teşekkür etmeyen insan
bodrum otogarı.biletini alan lavuk cüzdanını düşürdü.sadece ben gördüm.son anda yetiştiği için hareket eden otobüse biniyordu.arkasından koşup"cüzdanınızı düşürdünüz" dedim.teşekkür etmedi,yüzüme bakmadı.kendi kendime dedim başka biri bulsaydı da çatır çatır yeseydi paranı.öküzün bayrak sallayanıdır.
devamını gör...
renklerin içinde
kargo grubuna ait çok hoş bir eserdir. insanı çocukluğuna götüren ezgileri ve klibi olan bir şarkı...
kemanla gitarın uyumu da harikadır.
kemanla gitarın uyumu da harikadır.
devamını gör...
doğurmasaydınız o zaman diyen ergen
bir anlamda haklı olan bir serzeniştir.
bir çift çocuk dünyaya getirmeye karar verdiğinde aslında bencilce hareket ederler. hemen taşlamayın, açıklayacağım.
bazıları, çocukların onları daha mutlu edeceğini,
bazıları yaşlandıklarında kendilerine bakmaları için,
bazıları kendi hayat görüşüne göre yetiştireceği bir çocuk hayali için,
bazıları neslin devam etmesi için,
bazıları bilinçsizce ,çocuğu iyi bir gelecek verme hayali hariç sadece çocuk doğurmak için doğururlar.
yukarıda anlattıklarım hep anne-babanın kişisel arzularıdır, yani çocuktan bağımsızdır. çocuktan fikir almanın da imkanı yoktur; alınma ihtimali olsa çocuk belki de negatif oy kullanacaktı.
başlıktaki söze gelirsek, çocuğu dünyaya getiren ebeveynler kafalarında hep ‘ideal çocuk’ beklentisi içinde bulunur. yani çocuk kesin zeki olacak,okulda başarılı olacak, saygılı olacak, kendisini sorgusuz sualsiz dinleyip itaat edecek.
ama aksi durumunu çok azı düşünür. çocuk bu kriterlerin dışında olduğunda, ebevenyler ile çocuk arasında çatışma olma ihtimali olasıdır. yani çocuğu olduğu gibi sevmek yerine, olması gerektiği gibi yapma çabalarıdır bu çatışmaya neden olan.
çocuğunuz, hayal ettiğiniz kriterlerin dışında olabilir ama bu onu sevmeniz için engel teşkil etmez. onu sadece ‘o’ olduğu için severseniz, çocuğunuzdan bu sözü duyma olasılığınız azalır.
her çocuk, hayallerden bağımsız , sırf kendi olduğu için sevilmeyi hakeder. onun içindeki güzellikleri görün ve takdir edin.
bir çift çocuk dünyaya getirmeye karar verdiğinde aslında bencilce hareket ederler. hemen taşlamayın, açıklayacağım.
bazıları, çocukların onları daha mutlu edeceğini,
bazıları yaşlandıklarında kendilerine bakmaları için,
bazıları kendi hayat görüşüne göre yetiştireceği bir çocuk hayali için,
bazıları neslin devam etmesi için,
bazıları bilinçsizce ,çocuğu iyi bir gelecek verme hayali hariç sadece çocuk doğurmak için doğururlar.
yukarıda anlattıklarım hep anne-babanın kişisel arzularıdır, yani çocuktan bağımsızdır. çocuktan fikir almanın da imkanı yoktur; alınma ihtimali olsa çocuk belki de negatif oy kullanacaktı.
başlıktaki söze gelirsek, çocuğu dünyaya getiren ebeveynler kafalarında hep ‘ideal çocuk’ beklentisi içinde bulunur. yani çocuk kesin zeki olacak,okulda başarılı olacak, saygılı olacak, kendisini sorgusuz sualsiz dinleyip itaat edecek.
ama aksi durumunu çok azı düşünür. çocuk bu kriterlerin dışında olduğunda, ebevenyler ile çocuk arasında çatışma olma ihtimali olasıdır. yani çocuğu olduğu gibi sevmek yerine, olması gerektiği gibi yapma çabalarıdır bu çatışmaya neden olan.
çocuğunuz, hayal ettiğiniz kriterlerin dışında olabilir ama bu onu sevmeniz için engel teşkil etmez. onu sadece ‘o’ olduğu için severseniz, çocuğunuzdan bu sözü duyma olasılığınız azalır.
her çocuk, hayallerden bağımsız , sırf kendi olduğu için sevilmeyi hakeder. onun içindeki güzellikleri görün ve takdir edin.
devamını gör...
sözlük kızlarının sürekli birbirini pohpohlaması
bir tür eylem.
sözlük erkekleri sözlük kadınlarına iyi bir şey yazınca yalaka, meriç
sözlük kadınları sözlük kadınlarına iyi bir şey yazınca itici, yapmacık
sözlük erkekleri sözlük erkeklerine zaten iyi bir şey yazmıyor
bence herkes birbirine sövsün, küfrü serbest bıraksınlar. ana avrat, baba birader düz gidelim, herkes rahatlasın. nasıl fikir?
sözlük erkekleri sözlük kadınlarına iyi bir şey yazınca yalaka, meriç
sözlük kadınları sözlük kadınlarına iyi bir şey yazınca itici, yapmacık
sözlük erkekleri sözlük erkeklerine zaten iyi bir şey yazmıyor
bence herkes birbirine sövsün, küfrü serbest bıraksınlar. ana avrat, baba birader düz gidelim, herkes rahatlasın. nasıl fikir?
devamını gör...
eşine 12 lira bırakarak canına kıyan genç
fedai kuşçu'nun katilleri sadece devletin başındakiler, ekonomiyi bu hâle getirenler değildir, onları hâlâ orada tutmaya devam eden topluluk da katildir. hâlâ etrafta, n'olacak hayat pahalıysa, işsizlik var çünkü iş beğenmiyorlar diyenler var. televizyonda binlerce tl'lik elbiselerinin içinden hükümet yalakalığı yapanlar varsa hâlâ daha intihar edecekler de olacaktır. kaçınılmaz bir durumdur. allah eşine sabır versin.
devamını gör...
chuck
chuck bartowski'nin maceralarını anlatan 5 sezonluk aksiyon komedi dizisi. dönüp dönüp baştan izlediğim, en sevdiğim dizilerden biri.
final sahnesinde çalan, çok da sevdiğim bir şarkıyı buraya bırakayım hemen.
final sahnesinde çalan, çok da sevdiğim bir şarkıyı buraya bırakayım hemen.
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
o kadar çok ağladım ki şu şarkıda. gözyaşlarım birol namoğlu'nun kafasına düşse saç çıkardı.
devamını gör...
delifişek
delicesine işler yapan, şımarık ve arsız huylu kişi.
devamını gör...
ena himoniatiko proi
çok sevdiğim bir (bkz: eleni vitali) yorumunu bırakıyorum buraya... karlı günler gelsin, yalvarıyorum...
open.spotify.com/track/3ApU...
ένα χειμωνιάτικο πρωί
έφυγα απ' το σπίτι σαν τρελή
ο αέρας μου τρυπούσε
το κορμί και μου ζητούσε
μια απόφαση ηρωική.
πήρα εφημερίδα και στυλό
βρήκα διαμέρισμα φτηνό
τρία νοίκια να το κλείσω
έπιπλα για να το ντύσω
και δε θέλω να σε ξαναδώ
ήρθε η νύχτα η σκληρή κι εγώ
νιώθω σαν απόκληρη εδώ
θέλω πίσω να γυρίσω
και συγγνώμη να ζητήσω
αλλά ντρέπομαι να σου το πω
πώς χωρίς εσένα είμαι μισή
δεν πετιέται έτσι μια ζωή
θέλω πίσω να γυρίσω
και συγγνώμη να ζητήσω
μα με κυνηγάει μια φυγή
ένα χειμωνιάτικο πρωί
έφυγα απ' το σπίτι σαν τρελή
ο αέρας μου τρυπούσε
το κορμί και μου ζητούσε
μια απόφαση ηρωική
çeviri:
evden deli gibi çıktım
hava cildimi delip geçerken
bedenim kahramanca bir karar almamı istiyordu
bir kalem ve gazete aldım elime
ucuz bir daire buldum
evi tutmak için üç kira bedeli
donatmak için birkaç eşya
ve seni bir daha görmek istemiyorum
o zorlu gece geldi çattı
ve burada kimsesiz gibi hissettim kendimi
geri gelmek istedim
bir özür dilemek istedim
utandım sana söylemeye
sensiz yarım olduğumu
bu hayatı böyle çarçur etmeyeceğimi
geri gelmek istedim
ve bir özür dilemek istedim
ama kaçıp gitmek beni kovalıyordu
bir kış sabahı
evden deli gibi çıktım
hava cildimi delip geçerken
bedenim kahramanca bir karar almamı istiyordu.
