herkese merhabalar,

bu haftada geçen haftalarda olduğu gibi türkiye saati ile 22,00-00,00 arasında kabinden sizlere sesleniyor olacağım. 19 şubat 2021 likit radyo yayınında olduğu gibi dönem müziklerini derlediğim bir liste oluşturdum.* bu hafta playlistimde yer bulan bazı isimler ise şöyle; ben e. king, the shadows, the doors* ve niceleri.

siz değerli dinleyecilerimiz ise bu başlık altına yazarak yahut bana yayın süresince mesaj atarak ulaşabilecek, amcanızın 3. kuşaktan akrabalarına selam gönderip kalan şafak sürenizi anons ettirebileceksiniz.* tüm bunlar olurken %500 enflasyon ile mücadele timi ise likitlerinizin hakkını veren bir yayın çıkartmam için gözlerini belertip beni dikizliyor olacak.

şimdiden herkese iyi dinlemeler dilerim, saat tam 22,00'da sözlük radyosunda buluşmak üzere.*

edit: 26 şubat likit radyo yayınında çıkardığınız dans ayakkabılarınızı yerine koyabilirsiniz fakat rengarenk kıyafetlerinizi ve kocaman kurdelalarınızı sandıklarınızdan çıkartmanız önemle rica olunur. *
devamını gör...

başlığı görünce gözümde canlandı o güzel yürüyüşlerim. hem öyle kısa yürüyüşler de değil, sahil şeridi boyunca 30-35 km kadar yürürüm.

yürüyorum saatime bakmadan, yolun sonu olacak mı diye düşünmeden.
sol tarafımda deniz, sağ tarafımda yeşillik. işte benim için yaşam işte benim için sevinç.
bazen durur seyrederim; martılar uçuşuyor, karabataklar denize dalıp dalıp çıkıyor,
bir kayboluyor bir görünüyorlar. deniz anaları kıyıya geliyorlar.
koşuyorum kumsala. çıkarıyorum ayakkabılarımı, çorabımı.
katlıyorum pantolonumu. yavaş yavaş ilerliyorum suda,
hissediyorum soğukluğunu. diz boyuna kadar ilerliyorum,
gözlerimi kapatıp derin bir nefes alıyorum. sonra gözlerimi açıp gökyüzünü
seyrediyorum. yaşadığımı hissediyorum. yaşadığımı...

ağzın varken ye, gözlerin varken gör, dilin varken tat al; hissedebiliyorken sev, ellerin varken tokalaş ve yardım et; kolların varken sarıl, ayakların varken yürü hatta koş koşa bildiğin kadar. bugünün tekrarı yok. - servet saygınoğlu
devamını gör...

"çay getirdim sana bazı konularda danışmam gerek azıcık zamanın var mı" diyen arkadaşın elindeki çay
burada ucuz olan arkadaş değil. herhangi bir konuda boşa harcanacak zamanı arkadaşınin senle geçirme isteği.
*
devamını gör...

arapça kökenli bir kelimedir ve bir yarım adayı karaya bağlayan yer olarak tanımlanır. islam dinine göre ise ölenlerin ruhlarının gittiği ve kıyamete kadar kaldığı yer anlamına gelir.
devamını gör...

hetereseksüel harici yönelimi olan insanların oluşturduğu topluluk.ne yazık ki gelişmemiş ve gelişmemekte direnen ülkelerde pek sıcak bakılmayan başka türlü adlandırılan aşağılanan ama çoğuda altın kalpli insanlar topluluğu.
devamını gör...

her güzel kızın sevgilisi olmak zorunda değildir.
belki de güzelliği çok bir şey ifade etmiyordur. önemli olan karakter güzelliğidir.
ona da sahipse, muhtemelen seçici davranıyordur.
devamını gör...

19. yüzyılın en etkili ve en meşhur edebiyatçısıdır, yaşadığı dönem avrupada sınıf ayrımlarının en çok dikkat çektiği ve artık yıkılma seslerinin geldiği dönemdir. insanlar onlara üstünlük taslanmasına binlerce yıl sonra ses çıkartmaya başlamıştır.

(bkz: karl marx) (bkz: tolstoy) (bkz: dostoyevski) örneğin karl marx'ın yaşadığı toplum; sınıf mücadeleleri içinde boğulurken marx'ın yazdığı manifesto uzun yıllar sonrasında kendi memleketinden binlerce kilometre uzakta kabul görmüş ve uygulanmıştır. (bkz: ssbc)

victor hugo; kilise baskısından ve batı dünyasındaki sınıf ayrımlarından bıkmış olacak ki islama merak salmış, araştırmış ve islamda baskı altındaki bir sınıf görememesi, hatta fakirliğin erdem sayılması ve budizmdeki gibi hayata müdahaleden uzak olmamaları, bu dinin ifrat ve tefritten uzak olduğunu anlamasını sağlamış. zaten islamın iyi yaşandığı dönemlerde yöneticiler hep fakirlik içinde yaşamış ve halkı el üstünde tutmuşlardır, müslümanların dine karşı bu kadar muhabbet duymasının sebebide budur. hristiyanlıkta alt sınıf içten içe din adamlarından nefret ederken, müslümanlıkta dinini en çok seven alt sınıftır.

victor hugo bu samimiyeti görmüş,
hatta islam peygamberi hz. muhammed* hakkında şiir dahi yazmıştır, fakat anladığım kadarıyla tarihçi gözüyle olaylara bakmış ve müslüman olmamıştır.

(bkz: victor hugo'nun hz muhammed hakkında şiir yazmış olması)
devamını gör...

hesabını donduranlar bir süre her şeyden uzak kalıp kafasını dinlemek, kendini keşfetmek isteyen güzel insanlardır. yaptıkları kötü bir şey değildir. ayrıca isteyen istediği zaman dondurur hesabını bize ne
devamını gör...

dünyayı değiştiremeyeceğimi anladığım,insanların yanlışlarından inatla dönmediklerini ve daha kötüye gittiklerini gördüğüm yaştayım . bir umut varsa bile üç kuruş için çoktan şerefle birlikte satılmıştır.
devamını gör...

felsefede sözleri doğru kılan onların doğruluğuna dayanıklık eden şeydir. veya doğruluğuna dayanaklık eden "şey" ile doğru orantılıdır.
devamını gör...

kesinlikle allah’ın indinde isa örneği adem örneği gibidir. onu turab’dan (topraktan) yarattı, sonra ona ol dedi, o hemen oldu. (ali imran 59)
devamını gör...

--! spoiler !--

korkma titre.

--! spoiler !--
devamını gör...

tarihsel süreç doğrultusunda değerlendirildiğinde türkiye ve yunanistan arasında sıklık oranı değişkenlik göstererek daima iniş çıkışların yaşandığı ilişkilerdir.

kronolojik olarak ilişkilerin geçmişten günümüze dek yaşanan olaylarla sıralaması şu şekildedir:

ilişki ve ilişki doğrultusunda sorunların çıkış noktasını iki ülkenin de birbirilerine karşı sürdürdükleri mücadeleler sonucunda kurulmuş olmasına bağlayabiliriz. yunanlılar osmanlı'da ulusal bilinci ilk uyanan ve bağımsızlığını ilk kazanan ulus olmuştur. yunan ulus ayaklanması 1821'de başlamış, 1829'da özerklik kazanmış, 1832'de ise bağımsızlık kazanmıştır. bu noktadan itibaren yunanistan megali idea doğrultusundaki politikalarını sürdürmeye (teselya, balkan, 1919 mücadeleleri ile) devam etmiştir.

1922 bu anlamda megali idea'nın sonu olmuş gibi gözükmüş; mübadele sözleşmesi, etabli meselesi, lozan barış andlaşması ile türk yunan ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır. buradan ikinci dünya savaşına dek ilişkiler altın çağ olarak adlandırılmıştır. ancak savaşın başlaması ile bu dönem son bulmuş 1950'li yıllara kıbrıs sorunu damgasını vurmuştur.

1954'te imzalanan balkan paktı iki ülke arasında kültürel yakınlaşmayı sağlamış, bu dönemde pek çok görüşme yaşanmıştır.

1955'te yunanistan kıbrıs sorununu self determination talebiyle bm'ye götürmüştür. aynı yıl yaşanan 6-7 eylül olayları türkiye'yi hem uluslararası alanda hem de yunanistan'a karşı güç durumda bırakmıştır.

1956-1959 yıllarında kıbrıs sorunu temel olmak üzre; özellikle kıbrıs'ta yaşanan toplumlar arası şiddet olayları iki ülkenin arasında gerginliklere sebep olmuştur.

1959'da imzalanan anlaşmalarla kıbrıs bağımsızlık kazanmış, iki ülke arasında 1964 yılına dek sürecek dingin bir dönem başlamıştır. bu dönem ikinci bahar olarak adlandırılmaktadır.

1960'lar kıbrıs sorununu her iki ülkenin dış politikasının merkezine yerleştirdiği yıllardır ve taraflar sıcak çatışmanın eşiğine gelmiştir.

1964'te tekrar ateşlenen toplumlar arası çatışmalar türkiye'yi müdahale etme kararı almaya itmiştir. ancak abd başkanı johnson tarafından yollanan mektup (bkz: johnson mektubu) müdahale kararını engellemiş; bu mektup türkiye'nin dış politikasında dönüm noktası olmuştur. türkiye bu noktadan itibaren kıbrıs sorununu dış politikasının odak noktası yapmasının hatasını görmüş ve çok yönlü bir politika izleme kararı almıştır. artık ulusal çıkarlar ön plana koyulmuştur.

1967'de kıbrıs'ta tekrar baş gösteren şiddet olaylarıyla türkiye müdahale etmenin eşiğine gelmiş, ancak talepler yerine getirilince müdahale durdurulmuştur. kıbrıs'ta toplumlar arası olumlu görüşmeler başlayınca iki ülke arasında nispi dinginlik dönemine girilmiştir.

1970'ler kıbrıs sorununun belirleyici olduğu ve ege denizi sorunlarının ortaya çıktığı yıllar olmuştur. 1973 yılında türkiye'nin türk petrolleri anonim ortaklığına ege kıta sahanlığında petrol aramasına izin vermesiyle iki taraf arasında tekrar gerginlikler yaşanmaya başlanmıştır. 1975'ten sonra iki ülke arasındaki temel sorun ege denizine ilişkin olmuştur.

1980'ler papanreu ve turgut özal görüşmelerinin sıcak yaşandığı, kktc'nin ilanı ile gerginliklerin devamının sürdüğü ancak gerginliklerden çok çözüm çabalarının yoğun olduğu yıllar olmuştur.

1990'lar sovyetler'in dağılmasıyla birlikte balkanlarda yaşanan istikararsızlık ve güç boşluğunun yarattığı türk-yunan rekabeti sebebiyle ikili ilişkilerde en sancılı süreç olmuştur. bu dönemde kardak krizi, s-300 füze krizi, pkk/öcalan olayları ilişkilerin düzeyini ve gerginliğin yoğunluğunu etkileyici sebeplerdir.

2000'li yıllar ise ilişkilerde yumuşamanın ve işbirliğinin hakim olduğu dönemdir.

sonuç olarak iki ülke arasında daima güvensizlik ve gerilim hakim olmuş; ilişkiler doğrusal bir seyir izlemiş, sürekli iniş çıkışlar yaşanmıştır.

kısa hatırlatma notlarıyla türk-yunan ilişkilerinin tarihsel süreci böyledir. bilahare aynı başlığa gelip yukarıda bahsi geçen yıllardaki olayları detaylarıyla anlatacağım.
devamını gör...

gözümde her iki cins için geçerli olan detay sigara içmesi, iddiaa oynaması ve bir spor takımının fanatikliğini yapması
devamını gör...

"jeanne samary - la reverie"
pierre auguste renoir, 1877

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

renoir, fransız aktrist jeanne samary'nin birçok resmini yapmıştır. kesin olmamakla birlikte, birbirlerine aşık oldukları yönünde söylentiler var.

samary, 3 yıl renoir ile çalıştıktan sonra resimlerini başarılı bulmadığını söyleyerek başka bir ressamla çalışmaya başlar. ressamın daha sonra yaptığı bir resimden yola çıkarak buna çok içerlediği düşünülmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


"luncheon of the boating party" eserinde solda köpeğini seven kadın, 1890'da evlendiği aline. ama resmi ilginç yapan bu değil. en sağda elini yüzüne götürmüş siyah eldivenli kadına dikkat edin, samary. her zaman resimlerinde ön planda tuttuğu samary'ye artık ne kadar uzak olduğunu anlatmak istemiştir.
devamını gör...

muhtemel evleneceği kişiyi düğünden önce görememiş, asla söz hakkı tanınmamış, baba evinden bir mal gibi alınmış, koca evinde bir mal gibi görülmüş, ömrü; kişiler değişse de sadece hizmet etmekle geçmiş, aksini düşünüp, davransa gözünün yaşına bakmadan; şiddet görecek kadınların mecburen katlandıkları herbir duruma eski kadınlar sabırlıydı diye ahkam kesen eski kafalı insan söylemi.
devamını gör...

zaman zaman sorunlardan uzak tutsa da, çoğunlukla kocaman bir boşluk içinde yaşamaya sebep olan.
devamını gör...

tam adı martin seamus mcfly'dır ama etrafındaki herkes kendisini "marty" diye çağırır. memleketi kaliforniya-hill valley'dir. bir ablası bir de abisi vardır. elektro-gitar çalmayı çok sever.

geleceğe dönüş serisindeki kurgusal karakterdir.
devamını gör...

akşamları morlukların üzerine koyacağınız soğuk patates dilimleri ile en az seviyeye indirilebilecek morluk.
devamını gör...

yorgun sadece yorgun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim