kanser hastaları her zaman dikkatimi çekmeyi başarmıştır. kanser hastalarını bilirsiniz sayın doktor. kanser hastalarının kullandıkları ilaçları da… asla işe yaramayacak olduğu halde neredeyse servet döktükleri ilaçlar. aslında “iyi” olmayacaklarını bildikleri halde bu boktan dünya ile aralarında pamuk ipliğine bağlı bir bağ kaldığını bildikleri halde kullandıkları ilaçlar. şimdi “nereden çıktı kanser hastaları ve onların kullandıkları boktan ilaçlar?” diye içinizden geçirdiğinizi duyar gibiyim. asıl burada olmamın nedenini merak ediyorsunuz değil mi? kanser hastaları, asla faydasını göremeyecekleri ilaçlara, sırf birkaç defa daha nefes alabilmek adına neredeyse servet harcarlar. ben ise ne kadar boktan bir şey olduğunu bildiğim halde “insan kalabilmek” adına, verdiğiniz ilaçları kullandım, kullanmaya çalıştım. neden olduğunu bilmemekle birlikte, benim insan olmakla aramdaki bağın da “pamuk ipliğine bağlı olduğunu” gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

devamı gelecek...
devamını gör...

ing: experimental and control group.

artık bu kelimeleri özellikle final ödevimden dolayı bir süre görmek istemesem de kendimi tanım yaparken buluyorum. araştırmacı, deney grubuna tedavi ya da test, anket artık gönlü ne isterse uygularken, kontrol grubu bundan mahrum kalır. diğer konularda (ön test, son test) eşit olsalar da bu x tedavisi, araştırmacı için belirleyici bir faktördür.

hemen örnek verecek olursam: arkadaşımla, hayvanlardan oluşan bir videonun kişinin öfke seviyesini belirleyip belirlemediği ile ilgili bir deney yapmak istedik. deney grubuna 5, kontrol grubuna 5 kişi olmak üzere rastgele atama gerçekleştirdik. iki gruba da önce klinik öfke ölçeği sorularını verdik ve puanlarını kaydettik. daha sonrasında ise deney grubuna videoyu izlettik fakat kontrol grubuna izletmedik. son olarak iki gruba da aynı testi yaptık ve aralarındaki farkı inceledik. ve merak edeceğinizi düşündüğüm şeyi açıklayacak olursam: evet! o tatlış hayvanların videosu, katılımcılarımızın öfke seviyesini büyük bir fark olmasa da düşürdü.

yani özetle, deney grubu x tedavisine/deneyine maruz kalırken kontrol grubu buna maruz kalmaz. aralarındaki farklılık ve belirleyicilik buradan gelir.
devamını gör...

evde biraz zor oluyor.
devamını gör...

hayırdır ingiltere prensiyle mi konuşuyorum.
devamını gör...

sketchtoy.com/69883697
devamını gör...

ernest cline'ın aynı isimli romanında uyarlama steven spilberg filmi. film uzak gelecekte, oasis isimli sanal gerçekliğin programcısı james halliday'in ölümünün ardından ortaya çıkan bir etkinliği konu almaktadır. halliday, oasis içine bir takım easter eggler koymuştur ve bütün bu bulmacayı çözene oasis'in anahtarını teslim edeceğini vaad etmektedir.

çok sevdiğim bir yapım oluyor kendileri. star wars efsanesini saymazsak (ki saymayalım) en fazla izlediğim ikinci film olma titrini taşıyorlar aynı zamanda (birincisi (gbkz: v for vendetta)) (yine, yeni, yeniden... star wars hariç).

filmin hitap ettiği, asıl doyurduğu nesil aslında 80'lerin çocukları. inanın bu filmden x3 daha fazla keyif alıyorlar. filmde o kadar çok gönderme, o kadar fazla referans var ki ben büyüüükk çoğunu bilmiyorum fakat benden yaşça büyük iş arkadaşlarım çok mutlu oluyorlar filmi izlediklerinde. 2045 yılında geçmesine rağmen müzikleriyle 80'lere götürmesi hoş bir detay.

ayrıca filmin logosu bir labirent, ve labirentin sonunda yumurta var (easter egg) bkz. logo. kitabı okumadıysanız okuyun. filmle hiç alakası yok, hatta filmden çok daha güzel diyebilirim. anlatılan 3 anahtarın hepsi filmde farklı yarışmalarla elde ediliyor, kitapta farklı. dungeons and dragons seviyorsanız kitabı mutlaka okuyun derim *
devamını gör...

harika olmuş, tam yerinde olmuşş.
bu inceliği düşünen, emeği geçen kim varsa onlara böyle sarıldığımı varsaysın lütfen:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sevgiler, saygılar.
devamını gör...

m.ö. 100 yılında doğan jül sezar'ın normal doğumla dünyaya gelememesi hadisesi üzerine valide hanımının karnı kesilecek kendisi dünyaya getirilmiştir. bu durum üzere annesi vefat etmiştir. fakat bu kesiklere de sezar kesiği adı verilmeye başlanmıştır. ismin çıkış noktası budur. ayrıca dönemin kadınları bu kesiğin kutsal olduğuna inanırlar.

ha bence denilmeli mi? hayır. sezar kesiği daha havalı.

+ayy canım bende işte geçen sene sezar kesiği ile doğum yaptım.
devamını gör...

çoğu insanın bir süreliğine ihtiyaç duyduğu ama sürekli olanının insanın ruhunda çok derin yaralar açtığı olgu.


yalnızlık, kişinin sosyal bağlantı arzuları ile bunun gerçek deneyimleri arasında bir boşluk algıladığında ortaya çıkan sıkıntı veya rahatsızlık halidir. gün boyunca etrafı başkalarıyla çevrili olan veya uzun süreli bir evlilik içinde olan bazı insanlar bile derin ve yaygın bir yalnızlık hissedebilir. araştırmalar, yalnızlığın uzun vadeli fiziksel sağlığın yanı sıra refah için de ciddi tehditler oluşturduğunu göstermektedir.

kişi yalnız ya da başkalarıyla yaşıyor olsun, sosyal bağlılıktan yoksun hissetmek acı verici olabilir. yalnızlık farklı şekillerde tanımlanabilir. yaygın olarak kullanılan bir yalnızlık ölçütü olan ucla yalnızlık ölçeği, bireylere aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi duygu veya bağlantı eksikliği hakkında sorular sorar:

* arkadaşlıktan yoksun hissediyor musunuz?

* dışlanmış hissediyor musunuz?

* çevrelerindeki insanlarla "uyum içinde" hissediyor musunuz?

* dışa dönük ve arkadaşça hissediyor musunuz?

* destek alabileceğiniz insanlar olduğunu hissediyor musunuz?


destekleyici sosyal bağlantılarının çok az olduğunu veya hiç olmadığını hissedenler için potansiyel sağlık sonuçları göz önüne alındığında, yaygın yalnızlık büyük bir toplumsal zorluk oluşturmaktadır.

yalnızlık, kişinin sahip olduğu bağlantıların sayısına olduğu kadar, ilişkilerinin kalitesine de bağlıdır. ve sadece kalp kırıklığı ya da tek başına olmaktan kaynaklanmaz. ilişkilerde özgünlük eksikliği, yalnızlık duygularına neden olabilir. bazıları için, imrenilen bir hayvan arkadaşının olmaması veya evde sakin bir mevcudiyetin olmaması (kişinin daha geniş bir dünyada pek çok sosyal teması olsa bile) yalnızlığı tetikleyebilir.

yalnızlığın bir dizi olumsuz sonuçları bulunmaktadır. depresif belirtiler ve diğer akıl hastalığı biçimleriyle ilişkisine ek olarak yalnızlık, diğer hastalıkların yanı sıra kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve artrit için bir risk faktörüdür. araştırmalar, yalnız insanların alzheimer hastalığına yakalanma olasılığının iki kat daha fazla olduğunu gösteriyor. kronik yalnızlık hali, artan stres hormonu üretimi gibi olumsuz fizyolojik tepkileri tetikleyebilir, uykuyu engelleyebilir ve zayıflamış bağışıklık ile sonuçlanabilir.



kaynak
devamını gör...

selahattin demirtaş'ı sevmeyebilirsiniz, hatta nefret de edebilirsiniz ama bu kendisinin hukuksuz bir şekilde yıllardır tutuklu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. türkiye'de en yüksek yargı organı olan aym'nin iki kez verdiği hukuksuzluk kararı var. fakat kim takar hukuku. kendisi akp'nin doğrudan rakibi olan bir siyasi partinin lideri. yani açıkça söylemek gerekirse siyasi bir rehine. önüne geleni terörist olarak yaftalayan, tutukluluk şartları oluşmadığı halde tutuklayan, yıllarca iddianame bile hazırlamadan içeride tutan bir siyasi irade varsa orada hukuktan söz edilmez. hukuk bu ülkede hepimize lazım. gerekirse selahattin demirtaş'ın da hukuki haklarını savunuruz. hukuk olacaksa herkes için olacak.

osman kavala'nın durumu ise daha da beter. bu adamın 2 kez aynı suçtan üst üste yargılandığını ve ikisinde de beraat ettiğini şu an aynı suçlamayla 3. kez yargılandığını biliyor muydunuz? yine yargıtay ve aym'nin çok açık kararları var. özetle "bu adam hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunuyor, derhal serbest bırakılması lazım." bak bunu akp'nin elinde siyasallaşmış yargı söylüyor. onlar bile adamı ne suçlayabilecek ne de tutuklayabilecek hukuki gerekçelere sahip olmadıklarının farkında. ne var ki göklerden gelen bir karar olduğu için yine aynı yere geliyoruz: kim takar hukuku?

hukukun üstünlüğü ilkesinin var olduğu bir ülkede mahkeme kişinin serbest bırakılmasını talep edecek ama kolluk kuvveti bunu yapmayacak öyle mi? adamın bir tarafından kan alırlar. fakat maalesef belki siz farkında olmayabilirsiniz ama türkiye uzun zamandır bir mafyalar ağıyla yönetiliyor. siz size verileni biliyor ve alkışlayarak düzene çanak tutmuş oluyorsunuz sadece. rahip brunson olayı da böyleydi. zavallı hiçbir suçu olmadan sırf al papazı ver papazı oynamak için tutuklanmıştı. o zaman da bu tarz söylemler vardı.
devamını gör...

vallahi duygulandığım başlıktır.

kazanma arzusu ve beth harmon yazımı okudum çok güzel yazmışım.
fiziksel olsa keşke eve falan asarım. gece bütün dergiyi okuyacağım.
hayırlı olsun.
devamını gör...

sanıldığı ya da ilk düşünüldüğü gibi kaşar bir kadın değildir. her işi düştüğünde forrest'a koşmamıştır. ki ben jeny ile ilgili fikrini kime sorsam -kadın erkek farketmez- jenny'e benzer yakıştırmalar yapmıştır. eğer film sakin ve akil kafayla izlenirse anlaşılacaktır ki jenny; kadının henüz daha yeni yeni varoluşunu kabul ettirme mücadelesine girdiği 60-80 arası batı toplumunda var olmuş ve dönemin şartları gereği kendi varoluşunun, haklarının, zevklerinin, arzularının ve insan olduğunun farkına varmış, kendi istediğinin peşine düşmüş bir kadındır.

(bkz: mad men) izleyenler bilir, kadınların o dönemden önce ve o dönem bir şey istediğinde ne yaşadığını. (bkz: peggy olson)

jenny; kendi değerinin farkına varmış, ne istediğini bilen, kendine güvenen bir kadındı kanımca. forrest'ın çabası, sevgisi ne kadar güzel ve masumsa jenny'ninki de o kadar kutsal ve özeldi bence. -ki böyle olmadığını düşünen kişilerin düştüğü hataya ben de çok düştüm.-

dönemin şartlarında kendine yakıştırdığını istedi, onu kovaladı; -doğru yada yanlış, tartışılır. -. forrest zihinsel engelli ve bu kadar mükemmel bir karakter olmasaydı; o film bu kadar duygusal ve yüreğe dokunan bir hal almayacaktı. (bkz: forrest gump) filminin bu kadar güzel olmasının bir sebebi de bu bence. bu kadar masum, iyi ve kalbini kırmaaktan imtina edeceğiniz bir karakter ile; kendinin ve haklarının yeni yeni farkına varmış bir karakteri çarpıştırması. (filmin geçtiği dönemler için diyorum)

jenny başı sıkıştığında forrest'ı bulmadı. jenny film boyunca; kendince ne iyi ne doğru özgürce onu deneyimledi. cefasını da kendi çekti. kendi başına şarkı söylemeyi denediğinde de, ırkçı grupta da; balkonun kenarında çıkıp atlamayı düşündüğü 80'ler dünyasında da. sansı ise; forrest gibi saf ve şanslı bir karakterin onu bir şekilde bulması oldu. forrest jenny ne zaman yardıma ihtiyacı olsa orada var oldu bir şekilde. jenny'de bu akımlar geçtiğinde ve yolun sonuna geldiğinde; annesi olduğu, canından parçasını güvenerek emanet ederek yaptığı hataların bedelini canıyla ödedi, ve gitti.
devamını gör...

türlü çorbası yapmıştım bir keresinde. evet yanlış duymadığınız... ben genelde sanatsal kendime has yeni tatlar çıkarıyorum. neyse ki yemeğin suyunu ayarlamaya başladım artık.
devamını gör...

selamun aleyküm gençler. gece gece moralinizi bozmak istemezdim ama en temel gıdamız olan ayçiçek yağı yakında 110 lira olacakmış. erdoğan bi ara türkiye şahlanıyor demişti. doğru demiş, zam konusunda aşırı derecede şahlanıyoruz!!!


son dönemde ayçiçek yağına gelen üst üste zamlar vatandaşın belini bükmüş durumda. 85 ila 100 lira arasında satılan 5 litrelik ayçiçeği yağında bir fiyat artışı daha bekleniyor. tüketici konfederasyonu başkanı aydın ağaoğlu'nun belirttiğine göre, satış fiyatı en az 105-110 lira olacak.


aha da kaynak; www.haberler.com/amp/fiyati...

sonumuz iyilik olsun gerçekten yaşam aşırı derecede pahalanmaya başladı…
devamını gör...

tüplü televizyon ve soba dumanı.
ne zaman görsem “ulen yaşlanmışız biz” hissi uyandırıyor içimde.
devamını gör...

makro fotoğrafçılık günlük hayatımızda rastladığımız, dikkatimizi bile çekmeyen veya görmeye pek alışık olmadığımız detayların yanı sıra çiçek, böcek veya diğer canlıların 1:1 veya daha büyüterek kadraj içine alarak fotoğraf üretilmesine verilen isimdir. genel olarak doğa fotoğrafçılığı içinde yer aldığı düşünülür ama doğadaki canlılar dışında da fotoğraflındığı için ( örneğin su damlası, duman vb) ayrı bir fotoğraf dalı olarak değerlendirilmelidir. makro fotoğrafı diğer fotoğraflar gibi çarpıcı yapan detaylar kompozisyon, renk uyumu ve tabii ki tekniktir. öncelikle teknik ekipmanda prime lensler veya zoom lensler makro için uygundur. bunun yanında close-up filtreler, uzatma tüpleri, halkalar, körükler, objektifi ters bağlama aparatları ( en yaygın olanı 18-55 mm lensi ters bağlamaktır) kullanılsa da hiçbir zaman bir prime lens ile elde edilen görüntü kalitesi elde edilmez. buna ek olarak ring ve twin flaşlar, yüksek iso da düşük gren oluşturan orta düzey bir makina, monopod ve tripodlar ile uzaktan tetikleyicilerin yanı sıra doğada olumsuz hava şartlarında makinayı koruyacak ekipmanda yanınızda bulundurulmalıdır. genelde diyafram olarak 9-11 tercih edilen çekim tarzında odak uzaklığını iyi ayarlamak, eğer canlı çekiyorsak canlının davranış biçimine bağlı olarak 1/250sn , 1/400 sn altına enstantane hızını düşürmemek (kabaca ıso ya yüklenerek elde edersiniz) başarılı kareler elde etmenizi sağlar.

yeni başlayanlar için model durduğu için güzel kareler elde edebileceği bir fotoğraf dalıdır.

not: unutmazsam yakında bir çektiğim kareyide örnek olarak buraya eklerim.
devamını gör...

ifşa edenin, bunu zafer kazanmak zannettiği, alkışlanacak hareket yapmayıp bilakis gözlerden düştüğü, bu yaptığıyla da farkında olmadan kanunen suç işlediği eylem.
devamını gör...

özel ve iki kişi arasında yaşanılması gereken bir ilişkinin, günümüzde vıcık vıcık, ulu orta ve başkalarının gözüne soka soka sosyal medyalardan paylaşıldığı, dün tanışılana bugün nude olunduğu, özelin genele dönüştüğü bir devranda;

kaliteli yalnızlığı seçmek daha doğru.

hep sonradan gelir aklıma editi: evet! eski kafa'lıyımdır. böyle modernizim batsın ü'len.
devamını gör...

dilimize fransızcadan giren naif; deneyimsiz, acemi anlamına gelmektedir.
sık sık nahif sözcüğü ile karıştırılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim