spor yapmak.
ama öyle salona girip 10 dakka sonra bu kadar spor bana yeter deyip çıkarak değil. olimpiyata hazırlanır gibi spor yapmak.
özellikle sabahları yataktan kalkarken vücudunun ağrıyla karışık sana verdiği o acı adeta kaslarınızın ben buradayım hadi beni spora götür terim soğumasın sinyali acayip mutlu ediyor insanı havaya sokuyor anlatamam.
devamını gör...
herkesin mutluluğu farklıdır. müzik, film, gezmek kişiye göre değişir. demet akalna göre bir sen bir ben bir de bebek.
devamını gör...
beklentiye girmemek
devamını gör...
liseyi bitirdiğin hafta evlen, gelecek kaygısı böylece ortadan kalkmış olur.
güzelsen ve erkek çocuk doğurduysan krallar gibi yaşatılırsın zaten.
kitap falan okuyup yanlışlıkla empati duygunu geliştireyim deme.
ne kadar okumazsan o kadar rahattır kafan. tek derdin akşama patlıcan mı yoksa fasülye yemeği mi pişirmek olsun. bu hayata katlanamıyorum de. çocuk yap, bu hayata çocuklarım yüzünden katlanıyorum de. öldürülen kadınların haberlerini izlerken , acaba ne giydi diye düşün ve bundan asla pişman olma, saçlarını kapatmayanlara mesafeli, sert ve kırıcı davran.
erkeksen de, rahat rahat röpdoşambrınla takılabilirsin, okeye git, karın evde , seks bedava zaten, genelev parası da cebinde kalıyor. yere tükür, kulağïnı serçeparmağınla temizle. sigara iç, balkonda , kimse namusundan şüphelenmez ya?! mutlusun işte. bu. bu kadar.
devamını gör...
umma ki küsmeyesin.
devamını gör...
"mutluluk, yetinmeyi bilenlerindir."
devamını gör...
olmayan formüldür. herkesin bir yöntemi vardır. ama hayattan bir şey beklememek mutluluğu getirebilir. insan olduğumuz için ister istemez beklentiler, hayaller, umutlar sürekli kalbimizi hızlandırır bizi heyecanlandırır fakat akışta kalmak ve anı yaşamak esas olandır.
devamını gör...
c20h25n3o.
devamını gör...
(bkz: simyacı) kitabında şöyle anlatılmaktadır:

bir tüccar mutluluğun gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. söz konusu bilge burada yaşıyormuş. bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış. delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama mutluluğun gizini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş.
"ama sizden bir ricada bulunacağım" diye eklemiş bilge, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. "sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz." delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayıramıyormuş. iki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. "güzel, demiş bilge, peki yemek salonundaki acem halılarını gördünüz mü? bahçıvan başı'nın yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?" utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş. "öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı" demiş ona bilge. "oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin." içi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış. "peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?" diye sormuş bilge. kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş. "peki" demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi

"sana vereceğim tek bir öğüt var: mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.''
devamını gör...
sağlık+para+huzur
devamını gör...
mutluluğu aramamaktır. çünkü mutluluk peşinden gidilip yakalanacak bir şey değildir. anın içinde ufak tefek şeyler vardır, bize iyi hissettirir.
zaten hayatta her şey zıttı ile var olur. mutsuzluk, üzüntü her ne derseniz işte o var olmasaydı mutluluğun farkına nasıl varabilirdik?
devamını gör...
mevcut durumu kabullenebilmek
devamını gör...
gamsızlıktır aga.

hiç bir şeyi dert etmemektir. "deliye her gün bayram" aforizmasına ulaşmaya çalışmak da olabilir.
devamını gör...
e=m.c^2
devamını gör...
kendini sevmek, kendine yetebilmek ve kendi kendine kalabilmek.
devamını gör...
herkes için geçerli bir formülü yoktur. ortalama bir insan olduğunuzu kabul ediyorsanız ortalama insanların yaptıklarını yapıp huzur içinde ölebilirsiniz.
devamını gör...
hayatın sadece sana ait olduğunun farkında olup canın nasıl istiyorsa öyle yaşamak. suçlayacak kimse olmayınca insan yaşadığı her şeyi bir şekilde kabullenir çünküsü.
devamını gör...
sizi mutsuz eden her varlıktan uzaklaşmak iyi bir çözüm olacaktır.
devamını gör...
böyle bir formül olamaz mutluluk özneldir.
devamını gör...
sağlıktır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"mutluluğun formülü" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim