kavrami ise varligin kabul gordugu noktada onaylanmis bir kavram. her seyin zittiyla var oldugu dusuncesiyle cikmis diyebiliriz. sicak varsa sogukta vardir, karanlik varsa isikta vardir gibi...
7-sadece icinde bulundugumuz toplum degilde evrensel acidan baktigimizda insanoglu olarak karamsar bir yapiya sahibiz. oznel bir takim sebeplerin disinda, icinde bulundugumuz toplumun sorunlari, kisisel ihtiyaclarin giderilmemesinden olusan doyumsuzluk (bunun icine yeterli beslenmeme de, sevgi yoksunlugu da girebilir), maddi kaygilar, gelecek endisesi vb. konularda neden olabilir. karamsarliktan kurtulamama nedeni olarak da, karsilasilan sorunlarin biraktigi olumsuz etki kaynakli olabilir diye dusunuyorum...
8- delilik ve dahilik kavramlarindaki sozde o ince cizgiyi kabul etmiyorum. birbirinden oldukca uzak kavramlar olarak goruyorum hatta. az once de belirttigim gibi delilik sinirsel bir rahatsizliktir. bu rahatsizlikta ic gudusel davranma soz konusu olabilir, cunku mantiksal bir dusunce yoktur, kisi icten geldigi gibi eylem gerceklestirilebilir. gecenin bir koru evinden cikip kilometrelerce uzaklasabilir mesela. dahilik ise ortalama zekanin cok uzerinde olmasindan mutevellit alisila gelmis dusunce bicimlerinden siyrilma durumudur. bu demek degildir ki ic guduleriyle davranirlar. hayir yaptiklari her eylemde mantiga dayalidir, dolayisiyla ikisinin arasindaki benzerlik, siyahla beyaz kadardir.
9-bu soruya katilmamakla birlikte oldukca da sacma buluyorum. sorudaki verilen sosyal mesaj sudur, kisi bilimin sundugu mantiksal aciklamalari ogrendigi takdirde, allah'in varliginin ne kadar gercek disi oldugunu kavrayacaktir. esasen bilim allah'in varligi yada yokluguyla ilgilenmez. bilim var oldugumuz gunden bu zamana nasil geldigimiz, dunyanin ve evrenin nasil olustugu, maddenin nasil var oldugu gibi konulari ele alir. dini yalanlamak yada ateizmi yaymak gibi bir dava ile var olmaz, ilerlemez. bilim yapabilmek icin allah'i inkar etmeyi, dindar olmak icin de bilimden uzaklasmaya luzum yoktur. bu sacma algoritma, insanoglunun urettigi en ahmakca dusuncedir. bence ne din bilimsellestirilmelidir ne de bilim dinsellestirilmelidir. yani insanin kafasini yormasi gereken asil mesele tarafini secmesi degil de,her iki meselenin cakistigi noktada takinilacak tavir nasil olmalidir once bunu dusunmelidir. acikcasi bu sorunun cevabini netlestirmek din- bilim ayristirmasini yapmaktan daha mantikli geliyor. sahsen ben bu sorunun cevabini hala bulmus degilim, ortada kalmis durumdayim...
devamını gör...

türkiye gündemi.vallaha bıktıhkk.
devamını gör...

--! spoiler !--

allah aşkına hiç nietzsche okudun mu?

--! spoiler !--
devamını gör...

kurulduğu sıralarda altın orda devletine bağlı olan rus devletidir. altın orda devleti dağılıp hanlıklara ayrılınca bağımsız hareket edebilme imkanına kavuşmuş ve yayılma alanları bulmuştur. sınırları moskova dışına genişlemiş ve zamanla çevredeki hanlıkları ve diğer knezlikleri bir bir yutarak, korkunç ivan zamanında* rusya çarlığına dönüşmüştür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim