41.
7-8 yıl önce merak salıp öğrenmiştim ama ancak matbu yazılan yazıları okuyacak kadar.
değişik yazı stillerine geçince, örneğin talik idi sanırım bir stilin adı, boşver dedim kendi kendime. dedemin mezar taşı da eksik kalsın.
uzmanlarına selam olsun, allah ilim ve gayretlerini artırsın.
değişik yazı stillerine geçince, örneğin talik idi sanırım bir stilin adı, boşver dedim kendi kendime. dedemin mezar taşı da eksik kalsın.
uzmanlarına selam olsun, allah ilim ve gayretlerini artırsın.
devamını gör...
42.
o ben oluyorum.
devamını gör...
43.
türkçe öğretmenliği bitirmiş birisi olarak yardımcı olabilirim. hala ihtiyacınız varsa.
devamını gör...
44.
bir ara okuyabiliyordum ama emin değilim bilmek sayılmaz herhalde.
devamını gör...
45.
osmanlı türkçesi bilen bu değerli insanlar bir de tarihçi oldular mı benim için en büyük zevk kaynağıdırlar. bu insanların kaleme aldığı her şeyi itinayla okurum. çünkü onların geçmişe bakış açısı ve bunu günümüzde kullandığımız ve anladığımız dile çevirip iletmeleri çok çok değerlidir. bu alanda çalışıp eser veren büyük ustalarımızı da burada anmış olalım böylece.
not: çok uğraştım ama ben istediğimi alamadım osmanlı türkçesi öğrenmek adına. şöyle bir mezar taşlarından başlayıp tarihi belgelere kadar rahatça okumayı isterdim.
not: çok uğraştım ama ben istediğimi alamadım osmanlı türkçesi öğrenmek adına. şöyle bir mezar taşlarından başlayıp tarihi belgelere kadar rahatça okumayı isterdim.
devamını gör...
46.
osmanli turkcesi diye duzelten yazarlarin ellerinden operim ya. hassasliktan degil ama bazi seyleri dogru bilmek lazim. dogrusunu soylemek lazim. ayrica bu dil karmakarisik gibi gelebilir belki. ama cok eglenceli lakin son seviyesinde ben ben olmaktan ciktim. matbu metinlerin gozunu seveyim cidden yav. rikayi anlayana kadar canim cikiyo. hala anlayabilmis degilim ama. bi hattat neden basi sonu belli olmayacak sekilde yazar yazilari. puh onlarin kalibina. ayrica eskilerin ask mektuplarini okurken de cok uzuluyodum. bu kadar incelik bana bile fazla
devamını gör...
47.
bilen varsa bir osmanlıca türkü paylaşsında '' bir gecede cahil kaldık '' diyen gurup böyle bir dil olmadığını görsün.
devamını gör...
48.
takdir ediyorum. öğrenmeyi de gönülden istiyorum fakat fazlasıyla uğraşım olduğundan dolayı vakit bulamıyorum. osmanlı türkçesi* olarak da düzeltelim başlığı.
devamını gör...
49.
açılın ben o kişiyim.
devamını gör...
50.
ne için öğrenmek istediğine bağlıdır 15 gün meselesi. ben üniversite de 1 yılda öğrendim ama hakkıyla öğrendim.
devamını gör...
51.
15 günde matbu metin okunur doğrudur. 15 günde rika okuyacak beri gelsin.
tanım: hamlamış olmakla birlikte içinde bulunduğum yazar grubunu ifade eden başlık.
tanım: hamlamış olmakla birlikte içinde bulunduğum yazar grubunu ifade eden başlık.
devamını gör...
52.
bir haftada veya on beş günde öğrenirsiniz diyenleri dinlemeden işe başlayın. onlar dil ve alfabe farkını bilmiyorlar. bir haftada filan alfabeyi sökersiniz, doğrudur. ancak osmanlıca veya osmanlı türkçesi bilmek başka meseledir. okulda şu kadar günde alfabe öğrenilir. dilde yetkinlik kazanmak ömürlük iştir. öğrenme süreci hep devam eder. bu dil müthiş arapça ve farsça kökenli sözcük içerir. çok sözcük bilmeniz gerekir. devellioğlu ve kanar sözlüklerine sürekli başvurmanız gerekecektir. alfabeyi çabucak öğrenirsiniz ama en basit metinleri bile okumak zahmetli olur. kesin kurallar yoktur çünkü. üç dört ayrı şekilde okutabilecek sesler vardır. sözcükleri tanımıyorsanız harfleri seçebilseniz bile sözcüğü tespit edemeyebilirsiniz. bağlama bakarak mantık yürütürsünüz. bitişen harfler ve bitişmeyen harfler kolaydır. hangi ses ince okutur, kolaydır bunları öğrenmek. asıl mesele sözcükleri tanıyabilmektir. arapça asli harfler vardır sözgelimi. sözcük türetilir. ketebe, mektup, kitap, kütüb vesaire. adınızı filan okursunuz yani en fazla bir hafta sonra. okudukça gelişir bu. alfabe bilmek dil bilmek değildir, tuhaf bir karmaşa var bu konuda. latin alfabesini biliyorum ben; italyanca latin alfabesiyle yazılıyor, italyanca bildiğim anlamına gelmiyor bu. aynısı osmanlıca konusunda da geçerli. alfabeyi yani harfleri öğrenmeniz osmanlıca bildiğiniz anlamına gelmez. tamlamalar filan çok zordur. birkaç haftada heceleyerek basit cümleler okursunuz. ayrıca lütfen her tarih ve türk dili edebiyatı öğrencisi/mezununu osmanlıca biliyor sayma gülünçlüğünden kurtulalım. büyük çoğunluğu temel düzeyde okuyabilir yalnızca. yetkinlik kazanmak özel bir ilgi ve çaba ister. bir derdi varsa bu konuda, doğru düzgün çalışarak kendini geliştirir. bu yazdıklarım matbu metinler içindi. yani basılı metinler. bir de el yazması denen şey vardır. bambaşka bir ihtisas ister. yılların emeği ve birikimiyle kotarılabilecek bir mesele. çok ama çok zordur. el yazısı dediğimiz şey el emeği göz nuru. biricik. yazılar birbirine benzemez. kimisi kargacık burgacık olur. kimisi doktor yazısı gibidir. metni istinsah eden kişilere göre değişir yani. ayrı bir yetkinlik ister. yazma türleri de vardır farklı farklı. sözün özü, her şeyin kolayına kaçarak olmaz arkadaşlar. olacak iş vardır, olmayacak iş vardır. şu kadar haftada hiçbir şey öğrenilmez. kiril alfabesini öğrenebileceğiniz gibi en fazla bunun da alfabesini öğrenirsiniz. rusça öğrenmiş olmayacağınız gibi osmanlıca da öğrenmiş olmazsınız. öğrenmenin ve bilmenin yolu çalışmaktır. faruk kadri timurtaş'ın kitaplarını alabilirsiniz. gayet kapsamlıdır onun kitapları. bol metin vardır. adını unuttum şimdi, sanırım osmanlı türkçesi metinleri'ydi. edebiyat fakültelerinde okutulur kitapları. bize aldırmışlardı. ilk ders alfabeyi öğrenmemizi ve ikinci haftaya öyle gelmemizi söylediler. öğrendik. evet, bir haftada. alfabeyi ama. dili değil. ikinci ders gelişigüzel öğrenci seçip temel edebiyat metinlerinden parçaları okutturmaya başladılar. çat pat okumaya başladık. zamanla gelişir seviyeniz. ara verirseniz, tekrar döndüğünüzde çok zorlanırsınız. evet türkçedir bu ama arapça ve farsçayla yüklü bir türkçe. tekrar edeyim, iyi düzeyde okuyabilmek hakikaten ciddi çaba ister. ister inanın ister inanmayın; almanca veya fransızca çalışırkenki dikkat ve çabayı ister. yabancı bir dil öğreniyormuşsunuz gibi hakkını vermeye çalışmalısınız. ne kadar hakkını verirseniz verin, muhtemelen hiçbir zaman halid ziya'yı orijinalinden okuyamayacaksınız. cenap şahabettin filan da olmaz. hüseyin rahmi olur ama. ahmet rasim olur. çok da keyifli olur. bir not defteri alın ve her gün beş on sözcük öğrenin bence. dağarcığınız ne kadar gelişirse o kadar yol alırsınız. bu genel olarak iyidir; sadece osmanlıca konusunda değil. dilde yetkinleşirsiniz, daha fazla sözcükle konuşursunuz. kendinizi ifade etme seçeneklerini artırmış olursunuz. son olarak, lütfen, birkaç haftalık heveslerle hiçbir işe girişmeyin. öğrenemezsiniz, zaman kaybı olur.
devamını gör...
53.
temel düzey okumanın 1 haftada yapılacağı doğrudur kişiye bağlı olarak ama tam anlamıyla öğrenme ömür boyu sürer.
#2784849 ne olur paragraf, ne olur boşluk...
#2784849 ne olur paragraf, ne olur boşluk...
devamını gör...
54.
osmanlıca okuyabilen yazarlar olarak düzeltilmesini daha yapıcı bulurum çünkü osmanlıca türkçenin çine farsça ve arapça karışmış şeklidir ve evet kastedilen buysa bilenlerden biriyim
devamını gör...
55.
eh, şöyle böyle.
devamını gör...
56.
osmanlıca bilmem ama tarifini bilirim.
yarım ölçek arapça'ya yarım ölçek farsça kat, al sana osmanlıca.
osmanlıda ilk arapça harfli kitap 1726 yılında ibrahim müteferrika tarafından basıldı. 1726 senesinden yazı devriminin onaylandığı 1928 yılına kadar eski yazıyla basılan kitap sayısı 25.554 adet. üstelik bu kitapların çoğu ıvır zıvır broşür niteliğinde şeyler. kayda değer 300 kitap ya var ya yok.
o yüzdendir ki cahil kaldık ve o yüzdendir ki osmanlıca bilen çok azdır.
yarım ölçek arapça'ya yarım ölçek farsça kat, al sana osmanlıca.
osmanlıda ilk arapça harfli kitap 1726 yılında ibrahim müteferrika tarafından basıldı. 1726 senesinden yazı devriminin onaylandığı 1928 yılına kadar eski yazıyla basılan kitap sayısı 25.554 adet. üstelik bu kitapların çoğu ıvır zıvır broşür niteliğinde şeyler. kayda değer 300 kitap ya var ya yok.
o yüzdendir ki cahil kaldık ve o yüzdendir ki osmanlıca bilen çok azdır.
devamını gör...
57.
(bkz: osmanlı türkçesi)
devamını gör...
58.
kendi dilini , tarihini , kültürünü aşağılamaya çalışmanın nasıl bir ruh hastalığı olduğunu ben de bilmiyorum. sanırım bakırköy'de zincirle yatağa bağlayarak bile tedavi edilemez bir hastalıktır bu. aşağılamanın bi tık üstü tiksinmenin ise hiçbir tedavisi olmayan bir sıyrıklık olduğunu söylemeye bile gerek yok.
neyse sözlük ortamına uygun hafif bir sosyal mesajımızı verdikten sonra yola devam edelim. arapça ve farsça hiçbir kelime bana yabancı gelmiyor. çünkü benim kültürümün ve medeniyetimin kavramları onlar. ben o kelimelerin hiçbirini yabancı bir kelime gibi algılamıyorum. benim ufkumu da açıyor ayrıca.
misal "düşünce" yerine ; "tefekkür" , "teemmül" ve ya tezekkür gibi kavramlar kullanmak hem "düşünce " gibi tek bir kelimeye sıkışmışlıktan kurtarır, hem de benim zihnimde çok farklı açılımlar yaratıp , düşünce semalarında boks yapmamı sağlar.
ama mesela ingilizce ve ya franzsıca kökenli bir kelime benim kulağımı tırmalıyor. hatta kanatıyor. ve benim zihnimde hiçbir şey uyandırmıyor.
"hela" yerine "tuvalet " deyince medeni olduğunu , çağı yakaladığını zanneden aklıevvellerin bilmesi gereken bir şey var. bugün bir çinli 4000 yıl önceki atalarının yazdıklarını , orjinal metinlerinden çok rahat okuyor ve anlıyor. ve bundan asla da utanmıyor. ya da bir fransız 400 sen önceki fransızca bir metini çok rahat okuyor ve bundan gurur duyuyor.
süleymaniye kütüphanesi dijital ortamda halka açılmasına rağmen . değil bu eserleri okumak, merak edip suratına bakan bile yok. ama elin amerikalısı gelip okuyor. çünkü henüz kendi tarihinin ve kültürünün dökümanlarının bile ne olduğundan haberi olmayan milyonlarca zırcahil var.
1700 lü yıllarda bile dünyanın her yerinden kitap almak için istanbul'a gelen insanların olduğunu ve istanbul'un dünyanın bir kültür merkezi olduğunu da bilmez bu zavallılar. yabancı seyyahları bile okumaya gerek görmezler çünkü. gerçi bilmeye de gerek yok. dedesinin dedesinin dedesi değil 1990 yılında ölmüş dayısı bile mezardan kalkıp gelse onun konuştuğu dili bile anlamaz bu hamidolar. osmanlıca nedir ki?
neyse sözlük ortamına uygun hafif bir sosyal mesajımızı verdikten sonra yola devam edelim. arapça ve farsça hiçbir kelime bana yabancı gelmiyor. çünkü benim kültürümün ve medeniyetimin kavramları onlar. ben o kelimelerin hiçbirini yabancı bir kelime gibi algılamıyorum. benim ufkumu da açıyor ayrıca.
misal "düşünce" yerine ; "tefekkür" , "teemmül" ve ya tezekkür gibi kavramlar kullanmak hem "düşünce " gibi tek bir kelimeye sıkışmışlıktan kurtarır, hem de benim zihnimde çok farklı açılımlar yaratıp , düşünce semalarında boks yapmamı sağlar.
ama mesela ingilizce ve ya franzsıca kökenli bir kelime benim kulağımı tırmalıyor. hatta kanatıyor. ve benim zihnimde hiçbir şey uyandırmıyor.
"hela" yerine "tuvalet " deyince medeni olduğunu , çağı yakaladığını zanneden aklıevvellerin bilmesi gereken bir şey var. bugün bir çinli 4000 yıl önceki atalarının yazdıklarını , orjinal metinlerinden çok rahat okuyor ve anlıyor. ve bundan asla da utanmıyor. ya da bir fransız 400 sen önceki fransızca bir metini çok rahat okuyor ve bundan gurur duyuyor.
süleymaniye kütüphanesi dijital ortamda halka açılmasına rağmen . değil bu eserleri okumak, merak edip suratına bakan bile yok. ama elin amerikalısı gelip okuyor. çünkü henüz kendi tarihinin ve kültürünün dökümanlarının bile ne olduğundan haberi olmayan milyonlarca zırcahil var.
1700 lü yıllarda bile dünyanın her yerinden kitap almak için istanbul'a gelen insanların olduğunu ve istanbul'un dünyanın bir kültür merkezi olduğunu da bilmez bu zavallılar. yabancı seyyahları bile okumaya gerek görmezler çünkü. gerçi bilmeye de gerek yok. dedesinin dedesinin dedesi değil 1990 yılında ölmüş dayısı bile mezardan kalkıp gelse onun konuştuğu dili bile anlamaz bu hamidolar. osmanlıca nedir ki?
devamını gör...
59.
osmanlıca da hangi osmanlıca?
matbu, hatt-ı hümayun okurum. rika çok az.
divani okumak için ise yılların emeği lazım.
matbu, hatt-ı hümayun okurum. rika çok az.
divani okumak için ise yılların emeği lazım.
devamını gör...
60.
denedim, yapamadım. bir haftalık eğitimle olmuyor maalesef. ama hâlâ aklımın bir köşesinde duruyor. maksat onu da bilmek olsun. yoksa çok da derdim değil açıkçası. işime yarama ihtimali olsa da çoğunlukla yaramayacak şeyleri öğrenmeyi seviyorum. bana kalsa braille alfabesi de öğrensem hoş olur.
devamını gör...
"osmanlıca bilen yazarlar" ile benzer başlıklar
osmanlıca
92