201.
dünya üzerinde en korktuğum cümlelerden biri :p
devamını gör...
202.
geri dönecekse hiç düşünmem ve ödünç veririm. kitap yahu kitap, kutsal bir şey değil ki kitap. yazılanlar kutsaldır, kitabın kendisi değil. olmadı güzel kelimeleri bir yere not alır yine ödünç veririm.
devamını gör...
203.
çok sıcak bakmadığım bir olay. kitap geri geldi, geri gelmedi mevzusundan öteye benim için mahremiyet ihlali gibi. kitapların altını çize çize, kenarlarına notlar alarak okuduğumdan bırakın ödünç almayı, kitaplığımdan biri izinsiz bir kitap alıp karıştırsa rahatsız oluyorum. böyle birisi zihnimi okuyormuş gibi, günlüğümü karıştırıyormuş gibi hissediyorum. ama öte yandan sahaflardan kitap almayı seviyorum, altı çizilen şeylerden ziyade, kitabın içeriği dışında verdiği yaşanmışlık hissi, arasında bulunan kurutulmuş bir çiçek, bir alış-veriş fişi, bir çay lekesi ve zihnimde bu izler ve işaretler üzerine bina edilerek binlerce alternatif senaryoda hikayeler kurgulayabilmekten keyif alıyorum.
devamını gör...
204.
ödünç kitap vermek, müthiş bir paylaşım geleneği. ben de vermek isterim fakat okuyan insan nerede çevremde!..
devamını gör...
205.
eğer kitaplara gözü gibi baktığını bildiğim birisi değilse vermem. öbür türlü o kitap tek parça gelmez.
devamını gör...
206.
okuduğum kitabın sayfalarını yırtarım o yüzden veremiyorum kimseye .
kötü bir insanım ben iyi olsam böyle yapmazdım
kötü bir insanım ben iyi olsam böyle yapmazdım
devamını gör...
207.
asla geri gelmeyeceğini ve bir gün başkasına gideceğini bilerek verilen kitaptır. sözde ödünçtür yani ^^
devamını gör...
208.
geri verilme ihtimali %0,1
devamını gör...
209.
t, birine geçici süreliğine okuyup geri vermesi için teslim ettiğiniz ama asla geri dönmeyen kitaplara denir.
ödünç verdiğim hiçbir kitap geri dönmedi, hâlâ hatırlıyorum yıllar önce kütüphanedeyken yanımdaki çocuk bana bir kelime sormuştu elimde ferit devellioğlunun ansiklopedik sözlüğü vardı çok sevdiğim bir kitaptı 1975 ilk baskısındandı o yüzden benim için değerliydi, oradan beraber baktık sonra başka kelimeler de sordu bana çeviri yapıyormuş meğerse sözlüğü ödünç alabilir miyim diye sordu, hepte oralarda gördüğüm biriydi; fazla yardımseverliğimin etkisiyle verdim gitti o gün biraz nezle kapmıştım bir kaç gün gitmedim kütüphaneye sonra o çocuğu asla hiçbir yerde bulamadım...
ödünç verdiğim hiçbir kitap geri dönmedi, hâlâ hatırlıyorum yıllar önce kütüphanedeyken yanımdaki çocuk bana bir kelime sormuştu elimde ferit devellioğlunun ansiklopedik sözlüğü vardı çok sevdiğim bir kitaptı 1975 ilk baskısındandı o yüzden benim için değerliydi, oradan beraber baktık sonra başka kelimeler de sordu bana çeviri yapıyormuş meğerse sözlüğü ödünç alabilir miyim diye sordu, hepte oralarda gördüğüm biriydi; fazla yardımseverliğimin etkisiyle verdim gitti o gün biraz nezle kapmıştım bir kaç gün gitmedim kütüphaneye sonra o çocuğu asla hiçbir yerde bulamadım...
devamını gör...
210.
en son simyacı adlı kitabımı eski bir arkadaşa vermiştim, çok ta severim kitabı. uyarmama rağmen gelmedi maalesef artık kimseye ödünç kitap vermiyorum.
devamını gör...
211.
iyi bir şeyler olsun derken elindekinden olmakla sonuçlanan durum.
devamını gör...
212.
yok öyle bir şey
aynı ortamda bulunduğun birine verirsin başka (oda arkadaşı, okul arkadaşı ve iş arkadaşı vb)
diğer türlü kitabın yenisini al ver daha kârlı.
en azından için değil para gitmiş oluyor.
aynı ortamda bulunduğun birine verirsin başka (oda arkadaşı, okul arkadaşı ve iş arkadaşı vb)
diğer türlü kitabın yenisini al ver daha kârlı.
en azından için değil para gitmiş oluyor.
devamını gör...
213.
insanı musmutlu eden.
bir fransız erkek bana la vie devant soi-emile ajar ve l arrache-coeur-boris vian odunc vermisti.
bir fransız kadını da varolmanın dayanılmaz hafifligi-milan kundera odunc vermisti.
yer:paris
yas: 21
bir fransız erkek bana la vie devant soi-emile ajar ve l arrache-coeur-boris vian odunc vermisti.
bir fransız kadını da varolmanın dayanılmaz hafifligi-milan kundera odunc vermisti.
yer:paris
yas: 21
devamını gör...
214.
ilk okulda sıra arkadaşıma vermiştim 4. sınıfta. kitap kapağı katlanmış ve sayfalar kırışmış yırtılmış şekilde geri gelmişti. bir daha da tövbe ettim kitap vermeye. 10 yaşındaki çocuk koca kadın oldu halen biri kitaplığımdaki bı kitaba bakmak için bile dokununca helikopter sineği gibi etrafında dolanıyorum ne yapıyor kitabıma diye..
devamını gör...
215.
geri verilmelidir. evet.
devamını gör...
216.
kaşemi basıp veririm. o da çok sevdiklerime ancak.
devamını gör...
217.
bunu ben yapamam sanırım zaten verdiğin kitap geri gelmiyor o ayrı ama ödünç kitapta alamıyorum kütüphaneden bile başına bir şey gelir korkusuyla.
tanımlarsak birine geri vermek suretiyle aldığın ya da verdiğin kitaptır.
tanımlarsak birine geri vermek suretiyle aldığın ya da verdiğin kitaptır.
devamını gör...
218.
dün şiir kitabı muhabbeti yapıyorduk. -geldi mi makber'in dedi, geldi dedim. selçuk ağabeyle kitap alışverişimiz oluyor. ikimiz de titiziz. biraz külliyatından konuştuk düneyin enine boyuna, fena şeyler var...
adamcağız kıymetini bilen olmaz ki, versem verilmez satsam satılmaz diyor, bundan sonrası için.
sonra dedim ki, ahmet telli'nin şiirlerini alacağım, veda divanı var bende alma getireyim dedi. bugün getirir dükkanına. ben bugün gitmem. yarın alırım kitabı.
adamcağız kıymetini bilen olmaz ki, versem verilmez satsam satılmaz diyor, bundan sonrası için.
sonra dedim ki, ahmet telli'nin şiirlerini alacağım, veda divanı var bende alma getireyim dedi. bugün getirir dükkanına. ben bugün gitmem. yarın alırım kitabı.
devamını gör...