istanbul'da penceresi dahi olmayan 900 liralık oda
veis ateş’in oğlunun odasında da pencere bulunmuyordu.
bir televizyon programında, yediği rüşvetlerin önüne geçecek dram dolu konuşması geldi aklıma…
bir televizyon programında, yediği rüşvetlerin önüne geçecek dram dolu konuşması geldi aklıma…
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara tavsiyeler
kadınların temel insan haklarına karşı çıkan hiçbir başlık açmayın. rica ediyorum. rezil olursunuz.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
/tenin sinmiş yastığıma
dün gece terk etmeden önce
içimde bıraktığın acıyla
kokunla uyudum bu gece…/
dün gece terk etmeden önce
içimde bıraktığın acıyla
kokunla uyudum bu gece…/
devamını gör...
kitap ve defter kaplamak
okul zamanlarında her dönem başında ailece keyifle yaptığımız eylemdi. kırtasiyeden kapları ve etiketleri alır, akşam hep beraber oturur kitapları ve defterleri kaplardık. daha sonra üzerlerine etiketleri yapıştırıp, yazısı en güzel olan kimse etiketleri ona yazdırırdık. güzel günlerdi.
devamını gör...
uyku sadece ölümün utangaçlık yapmasıdır
az önce izlediğim yabancı bir videoda denk geldiğim ve çok hoşuma giden laf ( sleep is just death being shy ). bizdeki karşılığı genelde “uyku hafif ölüm, ölüm ağır uykudur” şeklindedir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben öyle sürprizlerden, hediyelerden hoşlanmam. bazen çok ince bir bakış yakalarım mesela, gözlerinin içi güler sanki dünyanın en güzel şeyine bakarmış gibi, ben o bakışın gerekirse kurdelesini takar zihnimin en derinine saklarım ya da ne bileyim yemek hazırlarken mırıldandığı bir şarkıyı alınırım üzerime kış ortasında kalmış gibi sarınır ısınırım.
bir şey olmuş ama belli ki. bir şeyler değişmiş bende. dün hayatımda ilk defa çiçek aldım. insan hiç ummasa da otuz yıl hiç çiçek alınmamış olmanın eksikliğini barındırabilirmiş içinde, ne tuhaf.
gözlerim doldu, ara ara taştığı da oldu.
ama ne çiçek! bir kucak dolusu kırmızı gül. üzerindeki notu aldım, gülleri bir kenara bıraktım. gözüm çok daha az renkli, sade ve minik olan saksıya takıldı.
öyle çok boğmuşlar ki kağıt yığınları arasına, sanki ihtiyacı varmış gibi süslenmeye, yetmiyormuş gibi saf güzelliği, yazık etmişler yasemine.
evet yasemindi.
hemen sarıldım, kurtardım onu.
ismini verdim, tanıştım, şarkısını söyledim.
'ama' dedim 'sen böyle zarif kalamazsın, madem yarenlik edeceksin bana, ara ara sen de saçmalayacaksın.'
anlaştık ve bu konuda uzlaştık.
çıkan notlara gelecek olursak
"sana bakarken içimi titreten ama sesli söyleyemediğim tüm hislerimin tercümanı olsunlar diye.. seni seviyorum." yazılıydı.
gerek yoktu. bana kalırsa yasemin çok daha güzel ve dokunaklı konuştu.
ve evet tabi ki ismini yasemin koydum. aklımın çetrefilli yerine mühür vurmuştum daha düz düşünüyorum epeydir.
o çok anlamlı benim için. bundan sonra birlikte açar, birlikte içeriz, güneşlenir, soğuk yeriz, solacaksak birlikte solarız, öleceksek üçten geriye sayarız, belki sonra yeniden başlarız.
bir şey olmuş ama belli ki. bir şeyler değişmiş bende. dün hayatımda ilk defa çiçek aldım. insan hiç ummasa da otuz yıl hiç çiçek alınmamış olmanın eksikliğini barındırabilirmiş içinde, ne tuhaf.
gözlerim doldu, ara ara taştığı da oldu.
ama ne çiçek! bir kucak dolusu kırmızı gül. üzerindeki notu aldım, gülleri bir kenara bıraktım. gözüm çok daha az renkli, sade ve minik olan saksıya takıldı.
öyle çok boğmuşlar ki kağıt yığınları arasına, sanki ihtiyacı varmış gibi süslenmeye, yetmiyormuş gibi saf güzelliği, yazık etmişler yasemine.
evet yasemindi.
hemen sarıldım, kurtardım onu.
ismini verdim, tanıştım, şarkısını söyledim.
'ama' dedim 'sen böyle zarif kalamazsın, madem yarenlik edeceksin bana, ara ara sen de saçmalayacaksın.'
anlaştık ve bu konuda uzlaştık.
çıkan notlara gelecek olursak
"sana bakarken içimi titreten ama sesli söyleyemediğim tüm hislerimin tercümanı olsunlar diye.. seni seviyorum." yazılıydı.
gerek yoktu. bana kalırsa yasemin çok daha güzel ve dokunaklı konuştu.
ve evet tabi ki ismini yasemin koydum. aklımın çetrefilli yerine mühür vurmuştum daha düz düşünüyorum epeydir.
o çok anlamlı benim için. bundan sonra birlikte açar, birlikte içeriz, güneşlenir, soğuk yeriz, solacaksak birlikte solarız, öleceksek üçten geriye sayarız, belki sonra yeniden başlarız.
devamını gör...
pet şişeye evden su doldurup çantasına koyan insan
bir keresinde aynısını yaptım ve tahmin edersiniz ki tüm su döküldü. kitaplarım ve tüm eşyalarım bana lanet etmişlerdir.
devamını gör...
sinemaların açıldıktan 1 gün sonra kapanması
yazık bana.
bir sinemam bir tiyatrom var.
başka da bir gece hayatım yok.
nasıl kül olacam kültür olacam?
ne koronaymış, her şey bitti bir o bitmedi.
bir sinemam bir tiyatrom var.
başka da bir gece hayatım yok.
nasıl kül olacam kültür olacam?
ne koronaymış, her şey bitti bir o bitmedi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından geceye anlamlı söz
bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir. bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir. bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır. (bkz: murphy kanunları) )
devamını gör...
auguste comte
burjuva sosyolojisinin kurucusu olarak bilinir. newton'un fizik konusundaki fikirlerinden etkilenmiştir. ona göre newton'un kütle çekim konusundaki düşünceleri, olgucu sosyolojinin ana ilkelerini en fazla doğrulayan çalışmalardır.
devamını gör...
merhaba ben emre_1974tr sorularınızı yanıtlıyorum
merhaba emre bey.
sizin emre_1974tr olduğunuzu yazarlarımıza kanıtlamak için öncelikle kafa sözlük şirket logomuzun önünde elinizde mahlasınız yazan a4 kağıdı ile fotoğrafınızı çekmemiz gerekmektedir. sizi info center’a bekliyoruz acilen.
sizin emre_1974tr olduğunuzu yazarlarımıza kanıtlamak için öncelikle kafa sözlük şirket logomuzun önünde elinizde mahlasınız yazan a4 kağıdı ile fotoğrafınızı çekmemiz gerekmektedir. sizi info center’a bekliyoruz acilen.
devamını gör...
eleştiri
eleştiri bir şeyleri geliştirebilmek niyetiyle yapılır ve öneriyle bitirilir aksi halde saldırıdan başka bir şey değildir. insanların kişisel özelliklerine saldırıp eleştiri diyemezsiniz.
devamını gör...
dişler uyanınca mı yoksa kahvaltıdan sonra mı fırçalanır sorunsalı
sabah yüzümü yıkadıktan sonra hemen fırçalarım, kahvaltıdan sonra bi daha fırçalarım. çantasında, iş yeri çekmecesinde diş fırçası ve macunu olan manyaklardanım.
ama sabah uyanınca fırçalanması gerekir.
ama sabah uyanınca fırçalanması gerekir.
devamını gör...
bilgi kategorisi
akista bilgi içerikli tanım aramaya son, güzel özellik. şimdi bilgi içerikli tanım yazma vakti. bir tanım yazmak 30 saatimi alıyor ama olsun.
devamını gör...
hristiyan
kelime anlamı olarak "mesihçi, mesih'i takip eden kimse" anlamlarına gelmektedir. christos'tan türemiştir. birinci yüzyılda yaşamış olan isa mesih'in öğretilerine dayanır. hristiyanları üç mezhebe ayırabiliriz: katolik, ortodoks ve protestan. katolik mezhebi en eski ve en köklü mezheptir. yaklaşık 2000 yıllık teolojik ve geleneksel birikimi ile günümüzde halen faaldir. merkezi roma'dır, görünen başı ise papa'dır.
ortodoksluk ise 1054 yılındaki bölünme ile öne çıkan bir mezheptir. birçok merkezi vardır fakat öne çıkan merkezleri: istanbul, yaruşalim, iskenderun, moskova ve kiev'dir. bu bölgelerin kendilerine ait otoriteleri vardır. bu bölgelerin başı patriktir ve her patrik eşittir fakat eşitliklerin birincisi unvanı istanbul patriğine aittir. bu unvan siyasi bir unvan değildir sadece ruhani bir unvandır. protestanlar ise kendi aralarında birçok kiliseye ayrılmışlardır (yaklaşık 40.000) fakat öne çıkan protestan mezhepler: luteryenizm, kalvinizm, bapdizm, episkopalizm gibi mezheplerdir.
bu üç mezhebe mensup insanlar, temel olarak aynı teolojiye inanır fakat geleneksel olarak görüş ayrılıklarına sahiptir. bunların en bilineni kutsal ruh'un çıkışıdır. katoliklere göre kutsal ruh, baba ve oğul'dan çıkmıştır fakat ortodokslara göre kutsal ruh, sadece baba'dan çıkmıştır.
ortodoksluk ise 1054 yılındaki bölünme ile öne çıkan bir mezheptir. birçok merkezi vardır fakat öne çıkan merkezleri: istanbul, yaruşalim, iskenderun, moskova ve kiev'dir. bu bölgelerin kendilerine ait otoriteleri vardır. bu bölgelerin başı patriktir ve her patrik eşittir fakat eşitliklerin birincisi unvanı istanbul patriğine aittir. bu unvan siyasi bir unvan değildir sadece ruhani bir unvandır. protestanlar ise kendi aralarında birçok kiliseye ayrılmışlardır (yaklaşık 40.000) fakat öne çıkan protestan mezhepler: luteryenizm, kalvinizm, bapdizm, episkopalizm gibi mezheplerdir.
bu üç mezhebe mensup insanlar, temel olarak aynı teolojiye inanır fakat geleneksel olarak görüş ayrılıklarına sahiptir. bunların en bilineni kutsal ruh'un çıkışıdır. katoliklere göre kutsal ruh, baba ve oğul'dan çıkmıştır fakat ortodokslara göre kutsal ruh, sadece baba'dan çıkmıştır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
san egitimi de alsam varya.
devamını gör...
psikiyatrik problemlerin insanlara karizmatik gelmesi
verem olan birinin ya da eli kesilen birinin havalı gelmesi kadar saçma bir durum. çoğu zaman normal hayat akışına ayak uyduramamak dahil bir çok sorunla baş etmesi gereken insanlar var. bu durumun havalı olduğunu düşünen insanlar kadar psikolojik rahatsızlıkları kendi şımarıklıklarını örtbas etmek için kullanan insanlarda suçludur.
devamını gör...
dusan tadic’in ilginç sakatlığı
dortmund ajax maçında sakatlanan dusan tadic taburcu olmuş.
geçmiş olsun. umarım en kısa zamanda sahalara döner *


buradan
geçmiş olsun. umarım en kısa zamanda sahalara döner *


buradan
devamını gör...
gülseren budayıcıoğlu
hastalarının hayatlarını konu alan kitaplar yazdığı ve dizilere ilham verdiği için birçok kişi tarafından eleştirilsede bu konuda kendisini taktir ettiğim psikiyatr, yazar ve sunucu.
insanlar bu kitaplar ve diziler sayesinde kendi yanlışlarını farkediyor ve belki de destek almaları gerektiğini kabulleniyor. bir kişinin bile hayatını değiştirebilse veya yaptığı yanlışı farketmesini sağlasa o bile bir hayatın kurtulması demektir.
yalnız kitapları ile ilham verdiği diziler arasında uçurumlar var bunuda söylemeden geçemeyeceğim. diziler gerçek yaşanmış hikayelerden çok esinlenilmiş hikayeler niteliğinde.
insanlar bu kitaplar ve diziler sayesinde kendi yanlışlarını farkediyor ve belki de destek almaları gerektiğini kabulleniyor. bir kişinin bile hayatını değiştirebilse veya yaptığı yanlışı farketmesini sağlasa o bile bir hayatın kurtulması demektir.
yalnız kitapları ile ilham verdiği diziler arasında uçurumlar var bunuda söylemeden geçemeyeceğim. diziler gerçek yaşanmış hikayelerden çok esinlenilmiş hikayeler niteliğinde.
devamını gör...
