zaman makinesi, gelecek günlerin hikâyesi, doktor moreau'nun adası gibi kitaplar kaleme alan fabianist (ingiliz sosyalistler grubu) yazar herbert george wells'in "dünyaların savaşı" adlı eserinde işlediği konudur. bir profesörümüzün anlattığına göre bu eseri radyoda tiyatroya uyarlanmış ve çoğu insan bu istilanın gerçek olduğunu sanmış, panik havası oluşmuş. 1930'larda olmuş bu olay.
devamını gör...

en ucuzu bin tl olduğundan mütevellid evimize gelemediği için ayağımıza gelmesi gereken hizmetin anonsudur.ama olsun ben genede bime gelmesini bekleyip 6 taksitle alıp keyfime bakacağımdır.*
devamını gör...

bir necip fazıl kısakürek şiiridir.

keder, saçlarıma ak
yüzüme çizgi serdi.
ruhumu çırılçıplak
soyup çarmıha gerdi.

akarken bağrımda kan
beni seyretti hayran,
bir kadın oldu o an
kendini bana verdi.
devamını gör...

elvis presley - are you lonesome tonight?

devamını gör...

çekmeyenlerin bilip bilmeden boş yorum yaptığı ağrıdır..
devamını gör...

eğer telefonlar statü göstergesi ise şu aşağıdaki telefon en üst nokta olabilir
hizliresim.com/iNBQyE

not:telefon gazete muhabiri şerif bey'e ait
devamını gör...

nasıl anlatılır ki bu boşluk? bir yoksunluğa inat başlayan, günbegün hayatıma dolan, kırılma noktasında kırılmayan, aksine daha da güçlenen, ömrüme kök salan, uzun bir aşk hikayesi bu. sonu baştan belli olan. ama başlamanın bir anlamı varsa o da bitişi göze almak değil miydi zaten?

kimim ben? senin için kim olabilirim? sevmekten başka verebileceğim bir şey yok. onu da tükettin sanırım. haklısın da. çünkü bir hayatın olmalı. ben bu hayatın neresinde duracağımı bilemem.

senin için ne olduğumu düşündüğüm çok zaman var. hayatının önünde bir engel, ayak bağı.

daha önce de içine düştüğüm bir kaygı bu. yiyip bitiren. etrafına zarar veren. ancak hiçbir zaman sebepsiz olmadı. küçük ipuçları beni bir şekilde buraya getirdi. hiç de yanıltmadı. ama bu sebep mi sonuç muydu? sanırım hiç öğrenemeyeceğim.

içimi kemiren o yoğun duygular başladığında elimden bir şey gelmiyor. yanımdayken yolladığın sevgi mesajları geliyor gözümün önüne. üçüncü tekil şahıs olduğundan habersiz çocuk. bu hale düşmek istemiyorum. bunu bana yapma. yalan söylemek mesela. tereddütsüz söyleyebildiğin. yalan söylenen biri yapma beni. bunu hak etmedim.

"ayrılık ne biliyor musun? ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar...ne yapacağımı sanıyorsun bundan sonra. tenin tenime bu kadar sinmişken, ömrüm azala azala önümde akarken, gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..."

ne zaman başladı biliyorum senin uzaklığını hissetmem. o gün gitmeliydim evden. dönmemecesine. kırılmış bir cam gibi. eski haline dönmesi mümkün olmayan. aslında kırmamak için uğraştığını gördüm gözlerinde. ama kırıktı işte. merhamet miydi? sevgi belki. sözlere inanmayı seçtim. başkasına baktığın fotoğrafları gördüm. artık bana bakmayan. içinde ben olmayan. korkularımı sana anlattığımda ben hep seni seveceğimden, yanında olacağıma dönüşen sözler. dayanırım sandım. olmadı.

yağmur yağıyor şimdi. gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına.

insan nereye giderse gitsin düşüncelerini de yanında götürüyor. o içindeki ince sızı hiç geçmiyor. nasıl anlatılır ki bu boşluk?

bir gün senin adını bana sorduklarında. dostum diyebileceğim sadece. sonbaharı hatırlatacak, gözlerimdeki hüznü kimse görmeyecek. dostum diyebileceğim sadece. bütün bu anlar yitip gidecek, tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi.
devamını gör...

yazar nursel duruel, “geyikler, annem ve almanya” isimli öyküsünü küçük bir kız çocuğunun dilinden anlatıyor. öyküde konu olarak göç, geçim sıkıntısı ve kadınlar arası dayanışma işlenmiş. öykünün tek ismi olan karakteri mihriban hanım. varlıklı, ekonomik refaha sahip, yani varolmayı hakediyor. küçük kızın ailesi ise yoksul, geçim sıkıntısı çekiyor. öykünün başındaki mekan tasvirlerinden bunları kolaylıkla çözebiliyoruz. anne karakteri sabırlı, mücadeleci, aileyi çekip çeviriyor. baba sorumsuz, silik bir karakter. anne ve baba ayrılmanın eşiğinde ve çocuk eski güzel sevinçli günleri düşlüyor. küçük kızın iç dünyası rüyasındaki sembollerle aktarılmış. rüyada tüm aile bir arada, mutlu. duyulara oldukça fazla yer verilmiş. renklerle anlatım yapılıyor. geyikler sevinci simgeliyor, sevinci zamanda donup kalması aktarılıyor. leylek göçü ve yuvasının uzak olması yurtdışına göçü simgelemiş.

öykü ile eleştirilebilecek nokta çocuğun öykünün başlarında 9-10 yaşlarında olması tahmin edilirken sonlarda kullandığı cümlelerle bir anda 15-16 yaşlarında göstermesi olmuş. çocukça cümlelerle son yazılsa daha mantıklı olurmuş.

son kısımda verilmek istenen ana mesajın kız çocuklarının bizim coğrafyamızda erken büyüdükleri ve güçlü olmaları gerektiği olduğunu iyice pekiştirmiş nursel duruel.

yalın anlatımıyla okuması keyif veren bir öyküdür.
devamını gör...

taş parçaları şiiriyle sanıyorum 2016 sonlarına doğru karşılaşmıştım. sonra gidip kütüphanede ne kadar kitabını bulduysam okudum. düz bir şiir sunmaktan ziyade, kendi yarattığı ve karşıya geçirmek istediği duyguyu, kelimeleri, heceleri uzatarak, tekrarlayarak veriyor olması değişik, alışılmadık gelmişti bana. bahsi geçen taş parçaları şiiri 43 adet her biri numaralandırılmış parçadan oluşur. şiir bir sunu metniyle başlar ve orada "her gün bir taş parçası söktüm içimden" der birhan keskin. şiiri okudukça da bu taşlar sizin yüreğinize oturur.

"ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
insan olmuştum ilk o zaman."
..
"gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum."
..
"oysa her âşık önce kendine sonra yanındakine cellat."
..
gibi bende iz bırakmış bir çok cümle içeren şiir şöyle biter:

sözde kalır sevgilim
sözde kalır bütün sözler
aşk çünkü, aşk çünkü kendine
bir yol, bir ideoloji ister.

bilirim, çöl rüzgârında çalıdır bazı yaşlar.
sen sevgilim ilerde, biraz daha ilerde
bir tarihe başlayacaksın, orası işte
benim tarihimle başlar.

ve say, geriye doğru, tek tek
sende kalsın şimdi al bu taşlar.
devamını gör...

böyle kaliteli bir uygulamadan haberi bile yoktur. vizyonsuz köpek.
devamını gör...

geçen yıl çok afedersiniz dayanamayıp boxerla yaptığım eylem.kaldi ki bizim oranın kışın rüzgarı ve soğuğu insanın gözünü keser. aylardan ocak, soğuktan denizin şekli şemalı dehşet saçıyor tehditkâr bir siyahligi mevcut, dalgalar biçimsiz kayaları tokatlıyor dedim ben buna bı gireyim. mavi balina gibi bir dalışla etrafa su fışkırtarak daldiktan sonra soğuk uzuvlara hücum etti. kolumun boyu bile küçüldü öyle bir çiviliyor su kışın. on dk sonra alıştıktan sonra uzun süre yüzdüm. bir zaman sonra soğuk ısıtmaya başlıyor vücudu.
devamını gör...

çok küçükken televizyon haberlerinde gördüğüm hastalıktır.

baya korkmuştum.

şifalar dilerim.
devamını gör...

bu heykellerin koskoca amerika birleşik devletleri'nde böyle kuş uçmaz kervan geçmez bir yere yapılmasının sebebi, bu toprakların sioux'ların uğruna savaştığı, kutsal saydıkları black hills, paha sapa, kara tepeler olmasıdır.
başta çılgın at olmak üzere bütün sioux, cheyenne ve arapaho'lar kutsal saydıkları bu bölgeyi beyazlara para karşılığı satmadıkları için saldırıya uğramış ve meşhur little bighorn savaşında 7. süvari alayının yokedilmesi ve sonrasında olan kızılderili katliamları bu toprakların satılmaması için olmuştu.
kızılderililerden nefret ettiği bilinen bir heykeltraş ve oğlu tarafından yapılmıştır. sanki ırkçı beyaz adam demek istiyor ki, "siz bize bu toprakları vermemek için savaştınız, direndiniz ama biz sizin çoğunuzu öldürüp buraları aldık ve bu heykelleri sizin kutsal alanınıza yaptık ki, sağ kalanlarınız her kafasını kaldırdığında, başkanlarımızı görsün."
devamını gör...

sözlük büyüyünce hayalleri küçülür mü? (babam ve oğlum)
-evet arkadaşlar, sözlüğümüzü almışık, bundan sonra sözlükçüler hattında benjo abbas'ın sözlüğü de çalışacak, herkeze benjo'dan moderatörlük ve yazarlık! [-ulan yavrum benjo abbas be, yaşa be! herkese yazarlık ha!]
(çiçek abbas)
aç sözlüğü iko efendi, benjo reis'in emriyle uganda cumhurbaşkanı hakkında tanım yazacağız. (hababam sınıfı)
siz gerçeği değil, benjo tarafından kandırılmak istiyorsunuz. (prestij)
bu sözlüğün altında yazıdan daha fazlası var. bu sözlüğün altında benjo ve iko'nun ilginç fikirleri var! ve fikirler sözlükte durdurulmaz. (v for vandetta)
kafa sözlük'ün yaptığı en büyük kötülük tüm yazarları küçük bir sözlük olduğuna inandırmaktı. (olağan şüpheliler)
karakterli yazar olmak karakter olmak için yeterli değildir. (ucuz roman)
sözlük, bazen lanettir. ( orada olmayan adam)
moderatör olmak, kimseyi yüceltmez. (yldız savaşları v)
yüreğinizde insan sevgisi taşıyorsunuz. nefretle yazmayın! ancak sevilmeyenler nefretçe yazar. sevilmeyenler ve anormal olanlar. yazarlar! kölelik için yazmayın! özgür bir dünya için yazın! (büyük diktatör)
devamını gör...

madalyalı yazardan farkı olmayan insan.

biri uzun yazıyor, diğeri kısa. tek fark o.
devamını gör...

hep yalnızlık var sonunda, yalnızlık ömür boyu demiş mazhar abimiz.
devamını gör...

maaş, özgürlüklerinden vazgeçmek için verilen bir rüşvettir.
devamını gör...

şekilleri algılamadaki değişmezliği ortaya çıkarmak adına james jerome gibson'un yaptığı deneydir. deneyde kullandığı malzemeler günümüzde birçok evde bulunan kurabiye/pasta kalıpları gibi maddelerdi.

gibson'un yaptığı bu deneye kadar, psikolojik deneyler pasif duyuları ele alıyordu. rivayetlere göre pasta kalıbı deneyi; müller yasası'na ve algıların duyumlardan ibaret olduğuna dayanan bir taktiktir.

birey kafasını sağa sola hareket ettirdiğinde dünya kendisine sabit olarak görünür fakat retinaya düşen görüntülerin değişmesi gerekir. görüntü değişmese bile duyumlarca dünya sabittir. eğer kafanın üzerinden hareket halindeki bir madde geçerse ve göz maddeye odaklanırsa bu kez dünyadaki her şey hareket halindeymiş gibi görünür. diğer deneyler algılardaki bu değişimleri retinaya düşen görüntülere dayandırırken, pasta kalıbı deneyi bunun yanlış olduğunu vurgular. algının değişmediğini, salt görüntülerin değiştiğini söyler.
devamını gör...

sihirli annemdeki taciye konuşuyor gibi görünmesi için krem peynir yediriyorlarmış. alın bu bilgiyle ne yaparsanız yapın.
devamını gör...

(bkz: bana seni seviyorum deme hissettir)

ulu orta herkesin ağzında:"seni seviyorum". en derin kelime ağızda sakız olmuş. bu çağda seni seviyorum sensiz ölürüm diyenler değil mi ilk terk edenler.. haliyle sevdiğinizi ulu orta belirtmek yerine başbaşa söylemenizdir onun içini dolduran. gösterişe girdi mi bir eylem. olmaz. haliyle dışarda hissettirin içerde milyon kere söyleyin.samimi olun.sevgi samimidir gösterişten uzaktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim