sadece uyurken değil gündüz de farkında olmadan yaptığım eylem. annem bile fark ediyor sıkma kendini diyor ama olmuyor işte. sanırım en büyük sebebi stres.
devamını gör...

virüsü dünyaya iteleyip, dünyanın büyük bir kısmının karantinada olmasına sebep olanların yaptığı kutlamadır. çin'in virüsün kaynağı olan vuhan kenti meydanındaki görüntüleri yayınlaması ise tam bir nefret sebebidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak
devamını gör...

çevre aktivisti, güzel bir insan. savunduğu fikirlerin altına imzamı atarım.

yok proje, yok soros, yok pkk... hepiniz büyük resim kursunu başarıyla tamamlamışsınız, tebrikler! bir yazar da çıkıp "geçen gün şöyle konuştu, bunu dedi, bu yüzden eleştiriyorum" demiyor. çünkü kimse ne dediğini umursamıyor, ihtimal ki hiç bilmiyor. ancak kulaktan dolma şeyleri iyice absürde indirgeyip laf sokmaya çalışın.

bu arkadaşımız otizm spektrumunda; evet sosyal becerileri sizler kadar iyi olmayabilir, yüz ifadelerini garipseyebilirsiniz. peki bunun dikkat çekmeye çalıştığı iklim kriziyle ne ilgisi var? ne kadar safsata varsa hepsine başvurularak kendisine saldırıya geçilmiş.

siz bu kıza zorbalık yapmaya devam edin isterseniz ama iklim krizi gerçek ve bu kızı sevmiyor olmanız iklimin umrunda değil.

cahil bir yazar arkadaşıma da not:
greta'nın okyanusu katettiği ve senin yat dediğin şey bir yelkenliydi. çelişkiyi fark etmişsin, iki saniye nefes alıp düşünsen o kadar salak olamayacaklarını anlayacaksın aslında. illa bir eleştiri yöneltmek istiyorsan şuradan yürüyebilirsin: yat ekibinden insanlardan bazılarının bu yolculuğa katılma amacıyla uçağa bindikleri ortaya çıkmıştı.
devamını gör...

hollandaca sosyal ve rahat bir durumu tanımlamak için kullanılan bu kelime zaman içinde sosyal medyada farklı anlamlarda kullanılmaya başlanmıştır.
gezelligheid sevdiğin şeylerle beraber geçirilen keyifli zamanı ifade eder.
sevdiğin yerde olmanın yaşattığı mutluluk ve huzura da denir.
dışarda kar yağmıştır, buz gibi soğuk bir hava vardır ama evinizde şömine başında sevdiğiniz ile sıcak bir sohbete başlamışsınızdır… gezelligheid bozulmasın diye telefonu sessize alırsınız.*

yurdum medyası ise önce gezellig diye kelimeyi kısaltmış, sonra "ha gezellig ha güzellik, uzatmaya ne gerek var, bırakın bu gavur kelimelerini" demiştir. *
gezelligheid yaşamışsanız şu şarkıda olduğu gibi sevdiğinizi bırakmak istemezsiniz.



seninle tattım ben her mutluluğu
bırakıp gidersen bil ki yaşamam

ömrümden canımdan ne istersen al
gülü susuz seni aşksız bırakmam

üşüdüm diyorsan güneş olurum
yanarım sevginle, ateş olurum

dolarım havaya, nefes olurum
gülü susuz seni aşksız bırakmam

gönlündeki derdi siler atarım
ümit pınarıyla coşar akarım
kış göstermem sana ben hep baharım
gülü susuz seni aşksız bırakmam
.

sözlüklerde birbirine atar yapıp huzur bozan ergenler gezelligheid nedir bilmez. yerler birbirini, ete para vermezler.
arizona kertenkeleleri bile gezelligheid nedir bilir. * kendileri belgesel çekip internete koyarlar ki seyredenler neşelensin.



sevinci öğrenirsek başkalarına acı vermeyi unuturuz” – nietzsche.
devamını gör...

tanım: bir ilk tuvalet değildir. onlarca şakülü kaymış heladan kapısı sağlam olanı bulup sabah kalktığında millet girmeden direkt oraya gitmek için araştırma yapmak gerekir.
benim için herhangi bir günden farkı olmayan ilk sabahti. zaten koğuş kalk cümlesinden önce sabah namazı için erkenden kalkardim ben koğuşa geldiğimde millet fosur fosur daha uyumaya devam ederdi. good times.
devamını gör...

barış manço'nun bir gezi videosu var herkes biliyordur. ekvator çizgisine gidip bir deney yapmıştı. iki yarım kürede de suyun akış yönü bibirinden farklı ekvatorda ise dümdüz akıyordu. bu deneyde siyahi arkadaşın suyu dökme şekli ile girdap oluşturması gözden kaçmaz. ne yazık ki buradaki deneyde siyahi arkadaş tarafından kandırılıyoruz. coriolis etkisi bu kadar milimetrik değişimler gözlemlenebilecek bir etki değildir. günlük hayatta bunu hissedemeyiz. kasırga ve girdap gibi durumlarda bile oluşum süresi uzundur.
bir çemberde aynı hizada merkeze yakın ve uzak iki nokta bir turu aynı sürede tamamlar. ama hızları birbirinden farklıdır. kutuplarda dünyanın dönüş hızının ekvatora oranla az olmasının temel sebebi budur. dönen bir cisimde ki burada bahsettiğimiz örnek dünya kasırgaların iki yarım kürede farklı yönlere doğru dönmesinin nedeni de dünyanın şekli ve dönüşü ile bağlantılıdır. 1835 yılında gaspard gustave coriolis tarafından bu etki tanımlanmış ve ismini kendisinden almıştır. bu etki dünyanın döndüğünün de kanıtıdır. coriolis bir sarkaç yapıp paristeki meşhur pantheon'un kubbesine asmıştır. sarkaç belli bir doğrultuda hareket ederken salınım doğrultusunda sürekli bir değişim meydana gelmekteydi. belli bir süre sonra başlangıç konumuna geri geliyordu. aynı sarkaç ile eğer ekvator çizgisine üzerinde aynı deneyi gerçekleştirirsek aynı etki gözlenmeyecek ve sarkaç salınım doğrultusunda hareket edecektir.
devamını gör...

vapura binmek..
devamını gör...

yok mu bir psikolog gerçekten ihtiyacım olan şey
devamını gör...

werner heisenberg tarafından ortaya konan ve klasik bakış açısıyla "bir parçacığın konumunu ne kesinlikte bilirsek momentumundaki belirsizlik de o derece artar ve tersi de geçerlidir" şeklinde özetlenen ilke. aynı durum enerji ve zaman için de geçerlidir. ancak sanıldığı gibi biz onu ölçtüğümüz için değil, hem parçacık hem dalga özelliği gösterdiği için var olan bir ilkedir.

***

meraklısına biraz detay...

parçacık dediğimiz şeylerin belirli yerleri vardır. bir parçacığı aradığımızda, onu bulabileceğimiz net bir konumu olur. dalga dediğimizde ise bu geçersizdir. dalgaya bir bütün olarak bakabilir, onun dalga boyunu ve buna bağlı olarak da frekansını ve benzer özelliklerini belirleyebiliriz. ancak dalga boyunun tek bir konumu yoktur. sürekli hareket halinde olan dalga boyunca, herhangi bir yerde var olabilir. yani bulunmasının söz konusu olduğu tek bir yer değil, bir olasılıklar bütünü vardır.

yukarıda parçacık için hem dalga hem parçacık davranışı gösterir dedim ama bu aslında evrendeki her cisim için geçerli. yalnız önemli bir ayrım var: mesela bir tenis topunun karşılık geldiği dalga boyu, ölçemeyeceğimiz ve tenis topunun yanında ihmal edilecek kadar küçük. o nedenle tenis topu, bir parçacık gibi davranır ve onun dalga doğasını ihmal edebiliriz. aynı şekilde, gözümüzle görebildiğimiz her cisim için bu geçerli. fakat atom altı parçacıklarda durum tersine dönüyor ve onların dalga boyu, ölçebileceğimiz ve parçacığın kendisiyle kıyaslandığında önemli bir boyutta sayılan bir hale dönüşüyor. burada dalga boyunun, cismin momentumuyla da yakından ilgili olduğunu söylemek gerekiyor. eğer momentum büyükse, dalga boyu küçük oluyor.

bir dalganın dalga boyunu ölçebiliyorsak, onun momentumunu da ölçebiliyoruz demektir. ancak yukarıda da söylediğim gibi, konumuna ilişkin net bir şey diyemiyoruz. parçacığın ise konumunu ölçebiliyoruz ama onun da bir dalga boyu yok, dolayısıyla momentumunu ölçemiyoruz.

şu halde iki durumu birleştirip, hem momentumunu hem de konumunu bilebileceğimiz bir şey elde etmeye çalışabiliriz. bunu nasıl yapabiliriz? küçük bir alana sıkıştırılmış, dalgalı bir yapı elde ederek.

bunun için şöyle bir yöntem düşünebiliriz: farklı dalga boyu olan dalgaları bir araya getirmek. bunu yapabilirsek -fizik dersinden hatırlayanlar olacaktır- dalgaların yapıcı ve yıkıcı girişim yapacağını biliyoruz. dalgaların tepe ve çukurlarının çakışarak birbirini sönümlediği, yani yıkıcı girişim olan bölgelerle işimiz yok. bize lazım olan, dalga tepelerinin üst üste geldiği yapıcı girişim bölgelerindeki kısım.