open.spotify.com/track/3ApU...
ένα χειμωνιάτικο πρωί
έφυγα απ' το σπίτι σαν τρελή
ο αέρας μου τρυπούσε
το κορμί και μου ζητούσε
μια απόφαση ηρωική.
πήρα εφημερίδα και στυλό
βρήκα διαμέρισμα φτηνό
τρία νοίκια να το κλείσω
έπιπλα για να το ντύσω
και δε θέλω να σε ξαναδώ
ήρθε η νύχτα η σκληρή κι εγώ
νιώθω σαν απόκληρη εδώ
θέλω πίσω να γυρίσω
και συγγνώμη να ζητήσω
αλλά ντρέπομαι να σου το πω
πώς χωρίς εσένα είμαι μισή
δεν πετιέται έτσι μια ζωή
θέλω πίσω να γυρίσω
και συγγνώμη να ζητήσω
μα με κυνηγάει μια φυγή
ένα χειμωνιάτικο πρωί
έφυγα απ' το σπίτι σαν τρελή
ο αέρας μου τρυπούσε
το κορμί και μου ζητούσε
μια απόφαση ηρωική
çeviri:
evden deli gibi çıktım
hava cildimi delip geçerken
bedenim kahramanca bir karar almamı istiyordu
bir kalem ve gazete aldım elime
ucuz bir daire buldum
evi tutmak için üç kira bedeli
donatmak için birkaç eşya
ve seni bir daha görmek istemiyorum
o zorlu gece geldi çattı
ve burada kimsesiz gibi hissettim kendimi
geri gelmek istedim
bir özür dilemek istedim
utandım sana söylemeye
sensiz yarım olduğumu
bu hayatı böyle çarçur etmeyeceğimi
geri gelmek istedim
ve bir özür dilemek istedim
ama kaçıp gitmek beni kovalıyordu
bir kış sabahı
evden deli gibi çıktım
hava cildimi delip geçerken
bedenim kahramanca bir karar almamı istiyordu.
devamını gör...
flört etmeyi unutmak
göbek adı flörtöz olan teraziler için kat'i surette namümkün olan şeydir.onların en fazla canı istemez.
devamını gör...
kaybedenler kulübü
efsanevi radyo programı kaybedenler kulübünü anlatan filmdir.
mete avunduk ve kaan çaydamlı ikilisinin yaptığı radyo programının yansımaları ve dönemin yaklaşımı çok güzel anlatılıyor. bazıları filmin çok fazla alkol ve seks içerdiğini söylüyorlar. haklılar. ama o iki ihtiyarın yaşadıkları hayatı gerçekçi bir şekilde anlatıyor.
film 2010 yılında yayınlanan ve büyük ses getiren bir film. özellikle o dönem sosyal medyada bol bol kadıköy çocuğu gördük. herkes standart , seks , alkol tanrısı gibi dolanıyordu.
filmin başrollerinde nejat işler ve yiğit özşener bulunuyordu. bence bu ikili mete avunduk ve kaan çaydamlı olmayı çok iyi başaran bir ikiliydi.
nejat işler, kaan çaydamlı rolüne girmek için kaan çaydamlıyla bir mekanda bir şeyler içmiş takılmışlar ve masadan kalktığında kaan çaydamlıya dönüşmüş. kaan bey bunu anlatıp çok şaşırdığını söylemişti.
filmin yönetmeni tolga örnek. müziklerini ise can gox yapmıştır. senaryoyu ise mehmed ada öztekin ve tolga örnek ikilisi kaleme almıştır.
filmde geçen sahnelerin hepsi gerçek radyo programından esinlenilmiştir. evet sizinle yatmış mıydık repliği bile gerçek radyo programından gelmiştir.
ülkemizde filmde görülen şeylere fazlaca özenildi ama filmde anlatılmak istenen yalnızlık vurgusuydu. o hayatlara özenmeyi değil özenmemeyi anlatıyordu. ülkede ses getiren radyo programının yankıları gösteriliyordu. insanlar cidden yalnızdı ve yalnızlığın ne kadar boktan bir şey olduğu gösteriliyordu.
ya iki tane adam içip içip seks yapıyor ve radyo sunuyor alt tarafı diyebilirsiniz. umurumda değil. radyo programlarını defalarca dinlemiş birisi olarak filmi ve radyoyu ve o iki insanı çok seviyorum.
güzel film hala izlemeyenler varsa tavsiye ederim.
mete avunduk ve kaan çaydamlı ikilisinin yaptığı radyo programının yansımaları ve dönemin yaklaşımı çok güzel anlatılıyor. bazıları filmin çok fazla alkol ve seks içerdiğini söylüyorlar. haklılar. ama o iki ihtiyarın yaşadıkları hayatı gerçekçi bir şekilde anlatıyor.
film 2010 yılında yayınlanan ve büyük ses getiren bir film. özellikle o dönem sosyal medyada bol bol kadıköy çocuğu gördük. herkes standart , seks , alkol tanrısı gibi dolanıyordu.
filmin başrollerinde nejat işler ve yiğit özşener bulunuyordu. bence bu ikili mete avunduk ve kaan çaydamlı olmayı çok iyi başaran bir ikiliydi.
nejat işler, kaan çaydamlı rolüne girmek için kaan çaydamlıyla bir mekanda bir şeyler içmiş takılmışlar ve masadan kalktığında kaan çaydamlıya dönüşmüş. kaan bey bunu anlatıp çok şaşırdığını söylemişti.
filmin yönetmeni tolga örnek. müziklerini ise can gox yapmıştır. senaryoyu ise mehmed ada öztekin ve tolga örnek ikilisi kaleme almıştır.
filmde geçen sahnelerin hepsi gerçek radyo programından esinlenilmiştir. evet sizinle yatmış mıydık repliği bile gerçek radyo programından gelmiştir.
ülkemizde filmde görülen şeylere fazlaca özenildi ama filmde anlatılmak istenen yalnızlık vurgusuydu. o hayatlara özenmeyi değil özenmemeyi anlatıyordu. ülkede ses getiren radyo programının yankıları gösteriliyordu. insanlar cidden yalnızdı ve yalnızlığın ne kadar boktan bir şey olduğu gösteriliyordu.
ya iki tane adam içip içip seks yapıyor ve radyo sunuyor alt tarafı diyebilirsiniz. umurumda değil. radyo programlarını defalarca dinlemiş birisi olarak filmi ve radyoyu ve o iki insanı çok seviyorum.
güzel film hala izlemeyenler varsa tavsiye ederim.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
-mutsuz oluruz biz senle
-mutsuz olalım ne var. biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluga da varım...
-behzat ç-
-mutsuz olalım ne var. biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluga da varım...
-behzat ç-
devamını gör...
rütbe profil uyumu
bugün gördüğüm.. -guzin abla- uygun görülmüş.. başımla beraber..
bundan sonra derdi..tasasi olanların güzin ablası olarak burdayim..
bundan sonra derdi..tasasi olanların güzin ablası olarak burdayim..
devamını gör...
fındık toplamak
"anneeeee böcek kaçtı kulağıma bu sefer. işte şimdi gerçekten oldu." çığlıklarının eksik olmadığı tarımsal iş.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
gece gece bir bakayım dedim, resmen kolum kanadım kırılmış hissettim. yangından mal kaçırır gibi ben yaptım oldu mantığı işte. yapsaydın ya bir referandum, bak bakim ne oluyordu, öyle uzaya kadın gidecek demekle olmuyor, kadının erdemli yaşam hakkını elinden almasaydın!!!
devamını gör...
üstteki soruyu cevaplayıp bir soru sor
sizin baktığınız kişiye ben de bakarsam nasıl göz göze gelelim aplaaa!!!
he dönüp birbirimize bakarsak olur hem böyle saçma sapan soruyu niye soruyorsunuz allah aşkına şurası kış şurası yaz köşesi gibi olmuş.
nickaltımdan beni över misin? pohpohla yani yok dedemin katırları şöyleymiş yok dedemin katırları böyleymiş...
he dönüp birbirimize bakarsak olur hem böyle saçma sapan soruyu niye soruyorsunuz allah aşkına şurası kış şurası yaz köşesi gibi olmuş.
nickaltımdan beni över misin? pohpohla yani yok dedemin katırları şöyleymiş yok dedemin katırları böyleymiş...
devamını gör...
bazen sadece yorgun oluyor insan ne küs ne yalnız ne de aşık
"bazen sadece yorgun oluyor insan, ne küs, ne yalnız, ne de aşık..."
bazen öyle bir an gelir ki alışırsın her duyguya ve tekrar aynı şeyi yaşasan bile garipseyemiyorsun, şaşırmıyorsun çünkü o an bunu anlarsın tekrardan "herkes her şeyi yapabilir." o yüzdendir ki tanışma faslındaki soğukluk sonra güvenme ardından tekrardan ihanete uğramak... bu bir döngü ve tekrar hatırına gelir o cümle "ne çok güven, ne de güvensizlik hissi ver." güven, öyle bir şey çünkü bir kere yıkıldı mı tekrardan eski hislerinle duramıyorsun orada ve hep şüphe içindedir kalbin, zihnin ve gözlerin...
o an atan kalbin, bir türlü zihninden çıkmayan o an ve o anı gören gözlerin... alıştığını hissedersin küslüğe, herkesten uzaklaştığın anda ki yalnızlığına ve hiç olmayacak bir sevda uğruna olan çırpınışlarına... ve anlarsın ki insan sadece bedenen değil de ruhen de yorgun olabiliyormuş, hiçbir şey yapmazken çok şey yaptığını hisseder insan, gözler hep yorgun, zihin hep karışık, ve kalp yaralı...
sonra şu söz gelir aklına "bazen sadece yorgun oluyor insan, ne küs, ne yalnız, ne de aşık..."
sadece olanlara yorgun ve olacaklara hissiz...
bazen öyle bir an gelir ki alışırsın her duyguya ve tekrar aynı şeyi yaşasan bile garipseyemiyorsun, şaşırmıyorsun çünkü o an bunu anlarsın tekrardan "herkes her şeyi yapabilir." o yüzdendir ki tanışma faslındaki soğukluk sonra güvenme ardından tekrardan ihanete uğramak... bu bir döngü ve tekrar hatırına gelir o cümle "ne çok güven, ne de güvensizlik hissi ver." güven, öyle bir şey çünkü bir kere yıkıldı mı tekrardan eski hislerinle duramıyorsun orada ve hep şüphe içindedir kalbin, zihnin ve gözlerin...
o an atan kalbin, bir türlü zihninden çıkmayan o an ve o anı gören gözlerin... alıştığını hissedersin küslüğe, herkesten uzaklaştığın anda ki yalnızlığına ve hiç olmayacak bir sevda uğruna olan çırpınışlarına... ve anlarsın ki insan sadece bedenen değil de ruhen de yorgun olabiliyormuş, hiçbir şey yapmazken çok şey yaptığını hisseder insan, gözler hep yorgun, zihin hep karışık, ve kalp yaralı...
sonra şu söz gelir aklına "bazen sadece yorgun oluyor insan, ne küs, ne yalnız, ne de aşık..."
sadece olanlara yorgun ve olacaklara hissiz...
devamını gör...


