birini hayatın merkezine koymak
hayatın merkezi var mıdır? yani biz zamanla değişip bükülürken biri nasıl merkezde kalabilir hep. matematiksel olarak bir çember gibi büyüyorsak hep aynı noktada kalabilir belki. ama hayat sanki çok daha karmaşık.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çocuk kitabı
güneş ile rüzgar diyerek katıldığım başlıktır.
ilk okuduğum kitaptır ayrıca güneş ile rüzgar bu sebeple en sevdiğimdir.
ilk okuduğum kitaptır ayrıca güneş ile rüzgar bu sebeple en sevdiğimdir.
devamını gör...
mabel matiz'in kocası
devamını gör...
kadın filozof olmaması
50 yıl önceye kadar ataerkilliğin zirvesinde yaşanan dünyada cevap kendiliğinden gelir. düşünen sorgulayan kadınlar tabiki her çağda vardır ancak bunu küçümseyip dikkate almamaları sonucu olmadığını düşünüyorum.
devamını gör...
eternity and a day
insanın ruhuna seslenen filmdir.
şu replikle etkilemiştir beni:
"neden, anne…
neden hiç bir şey beklendiği gibi olmadı
neden?
neden çürüyüp gider insan… sessizce…
acıyla ihtiras arasında parçalanarak?
…
neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde?
neden?
söyle bana, anne…
insan neden bilmez nasıl seveceğini?”
şu replikle etkilemiştir beni:
"neden, anne…
neden hiç bir şey beklendiği gibi olmadı
neden?
neden çürüyüp gider insan… sessizce…
acıyla ihtiras arasında parçalanarak?
…
neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde?
neden?
söyle bana, anne…
insan neden bilmez nasıl seveceğini?”
devamını gör...
imrenilen sözlük yazarları
(bkz: tribünlere oynamak)
pavlovun göbeğine, meltingin erimesine, karanlıktakimumun ışığına, arnellanın makarnasına*, hristiyanın hacına, ağzındakikanışeyapıpgazagelenin yumruğuna, hassas türkün yapısına, tuzlueriklidişin kütürdemesine, sözlük valisinin makamına, rahatsızım rahatına, summer queenin tacına, black roseun dikenine, topuksuz senanın santimine, yoldaşın çekicine; imreniyorum.
edit: son iki senedir yaşadıklarımızdan ötürü yarasanın çorbasını atladığım için özür diler, listeye eklemek isterim.
pavlovun göbeğine, meltingin erimesine, karanlıktakimumun ışığına, arnellanın makarnasına*, hristiyanın hacına, ağzındakikanışeyapıpgazagelenin yumruğuna, hassas türkün yapısına, tuzlueriklidişin kütürdemesine, sözlük valisinin makamına, rahatsızım rahatına, summer queenin tacına, black roseun dikenine, topuksuz senanın santimine, yoldaşın çekicine; imreniyorum.
edit: son iki senedir yaşadıklarımızdan ötürü yarasanın çorbasını atladığım için özür diler, listeye eklemek isterim.
devamını gör...
homo ludens (yazar)
aylardır sözlükte olduğu hâlde nickaltısı evet altısı, sinek avlayan yazar.
cık cık cık niye kimse bir şey yazmıyor?
tanımlarını henüz okuyamadığım için bir şey diyemeyeceğim, okuyunca editlerim.
cık cık cık niye kimse bir şey yazmıyor?
tanımlarını henüz okuyamadığım için bir şey diyemeyeceğim, okuyunca editlerim.
devamını gör...
eski sevgilinin unutulması ne kadar zaman alır sorunsalı
bir dostum zamanında şöyle demişti: filanca hatun kucağında çocukla gelse yine de onunla evlenirim. yani zamanla alışılıyor, unutmak balıklara...
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
artık yet her! bu sefer kesinlikle ve kesinlikle dinleyeceğim yayındır kendisi. artık ayıp olmayı bırakın yazarın yüzüne bakamıyorum.
müzik seninle olsun!
müzik seninle olsun!
devamını gör...
milyon dolarlar kazanıldığında alınacak ilk şey
hiç vakit kaybetmeden bir yolunu bulup başka bir ülkeye yerleşerek katılacağım anket başlığı olurdu.*
devamını gör...
tu quoque
(latince: "sen de", "sen dahil") kişinin bir suçlama karşısında kendisini suçlayan kişinin de önceden veya hâli hazırda aynı suçu işlemiş veya işlemekte olduğunu ima eden; bir başka deyişle bir tezi/düşünceyi savunurken, karşı tarafın yaptığı bir hatayı söyleyerek kendi yaptığını rasyonelize eden bir tür savunma argümanıdır. tu quoque; bir eleştiri veya itirazın, eleştiri veya itirazı yapan kişiye de aynı derecede uygulanacağı düşüncesine dayanır. karşı tarafın öne sürdüğü gerekçe veya eleştirilerden öte, karşı tarafa odaklandığı için (bkz: ad hominem)'in en yaygın türü olduğu söylenebilir. bu yola başvuranların nihayetinde "iki yanlışın bir doğru etmeyeceğini" bilmemeleri nedeniyle yaptıklarının mantıksal bir hata olduğu söylemek yanlış olmayacaktır.
genellikle iki farklı yöntemle uygulanır:
(1) kişinin bir söyleminin bir diğeriyle çelişiyor olmasından ötürü bir argümanın geçersiz olduğunu ileri sürerek yapılabilir. halbuki ortada sırf bir çelişkinin varlığından dolayı her iki söylem de yanlış olmak zorunda değildir; çelişkili ifadelerden en azından biri doğru olabilir.
(2) kişinin söylediklerinin davranışlarıyla uyuşmamasından ötürü tüm argümanlarının geçersiz olduğunu iddia ederek yapılabilir.
genellikle iki farklı yöntemle uygulanır:
(1) kişinin bir söyleminin bir diğeriyle çelişiyor olmasından ötürü bir argümanın geçersiz olduğunu ileri sürerek yapılabilir. halbuki ortada sırf bir çelişkinin varlığından dolayı her iki söylem de yanlış olmak zorunda değildir; çelişkili ifadelerden en azından biri doğru olabilir.
(2) kişinin söylediklerinin davranışlarıyla uyuşmamasından ötürü tüm argümanlarının geçersiz olduğunu iddia ederek yapılabilir.
devamını gör...
sosyal medyada çok mutlu görünen çiftler
sosyal medyada kendilerini çok mutlu gösteren çiftlerdir.
kendileri için değil başkaları için yaşayan çiftlerdir.
alem çatlasın niyeti taşıyan çiftlerdir.
ulan alem senin mutluluğunla niye çatlasın ayı oğlu ayı demek gelir insanın içinden.
sahte çiftler sizi mutluluklar.
kendileri için değil başkaları için yaşayan çiftlerdir.
alem çatlasın niyeti taşıyan çiftlerdir.
ulan alem senin mutluluğunla niye çatlasın ayı oğlu ayı demek gelir insanın içinden.
sahte çiftler sizi mutluluklar.
devamını gör...
exspectata non eludet
"umutları boşa çıkarmayacak" anlamına gelen, aynı zamanda en sık kullandığım latince deyim.
devamını gör...
geceye bir çelişki bırak
insandır. öyle ki en büyük çelişkidir. akıl ve kalbin büyük bir çelişkisi yaşam boyunca mevcuttur insanda.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
istek parçamı çaldığınız için teşekkür ederim
şarkıyı tekrar dinlemek isteyen olursa diye bırakıyorum
şarkıyı tekrar dinlemek isteyen olursa diye bırakıyorum
devamını gör...
kontrabas
“müzik öyle yücedir ki hiçbir akıl sırrına eremez; müzikten her şeye egemen olan ve kimsenin hesabını tutamayacağı bir etki yayılır.”
goethe
koku romanıyla tanıdığımız patrick suskind’in bir oyunu kontrbas.
diyalog havası verilmiş bir monolog ve bu monologun sahibi bir kontrbasçı. babasına karşı durmak için sanatçılığı seçen kahramanımız, devlet sektörünüde işe girince orkestranın kontrbasçısı olur ama bir devlet memurudur.
memuriyet onun kendini sanatçı hissetmesine büyük bir engeldir. zira memursanız yaratıcılığınız yoktur. kendinizi geliştirmeniz mümkün değildir ve böyle bir şeye ihtiyaç da duymazsınız, o yüzden sanatkarlıktan sıyrılıp zanaatkar olmaya doğru yüzersiniz. hele bir de başkontrbasçı değilseniz kimse sizi fark etmez bile. kahramanımız kontrbasın sadece bir enstrüman değil hayata dair birçok şey olduğunu anlatır bize.
kontrbas diğer müzik aletlerinden farklıdır, hantaldır bir kere, her yere taşıyamazsın. evinde devasa hacmiyle büyük bir yer tutar ki bir hanımla kendi evinizde yalnız kalmanız bile kabil değildir. her konunun içindedir, onun dahil olmadığı bir konuşma mümkün olmaz, dikkatleri hemen üzerine toplar. ama onu çalan insan neredeyse görünmez olur. kahramanımız aşıktır öte yandan ama aşık olduğu sopranonun ilgisini çekmesi mümkün değildir, çünkü sopranonun seslendireceği ve kontrbasçının çalacağı bir eser yoktur. ama kontrbasını bu güzel kadına benzettiğ olur.
ona sarılarak, parmaklarından yayların geçişini hissederek…
patrick suskind bu oyunda mozart’tan brahms’a , beethevon’dan schubert’e herkese değinmiş ufaktan kimini yermiş, yetersiz bulmuş kiminiyse hafiften kayırmış. brahms’ın ikinci senfonisiyle başlayan oyun schubert’in alabalık beşlisi, 1. bölümle son bulmuş.tabii bu yazdıklarım antrparantez…
bir saat gibi bir süre içinde okuyabileceğiniz bu esere bir klasik müzik eseriyle fon oluşturursanız okuma zevki birkaç kat artacaktır.
devamını gör...
antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
bir insanın ağzından değil, ancak açık kalmış bir lağım çukurundan çıkabilecek türden bir cümle.
hepimiz adalete ve sisteme bilendik değil mi yıllardır? "neden tutuklanmıyor? neden serbest kalıyorlar sürekli? hakimler neden işini doğru yapmıyor?"
sanırım tam da istenen kıvama geldik. yakında başlar "bakın hukuk sistemi yetersiz, değiştirelim ki harika olsun memleket" çığırtkanlığı.
adaletin sadece a'sını dahi uygulayan bir toplum, yönetim şekli ne olursa olsun bu hale gelmez. bakmayın siz dindar olduğunu iddia eden "dini dar"lara. şeriat falan bahane... bunların sıkıntısı, cendereyi daha da sıkıştırmak, insanları canlarından daha fazla bezdirip kontrol altına almak.
sinirimden ağladım şurada iki dakikada. o annenin durumunu hiç düşünemiyorum şu an. allah yardımcıları olsun. hak edilen ceza da hak eden kişiye bir an önce dibine kadar uygulansın inşallah.
hepimiz adalete ve sisteme bilendik değil mi yıllardır? "neden tutuklanmıyor? neden serbest kalıyorlar sürekli? hakimler neden işini doğru yapmıyor?"
sanırım tam da istenen kıvama geldik. yakında başlar "bakın hukuk sistemi yetersiz, değiştirelim ki harika olsun memleket" çığırtkanlığı.
adaletin sadece a'sını dahi uygulayan bir toplum, yönetim şekli ne olursa olsun bu hale gelmez. bakmayın siz dindar olduğunu iddia eden "dini dar"lara. şeriat falan bahane... bunların sıkıntısı, cendereyi daha da sıkıştırmak, insanları canlarından daha fazla bezdirip kontrol altına almak.
sinirimden ağladım şurada iki dakikada. o annenin durumunu hiç düşünemiyorum şu an. allah yardımcıları olsun. hak edilen ceza da hak eden kişiye bir an önce dibine kadar uygulansın inşallah.
devamını gör...


