osmanlıca diye bir dil yoktur. osmanlı türkçesidir o, yani aslında türkçedir. 14.yy-15.yy eserleri okursanız eğer bugün her kelimeyi anlarsınız. akıcı ve temiz bir dildir. kesin bilgi, filoloji bilmeden, ahkam kesmeyin. 16.yy ile birlikte iran ve arap ülkelerine seferler ve ilişkiler başlayınca (gidip oralarda kalmalar, oralardan kıymetli insanları saraya sürüp getirmeler, hatta davet etmeler) dillerinden de etkileniliyor haliyle. kabul etmeye gönüllü olmasanız da, arapça ve farsça çok zengin ve ağdalı dillerdir. tabi bizim saraydakiler işi biraz abartmışlar, özellikle padişahlar. hatta çağdaş olan iki liderden süleymanın şiirleri anlaşılamayacak derecede farsça içerirken, iran şahının şiirleri bir o kadar duru ve anlaşılırdır. yanlış olarak dönemlenen ''osmanlı duraklama'' döneminde 17.yy ve 18. yy'da bu iş tamamiyle arapçalaşmanın ağır basması ile devam etmiştir. fakat ne diyor march bloch ''köylü eser bırakmaz'' yani osmanlı devletinin yüzde 98'i tebaa yani köylü olduğu için bizler aslında toplumda nasıl konuşulduğunu en azından osmanlıcanın içeriğini çokça bilemiyoruz. kadı sicillerini okuyorsanız elbette arapça kelimeler ağırlıklı olacaktır. halkın ekonomik durumu, nüfusu, normal hayatı için başvurulan yegane kaynaktır kadı sicilleri. sarayın kayıt defterleri veya padişah yazışmaları elbette uzun uzun güzellemelerle doludur. bugünün ekonomi bakanı misali instagramdan bir post mu atacaktı koskoca cihan padişahı? ''bak canımı sıkmayın, sağlığım iyi değil, gelir sizin topraklarınızı ele geçiririm'' diye söyleyecek, katibi de ''hürmetli devletlüüü padişahım sizin görevinizden affınızı istiyor, toprakları bize bırakın'' diye mi kayıt alsaydı. neyse bugün konuştuğunuz türkçenin aslında türkçe olmadığını da bilmiyorsunuzdur muhtemelen. bir çok türkçe sandığınız kelime aslında farsça ve arapçadır. alfabeniz anlaşılır ve kolay olduğu için her şey türkçe değil sevgili arkadaşlar. dilde sadeleşme olayı veya alfabenin değişmesi bilindiği gibi atatürkün düşüncesi de değildir. bu çalışmalar ikinci meşrutiyetçilerin çalışmalarıdır. aklınıza hemen enver-talat gelmesin. çok kıymetli adamlar vardır, ittihatçıların içinde, sadece yanlış zamanda ve yetersiz koşullarda çaba göstermişlerdir.( başka bir tanımda uzun uzun, kişiler üzerinden yazarım umarım). gayet hoş bir dildir, işin içine girip tam manasıyla öğrenmek isterseniz eğer eğlencelidir. bulmaca gibidir. hukuk okuyanların osmanlıca türkçesine bence hakim olmaları gerekiyor (abartı bulabilirsiniz ama bence öyle), tarih veya edebiyat bölümlerinden osmanlıca'nın seçmeli olması rezalettir.
bir arkadaş yukarıda bazı harfler okunmuyor demiş, ee evet modern dillerde de böyle istisnalar yok mu? osmanlıca bilmek, bugünün ''kendimi kurtaracak kadar ingiliççe biliyorum'' değildir. istisnaları çoktur ama ezberlemeye gerek yoktur. keyif için öğrenirseniz zaten kavrarsınız. kardeşim işim gücüm var bahane dedemin dedesinin mezar taşından da diyebilirsiniz elbette.
elimize geçen kaynaklar zaten el yazısı olduğu için haliyle hata ve kısaltmaları anlayamayabiliyoruz. adam yazarken mürekkebi bitmiştir mesela. pratiği arttırırsanız bulmaca gibidir.
her yiğidin ayrı yoğurt yeme tarzı vardır misali, her kayıt farklı kişi tarafından tutulmuştur. enver bey bile kendi osmanlıcasını yaratmıştır ''enveri'' olarak bilinir.
biraz öğrenirseniz, başlangıç olarak nutuk'un osmanlıcasını bi okuyun derim, inkılap sahibi atamız nasıl konuşmuş bi bakın bakimmmm. ( çok zorlayıcı olmaz sanırım, türkçesi var ve matbu bir eser :)
devamını gör...
osmanlıca diye bir dil vardır ve türkçeden farklı bir dildir. osmanlı türkçesi ifadesini de doğru bulmuyorum çünkü böyle adlandırınca sanki osmanlı döneminde konuşulan türkçeymiş gibi bir intiba oluşuyor. fakat gerçekte bugün konuştuğumuz türkçe ile osmanlıca farklı dillerdir. anadolu'ya geldiğimiz ilk günden beri pek değişmemiştir halkın konuştuğu türkçe. yani kabaca en az 900 yıldır aynı dili konuşuyoruz. çeşitli yüzyıllarda yaşamış yunus emre, pir sultan abdal, köroğlu, karacaoğlan gibi ozanların eserlerine bakıldığında günümüzde konuştuğumuz türkçeden pek bir farkı yoktur, rahatlıkla anlaşılır.

birkaç örnek inceleyelim. 13. asır yunus emre divanı:


bu dünya kimseye kalmaz, anadur ölümün zinhar
kaçan kimse gider gelmez, anadur ölümün zinhar

gelen geçer, konan göçer, nasip oldukça yer içer
ecel ömre kefen biçer, anadur ölümün zinhar

üstüne çün çöker dağlar, ecel gelir dilin bağlar
kalır bu bahçeler bağlar, anadur ölümün zinhar

kefen donun ola toprak, bitiser üstünde yaprak
dola gözlerine toprak, anadur ölümün zinhar

nice cem'ettin ise mal, alır varislerin filhal
sinde sen çekersin vebal, anadur ölümün zinhar


16. yy pir sultan abdal


şu benim sevdiğim başta oturur
bir güzelin derdi beni bitirir
bu ayrılık bize ölüm getirir
geçti dost kervanı eyleme beni

pir sultan abdal'ım kalkın aşalım
aşıp yüce dağı engin düşelim
çok nimetin yedik helallaşalım
geçti dost kervanı eyleme beni


16. yüzyılda macaristan'da hristiyanlar için türkçe konuşma kılavuzu şeklinde hazırlanmış olan de turcarum moribus'a bakalım şimdi. eser latin harfleriyle yazıldığı için direkt orijinalini vereceğim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
türkçesi: handa (nereye) gidersin bre gavur? istanbul'a giderim sultanum. ne işin var bu memlekette? bezirganlık (tüccarlık) ederim efendi, maslahatım (işim) var anadolu'da.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok rahat okunduğunu, türkçe karakterler hariç bugünkü türkçe yazıma çok benzediğini ve çok da rahat anlaşıldığını farketmişsinizdir. işte köylünün, sipahinin, tüccarın hatta padişahın günlük kullandığı türkçe bu idi.

mesela 17. yüzyıl kösem sultan'ın kendi el yazısı ile bizzat veziriazam'a yazdığı gayrıresmi yazışma:


paşaya selamdan sonra i'lam olunur ki donanma-yi hümayun için saadetlü arslanıma bu hafta pencşenbe günü çıkarız demişsin, imdü şöyle çalışasın ki sözünüz sahih çıksun zira padişahlar huzurunda hilaf söylemek hatadır. ziyadesiyle dikkat edüp sözünüz doğru çıkub pencşenbe günü çıkarmasına ikdam idesiz, nice düşmanların gözü kör olsun.


gördüğünüz gibi türkçe aynı türkçe. şimdi gelin bir de osmanlıca dediğimiz metinlere bakalım. divan şiirinin en önemli isimlerinden nefi'ye bakalım mesela:


bir dolu nûş et, şarab-ı nab gelsün çeşmine
mest olursan nâza başla hab gelsün çeşmine.

gamzene pür-tâb iken takat getirmez âftâb
bade aklı var ise bitâb gelsün çeşmine.

hüsnünü bilmek dilersen bir nefes mir'ata bak
attabın pertevi, mehtâb gelsün çeşmine

aşık isen ağlamakla bitmez iş, bir çare gör
sen gerek yaş dök, gerek hûnâb gelsün çeşmine

rind isen nef'î, humâr-ı badeden açma gözün
âlemin hâli, hayal ü hâb gelsün çeşmine


gelin bir de resmi metinlere bakalım. 1795 yılından rastgele bir ferman:


kıdvetü’n-nüvvabi’l-müteşerri’în satılmış kazası’nda naibü’ş-şer’ olan mevlana-zide ilmehu-tevkî-i refî-i hümayun vâsıl oldukta malum ola ki: kazâ-i mezbûra tâbi “kara hamza” nam karyede ve karyeye karib yerde cami’-i şerif olmayub mesafe-i baîde olmağla eyyâm-ı şitâda külli ‘usret çekilüb müslümanlar sevab-ı cumadan mahrum olmalarıyla ashab-ı hayrattan işbu dârende-i ferman-ı hümayun “es-seyyid mehmed emin bin derviş mehmed” nam sahibü’l-hayr kendi atyab-ı malıyla, karye-i mezkûra müceddeden cami-i şerif bina ve minber vaz’ etmek için izn-i hümayun ricasına istid’ay-ı inayet etmekle izn-i hümayunum irtica kılub buyurdum ki: hükm-i şerif-i vacibü’l-ittibâımla vardıkda göresin, karye-i mezkurda mevzi-i mezbur arazi-i miriye ve kimesnenin mülkü olmayub eimme-i hanefiyye-rıdvanullahi teala aleyhim ecmainin-tecviz eyledikleri yerde ise, kendi atyab-ı malıyla karye-i mezkura müceddeden cami-i şerif bina ve minber vaz’ edüb berat-ı şerifimle hatib nasb ve tayin olundukdan sonra ikamet-i salat-ı cuma ve ıydeyn olub devam-ı ömr ü devletiçün duaya müdavemet…şöyle bilüb alamet-i şerife itimad kılasız tahriren evail-i cemaziye’l-evvel sene aşer ve mi’eteyn ve elf be-makam-ı kostantiniyye el-mahrusa


ne kadarını anladınız? aynı sizin gibi dönemin köylüsünden tut sipahisi bile bu metinleri anlayamazdı. bunları ancak enderun'dan çıkmış osmanlı bürokratları, islami tahsil almış medrese mezunları ya da özel tahsil almış varlıklı kimseler anlayabilirdi. niye böyle bir dil ortaya çıktığı aslında anlaşılabilir. mısır medeniyetinden tutun, antik çin'e, yunanistan'a, roma'ya kadar her yerde saray ve çevresinde böyle ağdalı bir dil oluşur. yönetenler, yönetilenler tarafından anlaşılmak istemez. çünkü bu hem bürokrasinin maddi değerini artırır (herkesin yapabileceği bir iş değil), hem de olayı daha gizemli kılar.

sonuç olarak osmanlıca diye bir dil vardır. bu dil türki dil ailesine mensuptur fakat anadolu türkçesi değildir, yapay bir dildir. bugünkü türkçenin öncülü falan değildir. resmi işler ve saray çevresinde gelişen edebiyat dışında da kullanılmamıştır.
devamını gör...
osmanlı türkçesi şeklinde ifade etmenin daha doğru olacağı başlıktır. çorba bir türkçedir. zaten herkes o türkçe ile konuşmazdı, yüksek zümrenin işin b..nu çıkarmasından ibarettir.
devamını gör...
çorba türkçe'dir. günümüzde oyun isimlerine uyarlarsak:
pubg: deyyus-ül mevta
candy crush saga: şeker-ül pat pat
vb. sonuçlarla karşılaşabiliriz.
devamını gör...
kelime açısından, ifade açısından çok zengin bir dil. onun yerine dayatılan türkçede alakasız bir sürü durum aynı kelime ile ifade ediliyor.
devamını gör...
günümüz türkçesinin süslü halidir.
türkçe ile osmanlıca arasındaki fark latince ile italyanca arasındaki gibi.
birde alfabe farkı var.
devamını gör...
osmanlıca demek yerine osmanlı türkçesi ifadesi daha doğru olacaktır. çünkü osmanlıca denildiği zaman ayrı bir dil olarak düşünülür zira değildir. yani türkçeden ayrı bir dil değildir. osmanlı döneminde kullanılan arap albesi ile yazılan ve içerisinde bolca farsça, arapça kelime barındıran bir türkçedir. oldukça ağdalı kullanım biçimleri olduğu gibi günümüz türkçesine yakın kullanım biçimleri de vardır. öyle tamamen ağdalı çok ağır denmesi mübalağa olacaktır. öğrenildiği takdirde bazı eski (el yazması, matbu, çeşitli yazı biçimleri ile) metinleri okumak bir bulmacayı çözmek gibi olacaktır... çok keyif verir. mesela okurken bir kelimeye takılır günlerce sözlüklerde onu arasınız bir de bakarsınız ki çok basit bir kelime imiş oturur gülersiniz ya da uzun süren sözlük aramaları neticesinde çok farklı bir etimolojisi, anlamı olan kelime öğrenmiş olup o gece yeni bir şey öğrenmenin vermiş olduğu uhrevi bir hissiyat ile uykuya dalarsınız... hülâsa öğrenmenizi tavsiye ederim zevk verir azizim.
not: düz metin okumak kolaydır önemli olan yazma eserleri okuyabilmekteki ustalıktır.
devamını gör...
dil değildir. dil kelimesinin geçtiği her tanımda sinirim zıplamıştır. osmanlıca da değildir, nasıl ki incelenmesi kolay olsun diye tarih dönemlere ayrılmışsa, türkçe de aynı şekilde dönem dönem tasnif edilmiştir. osmanlı döneminde kullanılan türkçe kastedilir. osmanlı türkçesi diye kullanımı uygundur. o dönemin en büyük özelliği arapça ve farsça etkisinin fazlaca hissedilmesi olup, sanıldığı gibi arapça farsça türkçe karışık eşittir osmanlıca gibi bir durum yoktur. dönemin kullanılan alfabesi uyarlanmış arap alfabesidir. uyarlama diyorum zira araplardaki gibi işaretler yoktur. türkçe'ye has bir yazım şekli mevcuttur. dil değildir. osmanlıca dil değildir. kürekle vururum. dil değil.
devamını gör...
reyhan dergisinin eki osmanlıca yazılar verirdi.
devamını gör...
yüzde sekseni farsça ve arapça tamlamalardan ibaret, kullanıldığı dönemde halkın yönetime dair olup biteni anlamaması için üretilmiş, bir ailenin yönettiği koca coğrafyada yine o ailenin adının verildiği, büklümlü arap alfabesinin ve bazı ek işaretlerin kullanılarak yazıldığı, artık eskide kalmış ve aslen ihtiyaçta olmayan, ne o eciş bücüş harfleri ne de kelimeleri asıl türkçeyle alakası olmayan, mezarlığa cenazeden cenazeye gidenlerin dedelerinin mezar taşını okuyamadıklarından yersizce yakınmalarına sebep olan, ölmeye yüz tutmuş yapay dil ve alfabesi..
devamını gör...
osmanlıca da diye bir dil yoktur.
bildiğimiz türkçedir. bazıları osmanlı türkçesi der. latin alfabesine geçişten sonra dilimize giren binlerce uyduruk kelime ile türkçenin ana hattı olan bu dil yozlaşmıştır. bir önceki tanımcının dediği gibi kaybolan osmanlıca değil, türkçe ve türk kelimelerdir.
yazım şekli eğik bükük diye tabir edilen ise arabi harflerin yazım stillerinden biri olan rik’a dır. yazımı en kolay ve hızlı stillerdendir. onun için devlet yazışmalarında vs hep bu kullanılmıştır. yoksa normal arabi harfleri bilen herkes 2 günlük (48 saat) öğrenim ile rik’a ile yazılmış türkçe yazıları okur.

son söz olarak tarihten korkmayın gençler ve kendini genç hissedenler. ister inananın ister inanmayın bu topraklarda yaşayan o insanlar senin benim onun 5-6 nesil önceden dedelerimiz ninelerimiz. krallık sistemini beğenirsin beğenmezsin onu bilemem ama topyekün osmanlı tebaasına savaş açmak geçmişini silmektir. geçmişi silinen milletler ise hafızasını kaybetmiş hastalara benzer.
devamını gör...
türk dili ve edebiyati hocamın anlattığına göre oldukça zor olan bir dildir.
devamını gör...
farsça kısmı hariç oldukça kolay bir dildir.
devamını gör...
osmanlı türkçesi veya osmanlıca(bunu söylemek kolayımıza geliyor :d) dil-i selasedir.(3 dildir.) arap alfabesi yanı sıra fars alfabesi ve uygur alfabesinden izler taşır.(nef sesi, uygur alfabesindeki 19. harftir ve buna örnektir.) sesli harfler elif haricinde yoktur. okuma için "vav" ,"ye","elif" ve "güzel he" sesinden faydalanılır.

ilk başlarda türkçe kelimeler geldiği için kolaylaşırken, iş gramer(tekil-coğul, işi yapan v.b.) kısımlara gelince sıkı bir çalışma gerektiren bir dildir.
devamını gör...
üniversitede öğrendiğim alfabe. sanılanın aksine bir dil değil alfabedir. tıpkı latin alfabesi gibi. kullanıldığı dönemde arapça, farsça ve türkçe mazmunların bir arada kullanılması yaygın olduğu için ayrı bir dil olduğu yanılgısı oluşmuştur. oysaki tüm diller bu alfabedeki semboller ile yazılabilir. ancak sesli harf kısıtlılığı nedeniyle "gez" yazılan sözcüğü "göz" şeklinde de okuyabilirsiniz. yani sözcüğün ne olduğunu bağlamdan çıkarmanız gerekir ki bu da çok zordur. bu nedenle latin alfabesine geçilmiştir.
devamını gör...
türk dil bilgisini tam anlamıyla öğrenebilmek ve anlayabilmek için almakta olduğum ders. arapçası olanlar için oldukça kolay bir alan
devamını gör...
doğrusu "osmanlıca" değil "osmanlı türkçesi" olan ders. arapça bilmeme rağmen osmanlı türkçesi öğrenince arapçayı, arapçayı tekrar ettikçe osmanlı türkçesini unutuyorum. nasıl bir döngüdür bilemedim...
devamını gör...
türk dil bilgisini ile alakası olmayan hatta tam olarak dil bile olmayan bir tür yazım şekli.
devamını gör...
arapça, farsça ve türkçenin karışımı yapay bir dildir ve konuşma dili değil yazı dilidir. arapçadan, hareke kullanılmaması ve bazı farklı harflerin bulunması yönüyle ayrılır. hareke kullanılmadığı için de önceden arapça bilenler, osmanlı türkçesi öğrenirken biraz zorlanır. edebiyat fakültelerinde türkoloji, türkçe ve tarih bölümlerinin en baba dersidir. bunun yanı sıra sosyal bilimler bölümlerinde okuyan her öğrencinin de osmanlı türkçesi öğrenmesi gerektiği kanaatindeyim. çünkü mezar taşı okumanın dışında çok daha önemli ve gerekli alanlarda kullanılır ve bu bilgi, iş hayatında size diğerlerine göre büyük avantaj sağlayabilir.
devamını gör...
türkçenin ta başlangıcından beri, coğrafya, din, kültür, etkileşimler... etkisinde geçirdiği dönemler vardır. ben de konuya kısa bir ekleme yapayım.

türk 'yazı dili'nin tarihi gelişimi:

-eski türkçe (örn: köktürk yazıtları'nın türkçesi. örn: 'sekiz yükmek' gibi uygur metinlerini düşünün; uygur metinleri çin'le
komşu olunduğu için hem dinî hem dil anlamında çince etkiler taşır.)

sonra coğrafya değişikliklerinden ötürü iki kolda gelişir:

-kuzey-doğu türkçesi, batı türkçesi

kuzey- doğu türkçesi yine iki kolda gelişir: kuzey türkçesi, doğu türkçesi

-batı türkçesi (bizi asıl ilgilendiren burası.)
azeri türkçesi, osmanlı türkçesi (batı türkçesi de iki kolda gelişiyor.)

-osmanlı türkçesi: (artık türkler anadolu'da, sonra osmanlı devleti kuruluyor. biz, bu coğrafyada onların torunlarıyız ve bu dönem de yine üç başlık altında inceleniyor -tabii yazılı eserler incelenerek-)

-eski anadolu türkçesi

-osmanlıca (insanlar türkçe konuşuyorlar ama yazı dili arap harfleriyle ve arapça+farsça+türkçe şeklinde, yani osmanlıca.
yalnız bu dediğim aydın kesim için geçerli, halk edebiyatı arap harfleriyle de yazıya geçirilse özbeöz türkçe.)

-türkiye türkçesi (şu anda konuştuğumuz türkçe. aslında bu dönem bile birkaç başlık altında inceleniyor; milli edebiyat
dönemi ve sonrasında yeni kurulan cumhuriyet ve günümüz türkçesi gibi.)

en basit şekliyle yazı dili için yukarıdaki liste doğrudur. bu konuda internette yüzlerce araştırma, yazı, şema vb. bulabilirsiniz.

not: bu yazıyı zamanla geliştirip daha yararlı bir hale getirmeyi umut ediyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"osmanlıca" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim