yazarların olmak istediği şiir
başlık "luminescence0" tarafından 22.11.2020 23:53 tarihinde açılmıştır.
141.
şuraya en duygusal bulduğum şiiri googleden kopyala yapıştır yapsam, ne olacak?
bu beni çok mu duygusal gösterecek? o kadar da kötü biri değil diye şefkatli gözlerle bakan birileri sempati mi besleyecek, beslemese ne değişecek.
insanoğlunu kandırmak, manipüle etmek kadar basit bir şey yok.
dürüstlüğün öneminin, er geç çeşitli tecrübelerle farkına varacaksınız elbet.
bu beni çok mu duygusal gösterecek? o kadar da kötü biri değil diye şefkatli gözlerle bakan birileri sempati mi besleyecek, beslemese ne değişecek.
insanoğlunu kandırmak, manipüle etmek kadar basit bir şey yok.
dürüstlüğün öneminin, er geç çeşitli tecrübelerle farkına varacaksınız elbet.
devamını gör...
142.
o erler ki.
devamını gör...
143.
ömür hanımla güz konuşmaları.
ben bu şiir olmak, bu şiiri yazan karakterdeki o kişiyle tanışmak, o satırlara layık olmak isterdim.
ben bu şiir olmak, bu şiiri yazan karakterdeki o kişiyle tanışmak, o satırlara layık olmak isterdim.
devamını gör...
144.
turgut uyar - göğe bakma durağı
devamını gör...
145.
hüzün mevsimi. arkadaş zekai özger
devamını gör...
146.
ömür hanımla güz konuşmaları, şükrü erbaş.
devamını gör...
147.
neyzen tevfik adlı şairin mecnun adlı şiiri.
devamını gör...
148.
edgar allan poe/ annabel lee
devamını gör...
149.
150.
sabahattin ali / senin adın kavuşmak olsun
devamını gör...
151.
cahil sıtkı tarancı - ben ölecek adam değilim
devamını gör...
152.
pencereden buna bir tanım bekliyorum
devamını gör...
153.
her şey yazılabilir bir beyaz kağıda / yılmaz erdoğan
devamını gör...
154.
dilaver cebeci / sitâre
devamını gör...
155.
ağaç duruyor.
yol da, ot da.
duran bir şey var bende,
ağaç gibi.
onu ayaklandırıp, oradan oraya
gitmem zor.
bende bir ağaç duruyor, bir ot
eserse arada rüzgâr
ağacın saçlarını o tarıyor.
aşk ayaklandırmıştı bir kere
hatırlıyorum, ama…
şimdi rüzgâr şimdi güz
ağacın dallarını zorluyor.
-birhan keskin
yol da, ot da.
duran bir şey var bende,
ağaç gibi.
onu ayaklandırıp, oradan oraya
gitmem zor.
bende bir ağaç duruyor, bir ot
eserse arada rüzgâr
ağacın saçlarını o tarıyor.
aşk ayaklandırmıştı bir kere
hatırlıyorum, ama…
şimdi rüzgâr şimdi güz
ağacın dallarını zorluyor.
-birhan keskin
devamını gör...
156.
iris in ölümü
(sanırım bu şiir olmak isterdim)
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki
bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı
bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım
bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum
bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı
herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım
(didem madak)
(sanırım bu şiir olmak isterdim)
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki
bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı
bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım
bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum
bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı
herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım
(didem madak)
devamını gör...
157.
3. şahsın şiirindeki, 2. şahıs olmak isterdim. çöp gibi bir oğlan olsam da, gülünce cenazeye benzesem de, ustanın fikrince hayırsızın teki olsam da hiç önemli değil. büyük şairin böylesine tanımladığı kadın son tahlilde beni sevmiş. bundan iyi devlet olur mu?
gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım
ne vakit maçka\'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım
gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım
ne vakit maçka\'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım
devamını gör...
158.
kestim kara saçlarımı-gülten akın
"gittim geldim kara saçlarımdan kurtuldum"
"gittim geldim kara saçlarımdan kurtuldum"
devamını gör...
159.
yeter ki gün eksilmesin penceremden
devamını gör...
160.