bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
daha önce yazmıştım ama tekrar yazmak farz oldu. saçma sapan bir uygulamaya ait uyarı.
yahu uzanmışım yatağıma birazdan uyuyacağım zaten. gözüme kestirdiğim bir arkadaşın * tanımlarını okuyorum. evet cidden okuyorum ve hoşuma gidenleri beğenmek istiyorum. ama zırt bu uyarı çıkıyor. hadi diyorum bunu es geçelim aşağıdakileri beğeniriz. iki tanım daha beğeniyorum. hop yine bu uyarı.
(bkz: ya bi değişiklik olsun bıktık ya bıktık)
yahu uzanmışım yatağıma birazdan uyuyacağım zaten. gözüme kestirdiğim bir arkadaşın * tanımlarını okuyorum. evet cidden okuyorum ve hoşuma gidenleri beğenmek istiyorum. ama zırt bu uyarı çıkıyor. hadi diyorum bunu es geçelim aşağıdakileri beğeniriz. iki tanım daha beğeniyorum. hop yine bu uyarı.
(bkz: ya bi değişiklik olsun bıktık ya bıktık)
devamını gör...
düğünlerin olmazsa olmazları
gelin ve damat
devamını gör...
şihabeddin sühreverdî
12. yüzyıl'da yaşamış işrakilik felsefesinin kurucusu islam filozofudur. dönemdaşı olan şihabeddin ömer sühreverdi ile karışmaması için adının sonuna maktul eklenir. adı olan sühreverdi doğduğu iran kasabasının adıdır. bu bölgede doğmuş olmasına rağmen türk soyundan geldiği düşünülmektedir. görüşleri daha çok şii çevrelerde kabul görmüştür.
30 yaşına kadar ilim öğrenmek için hep dolaşmıştır. bu dolaşmaları esnasında bir çok dost edinmiştir. selahaddin eyyübinin oğlu melik zahir'in de dostluğunu kazanmıştır. az yeyip az uyuduğu, sade giyindiği, dünyalıklara pek ehemmiyet vermediği söylenir. hallac'dan etkilenmiştir tıpkı onun gibi fikirleri bir takım sünnilere göre islama aykırı bulunmuş ve bu fikirleri ve taht sevdalılarının kıskançlığından dolayı idam edilmiştir. en ünlü ve işrakilik yani kendi felsefesini anlattığı eseri, hikmetü’l-işrak'tır. başlarda meşşailik ekolüne kendisini yakın görmüştür. kendi felsefesi olan işrakilik meşşailikten ayrılır. aristocu meşşailik felsefesinde hakikat ancak akıl ve rasyonellikle elde edilir. oysa sühreverdi'ye göre hakikat; akılla birlikte ilham, sezgi, ilahi bilgiler yolu ile elde edilir.
sühreverdi'ye göre filozof, nefsini terbiye etmeli ve nura ulaşmak için çabalamalıdır. bu yol da sezgi yoludur. bu yol, çıkılan her basamakta insanı daha çok aydınlatır en sonuncu basamak ise nur'ların nur'udur. nur'ların nuru allah'tır ve her şey bu nur'a ulaşmak içindir. ruh ve beden konusunda şöyle düşünür: beden fani ruh ise orada zindandadır. ruhu var eden ebedi olduğu için ruh ta ebedidir ve bedendeki değişimlerden etkilenmez. ruh bedenle fazla meşgulse ne kötülüğü fark edebilir ne de erdemlerden mutluluk duyabilir. ruhumuzun karanlıkta olduğunu, öldüğümüzde ise aydınlığa nura kavuşacağımızı söyler.
sühreverdi beden ve ruh arasındaki geleneksel ayırıma inanmaktadır. beden onun için karanlığı ruh ise ışığı temsil eder ve ruh manevi faziletlerle kuvvetlenir ve beden de oruç, uykuya muhalefet yoluyla zayıflatılırsa ruh özgürlüğüne kavuşur ve manevi dünya ile temas kurar
sühreverdi, felsefeyi hikmet ile bir tutar ona göre felsefe aristo ve plantonla değil, idris peygamber ile başlamıştır. idris peygamber felsefeyi yani hikmeti vahiy yolu ile almıştır. sufi'lerden de etkilenmiştir hallac ve gazali'den eserlerinde sıklıkla bahseder. ancak çoğu eseri günümüze ulaşamamıştır. 38 yaşında selahaddin eyyubi'nin emriyle öldürülmüştür.
30 yaşına kadar ilim öğrenmek için hep dolaşmıştır. bu dolaşmaları esnasında bir çok dost edinmiştir. selahaddin eyyübinin oğlu melik zahir'in de dostluğunu kazanmıştır. az yeyip az uyuduğu, sade giyindiği, dünyalıklara pek ehemmiyet vermediği söylenir. hallac'dan etkilenmiştir tıpkı onun gibi fikirleri bir takım sünnilere göre islama aykırı bulunmuş ve bu fikirleri ve taht sevdalılarının kıskançlığından dolayı idam edilmiştir. en ünlü ve işrakilik yani kendi felsefesini anlattığı eseri, hikmetü’l-işrak'tır. başlarda meşşailik ekolüne kendisini yakın görmüştür. kendi felsefesi olan işrakilik meşşailikten ayrılır. aristocu meşşailik felsefesinde hakikat ancak akıl ve rasyonellikle elde edilir. oysa sühreverdi'ye göre hakikat; akılla birlikte ilham, sezgi, ilahi bilgiler yolu ile elde edilir.
sühreverdi'ye göre filozof, nefsini terbiye etmeli ve nura ulaşmak için çabalamalıdır. bu yol da sezgi yoludur. bu yol, çıkılan her basamakta insanı daha çok aydınlatır en sonuncu basamak ise nur'ların nur'udur. nur'ların nuru allah'tır ve her şey bu nur'a ulaşmak içindir. ruh ve beden konusunda şöyle düşünür: beden fani ruh ise orada zindandadır. ruhu var eden ebedi olduğu için ruh ta ebedidir ve bedendeki değişimlerden etkilenmez. ruh bedenle fazla meşgulse ne kötülüğü fark edebilir ne de erdemlerden mutluluk duyabilir. ruhumuzun karanlıkta olduğunu, öldüğümüzde ise aydınlığa nura kavuşacağımızı söyler.
sühreverdi beden ve ruh arasındaki geleneksel ayırıma inanmaktadır. beden onun için karanlığı ruh ise ışığı temsil eder ve ruh manevi faziletlerle kuvvetlenir ve beden de oruç, uykuya muhalefet yoluyla zayıflatılırsa ruh özgürlüğüne kavuşur ve manevi dünya ile temas kurar
sühreverdi, felsefeyi hikmet ile bir tutar ona göre felsefe aristo ve plantonla değil, idris peygamber ile başlamıştır. idris peygamber felsefeyi yani hikmeti vahiy yolu ile almıştır. sufi'lerden de etkilenmiştir hallac ve gazali'den eserlerinde sıklıkla bahseder. ancak çoğu eseri günümüze ulaşamamıştır. 38 yaşında selahaddin eyyubi'nin emriyle öldürülmüştür.
devamını gör...
sözlük yazarlarından alınan ilginç mesajlar
"buralarda top var mı?"
şerefsizim arkamı tuta tuta kaçtım.
şerefsizim arkamı tuta tuta kaçtım.
devamını gör...
kadın yazarlara karma puan torpili
yeni yazar olmuş kadın ve erkek yazarların profillerini incelediğinizde şahit olacağınız durum.
diyelim ki;
100 tanım girmiş erkek yazar 260 karma puan ve 100 tanım girmiş kadın yazar 1000 karma puan .likelar ,yazı uzunlukları vs. hemen hemen aynı.
ben de soruyorum ,likelar, yazı uzunluğu, girilen tanım sayısı gibi şeylerden hariç başka parametrelere de mi bakılıyor?
diyelim ki;
100 tanım girmiş erkek yazar 260 karma puan ve 100 tanım girmiş kadın yazar 1000 karma puan .likelar ,yazı uzunlukları vs. hemen hemen aynı.
ben de soruyorum ,likelar, yazı uzunluğu, girilen tanım sayısı gibi şeylerden hariç başka parametrelere de mi bakılıyor?
devamını gör...
acının tatlı tebessümü
bazen olur ya, içinizde fırtınalar koparken kırık bir tebessüm belirir suratınızda... hah işte ondan söz eden başlık.
böyle zamanlarda, sırf kendinize olan saygınızdan bir küfür patlatın o tebessümün ardından. ilaç gibi geliyor.
böyle zamanlarda, sırf kendinize olan saygınızdan bir küfür patlatın o tebessümün ardından. ilaç gibi geliyor.
devamını gör...
üstün dökmen
psikolog, akademisyen, yazar ve tv programcısı.
2002'de trt'de başlayan ve 10 sene süren, takip eden yıllarda da zaman zaman farklı isimlerle farklı kanallarda ekrana gelen "küçük şeyler" programının sunucusu profesör. halen ankara üniversitesi'nde hocalık yapmaktadır.
trivia: bob ross ile birlikte en güzel günlerimin simgelerinden:)
2002'de trt'de başlayan ve 10 sene süren, takip eden yıllarda da zaman zaman farklı isimlerle farklı kanallarda ekrana gelen "küçük şeyler" programının sunucusu profesör. halen ankara üniversitesi'nde hocalık yapmaktadır.
trivia: bob ross ile birlikte en güzel günlerimin simgelerinden:)
devamını gör...
en güzel yaş
henüz o yaşlara gelmedim ama 27-35 yaş arası gibi geliyor bana. öyle hissediyorum sanki o yaş aralığını çok sevecekmişim gibi.
devamını gör...
yeni isim hakkında yönetim açıklaması
sevgili yazarlar,
gerek isim değişikliği sürecinin, gerekse 'normal sözlük' isminin, birçoğunuzun içine sinmediğinin farkındayım.
bu isme gelene kadar 120 adet ismi değerlendirdiğimizi bilmenizi isterim.
kimisi için tekrar patent ile alakalı sorunlar çıkması muhtemeldi, kimisi daha önce açılmış kapanmış sözlük isimleriydi (20 senede 100 üzerinde farklı isimle sözlük açıldı), kimisi ise içimize sinmedi.
kafa türevlerini düşündük. kaskafa, kafadar vb. gibi.
hatta ilk etapta, enkafasozluk.com domainini dahi satın almıştık. kararımız da bu yöndeydi.
karşı grup ile de bunun müzakeresini yaptık. ancak olmuyor, olmadı sevgili yazarlar.
sistem ve süreç burada yazılanlar kadar basit değil. eğer oluru olsaydı, emin olun ki herkesten çok ben isterdim.
bazılarımız, niçin bize sorulmadı; oylama yapılmadı? demiş.
önceden bahsedip isim oylaması yapsak kötü niyetli birileri bizden önce gidip öne çıkan isimlere patent başvurusu yapıp bizi yeniden zor duruma sokabilirdi, bu sefer böyle bir riski almak istemedik.
lütfen bu konu ile alakalı daha fazla deformasyon olmasın.
normal sözlük ismini seçerken, ilk birkaç gün kimseler tarafından benimsenmeyeceğinin, olumsuz karşılanacağının da net olarak bilincindeydik.
seçmiş olduğumuz ismin zamanla oturup, benimsenecek olduğu kanısındayız.
biz tam 1 hafta kadar bu ismi nadasa yatırdık, sonrasında dönüp "olur bu ya" dedik.
iyisi ile kötüsü ile normal sözlük ismini seçtik. bu konu artık bitti.
'sözlük tekrar isim değiştirsin, şöyle olsun böyle olsun' gibi girişimlerin hiçbir faydası yok.
içinde bulunduğumuz geçiş süreci oldukça meşakkatli.
bazılarımız yaratılan bu kaotik ortam ve oldukça acımasız eleştiriler ile süreci çok daha zorlaştırıyor.
buna gerek var mı?
biraz sakin olmaya ihtiyacımız var.
bazıları için amaç, üzüm yemekse bizlere birkaç gün müsaade edin, bırakın işimizi yapalım.
amaç bağcıyı dövmekse, buyurun devam edin, ona da lafımız yok.
normal benjamin franklin
gerek isim değişikliği sürecinin, gerekse 'normal sözlük' isminin, birçoğunuzun içine sinmediğinin farkındayım.
bu isme gelene kadar 120 adet ismi değerlendirdiğimizi bilmenizi isterim.
kimisi için tekrar patent ile alakalı sorunlar çıkması muhtemeldi, kimisi daha önce açılmış kapanmış sözlük isimleriydi (20 senede 100 üzerinde farklı isimle sözlük açıldı), kimisi ise içimize sinmedi.
kafa türevlerini düşündük. kaskafa, kafadar vb. gibi.
hatta ilk etapta, enkafasozluk.com domainini dahi satın almıştık. kararımız da bu yöndeydi.
karşı grup ile de bunun müzakeresini yaptık. ancak olmuyor, olmadı sevgili yazarlar.
sistem ve süreç burada yazılanlar kadar basit değil. eğer oluru olsaydı, emin olun ki herkesten çok ben isterdim.
bazılarımız, niçin bize sorulmadı; oylama yapılmadı? demiş.
önceden bahsedip isim oylaması yapsak kötü niyetli birileri bizden önce gidip öne çıkan isimlere patent başvurusu yapıp bizi yeniden zor duruma sokabilirdi, bu sefer böyle bir riski almak istemedik.
lütfen bu konu ile alakalı daha fazla deformasyon olmasın.
normal sözlük ismini seçerken, ilk birkaç gün kimseler tarafından benimsenmeyeceğinin, olumsuz karşılanacağının da net olarak bilincindeydik.
seçmiş olduğumuz ismin zamanla oturup, benimsenecek olduğu kanısındayız.
biz tam 1 hafta kadar bu ismi nadasa yatırdık, sonrasında dönüp "olur bu ya" dedik.
iyisi ile kötüsü ile normal sözlük ismini seçtik. bu konu artık bitti.
'sözlük tekrar isim değiştirsin, şöyle olsun böyle olsun' gibi girişimlerin hiçbir faydası yok.
içinde bulunduğumuz geçiş süreci oldukça meşakkatli.
bazılarımız yaratılan bu kaotik ortam ve oldukça acımasız eleştiriler ile süreci çok daha zorlaştırıyor.
buna gerek var mı?
biraz sakin olmaya ihtiyacımız var.
bazıları için amaç, üzüm yemekse bizlere birkaç gün müsaade edin, bırakın işimizi yapalım.
amaç bağcıyı dövmekse, buyurun devam edin, ona da lafımız yok.
normal benjamin franklin
devamını gör...
hayata dair beklentiyi en aza indirgemek
bu başlığa güzel bir alıntı bırakıyorum
neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?
-sen ne yapıyorsun ki?
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum.
josé mauro de vasconcelos
şeker portakalı
-alıntıdır-*
neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?
-sen ne yapıyorsun ki?
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum.
josé mauro de vasconcelos
şeker portakalı
-alıntıdır-*
devamını gör...
hamile kadını takip edip cinsel saldırıda bulunan tacizci
30 kamera ve 40 saatlik inceleme, üzerine bir de cezaevi... şaşırtıcı hareketler bunlar, "işleri yokmuş da can sıkıntısından 40 saat uğraşmak istemişler" diye düşünsem de cezaevine gönderilmesi ilginç olmuş. oysa ifadesinin alınıp serbest bırakılması gerekiyordu. kameralar mı yoksa kadının hamile olması mı etken oldu acaba? neyse zaten hükmün açıklanması geri bırakılacak.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
günaydın diyen birine günaydın cevabı verilmesi.
öylesine hödük bir toplumda yaşıyoruz ki, bunu demekten aciz insanlarla bir aradayız.
öylesine hödük bir toplumda yaşıyoruz ki, bunu demekten aciz insanlarla bir aradayız.
devamını gör...
yazarların gözünden kendi hayatları
kayıyor efenim, durduramıyoruz.
devamını gör...
mevlana celaleddin-i rumi
(bkz: mevlana celaleddin-i rumi)
sonundaki rumi, anadolulu anlamına gelir. 13. yy.da anadolu'nun adı 'rum'. rum da roma'dan geliyor. bizans, doğu roma ya, işte oradan.
sonundaki rumi, anadolulu anlamına gelir. 13. yy.da anadolu'nun adı 'rum'. rum da roma'dan geliyor. bizans, doğu roma ya, işte oradan.
devamını gör...
death note
ryuk çıktığı zaman arka fonda çalan şarkı için bile izlenebilecek animedir. konu mükemmel.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
dur dur, bırak o dalga vursun sahile, ufacık o görmüyor musun? daha büyük bir dalga yakalayalım yanmak için..
nasıl?
dalga bizi nasıl mı yakacak?
bilmiyorum ki? sen beni nasıl yaktıysan öyle belki, belki sen gibi yavaş yavaş ve aniden, karışık ve karşılık!
sen benim hangi dalga olduğumu nerden anladın peki? efendim? az yüksek ses lütfen, arka plan hep giannis kotsiras, anlayamıyorum ve hayır sesini kısamam, çok güzel s'agapo diyo çünkü, ben de sana en yakışacak s'agapo peşinde dolanıyorum dinleyerek.
yoooo, yatmıştım aslında, uykum da vardı, hâlâ var, sen sabah erken gelebilirsin diye gecelerin seceresini sayıyorum her saniye..
evet evet, biliyorum farkındayım saçmaladığımın..
tekrar deneyeyim uyumayı, çünkü ırak bile olsak beraber uyumak bir sürü önyargı.........
tamam pes, gittim..
uyumaya.
pancake yap sabah, arizona kökenlerim depreşti.
ve çok!
nasıl?
dalga bizi nasıl mı yakacak?
bilmiyorum ki? sen beni nasıl yaktıysan öyle belki, belki sen gibi yavaş yavaş ve aniden, karışık ve karşılık!
sen benim hangi dalga olduğumu nerden anladın peki? efendim? az yüksek ses lütfen, arka plan hep giannis kotsiras, anlayamıyorum ve hayır sesini kısamam, çok güzel s'agapo diyo çünkü, ben de sana en yakışacak s'agapo peşinde dolanıyorum dinleyerek.
yoooo, yatmıştım aslında, uykum da vardı, hâlâ var, sen sabah erken gelebilirsin diye gecelerin seceresini sayıyorum her saniye..
evet evet, biliyorum farkındayım saçmaladığımın..
tekrar deneyeyim uyumayı, çünkü ırak bile olsak beraber uyumak bir sürü önyargı.........
tamam pes, gittim..
uyumaya.
pancake yap sabah, arizona kökenlerim depreşti.
ve çok!
devamını gör...
türklerin her yemeğe soğan koyma merakı
çiğini yiyemediğim için, içine dahil olduğum merak.
devamını gör...
türk kahvesinin yanına en çok yakışan şey
mini mini fındıklı lokumlar.
devamını gör...
kalp ritmini hızlandıran şeyler
kesinlikle ilk sırada deprem gelir benim için.
bir de astrofizik hocamız rastgele kişi seçerek soru sorardı. beni seçecek, bilemezsem hayal kırıklığı yaratacağım diye gümbürderdim oturduğum yerde kimseye hissettirmeden.
bir de astrofizik hocamız rastgele kişi seçerek soru sorardı. beni seçecek, bilemezsem hayal kırıklığı yaratacağım diye gümbürderdim oturduğum yerde kimseye hissettirmeden.
devamını gör...
