kola kutusunun ezilmesiyle yapılan tenefüs arası maçları.
devamını gör...

oğlumun "anne, seninle gurur duyuyorum" demesi..
devamını gör...

her türlü bilgi için aşağıdaki başlığa gidebilirsin.
(bkz: çaylaklık sistemi)
devamını gör...

sunucu hanım, gücünü iktidardan alan bir kanalda haftanın beş günü bu programı yapıyor. kendisini tatlı dilli, her daim şık, endamı yerinde bir kadın olarak biliyoruz. 40 yaşına dayanmasına rağmen aşırı bakımlı olduğu için 30'lu yaşlardaymış gibi gösteriyor. canı yananın, kapısına koşanın derdine derman oluyor.
ailesine kızıp evden kaçan kızı var, kocasını bırakıp sevgilisine kaçan kadını var, karısını mahallenin yakışıklısına kaptıranı var, imam nikahlı eşi tarafından çocuğu elinden alınıp sokağa atılanı var, say sayabildiğin kadar.
bazen de oraya mağdur olarak çıkanların kalayı çabucak aşınıp bakırı görülüyor. canlı yayına bağlananların gerçeği söylemesiyle bir bakmışsınız ki evimin kadınıyım diyen kadının geçmişinde üç imam nikahı olmuş.
evden kaçan kızının peşine düşen kadına tam üzülecekken bir bakmışsınız o anne kızına müstakbel bir damat ayarlamış, başlık parası için anlaşılmış, kız evden kaçınca da evde yangın çıkmış gibi zarara uğramış. bunun gibi nice örnek.
bu programlara birkaç gün maruz kalanın nutku tutulur, sıtkı sıyrılır aman ha diyeyim. aile yapısının ne hallere geldiği, nasıl ayağa düştüğüne ibretle şahit olursunuz.
devamını gör...

yoktur.* kendi istediği ölçüde kendini kullandırır. gün gelir sizi en değerli insan hissettirir. gün gelir yerin dibine de sokar. karşınızda stabil ve düzgün psikolojide bir insan olmadığını bilin. ancak çok zeki ve duygu kontrollü biri olmanız lazım narsist biriyle başa çıkabilmek için.
devamını gör...

philip pullman tarafından yazılan roman serisidir.

bu seriden uyarlanan bir de dizi bulunmakla birlikte mevcut roman serisi, the golden compass adlı filmin çıkış noktasıdır.
devamını gör...

öleceğini bilerek yaşayan tek canlı olan insanın aklında evirip çevirip büyüttüğü durum. korku içinde yaşar insan, evet. hobbesçu bir bakış açısı belki. ama evet, doğru olan da budur sanıyorum.

lakin insan zamanını öleceğini bilerek geçiriyorsa madem, o halde niçin bedbaht bir yaşam geçirmeye göz yumar? bedbaht bir yaşam diyoruz. talihsiz, mutsuz ve bir noktada yazgısız. bedbaht bir yaşamın son demleridir insanın yazgısının sonunda düzeleceğini sandığı zaman. fakat bu mudur nihai sonuç? tamamen ümitsizliğe kapılamayan insan-ki içten içe ümitsizdir aslında-yitip gitmemek için yırtınırcasına tutunur hayata.

gelgelelim insan için hiç de önemi olmasa gerek bunların. öleceğini biliyormuş! kim biliyor? hem bilmek yeterli midir? aydınlanmak gerekir! tabloyu bütünüyle görmek gerekir. ve şunun şurasında kaç kişiyiz? kaç kişi? içimizde bile, halen, bizlere ihanet etmekten geri durmayacak insanlar var...

kırmızı kanepeme gömülmüş, işte bunları düşünüyordum biraz önce. dışarıda lapa lapa kar yağıyor. ve inanır mısınız gökyüzü olabildiğince aydınlık şimdi. bütün şehri temizliyor günahından. insanlar umarsızca yaşıyor belki ama ben hep aynı kırmızı kanepemde hayaller kuruyorum. sanki bedenimin ve zihnimin geçirdiği tüm badirelerin ardından evhamlanmak için yaşıyorum. bir trajedinin içerisinde olduğumu fark etmesem herhalde hayal kurmayı da bırakırdım. ama huyum kurusun; fark ettiğimi bile itiraf edemezken kendime... şimdi, evet tam şu anda, kendi budalalığımı ilan ediyorum. trajediymiş... olsa olsa komedi olur.

kılımı bile kıpırdatacak halim yok. durumun ne kadar acınası olduğuyla ilgili şaka yapardım birkaç gün önce. fakat bugün gözyaşlarım tüm güzelliğiyle aktı. yaşamak için birkaç şey... ve ben hepsini kaybettim. kumarı kaybettim!

hem edebiyatın günahı olmaz.
devamını gör...

odun inançlar sisteminin en önemli parçasıdır; isa, golgota tepesine kendisi taşıdı çarmıhını herkesin acılarını üstlenmek için; musa, kızıldeniz’i asası ile böldü ikiye mazlumun isyanına ses olmak için; nuh, gemisini kendi elleriyle inşa etti yeni bir yol çizmek için insanlığa. velhasılı; cemal abi aklıma geldi bu durumda:

“ ölüm geliyor aklıma ölüm
bir ağacın gövdesine sarılıyorum.”
devamını gör...

(bkz: your name)
nörüyon??
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gecenin bir vakti aklıma düşmüş güzel insan. ağustos 2016'da ne yazık ki bir nefret cinayetine kurban gitmiş, yakılarak vahşice öldürülmüştür. 2015'te polis tarafından engellenen onur yürüyüşü'ndeki polislere direnirkenki fotoğrafları ve haklı isyanıyla hafızalara kazınmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ne acı verici ki aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ cinayeti aydınlatılmadı, bir trans kadın olduğu için polisin ve devletin umrunda olmadı. onun adına toplanmak istenen burs engellendi. 23 yaşında, henüz daha gençliğinin başında adice bir olayla aramızdan ayrıldı. özür dileriz hande, aradan yıllar geçti ama bir adım bile ilerleyemedik, sesini hâlâ duyuramadık.

"çekiyorsunuz, ama yayınlamıyorsunuz.
hiçbir yerde yayınlamıyorsunuz.
yayınlamıyorsunuz...
sesimizi kimse duyurmuyor..."
devamını gör...

bir fransız tatlısıdır. adından da anlaşılacağı üzere krebin tatlı haline getirilmesidir.

krebin doğuş ülkesi britanya olmasına rağmen, krebi bambaşka boyuta taşıyan fransızlar olmuştur.

hikayesi de bir o kadar ilginçtir. rivayete göre galler prensi , yanında suzette adlı genç bir kadınla , henüz 15 yaşında aşçı olarak görev yapan henri charpentier’in çalıştığı restorana gelir. aşçı, prensin şerefine değişik bir tatlı yapmak ister. portakal kabuğu rendesi,portakal suyu, tereyağı ve pudra şekerini kaynatmış( bazı tariflerde portakal zest de eklenir) . şurup kıvamına gelene kadar 10/15 dk pişirmiş.şuruba daha önceden pişirdiği krebi eklemiş ve önce ikiye sonra dörde katlamış ve iyice krebi çektirmiş. sonra üstüne portakal likörü dökerek ,prensin önüne getirmiş. sonra krebi ateşleyince janjanlı bir tatlı ortaya çıkıvermiş. prens etkilenmiş tabi; jest olsun diye de bu tatlıya yanındaki genç kadının ismini vermiş. crepe suzette’nin en bilinir ortaya çıkış hikayesi budur.

yapımı basit olmasına rağmen 1900’lü yılların ilk çeyreğinde genelde lüks restoranlarda servis edilen bu tatlı, ülkemizde sık rastlanmasa da evde rahatlıkla yapılabilecek basitliktedir.
devamını gör...

mr robot dizisinde canlandırdığı elliot alderson karakteriyle tanınan, en iyi erkek oyuncu dalında oscar ödülü sahibi olan abd'li oyuncu.
devamını gör...

susmak iki cinsiyet için de son demektir. bir şeyleri düzeltmeye hevesin de isteğin de kalmadığını gösterir. kavga etmek bile sevgi gösterisidir. ama susmak..
devamını gör...

iki sene boyunca içtiğim ve hala derinden gelen bir özlemle andığım, tadını kokusunu unutmadığım, bitimine dört beş nefes kala mentol topunu patlatırken duyduğum o pıt sesi hala kulaklarımda olan, mentol tadının genzime doluşu ile sigara içmenin tadına vardığım sigaradır.

o zamanlar yaşadığım küçük şehirde sanırım sadece benim içtiğim sigaraydı lucky. çünkü hangi bakkala, hangi markete, hangi büfeye gidip lucky strike istesem bana bu sigarayı alan tek kişinin ben olduğumu söylüyordu satan kişi.

amerikan markası olan sigaramın içimi oldukça sert olmasına rağmen bir o kadar da keyiflidir. insana gerçekten sigara içtiği hissini yaşatır. daha önce hiç sigara içmemiş gibi hisseder insan, sanki o hep ilk sigaraymış gibi.

sigara paketindeki tasarım da oldukça etkiyecidir. siyah paketinden asalet akarken beyaz yazısı ile de insanda gelecek planları yapma isteği uyandırır. onun sadece içi değil dışı da güzeldir.

lucky strike bir tiryakinin sahip olmak isteyeceği her şeyi vaat eder ve bu vaatleri de her zaman karşılık bulur.

o benim şanslı vuruşumdu!
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle, mürşidini göz hapsine almış mürit gibi, elindeki avuç içi kadar ekranda, yeşilden kırmızıya, kırmızıdan yeşile dönen sayılara, sarsılmaz bir inançla hipnoz olmuş bir şekilde bakıp; maaşından arttırdığı 10 doları 10 bin dolar yapma hayalleri kurarken bir anda, ansızın, ne olduğunu bile anlayamadan dibi gördüğünüz kırmızı bir altcoin mumu ile tüm gününüzü berbat eden bir günaydın değil elbet...

kaldıraçlı bir işlemde 50x ile mutluluğunuzu katlayan bir günaydın...
peşinde koştuklarınızın sayısının arttığı değil, peşinizden koşanların sayısının arttığı bir günaydın...
müthişli bir günaydın...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
oldukça iyimser bobi.
devamını gör...

rafet el roman bu şarkısında yaz mevsimi, her taraf güneş diye başlıyor ama klibinde kıştan kalmış gibi bere ve mont giymiş. insanların üzerinde de mont, ceket, kazak var kısa kollu giyinen de yok. yani mevsimin yaz olmadığı besbelli.
devamını gör...

hepsi olmasa bile bazılarında açıkça çekik göze rastlanabilen türk konar göçer topluluğudur. türklerin orta asyadan iran’a oradan da anadoluya geldiği herkesin malumu. türkler bu yolculuk sırasında bölge halklarıyla kaynaşıp genotipinde ciddi değişimler yaşamıştır. buna karşın yörükler diğer halklarla daha az kaynaştıklarından kafa yapısı daha yuvarlak gözleri ise çekiktir. yani türk genleri görece iyi korunmuş. bugün acı bir vesileyle televizyonda gördüğüm yörük amcayı özbekistan’a koysanız hakikaten hiç sırıtmazdı.
devamını gör...

belirsizlik yüzünden düşünüp durmak yerine atılması gerektiği taraftariyim. fakat sadece taraftarıyım. ben olsam muhtemelen atmam. varsayımlarım yahut gururdan bilinmez.
devamını gör...

her içeceğe göre bir bardak tasarlanmış. çay için ince belli bardak, su için su bardağı, kahve için fincan, neskafe için porselen kupa, şarap için kadeh, bira için arjantin bardak, meşrubat için de uzun bardak vs.
yani su bardağında çay içmek ya da çay bardağında su içmek, o içeceğin tadına dahi etki ediyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim