70'ler almanya'sını yaptığı illegal eylemler ile derinden sarsan bir radikal sol gruptur. çeşitli yerlere yapılan silahlı saldırılar, bombalı eylemler ve soygunlar ile isimlerini duyurmuşlardır. kızıl ordu fraksiyonu'nun türkiye'deki karşılığı belki thkp-c olabilir. benzeştiği noktalardan birisi ise eylem pratiklerini kırsalda değil de şehirde uygulamalarıdır. andreas baader ve ulrike meinhoff bu örgütün öne çıkan üyeleridir. örgütü daha iyi anlamak için "der baader-meinhoff komplex" filmini ve metis yayınlarının türkçe'ye kazandırmış olduğu "kızıl ordu fraksiyonu - avrupa'da gerilla mücadelesi" isimli kitabı önerebilirim. bu kitabı detaylıca incelediğiniz zaman almanya'da da döneklerin olduğunu farkedebilirsiniz:
(bkz: horst mahler)

gerçekleştirdiği sansasyonel eylemlerden bazıları ise şöyledir:
axel springer werlag (bizdeki doğan grubu gibi bir basın devi) bombalanması
birleşik devlet kışlalarının bombalanması

ek olarak, bu örgüt ile filistin halk kurtuluş cephesi oldukça kuvvetli ilişkiler kurmuştur ve bazı örgüt üyelerinin filistin'de eğitim aldığına dair güçlü kanıtlar vardır.

uzun süre sonra gelen edit: bu örgütün doğu almanya istihbarat örgütü stasi tarafından fonlandığına dair oldukça fazla kaynak mevcuttur.
devamını gör...

ben aratınca direk bu şahıs çıkıyor.
karıştırdılar mı ne?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: koltuk sevdalisi)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mao yönetimine kadar kültürlerini büyük ölçüde koruyabilmiş, mao döneminden sonra asimilasyona maruz kalan, çin’deki 50’den fazla etnik gruptan, çin’in baskı ve asimilasyon politikalarına karşı şu anda bütün gücüyle direnen tek halk. maalesef çin bir yanardağdan ağır ağır akan lavlar gibi etrafını kaplıyor ve bundan kurtulmak çok zor.
devamını gör...

her turuncu olduğunda heyecanlandıran mesaj kutusu.
inşallah mesajlaşılan kimseler gerçek hayatta da arkadaş olabilirler. insanların gerçekten buna ihtiyacı var. insanlar gerçekten çok sıkıldı.
devamını gör...

terhis olduğum sabah.ötesi yok.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

asgari ücret tespit komisyonu'nun dördüncü ve son toplantısı ile kararlaştırılması beklenen 2021 yılı asgari ücretidir.

/

aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanı zehra zümrüt selçuk, 2021 asgari ücret zammının, 2021 yılı için brüt 3 bin 577 lira 50 kuruş, net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu. bakan selçuk, "asgari ücret geçen yıla göre 500 lira artmıştır, yüzde 21,56 oranında yükselmiştir." ifadelerini kullandı.

brüt: 3 bin 577 lira 50 kuruş
net: 2 bin 825 lira 90 kuruş.


www.sabah.com.tr/ekonomi/20...
devamını gör...

mikro dalga fırının kalbini magnetron denilen bir mekanizma oluşturur. radarlarda da kullanılan bu magnetronlar, mikro dalga fırın için 2.4 gigahertz (2.4 milyar hertz) salınım yapacak şekilde üretilir/ayarlanırlar. üretilen 2.4 gigahertz gerilimin gücü de çok fazladır. (2 kw ve üstü). fırın içine konan ve su içeren malzemelerdeki su molekülleri, bu yüksek frekansta sallanmaya başlar. bu sallanma da kısa bir süre sonra su içeren nesnenin isınmasına yol açar.
buradan anlaşılacağı üzere fırına nohut koyup kavuramazsınız.
çalışan bir md fırının içine elinizi sokmayı becerirseniz, kısa sürede ergimiş demirin içine sokmuş gibi olur eliniz. neyse ki bu mümkün değildir. fırının kapağını açmaya kalkıştığınız anda fırın çalışmayı durdurur.
gene de kapak açılınca çalışmayı durduran anahtarı iptal eder (sivri zeka çoktur ülkede) ve kapağı açarsanız gene yanabilirsiniz. kapak açık çalışırsa civarda ne kadar bluetooth cihaz varsa ya geçici ya kalıcı olarak hasar görür. çünkü bluetooth cihazları da 2.4 ghz'de çalışır.
amerika'da kereste kurutmak için devasa md fırın kullanılıyor bazı yörelerde. güçleri 20-30 kw olan bazen bu fırınlarda iş kazası (!) sonucu insanlar kalabiliyor(muş). anlatılan içeriden çıkarıldıklarında yeni doğmuş bebek boyutlarına iniyormuş içeride kalanlar.
devamını gör...

sevgili biriciğim lilium ile pek yakında gerçekleştirmeyi düşündüğümüz yayın olacaktır. sısısıs

soru ve görüşlerinize açığız arkadaşlar. konu başlığından ne tür bir muhabbet döneceği malum, bu yönde sorulara açığız.
devamını gör...

kimseye bir şey açıklamak kendini anlatmak zorunda olmadın. olmak zorundaymışsın gibi hissetme. hayat kocaman bir okyanus bu okyanusta tek başına değilsin. insanlar gelecek ve geçecek. bu benim hayatım istediğimi yaparım ve yapacağım. pişman olmayacağım burnumun dikine gideceğim demiyorum. hatalarımla doğrularımla yaşayacağım. ben halimden memnunum. ne kötü biriyim ben ne de iyi. hayatta yol almaya çalışan bir yolcuyum sadece.
devamını gör...

günaydın sevgili proletarya. patron uyur, işçi uyumaz. açtık mı bilgisayarları?
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'nde bankaya pat diye giremezsiniz. bim'deki gibi iki kapısı vardır ve manyetik, mıknatıslı kapıdır. tek kişi olarak girmelisiniz çünkü iki yada daha fazla kişi varsa ikinci kapı açılmıyor. ilk kapıyı açarsınız ve kapının kapanmasını beklersiniz, çünkü ilk kapı kapanmadan ikinci kapı açılmaz. bir ara hırsızlar toplu halde bankaya girip, soyup kaçtıkları için bu kapılar yapılmış. çıkıştada aynı şekilde beklemelisiniz.
bankaya para yatırdığınız için paranız kesilir, her çekişte paranız kesilir... hırsızlık, gasp çok olduğundan sizin paranızı koruyoruz o yüzden yatırsanızda, çeksenizde paranızı keseriz, işinize gelirse derler.
devamını gör...

#673330 entry'sine kesinlikle katıldığım, günlük hayatta basit gelen şeylerin aslında ne kadar önemli bir nimet olduğunu anlamak açısından gerçekten önemli olduğunu vurgulayarak beğenimi haketmiş yazardır.
çok fazla yazmamış olmasına rağmen içerik olarak dolu olduğunu düşünüyorum, keyifli sözlükler efenim.
devamını gör...

insanın dişinin arasına kaçmayan mısır.
devamını gör...

devamını gör...

kalbinin kırık parçalarını kendi elleriyle birleştirerek eskisinden çok daha güçlü bir kalple yola devam etmek.

çünkü güçlü bir kadın bilir ki alınabilecek en iyi intikam iyileşmektir.
devamını gör...

sigarayı bıraktıktan sonra 20 kilo almamdan dolayı her gün yaptığım yürüyüşleri kurumsallaştırıp uygun ama güzel bir salonda 2022 yılında spora başlayacağım. salonu ziyaret ettiğimde steroidle şişmiş bir sürü adaleli genç oğlan ve daima bir beş kilo fazlası olan fit kızlar görünce nevrim döndü. uzaydan başka bir gezgene ışınlanmış maymun gibi oldum.

sabahları yürüyüş yaparken gördüğüm , 60 yaşlarında teyzeler ve amcalar olduğu için birden kendimi acaip bir mizansen içinde buldum. o kadar çok testesteron bünyeme iyi gelmedi. zaten yabani bir kişi olduğum için ağırlıklar altında zulüm çeken bunca insanı gördüğümde, içimden bu spor değil eziyet olmalı dedim. yahu topu topu 90 yaşına kadar yaşayacağız bu hırs niye?

spor salonun yeri ise çok daha değişik. çankaya yakınlarında sonu mutlu sonla biten masaj salonu ( içeriye giren anadolu irfanına sahip yiğit bir amca ile göz göze geldik), onun yanında 3. sınıf rap çalan saf türk ,ağır faşik ve suratsız gençten bir oğlanın işlettiği 3. nesil kahvecisi ile devam eden, ileride torbacılık yapıp otel müşterilerine her an elinin altında ki escortların numarasını verecek değnekçi tipli bir dayının taksi durağının yer aldığı, onu biraz ilerisinde de adı night klup olup her türlü filmlerin döndüğü karanlık mekanların bulunduğu bir yer. yanlarından geçerken resmen kendimi tarantino filmlerinde hissettim.

bu salonun yerini hiç bu kadar farklı görmemiştim çünkü daha önce konu hakkında hiç düşünmemiştim. öylesine saftrikçe geçmişim yanlarından...

hakkını yemeyeyim benimle ilgilenen kız çok nazikti. sırf onun bu ilgisi ve kibarlığı için bile olsa üye olurdum. hem güzel hem akıllı bir kadın izlenimi verdi bana. yanına gelen salon müşterisi hafif oynak bir kadın ( bunu söylememin nedeni bizim kıza laf sokmasıydı) ile gecem daha da değişik bir hal aldı.

ben o sırada kimdim??? dizine kadar pofidik mont giyen bunu giyince daha da pofidik olan gözlük camları taktığı maskeden buğulanmış, sırtında iş yerine götürdüğü yemek kapları olan , ayrıca kolunda sapları çok eskimiş kedili çanta taşıyan, işten yeni çıkmış 40lı yaşlarında yorgun argın bir kadın. resmen ben o ortamın yaş ortalamasını yükseltip jan janlı duruşunu bozuyorum.

neyse ocakta başlayacağım. umarım sadece başlamam devam da ederim. her zaman beş kilo fazlası olan 20lik genç kadınlar gibi olamasam da şöyle bir sabah sporuyla rahatlarım.
dinimiz amin.
devamını gör...

rusça glastnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılandırma) demektir.

1917 yılında kurulan sscb'de 1927 yılında stalin iktidara gelince önce büyük temizlik adı altında yetişmiş elit kesimi tasfiye etmeye, daha sonra da ikinci dünya savaşı nedeniyle ülkeyi diktatörlükle yönetmeye başlar.

stalin'den sonra yönetime gelen kruşçev, brejnev, andropov ve çernenko liderliğinde genelde stalin döneminin yıkımlarını düzeltmek için küçük çaplıda olsa reform hareketleri izlenmeye çalışılmış ama abd ile girilen soğuk savaş, uzay yarışı, sscb'nin dünyaya rejim ihraç etmek istemesi (küba, angola, vietnam vs..) gibi etmenler durumu daha da kötüye götürmüştür. en son sscb'nin afganistan'ı işgali ve seneler süren savaşta bir netice elde edememesi de üzerine eklenince (kısaca) sscb'de olmayan para bitmiştir.

mart 1985 de mikhail gorbaçov iktidara gelince ilk olarak perestroyka “yeniden yapılanma” adını verdiği ekonomik reformu uygulamaya başlamıştır. ekonomide bir nevi liberalleşme uygulamaları yapılmaya çalışılmış, eski katı merkeziyetçi yapıyı değiştirmek adına daha ılımlı adımlar atılmaya başlanmıştır.

gorbaçov, glasnost “şeffaflık” politikasınıda daha sonra devreye almış, halkın devlete ve yöneticilere karşı güven duyulmasını sağlamaya çalışmıştır.

ancak bu iki politikada işe yarayacağına hemen hemen herkesin üzerinde birleştiği gibi hızla sovyetlerin yıkılışının zeminini hazırlamıştır. demokratikleşme adına atılan adımlar başta milliyetçilik olmak üzere pek çok muhalif düşünceyide tetiklemiş ve 1991 yılında sscb'nin dağılıp, bağımsız devletler topluluğuna dönüşmesine neden olmuştur.
devamını gör...

haha sana da güno deyip kafa atılması gereken tiptir.
arkadaşlar şu sosyal medya dili ve edebiyatını gerçek hayatta kullanmayın. illa kullanacağım diyorsanız yarasanın karşısına çıkmayın.
gerçekten döverim bu arada.
söverim de. annenize hemde.
devamını gör...

kişiye çocukluğunda öğretilen değersiz olduğu bilgisidir. yavaş yavaş öldürür insanı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim