galatasarayın şampiyonluk kutlaması için floryaya gitmiştim.kapali bir kapı vardı,kapıya tırmandım ve arkasına baktığımda karşımda 6 polis vardı diyalog şöyle geçti:
-abi atlayayım mı aşağı?
+atla da gör neler oluyor
kolay gelsin diyip indim aşağı
devamını gör...
üzerimde "che" tişörtü ile adliyeye temiz kağıdı almaya gidiyorum. (kaymakamlık sınavı için) narkotik durdurdu, duvara yasladı, aradı falan, komiserleri geldi, bu tişörtündeki adamı tanıyor musun dedi, (baktım olay çıkacak) yok dedim. niye tanımadığın adamın tişörtünü giyiyorsun dedi? başka "türk" büyüğü yok mu? giyecek dedi. ben mavi ekran tabi... arkamdan, birde kaymakam olacakmış zibidi demişti.
devamını gör...
yoğurtçu parkında marmara denizini saran müsilaj hakkında bir sohbet düzenliyorduk çeşitli öğrenci kulüpleri ve bağımsız doğaseverler ile. ses sistemi ile gittiğimizi gören polis çevirdi tabii, ne kadar kişi olacaksınız diye. tahminen 30, 40 kişi oluruz diyince de başladılar bizle birlikte güzel yer arayışına. "bence, orta kısımda yapmayın, oraya birazdan güneş gelecek." diğeri de parkın başına doğru ilerleseniz daha çok kişi sizi görür diyor. abi dedik biz ayarlarız, "peki gençler siz bilirsiniz" deyip çekildiler. enteresan bir tecrübeydi benim için, genelde yardımcı olmak yerine engelleyici bir tutum sergilerler.
devamını gör...
babamla yaptığım bütün diyaloglar. her biri ilginç şahsen
devamını gör...
hızlı zamanlarımızın birinde istanbulun önemli meydanlarından bir tanesinde eylem tarzı bir programdayız. arkadaşlar pankart açmak istediler. diyalog1:

polis: bu meydanda pankart açmanız yasak
me: geçtiğimiz gün açmış başka birileri
p: kimse açmadı hayır yasak
me: yasaksa yasağı gösterin kanun yönetmelik her neyse
p: hayır siz olurunuzu* gösterin
me: bizim anayasal hakkımız bu eylem siz yasağı gösterin biz oluru göstereceğiz
p:oluru gösterin yoksa açtırmam
me: yasağı gösterin
p: oluru gösterin
me: yasağı gösterin
p:oluru gösterin

mevzu yasak-olur çatışması olarak böyle bir süre devam edince temiz yüzlü zayıf bir polis araya girdi, diyalog2:

p2: yahu komiserim bu avukat üfürüyor* ya anayasa kanun falan diyip göz boyuyor böyle şeyler yok.
me: ?????
p2: bilmiyoruz sanıp uyduruyorsunuz sanki farkında değiliz biz de biliyoruz kanunları
me: ????

sonra tabi biraz münakaşa, müdürlükle görüşme derken pankartı açtık fotoğraf vs çekildi. p2 ile son diyalog:

me: abi sana yakışıyor mu uyduruyor falan diyosun bize o kadar insanın içinde
p2: abi kusura bakma valla gaza geliyoruz biz de arada böyle*
me: sen yine de biraz anayasa oku istersen:)
p2: zuhahaahh
kapanış
devamını gör...
bunalım zamanlar saç sakal birbirine karışmış sürekli bombacı muamelesi görüyoruz 50 metrede bi sivili üniformalısı durdurup kimlik soruyo yolda yürürken durdurdular yine bi gün o sırada gbtsine baktıkları adam da isyan ediyo sürekli beni durduruyosunuz diye poliste anlatmaya çalışıyo durumu adam döndü dedi ki ya kardeşim ben bombacıya mı benziyorum da sürekli çeviriyosunuz polis de beni gösterdi dedi ki bu arkadaş bombacıya mı benziyo da çeviriyoruz bunu söyledikten sonra bi 5-6 saniye bana baktılar sonra sessizlik oldu adam da itiraz etmeyi bıraktı..
devamını gör...
evimiz denize çok yakın olduğundan, polis gelene kadar takılırız diyerekten sokağa çıkma yasağının olduğu bir hafta sonu eşimle deniz kıyısına inmiştik. sahile portatif masa ve sandalyelerimizi kurduk. * ben masada kahvemi yudumlarken eşim de denizde yüzüyordu. o sırada polis geldi. "burada ne işiniz var, bugün sokağa çıkmak yasak bilmiyor musunuz?" dedi. sesimi çıkartmadım. sonra, "türk müsünüz?" diye sordu. *. "evet" dedim, ondan sonra "denizdeki eşiniz mi?" dedi, "evet" dedim. "söyleyin, denizden çıksın, bir dahaki devriyeye geldiğimde sizi burada görürsem, ceza keserim" dedi. ben de "tamam" dedim. denizde yüzen eşime el ettim, denizden çıkınca bir dahaki devriyeye gelmeden evimize döndük... bu da böyle komik bir anım. *
devamını gör...
yer adana eski galleria arkası
polis:gençler gbt kontrolü kimlikler.
ben :buyrun memur bey

polis:ne yapıyorsunuz burada 4 kişi?
ben:birkaç bira içtik

polis:nerede oturuyorsunuz siz?
ben: kocavezir mah.memur bey

polis:emniyete yakın orası gelin biz bırakalım yürümeyin.
sonuç:emniyet nezarethanesi!!!!
devamını gör...
*
devamını gör...
ben: merhaba memur bey.
p: merhaba
ben: bu numara beni sürekli taciz ediyor.
p: engelleyin (?)
ben: nasıl yani?
p: ona yapacak birşey yok veya numaranızı değiştirin.
ben: peki.
devamını gör...
adliye polisi: genç selamsız geçiyorsun içeri.
ben:selam memur bey.
adliye polisi: haa ben seni yeni memur sandım buraya atanmış.
ben: olur abi öyle, var mı bir isteğin gideyim.
adliye polisi : yok koçum kusura bakma selametle.
beni polis sanıyorlar ya da bekçi, niye öyle oluyor anlamıyorum.
devamını gör...
ayyy çok samimi bir vidyo gerçekten. vallaha bak.
devamını gör...
çok anlatmak isterdim ama mevzu legal değil. en unutulmaz anılarımdan bir tanesidir. *
devamını gör...
fetö baskınlarının yeni yeni başladığı dönemde başıma gelen diyalog.
sabah 06.33*
aşağıdan zil çaldı: "kim o?" "polis açç!"
evde yalnızım. apar topar üstüme düzgün giymeye çalıştım. saç baş dağınık. tek gözüm hala uyuyor. yukarı çıktılar o sırada. açtım kapıyı üç tane zebellah gibi sivil polis. biri amir gibi bir şey belli. biri çömez belli. kimlik gösterdiler. okuyacak kadar gözüm net değil daha.
kapıda hani isimlik olur ya, orada annem ve babamın adı soyadı yazıyor. polisin gözü takıldı oraya. elindeki evraklara baktı; "kimin evi burası?" dedi. soru bir saçma geldi kulağıma bir de sabah mahmurluğu, karşımda polis olmasının şaşkınlığı;"babamın" dedim.*
belli ki adam isim duymak istiyor ama ben şaşkınlıktan tekrar ediyorum "babamın üstüne yani, ailecek yaşıyoruz." az daha konuşsan tapu göstereceğim, o derece ısrarlıyım "babam" konusunda jsjsjjs.
neyse ki polis dayanamadı aradıkları ismi söyledi. "tanımıyorum" dedim.
adres bilgisini okudu. kapı numarasına kadar doğru ama apartman numarası yanlış.
amir olan diğerlerine dönüp; "kim bastı bu zile?" diye kızdı. ikisi bakıyor birbirine.
"neyse yea sorun değil" diyorum ben de jsjsjjs.
baştan beri aşırı sert tavırlı konuşan polisler, yumuşadı sonra özür dileyip gittiler. ama sabah baskın yemenin psikolojisi de çok kötüymüş öğrendim bu şekilde.
devamını gör...
şikayet sonrası bir polis memuru aramıştı . annemin adını söyleyince anlamını bilip bilmediğimi sormuştu bilmiyorum dedim. adam dakikalarca annemin adının muhtemelen iran şahının kızından esinlenerek konulduğunu ve iran şahının kızının hayatını anlatmıştı.
devamını gör...
-özel güvenlik çantamı arayamaz siz arayabilirsiniz neden buna izin veriyorsunuz
+ögb çantanı arasa da anlayamaz ki zaten.

sivil polis trollüğüne denk geldiğim kısa bir kesit.
devamını gör...
diyalog kuramıyorum. genelde bağırıyorlar.
devamını gör...
2011, istanbul'a okumak için ilk gittiğim sene meraktan arkadaşla bağdat caddesini baştan aşağı yürüdük. yer yurt bilmeyiz, öğrenelim her yeri görelim diye anadolu-avrupa yakası her yerde yürürdük zaten.

o akşam 3 defa polis çevirdi.
3. kimlik kontrolünde;
-abi tipimizde mi bir şey var?
+yok yanınızda kız yok ya o yüzden

cidden herkes lüks araçla, yanında kız arkadaşı...
polisler de haklı, ülkeye ilk giriş yapan mülteciler gibiyiz.
devamını gör...
bir gün yolda arkadaşla gülerek yürüyoruz. bakar mısınız gençler çok neşeli görünüyorsunuz, kota dolduruyoruz da tc kimlik numaralarınızı verir misiniz, bozmadık değil mi neşenizi gibi bir kelime yağmuruna tutulduk ve ister istemez birden kendilerine çekildik. o kadar kimliksiz, kara kuru, afedersiniz sıfatsız kim varsa önlerinden geçiyor; bula bula bizi buldu. arkadaşım da ben de bu durumdan çok rahatsız olduk. neyse asıl rahatsızlık bu da değil.
adama tc kimlik numaramı verdim, bana diyor ki yanlış verdin... dedim ben bunu 20+ küsür senedir kullanıyorum, siz yanlış yazmışsınızdır. özgüven topu kendinden de emin, tekrar söyle de demiyor, yanlış verdin diyor... neyse sonra hatasını buldu, haa falan dedi, bir aydınlanma geldi. böyle saçma bir şeydi işte, mutluluğa tahammülü yok kimsenin.
devamını gör...
sene 1993. mersin'den istanbul'a galatasaray fenerbahçe derbisi için gelmiş ali sami yen'den içeriye girmek için çırpınan bir genç adam. hani şu kemalettin'in * ceza sahası dışından kafayla hayrettin'e *gol attığı maç. onca yolu tek başına derbi maçı izlemek için gelmişim. stadyumun önü ana baba günü. mecidiyeköy tarafındaki kale arkası biz fenerbahçelilere verilmiş. gişede bilet kalmamış. giremiyorum içeriye çöktüm kaldırıma ağladım ağlayacağım. bir çevik kuvvet polisi bana doğru geliyor. aman şimdi bu da gelip ''kalk lan oradan oraya oturmak yasak''diyecek. zaten canım burnumda.
p: ne oldu delikanlı, bilet mi bulamadın?
b: he abi ya. ta mersin'den geldim. (ağladım ağlayacağım)
p: üzülme ben seni içeriye sokarım, gel benimle.
b: içses (ulan ne iyi polisler varmış be, allah razı olsun?
p: 250 bin lira alayım
b: !!!

meğersem adam karaborsacılık yapıyormuş. 50 bin lira olan kale arkası biletine 250 bin lira istedi ya la. buna da şükür dedim verdim parayı. bir de kapıdaki polise sesleniyor ''tamam geçsin bizden''
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"polislerle girilen ilginç diyaloglar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim