bildirim gelmeyince üzülen yazarla aynı kişidir
devamını gör...

170 sene evvel şuanki bilinen irlanda coğrafyası da dünyanın pek çok coğrafyası gibi ingilizler tarafından sömürülüyordu. toprak babaları ingiliz olunca tarımdan elde edilen ürünler ingiltere'de yaşayan toprak babalarına bizzat irlanda halkı tarafından gönderiliyordu. karşılığında ise ektikleri patatesleri kendileri tüketiyorlardı yani ana besin kaynakları patates olmuştu. 1845 yılında talihsiz bir olay yaşandı, patatese mantar bulaşmıştı. kıtlık başlamış bunun neticesinde nüfusun neredeyse yarısı(4 milyon insan) açlıktan ölmüştü. insanlar açlıktan ölmeye devam ederken ingilizler irlandalıların ekip biçtiği tüm mahsüle el koymaya devam etti ve irlandalıları kendi kaderine terk etti. bu olaylar cereyan ettiği esnada sultan abdülmecid osmanlı devleti padişahıydı. osmanlı devleti'nin durumu da pek iç açıcı olmamasına rağmen sultan abdulmecit 10000 sterlin değerinde para yardımı yapmak ister. dönemin ingiliz kraliçesi biz ingiltere olarak 2000 sterlin yardım yaparken sizin 10000 yapmanız olmaz diyerek yardımı engeller. osmanlı nakit olarak göndermediği yardımı gıda ve ilaç gibi acil ihtiyaçları doldurduğu 3 gemiyi irlanda denizi açıklarından ulaştırmaya çalışır, karşılarında yine ingiliz engeli vardır. osmanlı filosu kafaya koyduğu yardımı gece yarısı drogheda kasabası limanından gizlice ulaştırmış binlerce belkide milyon insanın hayatını kurtarmıştır.
bugün bordo mavi renklerini taşıyan drogheda united kulübünün armasına bakarak bu gururu yaşayabilirsiniz. irlanda halkı 170 yıl önce yapılan bu yardımı unutmuyor hala gözleri dolabiliyor. işin bence ilginci tarafı yaşanan olaylar ne ingiliz okullarında ne türk okullarında anlatılıyor. hadi ingilizleri anlarsın marifet değil, peki ya biz ?
devamını gör...

beni görece etkileyen netflix belgeselidir. izlerken asla inanmıyorum bu kadar olamaz demedim. aslında hepimiz biliyoruz izlendiğimizi, verilerimizin alındığını, kullanıldığını ancak bilinçli değiliz. bu belgesel insanlara farkındalık oluşturmak amacıyla çekilmiş. başarılı olduğunu da düşünüyorum. çoğu insana distopya gibi gelen kitlelerin tek bir tuşla yönetilmesi gerçek ve oldukça korkutucu. izledikten sonra sosyal medyadan elini eteğini çekesi geliyor insanın ama mümkün mü? hayatımızın içine girmişler; iş, okul, arkadaşlar hepsiyle kurulan bağ bir şekilde sosyal medyaya bağlanıyor. tası tarağı toplayıp uzaklaştığınızda insanlarla kurduğunuz iletişim azalıyor çünkü her biri varlığını bu uygulamalarda yaşıyor. buluşuyorsunuz, sohbet edelim istiyorsunuz karşınızdaki kişiye bildirim geliyor. sizi unutuyor. hoş değil. neyse efendim izleyin ve izletin lütfen.

sondaki birkaç öneri dikkatimi çekmişti. onları da paylaşmak istiyorum:
1. uygulama bildirimlerini kapatın.
2. youtube'da önerilen içeriklere tıklamayın, ne izleyeceğinize siz karar verin.
3. çerezler ve geçmiş okumayı engelleyici uygulama kullanın.
devamını gör...

bunlardan biride benimdir. içinde bulunduğumuz durumu, yaşama şartlarını, dünyanın , insanların daha da kötü olduğunu gördüğüm için ve bu hayat mücadelesinde yaşamak için bir neden bulmak oldukça zorken benimle aynı hayatı yaşamasın diye bu sorumluluğu almak istemiyorum.
devamını gör...

aramayarak.

yeter artık yok dediğiniz an karşınıza çıkar.

(bkz: adaletin bu mu dünya)
devamını gör...

"resmi gazete’de yayımlanan atama kararlarından akp grup başkanı ve ankara milletvekili naci bostancı’nın oğlu çıktı. enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı’na bağlı nükleer enerji ve uluslararası projeler genel müdürlüğü’ne naci bostancı’nın oğlu afşın burak bostancı atandı."

biz de okuyup, yüksek lisans yapalım. sonrasında ise iş garantimiz dahi olmasın. yok ki şöyle badem bıyıklı bir babamız.

buradan
devamını gör...

kitaplarım. hiç acımam, aç yatar, yine de alırım o kitapları.
devamını gör...

cem karaca'nın dönemin bozuk gidişatına ve sansürlere şifreli göndermeler yaptığı tekerleme tarzı efsane şarkısı.

içeriğindeki sözler kafa sözlük'e küfür konusunda alternatifler sunabilir diye düşünüyorum:

--! spoiler !--

hanimini hüppen dezigi banna rap rap
tefeşle kayyüş illede kıtmir rap rap

--! spoiler !--


'vereceğin fikrin hanimini, denzigini hüppen' demezseniz şarkı bu
devamını gör...

kırmızı arabamdaki gri patilerin sahibi diye bir şey paylaşmak isterdim ama beceremedim *
devamını gör...

bu dünyanın acı gerçeklerinden biridir. küçük esnafa sahip çıkalım kısmına katılmıyorum. ben vatandaş olarak bütçemin elverdiğince tasarruflu olanı yapmak mecburiyetindeyim. küçük esnafa devlet sahip çıksın. diğer elemandan daha çok vergi alsın, küçük esnaftan az alsın, yerine göre almasın. küçük esnafın gelişimi için hibelerde bulunsun, yeni satış yöntemlerine göre eğitim versin, destek sağlasın. sen, ben kurtaramayız onları. gören de bu arkadaşları batmasın diye marketlere girmeyip bakkaldan alışveriş yapıyor zanneder.
devamını gör...

ne hissedecegimi bile şaşırdım artik. neye uzuleyim neye kizayim. ve bunlar neye yarıyor? sosyal medyayi her yeniledigimde kötü bi haberle karşılaşıyorum akil sagligimi kaybettim artik..
devamını gör...

internette çokça karşıma çıkan bir filmdi o yüzden izlemek istedim. çok etkilendiğim bir film oldu. aynı bulaşıcı hastalığa sahip iki genç ve bu hastalığı birbirine bulaşmaktırmaktan korkan iki genç. ikisi de birbirini seviyor ama birbirlerinden 6 adım yakına gelemiyorlar uzaktan seviyorlar birbirlerini sonu hiç beklemediğim bir şekilde bitti hüzünlü ama etkileyiciydi.
devamını gör...

insanların temel gıdaya erişemediği bir ülkede oldukça normal olan durumdur.
devamını gör...

öncelikle hiç kimse hiç kimseye karşı zorla sevgi veya saygı duymak zorunda değildir bu bir bu ülkede bir dinin peygamberine dâhi küfür edildiği zaman sesiniz bu kadar yüksek çıkmıyor ama konu atatürk olduğu zaman sesiniz kesilmiyor ne hikmetse birisi de yazmış ki bize özgürlüğü bahşeden kişiymiş ve biz gerici dinci grup oluyormuşuz siz müslümanları cahil mi zannediyorsunuz konu osmanlı olunca haremden-kaldı ki orayı sadece zevk ve sefa yeri zannedecek kadar geri kafalısınız- padişahlardan öyleydi böyleydi diye dem vurursunuz siz ecdadınıza saygı duymadıkça hani atatürk ülkeyi kurtardı ya hangi ülkeyi kurtardı kim bu toprakları türk ve müslüman toprağı haline getirdi diye düşünmek gerek bir fatih sultan mehmet’in portresi bir bakanın odasında asılı olsa gericilik diye adlandırıyorsunuz ya biz de insanları putlaştırmak olarak görüyoruz zira kitabım nutuk peygamberim atatürk diyen insanları da bizzat tanıyor biliyorum bu yüzden birbirimize saygı duymadığımız sürece asla bir olamayız ve biz asırlarca tek yürek olarak yaşayan soyu türk olan insanlarız bu yüzden lütfen saygı duymayı öğrenin ki karşınızdaki insanlardan da size saygı duyulmasını bekleyin .
devamını gör...

tek tek bildirimlere girip,kim hangi tanımımı beğenmiş- favlamiş diye baktığım güzel bildirimciklerdir. gerçekten de tek tek bakarım öyle de bir ruh hastasıyım.
genelde bildirimler de görünen her yazarın profilini girip inceler, eğer profilindeki yazıları beğenirsem takip ederim. bir nevi sözlükte yeni yazarları da keşfetmenizi sağlayan bildirimlerdir de denilebilir. bir diğer güzel özelliği ise beğeni aldıkça yazma şevkinizin oluşması, moral ve motivasyon açısından yazdıkça yazmanızın gelmesidir.
bir de 2 ay önceki ruh halinizle şimdiki ruh halinizi görmenizi, böylelikle de kendi tanımlarınızı bir kere daha gözden geçirmenizi, eklemek istediğiniz bir şey var ise eklemenizi sağlar.
eee daha ne olsundur, beğenin gari.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu ara böyle.
devamını gör...

yağmurlu ve sessiz
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

melisa , papatya, adaçayı bunlardan bazılarıdır. doğru müzikle veya fiziksel aktivitelerle de bence sedatif etkiler görülebilir. *
devamını gör...

opus v, matematiksel düzen içinde tasarlanmış bir parfüm. adeta bu parfümü tasarlamak için geometri kullanılmış gibi. ilk adımda üst notaları, ikinci adımda kalp notalarını ve üçüncü adımda temel notalar çok net bir şekilde tespit edebilir durumdadır. (üst notalar süsen kökü ve rum; orta notalar iris, gül ve yasemin; temel notalar ud, odunsu notalar ve civetta (misk kedisinden elde edilen ve parfüm yapımında kullanılan bir madde)’dir. her nota tören kıtasındaki asker gibi yerini iyice bellemiştir. görevini yapar ve işi bitince çekilir. hiçbir nota asla diğer nota piramitlerine gitmez.

1- ilk anda üst notadaki süsen kökü hissedilir. daha önce bu kökün kokusunu aldıysanız, bu kokuyu nerede olsanız ayırt edersiniz. rum da süsen kökünün yanına çok nazik ve düzgün bir şekilde yerleştirilmiştir.

2- otuz dakika sonra üst notalar tamamen kaybolur ve sahneye kalp notaları çıkar. bu aşamada parfüm, sadece ama sadece "çiçek" kokusuna döner. adeta bir cennet bahçesi gibi kokar. gül ve iris bir uyum yaratırken, yasemin saf/temiz bir koku yayar. gül de iris de yasemin de çok net algılanabilir, çünkü hepsi görevini tam ve layığıyla yerine getirir. rolleri bitince kıdemli bir tiyatro sanatçısı gibi eğilip, selam vererek sahneden ayrılırlar.

3- yaklaşık 3 saat sonra kalp notalar tamamen kaybolur ve önce alt notalarda yer alan ud ve odunsu notalar devreye girer: amouage'ın parfüm yapma sanatı bu dip noktada adeta cetvel ve pusula gibi çalışmıştır: ud (agar) ve odunsu notalar kuyumcu titizliğinde çok nazik bir biçimde kullanılmıştır. çok güçlü ya da baskın değildirler. birkaç dakika sonra animalic koku olan civettayı algılıyorsınız. ancak bu da abartılı kullanılmamıştır. ona adeta koku alma sinirlerini gıdıklama görevi verilmiştir. o da bu sinirlere zevk verir ve çok ilginç anlar yaşatır.

opus v, asil bir arabic parfüm ama asla arabesk değil. bin bir gece masallarının anlatıldığı sarayların beyaz mermer koridorlarında esen tatlı bir meltem ya da o koridorun açıldığı cennet bahçesi gibi bir şey.
devamını gör...

bir ece ayhan şiiridir.

buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında,
bir teneffüs daha yaşasaydı,
tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür,
devlet dersinde öldürülmüştür.


devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
- maveraünnehir nereye dökülür?
en arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
- solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine! dir.


bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım.


o günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır:
ah ki oğlumun emeğini eline verdiler.


arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
aldırma 128! intiharın parasız yatılı
küçük zabit okullarında,
her çocuğun kalbinde
kendinden daha büyük bir çocuk vardır.
bütün sınıf sana çocuk bayramlarında
zarfsız kuşlar gönderecek.


dikkat edilmesi gereken bir kısım vardır.

aldırma 128! intiharın parasız yatılı
küçük zabit okullarında,
her çocuğun kalbinde
kendinden daha büyük bir çocuk vardır.
bütün sınıf sana çocuk bayramlarında
zarfsız kuşlar gönderecek.


ece ayhan bu kısmı arkadaşı nilgün marmara için yazmıştır. genç yaşında intihar eden nilgün marmara'nın cenazesinde şair ece ayhan nilgün marmara'nın annesine tuhaf bir soru sorar.
-nilgün'ün okul numarası kaçtı?
- 128
nilgün marmara'yı çok seven ece ayhan için bu intihar son derece büyük bir yıkım olur. ayrıca nilgün marmara'nın gömüldüğü mezarın numarası da 128dir.
aldırma 128! intiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında

her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır

bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim