sözlük yazarlarının kendilerine ait sözleri
başlık "vedalarkalana" tarafından 20.07.2021 23:40 tarihinde açılmıştır.
161.
aklımda kalacağına midemde kalsın.
tşk.
tşk.
devamını gör...
162.
cevaplarını kaldıramayacağın sorular sorma.
devamını gör...
163.
bir kızılderili sözü var ya beni yargılamadan önce ayakkabılarımı giy, yürüdüğüm yolu yürü diye. o ayakkabıyı g*tüne sokarım senin *
devamını gör...
164.
kamyon façe nerden bulduysanız toplamışınız kendi sözüm diye satıyonuz burda
devamını gör...
165.
benim sözüm değil ama duruma cuk oturuyor;
havlayan it ısırmaz.
havlayan it ısırmaz.
devamını gör...
166.
pisuvara izmarit atmayınız. biz sizin kultablaniza isiyor muyuz?
benim değil de keşke benim olsaydı ya. keşke benim olsaydı denilen sözler başlığı varsa modlar taşıyabilir.
benim değil de keşke benim olsaydı ya. keşke benim olsaydı denilen sözler başlığı varsa modlar taşıyabilir.
devamını gör...
167.
pisuvara yaklaşarak işeyin. sandığınız kadar büyük değil.
yukarıdakinden ilham.
yukarıdakinden ilham.
devamını gör...
168.
"insanlara duymak istemediklerini söyleyebilme cesareti rahat bir yaşantının temelini oluşturur. hayat katlanmak için çok uzun, cesaret etmek için çok kısadır."
devamını gör...
169.
nefesin bile sana ait değilken sözlerin yalnızca emanetindir yeğen diye uydurak bari yazacak başlık yok la nolmuş sözluğe.
devamını gör...
170.
bunu tam olarak şimdi düşündüm:
"kıskançlık duygularından arınmanın en iyi yolu kendini geliştirmektir." — dahlvier
bu tabii ki herkes için geçerli olmayabilir, çoğu sözde olduğu gibi. ben bu şekilde kıskançlık hislerimden arındım galiba. yani yaşla da alakalıdır tabii de işte kendimi de istediğim alanlarda yeterince geliştirmem de eziklik, kıskançlık, kompleks gibi negatif duygulardan arınmamda önemli rol oynamış olmalıdır.
bu, herkes için geçerli olmadığı gibi, her durumda da geçerli olabilecek bir söz değil tabii. yani sevdiğini kıskanmak diye bir şey de var ve bu durumda sizin kendinizi geliştirip geliştirmemeniz bir anlam ifade etmez/etmeyebilir.
yani kendini belirli alanlarda yetersiz görmekten doğan, o alanlarda başarılı olan insanlara yönelik olan kıskançlık hislerini aşmanın yolu kendini geliştirmekten geçer, demek istiyorum.
"kıskançlık duygularından arınmanın en iyi yolu kendini geliştirmektir." — dahlvier
bu tabii ki herkes için geçerli olmayabilir, çoğu sözde olduğu gibi. ben bu şekilde kıskançlık hislerimden arındım galiba. yani yaşla da alakalıdır tabii de işte kendimi de istediğim alanlarda yeterince geliştirmem de eziklik, kıskançlık, kompleks gibi negatif duygulardan arınmamda önemli rol oynamış olmalıdır.
bu, herkes için geçerli olmadığı gibi, her durumda da geçerli olabilecek bir söz değil tabii. yani sevdiğini kıskanmak diye bir şey de var ve bu durumda sizin kendinizi geliştirip geliştirmemeniz bir anlam ifade etmez/etmeyebilir.
yani kendini belirli alanlarda yetersiz görmekten doğan, o alanlarda başarılı olan insanlara yönelik olan kıskançlık hislerini aşmanın yolu kendini geliştirmekten geçer, demek istiyorum.
devamını gör...
171.
kökü güçlü olanın dalları da sağlam olur........
devamını gör...
172.
benim ingilizce olarak "prejudice is often an exploited word that is commonly used when one doesn't like another's sound judgment." şeklinde bir sözüm vardı ama bunu neden türkçe de ifade etmeyeyim dedim şimdi.
"ön yargı; birinin, başkasının sağlam yargılarını/değerlendirmelerini beğenmediğinde sıklıkla menfaatperestçe kullanabildiği bir sözcüktür (aslında birleşik kelimedir tabii)."
yani tam da süper karşılığı olmadı da işte türkçede biraz farklı ifade etmek istedim, motamot çevirmek yerine.
biraz da açayım... yani biri bir sanatçıyı/grubu çok beğeniyordur mesela. siz çıkıp da o sanatçıyı/grubu beğenmediğinizi hem de temellendirerek ifade edersiniz. anında "neden bu gruba/sanatçıya karşı ön yargılısın?" diye bir reaksiyon alabilirsiniz. halbuki mesela siz belki de o grubu/sanatçıyı size ön yargılı diyen kişiden daha iyi biliyorsunuzdur/tanıyorsunuzdur. kaldı ki, yani sen de ön yargılısın o zaman. yani o grubun/sanatçının hayranı olunca ön yargıdan muaf mı olunuyor?
zaten ön yargının tdk'deki tanımında da "olumlu veya olumsuz" diye belirtilmiş:
bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı; peşin yargı, peşin fikir, peşin hüküm.
"ön yargı; birinin, başkasının sağlam yargılarını/değerlendirmelerini beğenmediğinde sıklıkla menfaatperestçe kullanabildiği bir sözcüktür (aslında birleşik kelimedir tabii)."
yani tam da süper karşılığı olmadı da işte türkçede biraz farklı ifade etmek istedim, motamot çevirmek yerine.
biraz da açayım... yani biri bir sanatçıyı/grubu çok beğeniyordur mesela. siz çıkıp da o sanatçıyı/grubu beğenmediğinizi hem de temellendirerek ifade edersiniz. anında "neden bu gruba/sanatçıya karşı ön yargılısın?" diye bir reaksiyon alabilirsiniz. halbuki mesela siz belki de o grubu/sanatçıyı size ön yargılı diyen kişiden daha iyi biliyorsunuzdur/tanıyorsunuzdur. kaldı ki, yani sen de ön yargılısın o zaman. yani o grubun/sanatçının hayranı olunca ön yargıdan muaf mı olunuyor?
zaten ön yargının tdk'deki tanımında da "olumlu veya olumsuz" diye belirtilmiş:
bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı; peşin yargı, peşin fikir, peşin hüküm.
devamını gör...