şu görselde yapıcı ve yıkıcı girişimin ne olduğunu sembolik olarak görebilirsiniz.

eğer bu 2 dalgaya, farklı dalga boylu yeni dalgalar eklemeye devam edersek, yapıcı girişimle ortaya çıkan desen biraz daha daralır ve sivrilir. ne kadar çok dalga eklenirse, dalga o kadar incelir ve neredeyse tek bir konuma indirgenecek kadar daralır. bu kadar dalgayı üst üste yığdığımız fiziksel bölgeye dalga paketi diyoruz. şimdi ortaya öyle bir yapı çıktı ki, hemen hemen istediğimiz şeyi elde ettik diyebiliriz: hem dalga hem parçacık özelliği olan küçük bir paket. fakat...

paketi oluşturmak için birçok dalgayı birleştirdiğimiz, dolayısıyla birçok dalganın dalga boyunu bir araya getirdiğimizden ve dalgalar için net bir konum bilgisi edinemeyeceğimizi bildiğimize göre, konum hakkında yine net bir bilgimiz yok demektir. yine sadece olası konumlardan söz edebiliriz. ayrıca yine birçok dalga boyunu içeren bir paketimiz olduğu için de, elimizdeki paketin sahip olabileceği 1'den fazla momentum olasılığımız var demektir. yani momentumda da belirsizlik var.

işte belirsizlik ilkesi burada devreye girer ve der ki;
eğer bu paketteki konum belirsizliğini ortadan kaldırmak istersek, daha fazla dalga eklememiz gerekir ki, dalga piki tam olarak tek noktayı gösterecek şekilde belirginleşip sivrilsin ama bunu yapmak için eklediğimiz yeni dalgaların momentumları da, elimizdeki olası momentumlara ekleneceğinden, konumu net şekilde belirleyebilmek, momentum bilgisini feda etmek anlamına gelir.

eğer momentum belirsizliğini ortadan kaldırmak için dalga eksiltirsek, bu kez dalga pikten uzaklaşıp yayılmaya başlayacak. bu durumda da konumdaki netliği feda etmiş olacağız.

***

görüldüğü gibi heisenberg belirsizlik ilkesi, aslında ölçümden kaynaklanan bir hata ya da ölçüm kaynaklı bir sonuç olmaktan ziyade, evrendeki parçacıkların dalga - parçacık düalitesi nedeniyle ortaya çıkan, değiştirilemeyen bir fizik kanunu.
devamını gör...

uzun zaman evvel dünyaya yanıt aradığım bir şiirden bir parça ile geceye katılıyorum.*

...
kalabalıklar olarak dağılıyorduk şehre
suratlarımızı bir kez vestiyere asıp çıksaydık o kapıdan
belki daha az düşman
daha çok dost dolardı öğle paydosumuza
geldik metro kuyruklarında astık yüzümüzü
kopmadıkça boynumuz intihar demediler
oysa astık işte yüzümüzü
yaşamaya dair ne kaldı suretimizde?
devamını gör...

evet kesinlikle söylemelisiniz hemen. çünkü o kadın aynaya bakmıyor,kendinin farkında değil. söyleyin ki şişman olduğunu öğrensin. yahu size ne ? şişman kadınlardan hoşlanmıyor musun? o halde zayıf kadınlarla konuşmalısın. dostum, nasıl fikir ama aydınlanma yaşadın değil mi ?
devamını gör...

savaş cinayettir. keşke hiç başlamasa.

devlet liderleri kendi sıcacık evlerinde keyif yaparken olan masum insanlara olacak.

nato ve abd ukrayna için ne yapacak göreceğiz. ii. dünya savaşı zamanı ruslardan kurtulmayı isteyen ukrayna, nazi almanya'sını çiçeklerle karşılamış, hitler'in "bütün kaynaklar sadece alman halkına aittir" sözü üzerine de toplama kamplarında ölesiye çalışmışlardır. ukrayna bu konularda kime yanladıysa hep kaybetti. umarım tarih tekerrür etmez.
devamını gör...

kutlu olsun!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

destek olmak balık tutmayı öğretmekse, torpil balık vermektir.

adı üstünde destek olmak; bir kişinin kendi ayakları üzerinde durana kadar ona yardımcı, rehber, danışman olmaktır.

torpil; hazıra konmak, kondurmak, kondurulmak ve herhangi bir altyapı, emek, birikim gözetmeksizin bir kişiyi hak etmediği bir konuma getirmek, duruma sokmaktır.
devamını gör...

mo de ras yooon papucu yarııım
çık dışarıyaaa oynayalııım....
özgürlük adı altında böyle aptallara müsade etmeye devam edin siz aferin. aylar aylar öncesinden ipliğini pazara çıkarıyoruz ama çoook “hümanist” ekibimiz bunlara ne hikmetse hiç ses etmiyor. lan küfürden bile arındırılan bu ortamda nasıl olur da böyle insanlara tolerans gösterilebilir? vur tekmeyi kıçına gitsin. yok yapamıyorsanız eliniz titriyorsa verin bana yetkiyi 5 dakikacık, bakın nasıl temizliyorum bu parazitleri.
devamını gör...

diyecek söz bulamadığım yazar başlığı. 4 kişilik aile günde 1 ekmek yiyormuş. ekmeğin gramajından dahi haberi yok; tok açın halinden anlamadığı üzere; yiyecek yemeğin az olduğunda ekmeğe yüklenirsin.

asgari ücretle geçinen kesimin; zaten ailesi de genellikle kalabalık oluyor, günlük en az 3, belki daha fazla ekmek yenir. bugün istanbul'da ekmek 3 tl. günlük 10 tl ekmek parası verse; ayda 300 tl yapar; asgari ücretin 4250 tl olduğu yerde; maaşının %10'una denk gelir. sadece ekmeğe maaşının %10'una giden kişi elektrik ödemez mi, doğalgaz ödemez mi, kira ödemez mi vs vs.

ister troll olsun, ister bilinçli bir şekilde yazılmış olsun, ekmeğin, insani yaşamanın trollu olmaz. yazıklar olsun der, geçerim.
devamını gör...

galaksilerin morfolojik sınıflandırılması için ilk kez 2007 yılında başlatılmış olan halka açık proje. orijinal adı galaxy zoo.

astronomi çok hızlı gelişen ve sürekli yeni veriler edinilen bir bilim. veri sayısı o kadar büyük bir hızla artıyor ki dünyada bu işlerle uğraşan profesyonel astronom sayısı bu verilerle çok kısa sürede başa çıkmak için yeterli değil. astronomların büyük bir kısmı belirli projelerde gruplar halinde çalışıyor ve elde edilen verilerin bir kısmını kendi projeleri için kullandıktan sonra başka astronomların da farklı araştırmalarda kullanabilmesi için ulaşılabilir hale getiriyorlar. bazı veriler dönem dönem, amatör gözlemci ya da bu işle ilgisi olmayan, halktan insanlara da açılıyor.

proje kapsamında ilk etapta 900 bin galaksinin sınıflandırılması 1 yıldan daha kısa bir süre içerisinde yapıldı. 2 yıl tamamlandığında 50 milyondan fazla veri sınıflandırılmıştı. 2007'den bu yana ise 15 farklı proje gerçekleştirildi. bunların sonucunda 125 milyon galaksi sınıfladırması yapıldı ve bunlar hakemli dergilerde yayımlanan 60 adet makaleye de vesile oldu. sınıflandırma çalışmaları hâlâ sürüyor. şu anki projede 70 binden fazla gönüllü var ve çalışmalar %90 oranında tamamlanmış durumda.

zooniverse adlı site üzerinden gerçekleştirilen pek çok gönüllü projeden sadece biri olan galaxy zoo projesine katılmak için astronomi alanında herhangi bir uzmanlığınız ya da eğitiminiz olması gerekmiyor. insan gözü bu tür sınıflandırmalarda bilgisayarlardan daha iyi çalıştığı için gönüllüler, büyük miktarda veriyi kısa sürede araştırmacıların kullanacağı hale getirebiliyor. yani kendinize yapacak iş arıyorsanız projelere katkıda bulunabilir ve bilimsel çalışmaların koca duvarına bir tuğla da siz koyabilirsiniz.

zooniverse adlı sitenin tüm projelerine göz atmak için buradan
devamını gör...

dünyanın en güzel kekidir hatta biraz da çikolatalı sos dökülmesi tadını katlar.
devamını gör...

çok nahif bir sese sahip müzisyen ve bestecidir. bir röportajında ‘bazen şarkıları söylerken kendi sesime kendim ağlıyorum’ demiş kendisi. elbette yalnız değil, ben de onu dinlerken ona bu noktada eşlik ediyorum.
devamını gör...

keşke önceden haberimiz olsaydı da tanım sayımızı şişirip şişirip karma biriktirseydik demediğim durumdur. nasılsa birikir. az olsun öz olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim