yeniliklere açık olun arkadaşlar, kuşaklar arası faklılık normaldir. herkesin kendiniz gibi olmasını beklemeyin.
devamını gör...

e o zaman biraz yazı inceleyelim. tabii bu inceleme olayını, karşı tarafın troll olmadığını varsayarak yapacağız. çünkü şakaysa komik değil.



nasıl senin (sana göre) homofobiyi seçme sansin varsa (seçmek ne demek oluyorsa artık?) benim ve benim gibi düşünen insanların da karşı çıkmaya hakkı vardır.


homofobiyi seçmek? homoseksüel olmayı seçmek mi demek istendi acaba? üzücü. sonrasında da gelip buna karşı çıkma hakkım var demiş. teknik olarak düşünürsek, az sonra yazacağı her şeye karşı çıkma hakkı olduğunu söylüyor ama derdini anlatamamış, olsun, seni hala seviyoruz. devam edelim.


yok nefret sucuymus da cart curt. ne nefet suçu kardeşim bizim fikrimiz bu, fikir fikir...
insanların hayat tazlarina karisabilecek cesareti nerden buluyormuşuz falan filan.


yani senin fikrin olunca, nefret suçu olmuyor? e şöyle düşünelim, ben de bütün homofobiklerin aptal insanlar olduğunu düşünsem ve bunu sana dayatmaya çalışsam, nefret suçu olmayacak yani?


sen uysan da uymadan da istesen de istemesen de kendini yirtsan da doğa kanunları vardır. nedir bu doğa kanunları? fiziktir, biyolojidir, fizyolojidir, kimyadir.


ve bu kanunlara bakınca, doğada eşcinselliği görüyoruz. ne demiş mevlana, sen bakmıyorsun diye yıldızlar yok olmuyor ya.*


mesela dogada asla bir mıknatısın tahtayı çektiğini göremezsin. bir pilin çalışabilmesi (+) ve (-) kutuplara ihtiyaci vardır. iki (+) kutup veya iki (-) kutup pili çalıştırmaz. yahut yalnız başına (-) veya yalnız başına (+) kutup da pili çalıştırmaz. pilin çalışabilmesi için bir (+) kutba ve bir (-) kutba ihtiyaç vardır..
dünyanın donmesinden tutun da atom altı parçacıklarin yapisina kadar her şey zittiyla var olur.


fizikle biyolojiyi kıyaslamak mı? harika bir yaklaşım. bu arada madem her şey zıddıyla var olmakta, neden antimadde ve madde sayısı eşit değil de, bir şeyler var? neden madde var? hani zıddı olan antimadde? e hani bilim falan?*


simdiyse bir pilin iki (+) veya 2(-) kutupla çalışabileceğini idda eden cahiller var.


buna diyecek hiçbir şey yok. analoji baştan o kadar yanlış ki, çıkarımın kabul edilebilir olması imkansız.


bunu da kendilerinde hak goruyorlar.


eee, ne derler bilirsin, erkek adamın erkek sevgilisi olur.*


bir pilin iki aynı kutupla çalışmayacagini söyleyenleri ise nefret suçuyla susturmaya kalkıyorlar


her ne kadar analoji yanlış da olsa, evet, belirli bir kesime karşı yapılan bu söylemler nefret suçudur.


ey cahil oğlu cahil olmaz olmaz, çalışmaz.


e şimdi bu hakaret değil mi? sen kendinde bu hakkı nerede görüyorsun? bana cahil deme hakkını? sen şimdi beni aşağılamadın mı? sana bu hakkı kim verdi? yazının başı ayrı hatalı, yazının sonu ayrı hatalı.

olsun, biz seni yine de seviyoruz.*
devamını gör...

rivayet mi gerçek mi bilmiyorum ama gerçek olmasını istediğim bir şey olduğu için öyleymiş gibi yazıyorum.

apple logosunun esin kaynağı olan adam, ruhu şad olsun.
devamını gör...

güzel bir ruha aşık olan ona hayatı boyunca sadık kalır, çünkü sevdiği şey ebedidir.

platon
devamını gör...

sadece türkiye için iddia olarak kabul edilen olaydır. savaş suçu ve soykırım arasında fark vardır. onlarda bizi öldürdü savunması soykırım gerçeğini değiştirmez. 1948 sözleşmesinde soykırım tanımlanmış ve çerçevesi çizilmiştir. #720423">#720423 bu tanım kapsamında ölüm fermanı anlamına gelen sürgün kararı bile başlı başına soykırım kapsamına girmesi için yeterlidir.
türk tarih kitaplarında grafik bir şekilde ermenilerin, rumların vb. yaptıkları anlatılırken, seyfodan bahsedilmez. geçmişte yapılanları kabul etmek bir şey kaybettirmez. geçmiş, geçmiştir ancak geçmişte olanları kabul etmek daha iyi bir gelecek kurabilmek için önemlidir.
bu arada diğer ülkelerin geçmiş soykırımlarından örnek verenlerin kaynaklara göz atmalarını öneririm. pek çok medeni ülke geçmişte yaptıkları soykırımları, savaş suçlarını hatta ayrımcılık uygulamalarını bile kabul etmiş ve özür dilemiştir.
amerika bugüne kadar farklı bölgelerdeki farklı yerli halklar için 7 farklı özür mektubu yayınladı.
kanada yerlilerden özür diledi ve aynı zamanda mutabakat konseyi kurdu
kanada ve amerika 2. dünya savaşı sırasında kuzey amerika'da yaşayan japonlara yönelik ayrımcılık ve kötü muameleyi kabul etti, kanada özür diledi
ingiltere maumau için kenya'dan özür diledi, irlanda'dan özür diledi, hindistan'dan henüz resmi olarak özür dilememekle birlikte soykırımı kabul ederek pişman olduklarını ve üzgün olduklarını dile getirdi
almanya yahudi soykırımı ve nazilerin gerçekleştirdiği diğer soykırımlar için özür diledi , ayrıca güney batı afrika'da yapılan katliamlar için özür diledi, ermeni katliamında sorumluluk kabul ederek özür diledi. nambia'dan resmi olarak özür dilemeye ve tazminat ödemeye hazır olduğunu belirtti.
hollanda endonezyadan rawagede katliamı için özür diledi
meksika yakui katliamı için özür diledi
brezilya yerlilerden özür diledi
güney afrika özür diledi.
liste uzun ancak belçika ve fransa dışındaki avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı yaptıkları için özür diledi.belçika ve fransa geçmişte olduğu gibi bugün hala ırkçı yaklaşımlara devam eden ülkeler. geçmişte yapılan soykırım vb. konularda özür dilemeyen diğer ülkelerse türkiye dahil olmak üzere pek çok ortadoğu ülkesi ve geri kalmış afrika ülkeleri, çin, rusya vb.
(bkz: insanlığa karşı suçlar savaş suçları soykırım farkı)
devamını gör...

"artık vakit geç diyorsun, zaman nedir anlamadan"
devamını gör...

önce malum sözlükte gördüm ve orda yazmayı bırakmamın çok iyi bir karar olduğunu düşünmüştüm. üzerinden çok geçmeden burda da aynı başlığa rastladım.

okuduğunuzu anlamakta mı zorlanıyorsunuz yoksa hayatın sadece size neden kıyak geçmediğine mi takılıyorsunuz bilemiyorum ama..
malum kişiye anlatır gibi anlatıyorum, here we go;
sırası gelenler; 60 yaş üstü ve eşleri (neden mi eşleri? çünkü 60 yaş üstü ve riskli olarak değerlendirilen eşlerine bulaştırma durumu riskli görüldüğü için, sanırım yeterince açık oldu),
immunsupresif ilaç kullananlar (including me and some others as well, hatta 30 yaşın altında bile olabilir bu insanlar inanır mısınız!),
down sendromlular.
şimdi bu kadının bunlardan hangisine dahil olduğunu bize açıklamasına gerek var mı? gerçekten böyle bir gereksinim hissediyorsanız adınıza üzülürüm sadece.
bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar denilen grup sanırım ülkenin en az %10'unu falan oluşturuyordur. kusura bakmayın ama ön yargılarınızı ve çıkarımlarınızı kendinize saklayın.

eklemeden geçemeyeceğim; geçende başka bir başlıkta buna değinmiştim, ülkede insanlar birilerinin ayrıcalıklı olduğunu, bir şekilde torpilli olduğunu o kadar kanıksamış ki, özeleştiri yapmam gerekirse buna kendimi de dahil ederim. yalnız bunun anlamadan, araştırmadan ya da mantıklı bir bağlam kurmadan bodoslama birilerini suçlama ve iftira pozisyonuna sizi sokmasına izin vermeyin be arkadaş.
geçen hafta aile büyüklerim ve kendim için sıramız gelmesi dolayısıyla aşımızı olduk, ki bunu da yazmıştım.. aşılarımızı olup kenara beklemeye geçerken tereddütle de olsa bir amca yanıma gelip sessizce önce rahatsız ettiği için özür diledi ve şöyle devam etti cümlesine.. kızım pek genç görünüyorsun acaba nasıl aşı olabildin, bizde kızımız yurtdışına göndereceğiz ama aşı yaptıramadık.. acaba, derken amca cevap verdim hemen, kronik hastalığım var benim beyefendi ondan sıram geldi ve olabildim. bir otuz saniye falan yüzüme baktı öylece, anlayamadı.
gayet makul karşılıyorum, o kadar alışmışız ki birilerinin bir şekilde torpilli olmasına. iki kez tekrar ettim o amcaya cümlemi ancak sonra, tamam kızım anladım, dedi ve geçmiş olsun dedik birbirimize. üzgünüm ama sizce ne kadar ciddi hastalıklara sahip olduğunuz değil, belirli kriterlere göre ne kadar hayati tehlikeniz olduğu önemli. bu da burada dursun.
devamını gör...

metal müziğin bir alt türü olup grup üyelerinden bazıları opera sanatçısı olduğu için 'opera metal' olarak da adlandırılabilir. gerçekten şaheser niteliğindedir senfonik metal müziğe ait eserler. kökeninde ise gotik metal, klasik batı müziği, power metal ve çeşitli metal müzik türlerinin bileşimi yer alır.
bu tarzdan bu kadar bahsetmişken alman senfonik metal grubu haggard'dan bahsetmemek uygun olmaz elbette ki. yorumları olağanüstü; oluşturdukları etki ise maddi dünyanın fersah fersah ötesindedir.

en sevdiğim 3 haggard şaheserini şöyle bırakayım.
herr mannelig


hijo de la luna;


awaking centuries;
devamını gör...

belli etme kendini
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

işin şakası, eksik olmasın elbet.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaşların bir önemi yok,o yaşta neler yaşadığının önemi var.herkesin zamanı algılayış biçimi başka.herkes kendi zamanını yaşıyor.o yüzden ne diyoruz her yaşın bir güzelliği var en güzel çağımdayım...
devamını gör...

ezanı allah okuyo sanmak…
devamını gör...

"hayat dümenini tek başına çevirmeye mecbur kaldıkça, bakıyorsun da kim sana şöyle bir selam vermeye kalksa, ruhun "acaba"larla dolup taşıyor, şahsına durup dururken yakınlık gösterenleri soğukça selamlayarak yürüyüp gitmektesin."

adalet ağaoğlu
(bkz: dert dinleme uzmanı)
devamını gör...

ne çok sınavdan geçtik ve geçiyoruzdur şu ömrümüzde. bu yolculukta başımızdan illa ki tuhaf olaylar geçmiştir. lisede deneme sınavında başıma tuhaf bir olay gelmişti. yatılı okuldayız, üst baş rezil dalmışım sınava. o esnada içeri müdür ve ekibi girdi. herkes kendini topladı falan. yatılı okullarda bilen bilir müdür ilah gibidir. benim ismim söylendi. dedim ki tam zamanıydı dayak yemenin. neyse beni aldılar müdür odasına. bir yandan üstümü düzeltiyor diğer yandan saçımı tarıyorlar. yakışıklı bir dayak atacaklar diye düşünürken ildeki şiir yarışmasında birinci olduğumu söylediler. ödülü vali verecekmiş. ben iyice şok. gittim aldım ödülümü. sınav da yalan oldu ancak benim için güzel bir anı oldu.
devamını gör...

burası rütbe mevki sosyal statü farketmeden ucuz ölümlerin ülkesidir dediğim şaşırmadığım olay.
devamını gör...

savaş ve barış
devamını gör...

hatırladınız değil mi gereksiz egoyu? kaçtı değil mi tadınız? bunun bir de şeyi var (bkz: öğrenci işleri)
devamını gör...


cumhurbaşkanı ve akp genel başkanı recep tayyip erdoğan, 5 haziran dünya çevre günü dolayısıyla gerçekleştirilen toplu açılış töreninde açıklamalarda bulundu. erdoğan"istanbul büyükşehir belediye başkanlığımda görevi devraldığımda istanbul'da ağaç mağaç böyle bir şey yoktu" dedi

artık ne bileyim…
devamını gör...

çok güzel bir reklam repliğidir.

akıllarımıza kazınmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
25.05.2021
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim