kinciyim. affetmem, unutmam.
devamını gör...
çok heyecanlı ve her şeyi kendine stres yapan biriyim. kontrolcüyüm de biraz, birine iş emanet edemem aklım kalır.
devamını gör...
öz güven eksikliği.
devamını gör...
bazen böyle birinin arkasından nasılsa yüzüne de söylerim diye atıyorum da atıyorum ama nasıl abartıyorum bi de, sonra sıra yüzüne söylemeye geldiğinde söyleyemiyorum. böylelikle arkasından konuştuğumla kalıyorum. sonra da niye böyle oldu ya diye kendimle kavga ederken buluyorum kendimi. *
devamını gör...
aşırı kafaya takma+kızamama+erteleme huyum.
devamını gör...
kendim dışımda herkese yardım edebilmem.
devamını gör...
gurur ya da onur din olsaydı tanrıçası ben olurdum :(
sinirlenince o yaşlar gözde durmuyor maalesef, vee tek hatada insan siliyorum, bu iyi sayılabilir ya tartışılır :d
ve en önemlisi bana yapılmış olsun ya da olmasın insanların haksızlığa uğradığını, hak yediğini görmek, adaletsizliğin ortasında kaldığını görmek zoruma gidiyor, denk geldiğim dönem de çabası.
(i: mesela bugün yardım için olan patateslerden çuvalla evine taşıyan bir komşumuzu görmüş kardeşim, bunu yapan insan ayıptır söylemesi 2.500-2.800 lira kira veriyor, bitmedi aç gözlülüğünüz bitmedi gerçekten.)
sevmiyorum bu özelliklerimi çünkü sinir hastası olmama az kaldı gibi gelmeye başladı. imdat gerçekten!
devamını gör...
hayır diyememe...bu daha sonra başkalarının sana rahatça hayır diyebilmelerine evriliyor.
devamını gör...
değer verdiğim biri bana bağırıp kızmaya başlayınca en önemli bir toplantı ortasında bile olsam ağlamaya başlıyorum. sanki ufak bir çocuğum ve azarlaninca çok kırılıyorum, hemen gözyaşlarım dökülüyor.
bunu engellemek için hiç bir şey yapamıyorum.
sevdiğim insanların bana kizmasina, bağırmasına dayanamıyorum. psikolojik temelinde ne yatıyor acaba..
devamını gör...
sevdiğim ve sevmediğim insanlara karşı biraz farklı davranmam. ilk tanıştığımda herkese aynı davranıyorum zaten ön yargıyı sevmeyen birisiyim ama sevmediğim ya da samimi bulamadığım insanlara karşı çok belli ediyorum ve gerçekten daha agresif ya da farklı davranıyorum. iyi ya da kötü olarak nitelendiremem belki bu durumu ama bunu yaparken istemeden insanların kalbini kırmaktan ve kötü hissettirmekten de korktuğum için sevemiyorum bu yönümü pek.
devamını gör...
moralim çok çabuk bozulur, bir de tahammülüm az
devamını gör...
arkadaşlarıma adeta bir psikolog gibi tavsiye verirken kendi hayatımda dengeyi kuramıyor, doğru kararları veremiyorum.
devamını gör...
sabırsızlık ve kontrolcü olmak... delirtir insanı.
devamını gör...
yüce bi sabır emaresinden sonra ortaya çıkan öfke nöbetim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
sabırsızlık sanırım. bir aşsam var ya çoğu şey yoluna giricek de... kaldık böyle.
devamını gör...
sevilmeyen özellik olmaz, o ancak zaaf olur.
mesela benim zaafım libidomun peşinden gitmek ve kıyafettir.
devamını gör...
her şeye alınıp aglayabilme potansiyeline sahibim. bazense çok umursamaz oluyorum. ortası yok mu bunun ya.
devamını gör...
dengesizlik. güneş ve yükselen burcuma atıyorum suçu tabii ki.
devamını gör...
bu, bir itiraf tanımı olarak da kabul edilebilir.

ben bir miktar alışveriş bağımlısıyım. ya da bağımlı adayıyım, bilmiyorum.

şöyle ki sıkıldığımda, kızdığımda, moralim bozuk olduğunda sürekli alışveriş yapıyorum.
hele pandemi döneminde o kadar çok gereksiz şey aldım ki bir ben bir de abim biliyor. abim biliyor çünkü param bitince ondan istiyorum. * zira temel finansal sponsorum kendisi olur.

neyse ben mutsuz, huzursuz, gergin oldukça gerekli gereksiz * sürekli bir şeyler alıyorum.
zaten son bir yılda aldığım saçma şeylerin haddi hesabı yok. ya insanın mum yapma setine niye ihtiyacı olur? ya da niçin tişört boyama seti alır? pandemi işte...

aslında sadece pandemi değil, önceden de ben sürekli alışveriş yapıyordum. zira ihtiyacımın olmaması beni durduramıyor.

mesela evimde belki 20-30 tane far paleti var. tamam olsun da, ben far sürmüyorum sorun orda.
sürekli alıp az da olsa kullandığım tek şey de kıyafet. onun da kötü yanı şu, evdeki dolaplara bazalara sığamıyorum. lafta değil, evde iki tane iki kişilik baza ve iki dolap kıyafet dolu ve yeni şeylere yer yok. ya da o kadar çok ayakkabı ve çanta var ki bazen kaybediyorum evin içinde. bir yere sokup sonra bulamıyorum.

velhasıl kelam hem alışveriş yapmanın verdiği mutluluktan vazgeçemiyorum, hem de bu yaptığım tüketim çılgınlığı diye sonra pişman oluyorum.
öyle ki bazen kendime alacak bir şey bulamayınca da hediye alıyorum yakın arkadaşlarıma. çünkü önemli olan bir şeyler almak.. *

evet sözlük benim en sevmediğim huyum hıncımı, mutsuzluğumu, endişemi, gerginliğimi alışveriş yaparak giderme alışkanlığım.
çünkü hem bunun yanlış olduğunu biliyorum hem de "amaaan ne olacak yaa" diyip yapmaya devam ediyorum...
devamını gör...
disiplin.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim