61.
bazı şirke batmışların baş ucu kaynağı.
devamını gör...
62.
fetöcülerin kur'an-ı kerim niyetine kutsal kitap ilan ettiği safsata müsvettesi. özünde, siyonizm ve satanizm barındıran ve bir çeşit kafa karışıklığı halinde yazılmış bu kitap, islamın içini boşaltmış, usülleriyle, farzlarıyla oynamış bir beyin yıkama aracından başka bir şey değildir.
devamını gör...
63.
şirk ithamını çok sık görüyorum. iki alıntı paylaşacağım:
"ey insan! kur'anın desatirindendir ki, cenab-ı hakk'ın masivasından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. hem sen kendini hiçbir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. çünki mahlukat, mabudiyetten uzaklık noktasında müsavi oldukları gibi, mahlukıyet nisbetinde de birdirler."
lemalar - 114
meselâ bir zîhayat, cüz'î bir şifası veya bir rızkı veya bir hidayeti için cenab-ı hak'tan başkasına hakikî minnettar olmak ve başkasına perestişkârane medh ü sena etmek, rububiyetin azametine dokunur ve uluhiyetin kibriyasına ilişir ve mabudiyet-i mutlakanın haysiyetine dokundurur, celalini müteessir eder.
şualar - 19
yani mabudiyetten uzaklık noktasında ben de, sen de, üstadım da üstadımız olan hz. muhammed de (sav) eşitiz. ve, rızık, şifa ve hidayet gibi şeyler için allah'tan başka kimseye hakiki minnettar olmamak lazım. şimdi bu yazdıklarım risale-i nur'da en çok anlatılan tevhid ana fikrinin parçaları.
hiç tevhide bu kadar dikkat eden biri ve etrafında toplanan(içinde yüzbinlerce alim olan bir topluluk) şirk ile suçlanabilir mi? sebeplere, vasıtalara, vesilelere hakiki bir kudret atfeder mi? vesileleri -haşa- cenab-ı hakka şerik sayar mı?
belki de (belliki de) sorun bu suçlamayı yapanların bakış açısında.
allah hepimizi sırat-ı müstakime, tahkiki imana, hakiki tevhide, tam ihlasa, daimi takvaya, iffete, hikmete, şecaate hidayet eylesin. amin
"ey insan! kur'anın desatirindendir ki, cenab-ı hakk'ın masivasından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. hem sen kendini hiçbir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. çünki mahlukat, mabudiyetten uzaklık noktasında müsavi oldukları gibi, mahlukıyet nisbetinde de birdirler."
lemalar - 114
meselâ bir zîhayat, cüz'î bir şifası veya bir rızkı veya bir hidayeti için cenab-ı hak'tan başkasına hakikî minnettar olmak ve başkasına perestişkârane medh ü sena etmek, rububiyetin azametine dokunur ve uluhiyetin kibriyasına ilişir ve mabudiyet-i mutlakanın haysiyetine dokundurur, celalini müteessir eder.
şualar - 19
yani mabudiyetten uzaklık noktasında ben de, sen de, üstadım da üstadımız olan hz. muhammed de (sav) eşitiz. ve, rızık, şifa ve hidayet gibi şeyler için allah'tan başka kimseye hakiki minnettar olmamak lazım. şimdi bu yazdıklarım risale-i nur'da en çok anlatılan tevhid ana fikrinin parçaları.
hiç tevhide bu kadar dikkat eden biri ve etrafında toplanan(içinde yüzbinlerce alim olan bir topluluk) şirk ile suçlanabilir mi? sebeplere, vasıtalara, vesilelere hakiki bir kudret atfeder mi? vesileleri -haşa- cenab-ı hakka şerik sayar mı?
belki de (belliki de) sorun bu suçlamayı yapanların bakış açısında.
allah hepimizi sırat-ı müstakime, tahkiki imana, hakiki tevhide, tam ihlasa, daimi takvaya, iffete, hikmete, şecaate hidayet eylesin. amin
devamını gör...
64.
65.
gogol'un buna benzer bir romanı var ama adını hatırlayamadım.
devamını gör...
66.
zırvalıklar bütünü. reklamını yapmayın şu saçmalığın.
devamını gör...
67.
bunu okuyacağınız boş kağıda bakın ya
devamını gör...
68.
risale : broşür.
nur : ışık
demek ki ışıklı broşür.
nur : ışık
demek ki ışıklı broşür.
devamını gör...
69.
şimdiki şarlatanlardan delilerden daha zeki olanının yazdığı kitap. bir tanesini inceledim çok saçma dili de anlaşılmıyor sürekli sözlüğe bakıyorsun. kamiller de zannediyor ki bunda bir keramet var.
devamını gör...