günaydın sözlük, günaydın değerli yazarlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insandır. öyle ki en büyük çelişkidir. akıl ve kalbin büyük bir çelişkisi yaşam boyunca mevcuttur insanda.
devamını gör...

kimi kime şikayet ediyorsun durumudur. bakın efendim bu cemaatler 3-5 kişi değildir; ciddi sayıda insan bu cemaatlere dahildir. her cemaatin de farklı kuralları vardır( artık vahiy nereden geliyorsa onlara). işin ilginci de ciddi bir para dönüyor bu cemaatlerde. yani üye olsanız ihya olursunuz diyeyim kısaca.

aynı cemaattekiler birbirlerine her konuda destek olurken, bu cemaatlerin yöneticileri de sizin ana-babanız oluyor. yani onlara danışmadan adım da atamıyorsunuz. bu beraberinde ne getiriyor? robotlaşmış, kendi fikri, cemaatin fikri olan müritler.

şimdi konuyu bağlarsam, kimi kime şikayet ediyorsun diye yazdım başta. mis gibi düşünmeyen bir kitle var orada; şeyhleri ne derse onu yapacak tehlikeli bir kitle. tam örnek ve istenen türk halkı yani. biz sorguladığımız için tü kaka kısmına giriyoruz efendim.
devamını gör...

kendi fikirlerinin herkes tarafından talep edildiğini, okunduğunu ve takıldığını sanan bazı yazarlar gelip buraya sözlüğü kendi fikirleri doğrultusunda doldurmaya çalışan yazarlara taş atmışlar. neden bu başlığı seçmişler? kendilerinin çekici bulunmasını istediler ve başlığını mı bulamadılar? bir şeye mi alındılar? bilgi içerikli tanım giren yazarlara karşı bir şey mi kaybettiler?

bilgi içerikli bazı yazarları takip etmeye çalışıyorum ve çoğunlukla, bilgi içerikli yazmayan yazarlara sataşmadıklarını görüyorum. bilgi içerikli yazmayan yazarlarsa nedense düşman seçmişler kendilerine. google'a yazıp bilgi aratan birisi zaten bu bilgileri sözlükte de görmekten sıkılmazdı diye düşünüyorum. interneti zaten bilgiden kaçmak için kullananlara ise sözlük iyice dar gelmiştir. devam olsun, yazıyorum, yazıyoruz. lütfen engelleyin.

sol framedeki 10 başlığın 8'ine sırf etkileşimim artsın diye yazacağıma, hayatımda göremeyeceğim birine tecrübe ve bilgi aktarımı yapmayı tercih ediyorum. çekiciliği subjektif, varlığı objektif yazar kitlesidir. merak etmeyin, yazı bilgi içerikli değil rahat rahat okuyabilirsiniz sayın fikirleri önemliler
devamını gör...

bunca senedir yediğim her ekmeğin tüyü varmış da bir anda hepsi birden boğazıma hücum edip oraya yapışmış gibi bir his yarattı başlık bende. yutkunamıyorum şu an.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel;
devamını gör...

carrefour'dan 50 tl'ye aldığım ve uzun süre keyifle kullandığım kulaklığım. şimdi 70tlden başlıyor. fiyatına göre çok kaliteli bir ürün. bassları benim çok hoşuma gidiyor, o fiyata göre çok iyi. uzun süre kulakta kalınca ağrı yapıyor ama. kullanıcı puanım 7/10. 3 puanı nereden kırdın sayın yazar derseniz kulağı ağrıtması derim.

edit: bana uzun süre yol arkadaşlığı eden, fiyatına göre ve benim çok da anlamama rağmen mükemmel bass verdiğini düşündüğüm bu güzel kulaklığımın ömrü çok kısa bir süre önce son buldu. hem de kendisine emanet ettiğim kardeşim tarafından... neyse canı sağ olsun.

kardeşim sağ olsun yerde bırakmış, sandalyeyi çekerken de fark etmemiş, garibim kulaklık onlarca kilo yükün altında kalarak yamulmuştu.

ama harbiden güzel kulaklıktı kendisi. bana uzun süre yol arkadaşlığı etti. düşürmelerime, spordayken kulağımda uzun süre durması ve ter yemesine rağmen bana mısın demedi. dayandı da dayandı yani. böyle bir sonu hak ettiğini düşünmüyorum.

ayrıca 50 liraya aldığım, daha sonra 70 liralara kadar çıkan bu kulaklık şimdilerde yüz liradan aşağı fiyatta satılmıyor. yine de harika bir fiyat/performans ürünü olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

excalibur kılıcı, kral arthur'a bizzat gölün hanımı tarafından verilen kılıçtır.

öncelikle bu kılıcın arthur'un kral olmadan evvel taştan çektiği kılıç olmadığını söyleyeyim. bu kılıç farklı, kral ünvanını kazandığı taştan çektiği kılıç farklıdır. aslında iki anlatım var diyebiliriz. biri taştan çekilen kılıcın excalibur olduğunu diğeri ise gölün hanımı'nın verdiği kılıcın excalibur olduğu yönünde. sonuç olarak vardığımız nokta excalibur kılıcını kral arthur kullanıyor mu kullanıyor efendim.

kendi kılıcını kaybeden kral arthur, danışmanı (büyücü) merlin ile gezintideyken, merlin'e kılıcını kaybettiğini söyler. bunun üzerine merlin, kral arthur'a beklemesini ve az sonra bir kılıç edineceğini söyler. elbette excalibur'dan bahsetmektedir.

büyük bir göle geldiklerinde gölün içinden yukarı doğru uzanmış bir kol excalibur kılıcını tutmaktadır. gölün içinden bir kadın çıkar ve kral arthur'a doğru gelir. merlin, doğru bir şekilde isterse gölün hanımı'nın bu kılıcı kendisine vereceğini söyler. böylece arthur gölün hanımı ile bir anlaşmaya varır, bu anlaşmaya göre zamanı geldiğinde gölün hanımı kral arthur'dan bir iyilik isteyecektir ve bu verilen sözün karşılığında excalibur kılıcını alacaktır. iyiliğin ne olduğu belli değil tabii, boş kağıda imza gibi düşünün.

arthur bir kayığa atlayarak suyun içinden uzanan kola ulaşır ve bu koldan kılıcı alır. işte arthur bu şekilde kılıca sahip olur.
buraya kadar anlattığım kısım kral arthur ve yuvarlak masa şövalyeleri kitabında geçmektedir. yazarı ise (bkz: andrew lang) bu kitap için de ayrı yazacağım.

şimdi bu excalibur kılıcı neymiş, olayı neymiş bir de ona bakalım.

excalibur kılıcı kullanan kişiye büyülü özellikler kazandıran, hiçbir darbesinden kaçılmasını mümkün kılmayan özel bir kılıçtır.

benim yorumuma göre aslında bu kılıç büyülü değil, kullanan kişi kral arthur olduğu için merlin tarafından ufak tricklerin yapıldığı bir kılıç savaş esnasında. merlin'i bilirsiniz efendim kendisi arthur ile dalga geçmeyi sevdiği kadar korumayı da seviyor.

tabi kılıcın kını. bu kının da büyülü olduğu söyleniyor. kılıcın kını kullanan kişinin aldığı yaraları iyileştirirmiş, ha bide bizim kötü kalpli cadımız biçısımız morgana tarafından çalınmış bu kın. zalim kadın.

bir de şöyle bir şey buldum, buyrunuz:

1136 civarında yazılmış historia regum britanniae'ye (britanya krallarının tarihi) kadar uzanır. bu eserde excalibur için latince ad caliburnus veya caliburn kullanılır. excalibur, "avallon adasında yapılmış mükemmel kılıç" olarak tanımlanır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ileride kafa sözlük için kurmayı temenni ettiğim söz. yalnız dikey mimarı kabul etmem, yatay olacak.
devamını gör...

hiçbir şey nedensiz değildir. içinizde o kadar biriktirirseniz mutlaka bi gün patlarsınız. arınma gecesi gibi düşünün. bi arkadaştan biliyorum. *
devamını gör...

nasıl oynandığını öğrenene kadar birçok kişinin yalnızca araba çalıp adam öldürdüğü, şifreleri girerek silahlar aldığı, ilk sürümünün 2004 yılında geldiği pc oyunu.

hatırlıyorum babam bize bilgisayar almış, yıl 2010. kardeşimle kavga dövüş oynuyoruz oyunu... geçenlerde tekrar indirdim, oynanışını bilerek oynadım falan da eski tadı vermedi. sanki iş bilmeden oynamakmış... hüzünlendim...

edit: oynun keyfi 4 yıldızda iken aezakmı şifresini girip polislere bay bay demektir.
devamını gör...

duman'ın muhteşem güzellikteki şarkısıdır. şarkıda da söylediği gibi hangi oje yakışmaz ki kız sana deyip gidiyorum.
devamını gör...

oğlu hakkında "idam fermanı "çıktığında üzüntüsünden kısmı felç geçirdi,bacakları tutmaz oldu.

sürekli baskıya maruz kalıyordu.
işgal kuvvetleri sık sık evi basıyordu.
öyle olmadığını bildikleri halde, sanki mustafa kemal orada saklanıyormuş gibi arama yapıyolardı.

sarı ali diye meşhur bir muhbir vardı,
24 saat zübeyde hanımın evini gözlüyordu.
gelip gidenlerin listesini ingilizlere gammazlıyordu.
zübeyde hanım tüm bunlara rağmen geri durmuyordu.

oğlunun arkasında kapı gibi duruyordu.
mayıs 1921 istanbul 'da ki yurtsever kadınlar yetimhane yararına kermes düzenledi.
bu etkinlik vesilesiyle padişaha verilen mesaj gayet açıktı "milli mücadelede şehit düşen kahraman babaların evlatlarına sahip çıkıyoruz"
zübeyde hanım felçli bacağını sürükleye sürükleye kermese geldi.

yemenilerle dolu bir masanın başına oturdu.
bizzat satış yaptı.
mustafa kemal atatürk'ün annesi...
tüm şehit çocuklarının annesi olduğunu gösteriyordu..

mekanı cennet olsun.

ikizkare.com/makale/zubeyde...
devamını gör...

etrafına bak
onlardan olma sakın,
yola koyul küçük küçük..git buralardan..

sokaklarda sapsarı yapraklar,
mazgallarda yağmur var.
hangi kentte bu denli acı var..başka nerde?
istanbul kadar...

rapsodi istanbul
devamını gör...

mazoşisttir.
devamını gör...

zagor, 1961 yılında sergio bonelli ve gallieno ferri tarafından yaratılan bir çizgi roman kahramanıdır. abd'nin kuzeyindeki darkwood adlı düşsel bir ormanda yaşar. asıl adı patrick wilding olan zagor, henüz küçük bir çocuk iken anne babası salomon kinsky tarafından kışkırtılan kızılderili abenaki kabilesinin düzenlediği saldırıda öldürülür. zagor nehre atlar, bir süre sürüklenir, daha sonra nathaniel fitzgeraldson (fitzy) adındaki bir avcı tarafından fark edilerek kıyıya çıkarılır ve büyütülür.
bir gün ormanda kızılderili saldırısından hayatlarını kurtardığı bir cambaz topluluğu olan sullivan'larla tanışır ve bu yeni dostları kendisine kızılderili algonkin kabilesinin dilinde "baltalı ilah" anlamına gelen "zagor tenay" adını verirler. zagor sergilediği birkaç numara ile kızılderilileri kendisinin bir yarı-tanrı olduğuna inandırır ve barışın korunması için harcadığı çabaları sonucunda darkwood'un egemeni olup çiko ile birlikte oraya yerleşir.
"ahyaaak" diye bağırması ile meşhurdur.
zagor'u diğer western kahramanlarından ayıran özelliği; "çılgın bilim adamına karşı", "kayıp şehrin efsanesi" gibi bilim-kurgu ve fantastik türde maceralarının da olmasıdır. hem beyazların, hem de kızılderililerin sevgisini kazanmayı bilmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kalamamak zordur efendim. her yolu denemişsinizdir tekrar dönmek için ama bir türlü yol artık o tarafa dönmemiştir. kalamamak zordur...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim