insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
başlık "jack the ripper" tarafından 03.12.2020 00:55 tarihinde açılmıştır.
81.
bazı insanlar sırf bizi seviyor diye onları tanıdığımızı zannediyoruz. sevmekten önce güven gelmeli.
devamını gör...
82.
çıkarmam gerekenin ders değil insanlar olması
devamını gör...
83.
kendini herhangi birine muhtaç olacak duruma düşürme.
devamını gör...
84.
4 s kuralıdır.
devamını gör...
85.
çok da ciddiye almamak gerektiğidir.
devamını gör...
86.
şikayet eden, sürekli suçlayan, ailesi ile sorunları olup yapıcı olmayan biriyle iletişim kuramazsınız. kursanız da güdük kalır.
devamını gör...
87.
güvenmenin sevmekten önce geldiği gerçeğidir.
devamını gör...
88.
huzur istiyorsan hiç insan...
devamını gör...
89.
kimse kimsenin hayatının merkezinde olmamalı.
insanları ilahlaştırmanın, olduğundan daha yüksek potansiyelde görmenin, üstüne oturmayan, onda eğreti duran anlamlarla tanımlamanın karşımızdaki kişiyi motive edeceğini düşünmek çok büyük bir yanılgı. en az kişiyi yermek, aşağılamak, "yapamazsın, sen bunu başaramazsın" diyerek sistematik bir taciz uygulamak kadar baskılayan bir şey kişinin potansiyelini köpürtmek. hatta karakterine göre daha beteri bile olabilir. kimisi pozitiften kimisi negatiften güdülenir doğru. ama bir insanı, kafasından basıp yerin dibine sokmaya çalıştığınızda size uygulayacağı karşı kuvvet onu alıp göklere çıkardığınızda size direnmesinden daha içgüdüsel bunu da kabul edelim.
herkes pohpohlanmaktan hoşlanır. belli bir ölçüde bu iyidir de ama ayarını kaçırdığınızda hem bunu yapan hem bundan etkilenen gerçeklikle bağını yitiriyor. yapan karşısındaki hatasız, kusursuz, mükemmel olan gibi görmeye başlıyor, olmadığını fark ettiğinde hayal kırıklığı yaşıyor; etkilenen benden beklenen bu, bunu yapmalıyım dediği halde çapı kotaramadığı için dışa vuramadığı bir özgüven sorunu çıkmazında debelenip duruyor. bu hikayenin mutlu sürmesi mümkün değil. kimseyi mükemmel addedip hayatın merkezine koymamalı.
insanları ilahlaştırmanın, olduğundan daha yüksek potansiyelde görmenin, üstüne oturmayan, onda eğreti duran anlamlarla tanımlamanın karşımızdaki kişiyi motive edeceğini düşünmek çok büyük bir yanılgı. en az kişiyi yermek, aşağılamak, "yapamazsın, sen bunu başaramazsın" diyerek sistematik bir taciz uygulamak kadar baskılayan bir şey kişinin potansiyelini köpürtmek. hatta karakterine göre daha beteri bile olabilir. kimisi pozitiften kimisi negatiften güdülenir doğru. ama bir insanı, kafasından basıp yerin dibine sokmaya çalıştığınızda size uygulayacağı karşı kuvvet onu alıp göklere çıkardığınızda size direnmesinden daha içgüdüsel bunu da kabul edelim.
herkes pohpohlanmaktan hoşlanır. belli bir ölçüde bu iyidir de ama ayarını kaçırdığınızda hem bunu yapan hem bundan etkilenen gerçeklikle bağını yitiriyor. yapan karşısındaki hatasız, kusursuz, mükemmel olan gibi görmeye başlıyor, olmadığını fark ettiğinde hayal kırıklığı yaşıyor; etkilenen benden beklenen bu, bunu yapmalıyım dediği halde çapı kotaramadığı için dışa vuramadığı bir özgüven sorunu çıkmazında debelenip duruyor. bu hikayenin mutlu sürmesi mümkün değil. kimseyi mükemmel addedip hayatın merkezine koymamalı.
devamını gör...
90.
kimseye güvenmemen gerektiğidir.
devamını gör...
91.
fazla tevazunun sonu vasattan nasihat dinlemektir.
devamını gör...
92.
herkesin kendine ait bir alanı olduğu gerçeği. fazla samimiyet her zaman bokluk getirmiştir hayatımda.
devamını gör...
93.
anlamayacaksa ya da karşındaki insan için söylediklerin bir anlam ifade etmeyeceksen ona bir şeyler anlatmak için yormaman gerek boşa kelime israfı olur.
devamını gör...
94.
dinlemek... duymaktan bahsetmiyorum. karşınızdaki insanın size ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmak, sorgulamadan, yargılamadan, yapacağınız açıklamayı, savunmayı düşünmeden, nasıl karşılık vermeniz gerektiğinin zihninizde karışıklık çıkarmasına izin vermeden... çünkü yaptığınız tüm bu davranışlar karşınızdaki insanı dinlemekten çok duymanıza sebep olur, hatta bazen onu bile yapamazsınız.
devamını gör...
95.
birini anlamaya çalıştıkça onun gibi düşünmeye, onun gibi hissetmeye başlıyor ve kendi öznelliğinizden uzaklaşıyorsunuz. çok fazla anlayacağım diye uğraşmayın. anlaşılmak istenen zaten kendini anlatır.
devamını gör...
96.
her yüzüne güleni dost sanıp güvenme. sonra sırtındaki 32 kişilik çatal bıçak kaşık koleksiyonuna bir yenisini eklersin.
devamını gör...
97.
şartlar uygun olunca herkes herşeyi yapar.
devamını gör...
98.
devamını gör...
99.
insanlarla fazla ilişki kurmayacaksın.
devamını gör...
100.
armudun iyisini hep ayılar yer.
devamını gör...