161.
ödünç verdiğim kitapların çoğu müge anlı'lık olmuştur.
devamını gör...
162.
verilen her ödünç kitap sırra kadem basmıştır. o yüzden bu durumu göze alarak birilerine kitabınızı veriniz.
devamını gör...
163.
kütüphanelerin abonelik karşılığında süre kısıtlamalı olarak verdiği bir hizmettir. öte yandan bir birey kitap ödünç vermez/vermemeli, okumak isteyen bir zahmet gidip kendinise aynısından alsındır.
devamını gör...
164.
arkadaşlar ödünç kitap verirken iyi düşünün. ünide hocadan ödünç kitap almıştım hala bende.*
devamını gör...
165.
öğretemedim hala size, kitap ödünç verilmez tavsiye edilir.
devamını gör...
166.
bak bu başlık beni delirtti 10 ocak 2017de bir arkadaşıma bir kitap önerdim bulamadım senden alabilir miyim dedi ya incecil bişeu 200 250 sayfa civarı haftaya ver ama dedim hala yok ya adi herif bari doğum günümde kendi kitabımı bana hediye et o kadar yıkık durumdayım ama yok insan değil ki bunlar ödünç kitap olmaz arkadaşlar yapmayın yanarsınız.
devamını gör...
167.
arkadaşıma kitabı verdim 2 gün sonra kitap yok bir de seriden kitap 5 tanesi var bi o eksik sinirlerim bozuldu.
devamını gör...
168.
tanım: bir şekilde kitaplık oluşturan birinin (bkz: satın alarak), (bkz: ödünç alarak), kütüphanesindeki kitapları, (bkz: severek), (bkz: isteyerek) ya da (bkz: gönülsüz olarak) bir başkasına vermesine ödünç kitap vermek denir.

yaklaşık 28 defa falan ev değiştirdim (daha fazla olabilir). edebiyat ağırlıklı olmak üzere 2000'den fazla kitap. her taşınmada taşıma şirketi çalışanları tarafından küfürlere gark olmak da cabası. sonunda şimdi oturduğum son eve taşınırken, zaten kolilediğim kitapların büyük çoğunluğunu il halk kütüphanesine bağışladım. (bu iş o kadar zor oluyor ki anlatamam. kimse o kadar koliyi evinizden almak için gelmeye yanaşmıyor.)
elbette ki, el yazması, matbu kitaplar ya da imzalı kitaplar hala evde. bir de çok gerekli olanlar, başucu kitabı dediklerimiz. gerisi herkesin oldu. şimdi kafam rahat. içim huzurlu.
devamını gör...
169.
yapmaktan hiç hoşlanmadığım eylemin nesnesidir.

ödünç kitap vermek zorunda kaldığım zaman o kitabın artık kütüphanemde olmayacağını düşünürüm. çünkü muhtemelen o kitabı bir hevesle alan kişi bir daha asla eline almayacak ve kitabı yine muhtemelen kaybedecektir. ya da daha kötüsü olacak ve kitabı okuyup çok beğenecek ama geri getirme zahmetine katlanmayacaktır.

o yüzden biri benden bir kitap ödünç istediğinde ya o kitabın yenisini satın alıp isteyen kişiye hediye ederim ya da istediği kitabı verip kütüphanem için kitabın yenisini satın alırım.

ödünç kitap almaya gelince; asla böyle bir şey yapmam. bir kitabı beğenirsem ismini not defterime kaydederim ve gider alırım.

her kitabın kütüphanemdeki yerini almadan önce bana bıraktığı bir anısı vardır ya da olacaktır. o yüzden başkasından ödünç alırsam eğer bu kitabı kütüphane koyarsam orada eğreti durur çünkü. kitabın bir satın alınma, bir araştırma, bir tesadüf hikayesi olmalıdır benim için.

kitap ödünç almayın, sahiplenin. bu hem sizi hem de edebiyat alemini daha mutlu edecektir.
devamını gör...
170.
geri gelmeyen kitaplardır.
devamını gör...
171.
insanların çok fazla dert ettiği olay.

aylar önce bir arkadaşıma kitap vermiştim. bugün mesaj atmış ''buluştuğumuz gün getirecektim unutmuşum'' diye.
canın sağ olsun sorun yok deyip geçtim.
ama öyle sorun yok. isterse hiç getirmesin ondan önemli mi? hayır.
devamını gör...
172.
kitapligimda lütfen veresiye istemeyin yazıyor. siz anlayın gerisini.
devamını gör...
173.
asla ödünç kitap vermem, partiden yoldaşlar vs istediğinde ise genellikle aynısından alırım ama kendi kütüphanemden (evet kitaplık değil, marksist külliyatı var biraz) dönmüyor. riske atmaya gerek yok.
devamını gör...
174.
okunduktan sonra geri verilmesi gereken kitap. ödünc kitabı geri getirmeyen kisiler yüzünden insanlar birbiriyle kitap paylaşmaz oldu. kimseden kitap isteyemiyorum. 2.el kitapcılar da uyanmışlar, onlar da epey pahalı satıyor. eh kitap fiyatları da malum. cidden bir magduriyet yasanıyor. bazen arkadaslarımın evine gittigimde agzımın suyu akıyor ama cirkefler pek vermek istemiyorlar. sırf bu kötü deneyimleri yüzünden. arkadaşlar herkes aldığı kitabı geri versin o güven ortamı gene olussun, aglıycam.
devamını gör...
175.
dönen yok seferinden.
devamını gör...
176.
ben gerekirse zorla alıyorum. hatta zorla aldığım bir kitap yırtık ve çizilmiş geldi aylar sonra. ya ben sana o kitabı bana geri ver diye verdim. bazen sırf kitap okuyup azıcık kültürlensinler diye veriyorum. kendim alırsam 5 gün içinde geri getiririm.
devamını gör...
177.
bence çok abartılan bi durum. hani derler ya , mala bi şey olmaz da sahibinin canı gider , diye hah tam olarak öyle. kitap yani. mesela ben romanda bile cümlelerin altını çizerim hani o derece kitabı kişiselleştiririm ama biri isterse de hem seve seve hem öve öve ödünç veririm. ha başına bi iş gelirse de , emanete hainlik eden düşünsün napayım. bu mevzuyu bu kadar kasmamak lazım diye düşünüyorum.
devamını gör...
178.
el titreyerek verilen, başkasının okuyup geri iade etmesini beklediğimiz kitaplardır. alınır da verilir de burada hiçbir problem yok.
problem kişinin cidden uzun bir zamanda iade etmesinde yahut yıpratmasında.
bizim sülalecek abir alışkanlığımız var her çekirdek aile evine muhakkak mini kütüphane kurar.
ziyaretlerde kitap alınır, önceki kitaplar yerine konur. ben bunu böyle alışarak çok sıcak baktım ödünç kitap alıp vermeye çünkü hiçbir sorun olmuyordu.

lisede böyle olmadı tabii. bir kitap serisi ödünç verip hiç geri alamadığım oldu. üzüldüm. çünkü kitap serisi bilirsiniz önemlidir, aniden can çekebilir, açıp yeniden okumak isteyebilirsiniz. zaten seri şekilde ödünç vermem belki ahmaklıktı.

ancak inkar etmeyeyim çok güzel kitap sirkülasyonu çevirdiğim arkadaşlarım vardı. can onlar can.
devamını gör...
179.
eco'dan chattam'a kadar birçok kitabımı arkadaş çevremde isteyenlere veriyordum bir dönem, inanır mısınız okumadıkları gibi getirmek istemiyorlardı da.
konu kitap olunca hiç çekinmem, "uygun vaktinde getirir misin?" diye rica edip zorla alıyordum, okumadıkları bu kitapları sözde kütüphanelerine koyuyorlardı.

yaklaşık 3 senedir kız arkadaşım dışında kimseye ödünç kitap vermiyorum, pdf'i varsa pdf'ini atıyorum, yoksa kütüphaneden edinmelerini istiyorum. çünkü şunu fark ettim, insanlara verdiğim kitaplar ile ayrı bir kütüphane kurabilirdim, hadi bunu da geçtim okuyan insan sayısı çok azdı, bir anlık heves ile rica edip bir köşeye attıklarına şahit oluyordum, kaldı ki okumak isteyen insan pdf'ini bulur, gider kütüphaneden alır, en kötü para biriktirir alır okur yani, siz de 1-2 insan dışında hiç kimseye vermeyin, istemeyin de.
devamını gör...
180.
demek ki neymiş; herkesin gördüğü yere kitaplık koymayacakmışsın, kitaplığının fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmayacakmışsın.
istiyorlar işte.
iade etmiyorlar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ödünç kitap" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim