ben senden daha fazla maaş aldığım için senden daha çok vergi verip daha önce vergi dilimine giriyorum asıl sen benim vergimle maaş alıyorsun diyerek karşılık verdiğim tiptir. sonrada arkamda bırakarak pis pis sırıta sırıta giderim. kahrolur.
devamını gör...

bir çoğumuz isteyerek ya da istemeyerek günde bir kaç defa kalp kırar, farkına bile varmayız. bazen bir sözle, bazen davranışla yaparız bunu. fakat arkamıza dönüp bakmayız bile, kırdığım var mı? kırılan kalplerden dökülen gözyaşı var mı diye.

oysa hatayla, yanlışlıkla bile olsa, incinen kalbe ilaç olmak, sarıp sarmalamak o kırılan kalpten akan yaşları şefkat mendiliyle silmek insan olmanın gereğidir.
aslında zor bir şey değildir.
tatlı sözle, güler yüzlü gönül almak, kırılan o kalbi onarmak ve yeniden kazanmak.
dahası bunun için çabalamak, gayret etmek ve bunu en içten bir şekilde yapmak.
sonrasında incinen kalbin acısını, yangınını söndürmek. onu ferahlatmak, rahatlatmak; topraktan çıkan filiz gibi yenisini yeşertmek gönüllerden...

belki bu konular size bildik tanıdık gibi gelebilir. ama bilmek bazen yeterli gelmiyor işte.
ne yapmamız gerektiğini bilmemize rağmen zor geliyor bunları hayata geçirmek.

en güzeli geride suçluluk duygusu, pişmanlık ve keşkelerle dolu bir hayat bırakmamak için kalp kırmaktan sakınalım.
sokakta gördüğümüz bir köpeğin veya kedinin bile duygularını incitmemeye özen gösterelim.
nezaket ve kibarlık ile tüm kalplere dokunalım...
devamını gör...

herşeye çabucak inanıvermesi ile tanıdığımız,saf yürekli hımym karakteri.jason sagel tarafından canlandırılır.ted ile üniverstede oda arkadaşıdır.barney ile aynı şirkette çalışır,hedefi yargıç olmaktır ve olurda.
devamını gör...

cenazesi ölümünden iki ay sonra ıstranca dağları eteğinde bir çoban tarafından bulunmuştur.günümüzde mezarının nerde olduğu belli olmayan yazarın kuyucaklı yusuf, içimizdeki şeytan, kürk mantolu madonna adlı romanları oldukça popülerdir.
devamını gör...

cambridge üniversitesi’nin felsefe profesörü. isminden dolayı sıklıkla türkiye’de de gündeme gelmiş, hatta yakın zamanda bilkent’te bir konferans bile vermiştir.
devamını gör...

patates kızartması. ketçap ve mayonez de olacak. bu aralar favorimdir.
devamını gör...

yunan yazar nikos kazancakis'in tüm dünyada tanınan romanı, daha sonra başrolünde anthony quinn' in yer aldığı filmi de yapılmıştır.

--- alıntı ---

roman ingilizce olarak ilk kez 1952'de ingiltere'de, 1953'te de abd'de yayımlandı. türkiye'de ise ilk kez ataç yayınevi tarafından aleksi zorba adıyla 1963'te yayımlandı ve 1967 ve 1970 yıllarında aynı yayınevinden iki baskısı daha çıktı. sonra can yayınları tarafından 1982'de zorba adıyla yayımlandı ve yayınevi tarafından muhtelif sayıda baskıları yapıldı. türkçedeki bütün çevirileri yunanca aslından ahmet angın tarafından yapılmıştır.

zorba, 1883-1957 yılları arasında yaşamış olan yunan yazar nikos kazancakis´in olgunluk dönemi ürünüdür. "zorba" bir yaşam kılavuzudur. bugün nikos kazancakis´in mezar taşında yazılı olanlar, doğrudan zorba´nın ağzından dökülmüş kader sözcükleri gibidir âdeta:

« hiçbir şey ummuyorum; hiçbir şeyden korkmuyorum; özgürüm. »

--- alıntı ---
devamını gör...

olur öyle arada bir. her gün baklava börek yenmez ya! arada bir de işte şalgam, limon falan...

(bkz: sen yine de anamı karıştırma)
devamını gör...

sakar bir çocukmuşum annem yürürken bile düşüyordun diyor.buna rağmen ısrarla paten istiyordum. gizliden bir kaç defa arkadaşımdan sürmeye çalışıyordum dizler kan,yara bere içinde...ısrarlar yalvarmalar derken koruma iç güdüsüyle alınmadı haliylen.aslında çokta haklılarmış ne diyeyim ama halen iyi sürenleri görünce hep bakarım arkalarından aslında hem başaramamışlık hemde sahip olamamışlık durumuda denilebilinir.
bunun birde ponpon kız olmak istememe rağmen folklere göndermeleri var.küçük ponpon kızlar ne kadar tatlı ne kadar şekerlerdir yok illaha yöresel olacağız onun içinde dediler ki çok üşütüp hasta oluyorsun giyin kaftanları... benimki fazla korumacılık altında yaşanılan çocukluk uhdeleri işte...
devamını gör...

fikirlerine saygı duyduğum ama katılmadığım kadın.

ben hatalarımı hiç mi hiç sevmiyorum. keşke bazı şeyleri öğrenmek için hata yapmama gerek kalmasaydı. zamanında büyük sözü dinleseydim mesela ya da insanların yaşadıklarından ders çıkarıp ben de benzer hatalara düşmeseydim vesaire...

yok yok, ben sevmiyorum hatalarımı. son kararım.
devamını gör...

"dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur, aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu kadar heyecanlı olmam bi' sorun mu?
aidiyet mükemmel bir şey değil mi yaa...
devamını gör...

yanlış olan önermedir. meyve suyu sıkılarak, zeytinyağı ise ekstraksiyon düzeneği ile bir nevi damıtılarak özütünün çıkarılması ile elde edilir.
devamını gör...

hiçliğin içine doğmak, şüphesiz yesenin hakkında tek bir şey söyleyecek olsam söyleyebileceğim şey bu olurdu. şiirlerinde doğanın canlılığını, acıyı ve zaman zaman insanın ruhuna çöken karanlığı öyle güzel ifade etmiştir ki onun dizelerinden okuyunca acı bile insanın boğazına bir taş gibi oturmadan su gibi akıp gider. eleştiri barındıran pek çok şiiri de mevcut ama pek azı dilimize çevrilmiş. bendler'da dile getirdiği üzere yurt sevgisi ona hep derin bir acı vermiştir. genç yaşında kendini asarak intihar etmiştir ve ölmeden önce yakın dostu olan mayakovski'ye kendi kanıyla yazdığı bir veda şiiri bırakmıştır. şiirde vadedilen buluşma ise yesenin'in intiharından beş yıl sonra mayakovski'nin kendini vurmasıyla gerçekleşir. içindeki boşluğa rağmen görmeye değecek bir güzelliği aramak ve sonunda kendi kendine yenilmek, bazen bütün mesele bundan ibarettir.

--- alıntı ---

kara adam
murdar bir kitapta gezdiriyor parmağını
ve yüzüme mırıldanıyor burnundan
ölünün başucunda bir rahip gibi
bildiriyor bana yaşamını
bir düzenbazın, sefihin,
acıyı ve dehşeti yığıyor ruhuma

--- alıntı ---

(bkz: hooligan's confession)
(bkz: prayer for the first forty days of the dead)
(bkz: the birch tree)
(bkz: ı don't pity, don't call, don't cry)
(bkz: the scarlet of the dawn)
devamını gör...

uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum

ööyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
cemal süreya
devamını gör...

bu adam kadar güzel şiir yazan çok az insan var.
şu şiirdeki kaygıya bakar mısınız?aşkı,ölümü anlatisina...vallahi efsane.

itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:'hank! '
cevap vermeyecek hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:seni
seviyorum.
devamını gör...

sözlükte "içinde kale, kule, hisar, kemer gibi dikili yükseltili mimarinin bulunduğu antik kasabalara verilen ad" anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

acilimi advanced micro device olan amerika'da 1970'lere dogru mikro cip uretimi uzerine kurulmus dev bir sirkettir. bundan seneler evvel okudugum bir yaziya gore (bilgiden emin degilim) esasen intel'in yan sirketi yada bayiligi olan bir kurummus. aralarindaki anlasmalarin fesh edilmesi, amd'nin kendini tamamen intel'i kopyalama isine girmesiyle iki sirket adeta iki ezeli rakip haline gelmislerdir. hatta bu yuzden aralarinda sayisiz davalar da acilmis. ama su an itibariyla fiyat performans olarak intel'den cok daha tercih edildigini soyleyebilriz. ozellikle ryzen serisiyle intel'i golgede biraktigini dile getirmek mumkun evet.
devamını gör...

sen yazmışsın da ben beğenmez miyim diye beğeniyorum. ne var ki bunda? hatta mesaj atıp teşekkürlerimi de iletiyorum. olması gereken bu değil mi zaten?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim