mitolojimizde çok önemli bir yere sahip olan kayra han tüm tanrıların tanrısı'dır. gök tanrı'nın çocuğu olarak bilinir ve annesi yoktur.
gökyüzünün en üstünde, 17. katında oturur.
kayra han'ın ülgen, kızagan ve mergen adında üç oğlu vardır. anla
oğullarının arasında en bilineni iyilik tanrısı ülgen'dir. hatta dünyayı yarattığı söylenir. (bkz: yaratılış destanı)
tanrı kayra han, yeryüzünü yarattıktan sonra yaşam ağacını yani uluğ kağın'ı dikmiştir. (bkz: uluğ kağın)
insanların dokuz atası bu ağacın dokuz dalından türemiştir. yani dünya üzerindeki dokuz ırk bu insrdan türemiştir.
devamını gör...

eskiden evliliklerin uzun olmasının sebebiymiş, yani yastık tek olunca öyle yastığını alıp salondaki kanepeye gitme gibi durumlar olmazmış.. tartışmalar, uzatılmadan, araya fiziksel mesafe girmeden çözülürmüş. o yüzden evliler, bir yastıkta birlikte kocarlarmış...
devamını gör...

sürekli ama sürekli başıma gelen durumdur. bütün sözlüğü sağ baştan sayarım öyle aynı geliyor artık.
kenarda 350 kişi online oluyor ama o kadar online olduğunu hissettirmiyor. garip.
bir kesim ciddi ciddi burada sexting yapıyor ve tanım okumuyor.
devamını gör...

gözünü kimin ne kadar kazandığından ziyade yaptığımız işler karşılığı neden bu kadar az kazandığımızı sorgulayana kadar burnunuz boktan kurtulmayacak.
devamını gör...



toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
devamını gör...

yalnızken çoğu şey daha güzel geliyor gözüme.
tek başına sinemaya gitmek, tek başına saatlerce masadan kalkamamalı kahvaltı etmek ,dizi-film izlemek, tek başına gezmek.. “kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin." demiş tarkovski.
devamını gör...

ikisi de mevcut şartlarda başarılı işler yapmaktadır fakat saçma bir karşılaştırmadır. istanbul ve ankara hiçbir açıdan denk değildir ki başkanlarını yarıştıralım.
devamını gör...

güzel bir geçmişi olanların ortak özelliğidir. geçmişi berbat olanlar ise geleceğe dair umut beslerler. ne kadar ironiktir ki umutlu olmanın kökeni biraz da geçmişindeki berbat hayattır.
devamını gör...

aramayıp akışa bıraktığında seni bulan şeydir. zor diye tabir edilmesi sürekli aranmasından ortaya çıkmıştır.
devamını gör...

içlerinden bir tanesiyle üç yıldır aynı evi paylaştığımız kedi. istediği zaman gayet sevecen bir bıcırken, istemediğinde tam bir sevimsize dönüşür. ne kadar şebeklik yaparsanız yapın asla yüz vermez, popişini dönüp uyumaya devam eder. biraz safçanadır, dişilerin o fırldır fıldır dönen gözlerini bu arkadaşlarda göremezsiniz. koridorda bekleyip gelip geçene sürtünmek, canlı ders esnasında klavyenin üstüne atlamak, yatak odasının kapısında ''mööuuuvv'' diye böğürmek gibi hobileri vardır. kulakları büzülesi, gıdısı sıkılasıdır. yenir ki bu.
devamını gör...

yaptığı her işin hakkını vererek oynayan tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu.

şimdilerde alev alev daha önce avlu dizisi ile severek izlemiştim. oyunculuğu zaten mükemmel. bu iki dizi haricinde asıl en sevdiğim işleri;” bir kadın bir erkek” ve “bir kadın bir erkek iki çoçuk” idi. demet evgar ” zeynep”, emre karayel’ de “ ozan” karakteri ile diziye hayat vermişlerdir. dizi zaten iki kişilik diğer oyuncuların sadece sesleri var. çoçuk serisinde de +2 çocuk ekleniyor. canım sıkıldıkça açar açar izlerim hala bilmem kaçıncı tekrarlarını. unutmadığım bölümlerden biri düğün günleri diğeri de zeynep’in doğuma girdiği bölüm. bipli bipsiz anlarda oluyor tabi.
devamını gör...

bazı gerçekler var, artık kitaplar arzu edildiği kadar basılıyor. yani kimse kimseye el yazması, biricik bir eser bırakmıyor normal şartlarda. 90. baskısı yapılan kitabın sayfasını katlasam ne kaynatıp suyunu içsem ne. tarihi eser almadım, kitabın var oluşu tehlikede değil. kitap sadece bir form, eserin sunuş şekli benim için.

okuduğum hiçbir kitap aldığım gibi kalmadı. bir kısmı bir dolabın içinde kader mahkumu hatta, yılda birkaç kez havalandırıyorum rutubetten küflenmesinler veya bit yemesin diye.

forma içerikten fazla değer biçmek zararlı olabilir. kim nasıl istiyorsa kitaplarına öyle muamele etsin tabii ki ama nihayetinde kitaplar canlı değil. kitapları yaşar kılan sayfaları ya da kapağı değil, o sayfalarda yazanlar.
devamını gör...

sözlüğe nerdeyse her gün her hafta yeni bi güncelleme ve özellik gelmesi çok hoşuma gidiyor ya. sürekli canlı tutuyorlar özellikleri ya da ödülleri. teşekkür ederiz efendim*.
devamını gör...

"shut up!" şeklinde de telefuz edilebilir. daha havalıdır.
devamını gör...

cezve ve fincan.. olmasa kahvesiz kalırım..
devamını gör...

yüzyılın en iyi şarkılarının olduğu zamanlardan, alanında klasik bir şarkı bırakıyorum.
her notası anım dolu.
kimse ortak olmasın.
rafet el roman
seni seviyorum
devamını gör...

sorumluluk alamayacak ya da kendinden ödün veremeyecek insan için doğru bir önermedir sanırım bende böyle düşünenlerdenim
devamını gör...

galiba sonundayız uykumuzun.

turgut uyar
devamını gör...

bir zamanlar amerikan kovboylarının, rock müzisyenlerinin, serserilerin sembolü iken günümüzde de para içinde yüzen kadınların gözdesi olmuştur.
asya'da bu yüzden yarım milyona yakın piton yılanı vahşi yöntemlerle öldürülüp derileri de alman, fransız, italyan, japon modaevlerine bazen yasal yollarla, bazen de karaborsa olarak ihraç ediliyor.
devamını gör...

birileri için 'delilik' olarak görülse de ruh için en iyi terapi. çünkü insan, kendi haricinde kimseyle tamamıyla açık olamaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim