81.
gidin pazar yerinde kavga edin, evi dağıtmayın, toz kaldırmayın.
devamını gör...
82.
devamını gör...
83.
klasik anne sözleri yumuşak ve toplu gelirken, akustik anne sözleri daha yüksek ve tanecikli gelmektedir.
örnek;yaşar kurt-anne
buralardan mesafe tanımaksızın reklamlarım oldu, olmaya da devam ediyor.
örnek;yaşar kurt-anne
buralardan mesafe tanımaksızın reklamlarım oldu, olmaya da devam ediyor.
devamını gör...
84.
terliği yersin kafana!
devamını gör...
85.
yemezsen arkandan ağlar...
anne olunca anlarsın...
anne olunca anlarsın...
devamını gör...
86.
bu akşam yemekte birlikteydik. şu aralar biraz sağlık sorunları var ama kendini düşünmek yerine beni soruyor;
"nasılsın oğlum? bir şeye ihtiyacın var mı?"
yok anne yok. sen iyi ol yeter.
"nasılsın oğlum? bir şeye ihtiyacın var mı?"
yok anne yok. sen iyi ol yeter.
devamını gör...
87.
benim jenerasyon için tam olarak bu sözlerdir.
www.instagram.com/reel/CcfT...
www.instagram.com/reel/CcfT...
devamını gör...
88.
kapıdan girer girmez:
"oğlum elini yıka."
güzel anneciğim, kaç yaşına gelmişim, eve geldiğimde elimi yıkamam gerektiğini bilmiyorsam beni giyotinle idam edin zaten.
"oğlum elini yıka."
güzel anneciğim, kaç yaşına gelmişim, eve geldiğimde elimi yıkamam gerektiğini bilmiyorsam beni giyotinle idam edin zaten.
devamını gör...
89.
- otuz üç yaşındayım, çocuk değilim ben.
- elli yaşına gelsen de benim çocuğumsun.
- elli yaşına gelsen de benim çocuğumsun.
devamını gör...
90.
"çocuğun da senin gibi olsun" djsldnlsnd
devamını gör...
91.
kime çektin sen böyle.
devamını gör...
92.
93.
atlet giy.
annelere göre atlet, büyülü bir koruyucu zırh gibi.
annelere göre atlet, büyülü bir koruyucu zırh gibi.
devamını gör...
94.
aranan eşyalar için,nerde bıraktıysan ordadır.
yemek döküldüğü vakit, yarım ağız yeme şunu.
istemeye istemeye iş yapıldığında, iş bana ögrendiğin sana.
izin konusunda, sana değil çevreye güvenmiyorum.
milyon tane daha var, ilk akla gelenler bunlar.
yemek döküldüğü vakit, yarım ağız yeme şunu.
istemeye istemeye iş yapıldığında, iş bana ögrendiğin sana.
izin konusunda, sana değil çevreye güvenmiyorum.
milyon tane daha var, ilk akla gelenler bunlar.
devamını gör...
95.
ay aynı benim gençliğim...
bırak şu kitabı da televizyon izle. gözlerin dinlensin.
al, giderken şunu da götür.
bırak şu kitabı da televizyon izle. gözlerin dinlensin.
al, giderken şunu da götür.
devamını gör...
96.
+ay başım ağrıyor
-telefona çok bakmaktandır.
halası kılıklı.
kime çekti bu bilmem halasını bile gecti.
biz anneye böyle laf edemezdik.
-telefona çok bakmaktandır.
halası kılıklı.
kime çekti bu bilmem halasını bile gecti.
biz anneye böyle laf edemezdik.
devamını gör...
97.
-şunu ye
yok
- bundan al
yok
-bak bunu şeyli yaptım
ıığıı
-şunu seversin sen
yok
eşşşeğin bokunu yeeeeeeeeee
yok
- bundan al
yok
-bak bunu şeyli yaptım
ıığıı
-şunu seversin sen
yok
eşşşeğin bokunu yeeeeeeeeee
devamını gör...
98.
kavga etmeden önce gözlüğünü çıkarıp kenara koy. gözlük kırılıp gözüne batmasın sonra.
devamını gör...
99.
nankör velet
devamını gör...
100.
herkesin annesinin olduğu gibi benim annemin de akıllara kazınan, yıllarca söylenip duran ve annemin tekrar etmekten hiç bıkmadığı, her seferinde yaşanan duruma nokta atışı yaptığı sözleri vardır. bazılarının içinde küfür varmış gibi görünse de aslında bunlar küfür değil durum tespitidir.
annem nedense hiçbir duruma normal tepkiler vermez. mesela üç oğlu arasında en sakar, belki de tek sakar, ben olduğum için ne zaman bir yere çarpsam ya da bir şeyleri kırıp döksem annemin ilk söylediği şey:
- g.tünle köy yıkıyorsun!
tabii annem bu sözden ibaret değildir. tükenmez bir kaynak olarak ben ya da kardeşlerim ne zaman bir yemeği beğenmesek ya da çoğu zaman olduğu gibi yedikten sonra en ufak bir eleştiride bulunsak annemin sözü hazırdır:
- ağzının tadını bilsen burnunun b.kunu yerdin!
tabii annem boşaltım sistem ile ilgili incileri bu kadarla kalacak değil. bunun dışında annemin hoşuna gitmeyecek şeyler söylediğimiz zaman ya da bir şeye burun kıvıracak şekilde konuştuğumuz zaman annem hiçbir zaman, sektirmeden şöyle der:
- gel o ağızla g.tümü ye!
çok yaramaz olmasak da oldukça hareketli çocuklar olduğumuz için sürekli hoplayıp zıplardık. annem bir iki bağırıştan sonra terliği kapıp peşimizde koşarken neden bir türlü oturmadığımızı sorduktan sonra şöyle bir soru sorardı bize:
- sizin g.tünüzde kırık mı var?
böyle büyüdüğümüz ve büyümeye devam ettiğimiz için saçma bir mizah anlayışına sahip olduk. bir yandan da batıl inançlarımız oldu. çünkü annem geceleri sakız çiğnememizi yasakladı. bunu bize mantıklı gelecek şekilde yapmak yerine akılda kalacak şekilde yaptı ve dedi ki:
- gece sakız çiğnemek ölü eti çiğnemektir!
evet efendiler, yıllar yıllar önce hem de gizli gizli sakız çiğneyen çocuklar olduğumuz için karanlık çektiğinde düşük bütçeli zombilere dönüşmüşüz. rick işine baksın, yıllardır hayattayız.
bazen de düşüp bir yerlerimizi yaralardık. bu, küçük yaşta çocuklar için oldukça doğal bir durum. yaralanıp ağlayınca ya da mızmızlanınca annem bu sefer hayvanlar alemiyle boşaltım sistemini bir araya getirip şöyle bir harika çıkarırdı ortaya:
- kedi g.tünü görmüş ne büyük yaram var demiş!
aklımda bu sözlerle ve daha bir çoğu ile büyüdüğümüz için bazen olur olmadık yerlerde aklıma geldiği ve kullanmamak için kendimi zor tuttuğum olmuştur. umarım bir söz kazasına kurban gitmem.
annem nedense hiçbir duruma normal tepkiler vermez. mesela üç oğlu arasında en sakar, belki de tek sakar, ben olduğum için ne zaman bir yere çarpsam ya da bir şeyleri kırıp döksem annemin ilk söylediği şey:
- g.tünle köy yıkıyorsun!
tabii annem bu sözden ibaret değildir. tükenmez bir kaynak olarak ben ya da kardeşlerim ne zaman bir yemeği beğenmesek ya da çoğu zaman olduğu gibi yedikten sonra en ufak bir eleştiride bulunsak annemin sözü hazırdır:
- ağzının tadını bilsen burnunun b.kunu yerdin!
tabii annem boşaltım sistem ile ilgili incileri bu kadarla kalacak değil. bunun dışında annemin hoşuna gitmeyecek şeyler söylediğimiz zaman ya da bir şeye burun kıvıracak şekilde konuştuğumuz zaman annem hiçbir zaman, sektirmeden şöyle der:
- gel o ağızla g.tümü ye!
çok yaramaz olmasak da oldukça hareketli çocuklar olduğumuz için sürekli hoplayıp zıplardık. annem bir iki bağırıştan sonra terliği kapıp peşimizde koşarken neden bir türlü oturmadığımızı sorduktan sonra şöyle bir soru sorardı bize:
- sizin g.tünüzde kırık mı var?
böyle büyüdüğümüz ve büyümeye devam ettiğimiz için saçma bir mizah anlayışına sahip olduk. bir yandan da batıl inançlarımız oldu. çünkü annem geceleri sakız çiğnememizi yasakladı. bunu bize mantıklı gelecek şekilde yapmak yerine akılda kalacak şekilde yaptı ve dedi ki:
- gece sakız çiğnemek ölü eti çiğnemektir!
evet efendiler, yıllar yıllar önce hem de gizli gizli sakız çiğneyen çocuklar olduğumuz için karanlık çektiğinde düşük bütçeli zombilere dönüşmüşüz. rick işine baksın, yıllardır hayattayız.
bazen de düşüp bir yerlerimizi yaralardık. bu, küçük yaşta çocuklar için oldukça doğal bir durum. yaralanıp ağlayınca ya da mızmızlanınca annem bu sefer hayvanlar alemiyle boşaltım sistemini bir araya getirip şöyle bir harika çıkarırdı ortaya:
- kedi g.tünü görmüş ne büyük yaram var demiş!
aklımda bu sözlerle ve daha bir çoğu ile büyüdüğümüz için bazen olur olmadık yerlerde aklıma geldiği ve kullanmamak için kendimi zor tuttuğum olmuştur. umarım bir söz kazasına kurban gitmem.
devamını gör...
"klasik anne sözleri" ile benzer başlıklar
klasik müzik
38
