141.
temelinde arabesk değil türkücüdür. zamanın arabesk müziği modasına uygun davranmış ve bu işi de çok iyi şekilde icra etmiştir. sonraları kendini adeta aşmış ve bir ses santçısı ve yorumcusu haline gelmiştir.
hayran ve dinleyici kitlesi de kendi değişimini eş zamanlı olarak takip etmiştir.
biz senden razıyız müslüm baba.
hayran ve dinleyici kitlesi de kendi değişimini eş zamanlı olarak takip etmiştir.
biz senden razıyız müslüm baba.
devamını gör...
142.
baba sen terki diyar eyledin biz kaldık burada. bizi verem ettin, kanser ettin. of of. şen değil gönlüm şen değil.
devamını gör...
143.
biz öyle harbiye açık hava tiyatrosunda, koltuklara oturarak, elimizde telefonla konsere gitmedik hiç. biz saatlerce bekleyip, yıllarca kasetleri yok satan, şarkıları ciğerinden söyleyen babayı, izdiham olan, herkesin ceplerinde jilet taşıdığı konserleri, yedikule zindanları'nda, gülhane'de dinledik.
devamını gör...
144.
allah rahmet eylesin; psikolojik olarak iki neslin üstünden geçen ses ve nefes ustası. çocukluğumda salak büyüklerim tarafından müzikal olarak zorbalandım. arabesk müziği ile derdest edildim. sonra müzik anlamında toparlamam 27 yaşından sonra düzene bindi. o değil tahribatı şu oluyor; notalar yerine doğal sesler yeterli oluyor ve hiçbir şekilde müzik ihtiyacı hasıl olmuyor. en son bir şarkıyı ya da türküyü sanırım 4 ay önce dinlemiştim. evet, günlerce direksiyon başında araç sürerim ama doğal sesler dışında ses yok. radyo yok. ihtiyaç yok. cam aralığı rüzgâr sesi, çaçaron iç sesler de bir başka orkestra.
arabesk pişmanlıktır.
arabesk pişmanlıktır.
devamını gör...
145.
90larda babaya ithaf edilen iki adet komik hikaye vardı. hikayelerin ilki tamamen kurgu. olsun yine de yazayım hatırlayanlar gülecektir. hakan taşıyan malumunuz yorumlamada babaya benziyor. babaya bir gün gazeteciler soruyor, müslüm bey hakan taşıyan kendisini arabeskin peygamberi olarak tanımlıyor siz bu konu hakkında ne diyorsunuz? müslüm baba biraz duruyor ve şöyle diyor ; "ben öyle bir peygamber göndermedim."
tabi bu hikaye tamamen kurgu. babanın böyle bir şey söyleceğine ihtimal vermiyorum. bir de ikinci bir hikaye var ki, bunun gerçek olma ihtimali yüksek.
baba ve eşi muhterem hanımla birlikte gezerlerken kendi söylediği bir şarkı duyuyorlar. baba ve eşi bu şarkının hangi şarkı olduğunu, hangi albümde söylediğini bir türlü çıkartamıyorlar, şarkıyı çalan kasetçiye sormaya karar veriyorlar. 90lı yıllar korsan kaset satışlarının zirve zamanlarıydı. izleyenler hatırlar, neredesin firuze filminde cem özer'in böyle bir repliği vardır, son kasedi 15 bin bastık 25 bin iade aldık. korsanları bile bize yüklüyor akbabalar. hikayeye dönersek baba ve eşi kasetçiye sorarlar ve kasetçi de "baba bu senin kasedin değil, hakan taşıyan adında birisinin, yeni çıktı" der. baba şaşırır; "vay be sesimin bile korsanını yapmışlar" der.
tabi bu hikaye tamamen kurgu. babanın böyle bir şey söyleceğine ihtimal vermiyorum. bir de ikinci bir hikaye var ki, bunun gerçek olma ihtimali yüksek.
baba ve eşi muhterem hanımla birlikte gezerlerken kendi söylediği bir şarkı duyuyorlar. baba ve eşi bu şarkının hangi şarkı olduğunu, hangi albümde söylediğini bir türlü çıkartamıyorlar, şarkıyı çalan kasetçiye sormaya karar veriyorlar. 90lı yıllar korsan kaset satışlarının zirve zamanlarıydı. izleyenler hatırlar, neredesin firuze filminde cem özer'in böyle bir repliği vardır, son kasedi 15 bin bastık 25 bin iade aldık. korsanları bile bize yüklüyor akbabalar. hikayeye dönersek baba ve eşi kasetçiye sorarlar ve kasetçi de "baba bu senin kasedin değil, hakan taşıyan adında birisinin, yeni çıktı" der. baba şaşırır; "vay be sesimin bile korsanını yapmışlar" der.
devamını gör...
146.
bir zamanlar dinleyici kitlesindeki kriminal ve jiletçi güruh göze çarptığı için burun kıvıran entel kesim, ölümünden önce yorum tarzının güçlü olduğunun farkına vardı ki murathan mungan, bülent ortaçgil ve teoman'ın şarkılarını rock ve senfoni tarzı ile yorumlaması ile hakkını teslim etti.
devamını gör...