rodney william whitaker
daha çok trevanian takma adıyla bilinen amerikan yazar. trevanian olarak bilinse de, "nicholas seare" ve "benat lecagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımlamıştır. kitaplarında bahsettiği öldürme teknikleri hatta cinsellik üzerine yazdığı bir çok şey ne yazık ki tehlikeli olarak adlandırılmış, ilgili bölümler kitaptan çıkarılmış veya sansürlenmiştir. seare mahlasını kullanarak yazdığı ve dilimize kaba saba masallar olarak çevrilmiş rude tales and gloriou bana kalırsa oldukça popüler olan shibumi'den çok daha etkileyici bir eserdir. kral arthur efsanesine oldukça ilginç bir tat katar kendi tarzı ile trevanian.
the eiger sanction - kitap 1975 yılında yönetmen clint eastwood tarafından beyaz perdeye uyarlanmıştır. clint eastwood , filmin hem yönetmenliğini yapmış hem de başrol oyuncusu olarak rol almıştır.
shibumi - kitaptaki müze soygunu ile alakalı bölüm kaldırılmak zorunda kalmıştır çünkü rivayetlere göre, anlatılan teknik kullanılarak gerçekten bir müzeden iki eser çalınmıştır.
the - whitaker'ın kendi ismi ile yayımladığı tek eseridir.
the summer of katya
the loo sanction
the main
ıncident at twenty-mile
göz gezdirerek , yazar hakkında fikir edinilmesi açısından bir kaç alıntı bırakıyorum .
"ama savaşçı bir filozof? yoo.. bu düşünce bizi tedirgin eder. biz şiddeti ve ölümü sanki aynı güdünün iki ayrı görünümüymüş gibi düşünürüz. oysa ölüm, şiddetin tam tersidir. çünkü şiddet her zaman, yaşamak için verilen bir mücadeledir. bizim felsefemiz hayatı yönetmeye dönüktür. seninki ise ölümü yönetmeye dönük. biz anlaşılmak isteriz, sen gurur istersin. biz yakalamayı öğreniriz, sen bırakmayı öğrenirsin... aslında filozof deyimi bile uymuyor sana. çünkü bizim filozoflarımız her zaman kendi inanç ve kanılarını başkalarıyla paylaşmakta direnirler. sen ise kendine özgü sakin bir dünya kurmak peşindesin. batılının bakış açısına göre senin bu tutumundan bu erkekliğinde, pek kadınsı bir hava vardır. umarım bu söz kulağına ters gelmez. en tehlikeli savaşından döner dönmez sırtına yumuşacık giysiler geçirip bahçende dolaşır düşen kiraz yapraklarını seyredersin. yumuşaklığı da, cesareti de erkeklik diye değerlendiriyorsun. bu bize, ikiyüzlülük değilse bile, en azından biraz kaprisli bir tutum gibi geliyor."
shibumi , s.382
"dostluk konusunda aşırı katı görüşleri var. ona göre sadakatten daha büyük bir ahlak, sadakatsizlikten daha büyük bir günah olamaz. dostluğunu sömüren birine bunu ödetme görevini hiçbir ceza engelleyemez."
the eiger sanction, s.20
"insanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. insan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir. ama bu budalalık olur. bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı gerektirir. pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi. öyleyse? öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. bunu yapmanın da en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. dağların, kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın, yaşlı ve şişman kadınların.. bütün mesele elimdekileri yeteri kadar çoğaltmak."
shibumi, s.226
the eiger sanction - kitap 1975 yılında yönetmen clint eastwood tarafından beyaz perdeye uyarlanmıştır. clint eastwood , filmin hem yönetmenliğini yapmış hem de başrol oyuncusu olarak rol almıştır.
shibumi - kitaptaki müze soygunu ile alakalı bölüm kaldırılmak zorunda kalmıştır çünkü rivayetlere göre, anlatılan teknik kullanılarak gerçekten bir müzeden iki eser çalınmıştır.
the - whitaker'ın kendi ismi ile yayımladığı tek eseridir.
the summer of katya
the loo sanction
the main
ıncident at twenty-mile
göz gezdirerek , yazar hakkında fikir edinilmesi açısından bir kaç alıntı bırakıyorum .
"ama savaşçı bir filozof? yoo.. bu düşünce bizi tedirgin eder. biz şiddeti ve ölümü sanki aynı güdünün iki ayrı görünümüymüş gibi düşünürüz. oysa ölüm, şiddetin tam tersidir. çünkü şiddet her zaman, yaşamak için verilen bir mücadeledir. bizim felsefemiz hayatı yönetmeye dönüktür. seninki ise ölümü yönetmeye dönük. biz anlaşılmak isteriz, sen gurur istersin. biz yakalamayı öğreniriz, sen bırakmayı öğrenirsin... aslında filozof deyimi bile uymuyor sana. çünkü bizim filozoflarımız her zaman kendi inanç ve kanılarını başkalarıyla paylaşmakta direnirler. sen ise kendine özgü sakin bir dünya kurmak peşindesin. batılının bakış açısına göre senin bu tutumundan bu erkekliğinde, pek kadınsı bir hava vardır. umarım bu söz kulağına ters gelmez. en tehlikeli savaşından döner dönmez sırtına yumuşacık giysiler geçirip bahçende dolaşır düşen kiraz yapraklarını seyredersin. yumuşaklığı da, cesareti de erkeklik diye değerlendiriyorsun. bu bize, ikiyüzlülük değilse bile, en azından biraz kaprisli bir tutum gibi geliyor."
shibumi , s.382
"dostluk konusunda aşırı katı görüşleri var. ona göre sadakatten daha büyük bir ahlak, sadakatsizlikten daha büyük bir günah olamaz. dostluğunu sömüren birine bunu ödetme görevini hiçbir ceza engelleyemez."
the eiger sanction, s.20
"insanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. insan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir. ama bu budalalık olur. bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı gerektirir. pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi. öyleyse? öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. bunu yapmanın da en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. dağların, kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın, yaşlı ve şişman kadınların.. bütün mesele elimdekileri yeteri kadar çoğaltmak."
shibumi, s.226
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
duydun mu fosil ( inci'nin dedesi) ne diyor? suyu üstüne alacakmış, hep böyle böyle. önce suyu, sonra evi, sonra apartmanı, sonra şirketi. donumuza kadar alır kız bunlar allah muhafaza. ey rabbim sen bizi koru bu kenelerden.
masumlar apartmanı, safiye .
masumlar apartmanı, safiye .
devamını gör...
dünyanın en değerli şeyi
ailem. ardından sağlığım gelir. gerisi faso fiso. her şey hallolur.
devamını gör...
sigmund freud alıntıları
“bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa, orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.”
devamını gör...
annabel lee
ünlü şair ve yazar edgar allan poe'nun yazdığı son şiirdir ve şairin ölümünden hemen sonra basılmıştır.
bu ünlü şiirde poe'nun diğer eserleriyle ortak tema yani genç ve güzel ama erken yaşta ölen bir kadın anlatılır.şiirin ilham kaynağının poe'nun eşi olduğu da söylenmektedir.
buradaki hikaye,vladimir nabokov'un lolita adlı kitabında bahsedilen annabel hikayesi ile oldukça örtüşmektedir.nabokov romanını yazarken bu şiirden esinlendiğini kendisi de söylemiş,hatta kitabın adını önce 'the kingdom by the sea' yapmak istemiştir.
şiirin türkçeye en iyi çevirisi melih cevdet anday'a aittir.
bu ünlü şiirde poe'nun diğer eserleriyle ortak tema yani genç ve güzel ama erken yaşta ölen bir kadın anlatılır.şiirin ilham kaynağının poe'nun eşi olduğu da söylenmektedir.
buradaki hikaye,vladimir nabokov'un lolita adlı kitabında bahsedilen annabel hikayesi ile oldukça örtüşmektedir.nabokov romanını yazarken bu şiirden esinlendiğini kendisi de söylemiş,hatta kitabın adını önce 'the kingdom by the sea' yapmak istemiştir.
şiirin türkçeye en iyi çevirisi melih cevdet anday'a aittir.
devamını gör...
aile içi siyasi görüş farklılığı
bir dedem ateist, diğer dedem cihad hocası. bir amcam komünizmden defalarca içeri alınmış, babam milli görüşçü. ablam sosyalist, abim ülkücü. annem mezheplere inanmıyor, annanem şafiî. ne zaman aile toplantısı olsa, "acaba birbirlerini öldürecekler mi?" diye merakla bekliyorum. çok gergin ve sıkıntılı bir ortam. böyle bir ailede büyümenin tek ve en iyi yanı ise kişisel görüşlerinizi savunmayı öğrenebilmenizdir. tabii bu kargaşanın tarafı olmak istemezseniz de apolitiğin allah'ı olursunuz.
devamını gör...
çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapamamak
b12 vitamini eksikliği olan insan olabilir.
devamını gör...
çin'den aşı bekleyen türkiye'nin 83 yıl önce çin'e aşı gönderdiği gerçeği
bu başlık benden ''omo hör okşom yorum kölo rokı öçöyormoş'' çulara gelsin.
devamını gör...
türk rock tarihinin en sağlam parçası
bu tanıma yazan tüm arkadaşlarla buluşup çalıp söyleme isteği uyandıran başlıktır.
pentegram- bir, şeytan bunun neresinde
almora- kıyamet senfonisi
yavuz çetin- benimle uçmak ister misin, yaşamak istemem
kurban- yine, yosma
bunlar da benden...
pentegram- bir, şeytan bunun neresinde
almora- kıyamet senfonisi
yavuz çetin- benimle uçmak ister misin, yaşamak istemem
kurban- yine, yosma
bunlar da benden...
devamını gör...
kızların gitgide daha güzel olması
tam kapanma kararının şimdiden etkisini göstermesi hadisesi.
devamını gör...
moderatör olduğum halde istediğim rozeti alamamam rezaleti
sen kim göbeksin ki istediğin rozeti alamıyorsun tepkisini vermeme sebep olmuş olayın rozeti.
devamını gör...
kişiyi değiştirmeye çalışan sevgili
türkiye'de çokça bulunan ve ne yazık ki 'normal' olarak görülen sevgilidir. çünkü bekarsanız, sevgiliniz varsa ya da evliyseniz size yüklenen roller farklıdır. sevgililikte -evlilikteki kadar olmasa da- sizden değişmeniz, daha farklı davranmanız beklenir. örneğin sevgiliniz yoksa süslenip püslenip istediğiniz gibi giyinebilirsiniz, istediğiniz gibi davranabilirsiniz ama sevgiliniz olduğu an giyiminize, arkadaşlarınıza, hareketlerinize karışılır. ve toplumun korkutucu derecede büyük bir kısmı bunu olması gerek olarak görür.
o yüzden sağlıklı bir ilişki ve hatta akıl sağlığı için türk * insanının çok büyük bir çoğunluğundan uzak durmak gerekir.
o yüzden sağlıklı bir ilişki ve hatta akıl sağlığı için türk * insanının çok büyük bir çoğunluğundan uzak durmak gerekir.
devamını gör...
danon hastalığı
lizozom ilişkili membran protein 2 defekti sonucu görülen hipertrofik kardiyomyopati ile karakterize kas glikojenoz grubu bir hastalıktır.
x'e bağlı kalıtılır.
x'e bağlı kalıtılır.
devamını gör...
hemen her başlığa yazan yazar iticiliği
az yazmayı havalı zanneden iticilik gibi safsatadır.
ben ayı gibi yazan biri olarak her kakaya fikri olan bir insanım.
çok konuşurum boş konuşurum sözlükte de aynıyım.
yazmak lazım o yüzden.
ben ayı gibi yazan biri olarak her kakaya fikri olan bir insanım.
çok konuşurum boş konuşurum sözlükte de aynıyım.
yazmak lazım o yüzden.
devamını gör...
normal sözlük'teki kaos ortamı
(bkz: ana bacı karıştırma)
kaos mu istiyorsun, popüler birkaç yazara salla, arkana da birkaç şakşakçı al, işte sana cillop gibi kaos. yyaaa hhaakkk!
kaos mu istiyorsun, popüler birkaç yazara salla, arkana da birkaç şakşakçı al, işte sana cillop gibi kaos. yyaaa hhaakkk!
devamını gör...
rte’nin 7 yıldır 23 nisan’da anıtkabir’e gitmemesi
gitmesin zaten. siz sevmediğiniz hatta düşmanınız size misafirliğe gelsin ister misiniz. zorla güzellik olmaz. gitsin feslinin çukuruna. anıt da işi ne?
devamını gör...
her üyesi inatçı ve agresif olan aile
o aile muhtemelen bir çingene ailesidir. babadan oğula anadan kıza nesil gibidirler. gürültüleri arşa çıkar. bir şey desen ailecek saldırır.
devamını gör...
turizm sezonu başlamadan personelin aşılanmasının tamamlanacak olması
aynı şeyi okullarda çocuklarla burun buruna çalışan öğretmenlere de yapsaydınız keşke...
doğru ya para getirmiyor bu öğretmen milleti, ama turist öyle mi?
70 cente muhtaç olduğumuz şu günlerde turisti bulsak secde edeceğiz, o derece...
doğru ya para getirmiyor bu öğretmen milleti, ama turist öyle mi?
70 cente muhtaç olduğumuz şu günlerde turisti bulsak secde edeceğiz, o derece...
devamını gör...
anton çehov
'the lady with the dog' hikayesini çok sevdiğim yazardır. aldatmak ile ilgili fikirlerinizi değiştirebilir, ve bir noktada hak verebilirsiniz, karakterlerin hayatları göz önüne alındığında.
devamını gör...
en yakın arkadaşın en yakın arkadaşı olmamak
saf ve temiz duygularla bir arkadaşlık kurup, öyle değer verip sevmek ve sonrasında değmediğini anlamak. o an daki yaşanan bu acıyı duyguyu hangi kelime anlatır ki?
güzel değeri yok eden, duygusuz ve merhametsizleri kendi hallerine bırakmalı.
kaybedenin kendi olduklarını elbette bir gün anlayacaklardır.
güzel değeri yok eden, duygusuz ve merhametsizleri kendi hallerine bırakmalı.
kaybedenin kendi olduklarını elbette bir gün anlayacaklardır.
devamını gör...