günaydin demek istiyorum babasına. işte böyle böyle herkes islâm ve kuran dan uzaklaşacak.diyanet işleri de ancak mercedes ile gezsin.
devamını gör...

iki kardeş arasındaki fark kadardır. iki insan, iki nefes alış , iki yürek farkı kadardır. herbirimiz ve her canlı arasındaki fark kadardır. sorun fark aramaya çalışmaktadır.
devamını gör...

tiktokta bilal afghan kullanıcı adını kullanan, türk kadınlarının videolarını onların izni olmadan arkadan çekip, profilinde paylaşan afgandır.
3.500 takipçisi olan bu kullanıcının profiline girildiğinde, bir annenin, çocuğunu bebek arabasına koyarken, üstelik yanında kocası dahi varken çekilmiş bir video dahi bulunuyor. bu videoyu paylaşırken bir de alev emojisi eklemiş.

haberin detayı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıvı tekel ürünlerine de bu muameleyi yapıyorlar deliriyorum, inadına saydam beyaz poşete koyuyorum biraları. ne yapıyorum emenike, kul hakkı mı yiyorum? kendi paramla aldığım biralar onlar benim.
devamını gör...

(bkz: adana) gerçekten başka bir havası var. gidip görmek gerekir. bildiğim kadarıyla türkiye ile pasaport zorunluluğunu kaldırdı. türkiye ye de baya yakın.
devamını gör...

haftalık puan tablosu yetmedi, bir de bunun için çabalayacağız. yoruldum ben iko, yeter ama... sürekli bir yere yetişemeden koşuyorum zoruma gitmeye başladı. *

tematik mod gelmiyor bunlar geliyor. ağlayacağım yemin ederim.
devamını gör...

hayvana şiddet yasası çıkmayacak diye yorumladım.
devamını gör...

ziyaretine gittiğim bir iş insanının ofisinin manzarasına hayran kalıp şanslı olduğunu söylemiştim. o da bana "inanır mısın ilk günler ben de gözlerimi alamıyordum. şimdi ise aynı manzara bana duvardaki bir tablo hissi veriyor. artık dönüp bakmıyorum bile." demişti.

evet kanımca sadece güzellik için tercih edeceğiniz kadınlar da böyle hissettirebilir. malesef güzellik de zamanla sıradanlaşır.

hissiyatı muhafaza eden tek şey insanı insan yapan ruhudur. sevmişseniz zaten güzel buluyorsunuzdur. işte güzel ruh ile birlikte gelen güzellik paha biçilmezdir.
devamını gör...

bu tanım, yazmak için çok geç kalınmış bir nickaltıdır. çünkü ne yazarsam yazayım miko için yetersiz olacağını bildiğim için bugüne kadar ertelemişimdir. bugün yine eksik bir şeyler kalacaktır ama idare ediverindir. olmaz mıdır?
bakın gördünüz mü konu miko olunca bir türlü başlayamadım bile. çünkü onu anlatacak, ona değer, onun gibi güzel cümlelerim yok benim. içimden geldiği gibi, gelişine yazacağım mikom ama öncelikle şunu söylemek istiyorum ki; seni çok seviyorum.
bu kadını bir gün bir yolculuk sırasında lahana bebek üzerine yazdığı bir tanım ile keşfettim. bir lahana bebekten yola çıkıp ablası ile ilişkisini öyle güzel anlatmıştı ki hem kalemine hem kalbine yakın hissettim kendimi. sade, dümdüz kelimelerle içinize işleyen bir tarzı vardı sanki. pek huyum değildir durduk yere mesaj atmak, gittim yazdım. kısa bir sohbetin ardından vedalaştık. sonra ara ara karşıma çıkmaya başladı miko, ortak tanıdığımız yazarlar vardı ve radyo yayınları...
bir gün benim yayınıma girişini kendi söylediği bir şarkı ile anons gönderdi. "sana destek olmak istiyorum" temalı bu anons yine gülümsetti beni ve kendisi bilmese de bir konuda bazı şeylerin önünü açtı benim için.
gel zaman git zaman bu kadınla konuşmaya selamlaşmaya, hal hatır soruşmaya devam ettik. sonra bir gün benim yayınım sırasında çocuk korosu isimli minnoş bir oluşumun benim için hazırlanan bir şarkısını duydum sürpriz bir şekilde. kadın yememiş içmemiş "ben bu kadın için bir şey yapmak istiyorum katılmak ister misiniz? " diye mesaj atmış herkese. çıkış noktası ise "bu kadın emek veriyor güzel şeyler yapıyor biz de ona güzel bir şeyler yapalım."
miko böyledir; emek verildiğini düşündüğü herhangi bir şeye kayıtsız kalamaz. çünkü pamuk gibi bir ruhu vardır.
miko dokunduğu yeri güzelleştirir. öyle güzel bir kalbi vardır ki yörüngesine girdiğiniz anda sevilmek ne demek, nasıl değerli hissedilir anlarsınız. evet miko'nun kocaman bir kalbi ve upuzun elleri vardır. kocaman kalbiyle herkesi sever upuzun eliyle herkese yetmeye yardımcı olmaya çalışır. tüm bunları yaparken kendini unutur, onun için ilk sırada sevdikleri vardır çünkü.
miko'nun gülünce küçülen içinden sevgi ve güzellik fışkıran güzel gözleri vardır. konuşmadan çok şey anlatır, çoğunlukla gülümsese de bazen hüzün gizler bu gülümsemenin ardına. o hüznü oradan alıp yerine mutluluk koymak istersiniz, keşke yapabilseniz.
miko'nun sağ gözünün kenarında minik bir yara izi vardır. neden olduğunu bilmiyorum bu izin. (bu tanımı yazdıktan sonra öğrenirim ama) işte tam da bu izin olduğu yerden öpmek lazım miko'yu. ben öptüm, gözleri doldu. çünkü.. çünküsü yok di mi miko? seni sevdiğimi söylemiş miydim?
evet söylemiştim. hatta o kadar çok söylemiştim ki telefonum bile seni yazdığı anda otomatik olarak seviyorum ve hemen ardından mikom kelimelerini yazıyor. inanmayanlar için buyrun efendim kanıt;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kadına gün içinde kaç kere seni seviyorum diyorum bilmiyorum ama ne kadar dersem diyeyim az geliyor onu biliyorum.
bir insan bir insanı tanımadan ancak bu kadar sevebilirdi sanırım.
son olarak miko çok güzel sarılır, sarıldığında sizi kocaman sarmalar. dış dünyaya karşı korunduğunuzu hissedersiniz. durup duruken tutar yanaklarınızdan öper. "benim canım güzelcim oy kuzum benim" der, sarılır bir daha öper.
yani demem o ki miko çok güzel! biliyorum çok ortaya karışık bir tanım oldu, söylemek istediklerimin, içimden geçenlerin yarısını bile yazamadım ama denedim.
iyi ki varsın miko'm, iyi ki tanıdım seni ve iyi ki çıktın karşıma. hep ol, seni çok seviyorum mikom!!!
ps: turuncu ve kıvırcık saçlarından, hollanda planından da bahsetmek istiyorum ama şimdilik yeter bu kadar.*
devamını gör...

kurduğu platformu arşa çıkarmaya yeminler etmiş, azmini ilk günkü gibi koruyan; arka planda harıl harıl çalışan bir sözlük emekçisi.

köy kahvehanesinde yoldaşlarıyla pişpiriğe ara vermiş olduğu, bu aralar piyasada pek boy göstermediği doğrudur.

bütün interaktif sözlükler için rol model oluşturacak işler peşinde olduğu doğrudur.

kafasındaki birçok projeyi baharın gelişine yakın sözlüğe kazandırma gayreti içerisinde olduğu da doğrudur.

see you soon !

devamını gör...

orsalesta anafor'a ithafen,

kağıdı postit gibi olan şey.
teknik anlamından ziyade bir konu hakkında insanların gerçek niyetlerini ortaya çıkaran durumlarda kullanılan kelime.

bizim ülkemizde turnusol işlevine sahip meseleler allah'ın her günü meydana geliyor, malumunuz.
zaten kimin kim olduğu da az çok bilinir ülkemizde.

mesela şu durumlar;
- ali babacan'ın anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceği, duruma göre de hareket edilebileceği yönündeki açıklamaları;
laik- seküler kesimin oy tercihini belirlemesi,

-yine ali babacan'ın aynı açıklaması; anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilebilecekse de bunun hukuki olarak nasıl olacağını ya bilmediklerini ya da umursamadıklarını, her iki ihtimalde de hukuk bilgisi ve görgüsü anlamında vahim bir durumda olduklarını göstermesi bakımından turnusol niteliğindedir.ilgili haber

zira tali kurucu iktidar(kurulmuş iktidar da deniliyor) asli kurucu iktidarın çizdiği sınırlar ve gösterdiği şekilde anayasayı değiştirme gücüne sahiptir.

1982 anayasasını sıfırdan yapan yani o zamanki milli güvenlik konseyi ve konseyin çıkardığı 29 haziran 1981 tarih ve 2485 sayılı kurucu meclis hakkında kanun ile kendisine anayasa hazırlama görevi verilen kurucu meclis bu anlamda asli kurucu iktidardır.

tali kurucu iktidar ise anayasanın 175. maddesinde kendilerine anayasa değiştirme yetkisi verilen; cumhurbaşkanı, meclis ve halktır.

nihayetinde asli kurucu iktidarın çizdiği sınırlar dahilinde hareket etmesi gereken bir tali kurucu iktidar(kurulmuş iktidar) söz konusudur. evet anayasanın ilk dört maddesi değiştirilemezdir.
ama bu durum bahsedilen maddelerin içeriğinden değil asli kurucu iktidar/tali kurucu iktidar ayrımından ileri gelmektedir.
konunun özünü bu teorik ve hukuki temel oluşturmaktadır. fakat bu mesele hiç bir zaman hukuki boyutuyla ele alınmamaktadır.
kuru bir değiştirelim-değiştirmeyelim tartışmasından öteye gidilememektedir.

peki bu durumda 82 anayasası teorik de olsa bütünüyle hiç değişemeyecek midir?
bu yaklaşıma göre değişmesi gerçekten çok zor. elbette fiili olarak gücü elinde bulunduran herkes bir çok şeyi yapabilir.
ama teorik olarak zor. tbmm'nin yeni bir anayasa yapıp yapamayacağı ile ilgili kemal gözler'in makalesi için buradan. ben makaleyle uğraşamam diyorsanız da makaleden özetlemeye çalıştığım #509006 numaralı tanıma bakabilirsiniz.
devamını gör...

ilgili kategoriye "kendisini" de dahil ediyorsa bir duruşu olan, yok etmiyorsa üzerinde fazla durulmaması gereken insandır.
devamını gör...

noldu profil fotoğrafına resmini koyan yazar iticiliği falanlar filanlar dediğim sorunsaldır.
devamını gör...

sosyoloji bilmeyen kişinin kullandığı saçma açıklamadır.
devamını gör...

basit bir gülümseme. bu kalbinizi açmanın ve başkalarına şefkatli olmanın başlangıcıdır. demiştir.
devamını gör...

kaçız olduklarını saymamakla birlikte, başlarda mütemadiyen karıştırdığım merdum'lar tarikat propagandası mı yapacak acep merakıyla dinleyeceğim yayın. bir süredir, nasıl olduysa artık karıştırmıyorum. bu da başarıdır.
devamını gör...

her şey.
8 yaşındayken öyle derdim kardeşlerime
onlar da inanırdı.
devamını gör...

artık anlatırsınız.
evlat, zor zamanların yazarıydık. biz ilk nesildenız. o vakitler corona sarmıştı dünyayı, ülke ekonomisi sıkıntıdaydı. sonra benjamin ve iko adlı iki eleman zuhur etti. etraflarına moderatörleri toplayıp bir kongre yaparak "bu gidişat pek hayırlı değil. biz yeni bir sözlük ülkesi oluşturarak kapitalizmin sözlüklerdeki sömürüsünü durduracak, yandaşlığa yallah diyecek, küfürlü siyasetli sporlu yazıları engelleyeceğiz. cesur olalım korkmayalım" falan fıstık diyerek karantina karanlığında yeni bir çıkış kapısı açarak dağların ötesini göstererek 5. günün şafağında ortaya çıkan gandalf misali orklar a dönen reklam ve saçma yazılara bir dur dedi. sonra biz 1. nesil hem de ne nesil ! düştuk peşine, düşler gerçeklessin diye. boyle böyle sözlük kuruldu evlat.
çaylak oğlum, oradan bir tavşan kanı kap da gerisini anlatayım. burada çaylaklığın kıymetini bil. ne dıyordum, devam edelim....
devamını gör...

benimdir. bundan dolayı kimseden sevgi beklemiyorum. ben bile kendime tahammül edemiyorken niye bekleyeyim başkasından bunu?
devamını gör...

henüz inandığı değer ve görüşleri yansıtan bir siyasetle karşılaşmayan ya da şu anda mevcut siyasi toplulukların kendisini temsil etmediğine inanan insanın geldiği noktadır.

(bkz: apolitik)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim