başkası adına mutlu olmak
sevdiğin insanların sevincini paylaşmaktır.
devamını gör...
antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
küfr edemediğim için farklı bir sözlüğe geçip gelicem.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
76. olan değerli yazarımız staretzzosima bunu önemsemedi. *
devamını gör...
yazarların terapi yöntemleri
gökyüzünü izlemek.
devamını gör...
salmonella
gıda zehirlenmelerinin başını çeken bakteri gruplarından biridir. özellikle kesme tahtasının iyi temizlenmemesi sonucu üreme şansı bulabilirler. bu yüzden muhakak et kesilen bıçak ve tahta tüm mikroorganizmalar açısından dikkatlice temizlenmeli. ayrıca doğal görünsün diye üzerine tavuk pisliği sürülen yumurtalara da dikkat edilmeli, sadece tozu pisliği alınarak buzdolabında muhafaza edilmeli ve asla yıkanmamalıdır. çünkü yumurta yıkama işleminden sonra koruyucu tabakasını kaybeder ve içeriye her türlü mikroorganizmanın girmesi kolaylaşır. yumurtayı tüketmeden hemen önce yıkamak en doğrusudur.
devamını gör...
kız çocuklarının okumasını istemeyen kitle
karıma erkek doktur bakmasın diyen kitleyle aynıdır.
devamını gör...
eldar
kendilerini quendi olarak adlandıran elfler. iluvatar'ın çocuklarının ilk ve en yaşlıları. adil ve zeki olarak bilinirler. ilk ortaya çıkış yerleri cuivienen dir. uyanan ilk elfler ise; imin, tata ve enel adları ile bilinir. bu ilk elfler ve eşleri yolculukları sırasında yeni yeni uyanmaya başlayan diğer efler ile karşılaşmaktadırlar. biz ise bu elfleri üç grupta biliyoruz; noldor elfleri, teleri elfleri ve vanyar elfleri.
elflerin uyanışından, valar'dan önce haberi olan melkor ise onlara zara vermek ve olası valar-elf buluşmalarını engellemek için elflere musallat olması için değişik kötü ruhlar göndermiştir. öngürülü biri olan melkor, orome'nin elfleri keşfedecek ilk kişi olduğunu bildiği için, bu kötü ruhlar orome'nin suretine benzemektedir. dolayısıyla bu elfler, orome ile ilk karşılaştıklarında onun da kötü biri ruh olduğunu düşünerek bir müddet uzak durmuşlardır kendisinden.
fakat daha sonra bazıları orome'nin gerçek yüzünü görmüş ve hemcecik yakınlaşmışlardır.
bu olaylar neticesinde orome, valinor'a giderek valar'ı eldar hakkında bilgilendirmiş ve onları melkor'un eziyetinden kurtarmak gerektiğini söylemiştir. daha sonra valar ve melkor arasında geçen büyük savaş sonrası melkor tutsak alınır. elfler ise bu savaşın varlığından bihaber olmakla beraber, yine de şiddetine ikinci elden tanık olmuşlardır.
daha sonra, calaquendi adıyla bilinen bir kısım eldar, valar tarafından orta dünyadan valinor'a getirilmiş ve burada ainur tarafından eğitilmişlerdir. silmarill'ler çalınana kadar burada ikamet eden elfler, daha sonra tekrardan orta dünya'ya dönmüşlerdir. ve üçüncü çağın sonuna kadar kalmışlardır.
elflerin uyanışından, valar'dan önce haberi olan melkor ise onlara zara vermek ve olası valar-elf buluşmalarını engellemek için elflere musallat olması için değişik kötü ruhlar göndermiştir. öngürülü biri olan melkor, orome'nin elfleri keşfedecek ilk kişi olduğunu bildiği için, bu kötü ruhlar orome'nin suretine benzemektedir. dolayısıyla bu elfler, orome ile ilk karşılaştıklarında onun da kötü biri ruh olduğunu düşünerek bir müddet uzak durmuşlardır kendisinden.
fakat daha sonra bazıları orome'nin gerçek yüzünü görmüş ve hemcecik yakınlaşmışlardır.
bu olaylar neticesinde orome, valinor'a giderek valar'ı eldar hakkında bilgilendirmiş ve onları melkor'un eziyetinden kurtarmak gerektiğini söylemiştir. daha sonra valar ve melkor arasında geçen büyük savaş sonrası melkor tutsak alınır. elfler ise bu savaşın varlığından bihaber olmakla beraber, yine de şiddetine ikinci elden tanık olmuşlardır.
daha sonra, calaquendi adıyla bilinen bir kısım eldar, valar tarafından orta dünyadan valinor'a getirilmiş ve burada ainur tarafından eğitilmişlerdir. silmarill'ler çalınana kadar burada ikamet eden elfler, daha sonra tekrardan orta dünya'ya dönmüşlerdir. ve üçüncü çağın sonuna kadar kalmışlardır.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yol şarkıları gecesi. dünyadan uzak bir yere giderken ne de güzel gider. yine efsane konsept ve eminim efsane şarkılar. demiştim heyecanla bekliyorum diye bak şimdi daha da heyecanlandım. bir an gelse keşke şu perşembe*.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
"büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. bundan sonra da sana büyük derlerse bunu söyleyenlere güleceksin."
devamını gör...
şah ismail
ı. ismail veya şah ismail, safevî tarikatı'nın lideri, safevi devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarı. ismail'in egemenlik dönemi, iran tarihinin en önemli dönemlerinden biridir.
safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
sözlüğe resim yükleme sorunu başlıklı yazılarda anladığımız kadarı büyük sorun. şu girdide nasıl çözüleceğini yazdım #784445
bende önceleri cebelleşmiştim bayağı. sorunu çözmem konusunda yardımcı olan balkoninsanı'na bu vesile ile fotoyu armağan edeyim.
teşekkürler.
<
;
bende önceleri cebelleşmiştim bayağı. sorunu çözmem konusunda yardımcı olan balkoninsanı'na bu vesile ile fotoyu armağan edeyim.
teşekkürler.
<
;
devamını gör...
sevilmediğini anlamak
hissetmeyeceğim duygudur.
kimse beni sevmese bile ben kendimi seviyorum. her zaman sevmeye devam edeceğim. bunun ego olduğunu düşünmüyorum. kime gidersem gideyim en sonunda kendime dönüyorum. kimse sevmese bile siz sevin kendinizi, en azından sevildiğinizden emin olursunuz.
kimse beni sevmese bile ben kendimi seviyorum. her zaman sevmeye devam edeceğim. bunun ego olduğunu düşünmüyorum. kime gidersem gideyim en sonunda kendime dönüyorum. kimse sevmese bile siz sevin kendinizi, en azından sevildiğinizden emin olursunuz.
devamını gör...
sykes picot antlaşması
1. dünya savaşı'nda, 16 mayıs 1916 tarihinde britanya ve fransa arasında imzalanarak ekim ayında da rusya tarafından imzalanan gizli bir antlaşma. 1917'deki rus devriminden sonra antlaşmadaki haklarından vazgeçen rusya, osmanlı'nın parçalanmasına ilişkin bu gizli antlaşmayı, bir rus gazetesi aracılığıyla tüm dünyaya duyurmuştur.
antlaşma şartları kısaca şöyleydi:
- musul ve suriye kıyıları, adana, antep, doğu akdeniz bölgesi, mardin, diyarbakır ve urfa fransa'ya,
- güney mezopotamya, hayfa ve akka limanları, bağdat, basr britanya'ya
- erzurum, van, bitlis ve trabzon ile güneydoğu anadolu'nun bir kısmı rusya'ya verilecek.
buna ek olarak fransa ve britanya'nın elde ettiği topraklarda onların denetiminde bir arap devleti, filistin'de de uluslararası bir yönetim kurulacak, iskenderun ise serbest liman olacaktı.
antlaşma şartları kısaca şöyleydi:
- musul ve suriye kıyıları, adana, antep, doğu akdeniz bölgesi, mardin, diyarbakır ve urfa fransa'ya,
- güney mezopotamya, hayfa ve akka limanları, bağdat, basr britanya'ya
- erzurum, van, bitlis ve trabzon ile güneydoğu anadolu'nun bir kısmı rusya'ya verilecek.
buna ek olarak fransa ve britanya'nın elde ettiği topraklarda onların denetiminde bir arap devleti, filistin'de de uluslararası bir yönetim kurulacak, iskenderun ise serbest liman olacaktı.
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
onu hayata hazırlamayı değil ona hayat hazırlamayı görev edinmek. ömürlerimiz sonsuz değil...
devamını gör...
misafirin sinir eden davranışları
davet etmediğin birini yanında getirmesi kadar sinir bozucu bir davranış daha var mı bilmiyorum.
devamını gör...
kahkahayla gülmek
aklımı şu karikatürü getiren başlık.
devamını gör...
türk dizilerinin temel sorunu
toplum vasatını yansıtamamaktır.
dizi senaryolarında bir kaç tema işlenir. zengin kız fakir oğlan*, aşiret, mafya, asker, polis temalı diziler vs vs.
asıl üzerinde konuşulması gereken; toplumun isteği bu doğrultuda olduğu için mi bu temalar işlenir, yoksa toplumu dizayn etmek için mi bu temalar işlenir? olmalıdır.
şahsi fikrim televizyon programlarının hemem hemen hepsinde, bir toplum mühendisliğinin söz konusu olduğu yönündedir. çünkü televizyon dediğimiz olgu; bir ikna mekanizmasıdır. bu mekanizma, kitleler üzerinde müthiş etkiler bırakır.
televizyonda gördüğümüz saati, elbiseyi, arabayı almak isteriz. televizyon dizilerinde ise; izlediğimiz, gördüğümüz hayatları yaşama isteği belirir. özgün senaryoların ortaya çıkmaması, yapılan işlerin tekrara düşmesi bu durumun sonucudur. yani bir dayatma söz konusudur. kabullenen zaten kabullenmiştir, asıl hedef kitle, kabullenmeyen kitledir. aslında izlediğimiz dizilerde bile, reklama maruz kaldığımız gerçeği söz konusudur.
türk dizilerinin sorunlarından biri de kendini tekrar etmesidir.
her yıl yaz dizilerinde gördüğümüz saçma sapan kurgular ile kendini tekrar eden yavan tatil dizileri, her sezon yeni baştan başka isimlerle izlediğimiz mafyavari kahramanlık öyküleri, polisiye tarzında başarılı olmuş dizilere tekrardan bir yenisinin eklenmesi; yeni şeyler üretmek yerine, denenmiş ve kolay olan garantili işlerdir.
bu durumun toplum tarafından karşılığı vardır. malum dizinin tişörtünün basılmış olması, her sokağa malum simgenin karalanmış olması; bu durumun toplum tarafından kabullendiğini gösterir.
asıl mesele; toplumun neyin iyi, neyin kötü olduğu noktasında doğru kararlar verememesidir. yapılan işlerin kalitesiz olmasının bir nedeni de, arz-talep döngüsünün sonucudur.
özgün dizilerin ortaya konulduğu zaman; efsane olmasının nedeni de bu durumdur. izleyici leyla ile mecnun* izlediğinde, daha önce izlemediği gerçek anlamda kaliteli bir iş görmüştür. ya da işler güçler* izlediğinde, öncesinde cesaret edilemeyen bir öykünün varlığını fark eder.
uzun lafın kısası; kaliteli işler bekliyor isek, kaliteli işlere destek vermeliyiz.
dizi senaryolarında bir kaç tema işlenir. zengin kız fakir oğlan*, aşiret, mafya, asker, polis temalı diziler vs vs.
asıl üzerinde konuşulması gereken; toplumun isteği bu doğrultuda olduğu için mi bu temalar işlenir, yoksa toplumu dizayn etmek için mi bu temalar işlenir? olmalıdır.
şahsi fikrim televizyon programlarının hemem hemen hepsinde, bir toplum mühendisliğinin söz konusu olduğu yönündedir. çünkü televizyon dediğimiz olgu; bir ikna mekanizmasıdır. bu mekanizma, kitleler üzerinde müthiş etkiler bırakır.
televizyonda gördüğümüz saati, elbiseyi, arabayı almak isteriz. televizyon dizilerinde ise; izlediğimiz, gördüğümüz hayatları yaşama isteği belirir. özgün senaryoların ortaya çıkmaması, yapılan işlerin tekrara düşmesi bu durumun sonucudur. yani bir dayatma söz konusudur. kabullenen zaten kabullenmiştir, asıl hedef kitle, kabullenmeyen kitledir. aslında izlediğimiz dizilerde bile, reklama maruz kaldığımız gerçeği söz konusudur.
türk dizilerinin sorunlarından biri de kendini tekrar etmesidir.
her yıl yaz dizilerinde gördüğümüz saçma sapan kurgular ile kendini tekrar eden yavan tatil dizileri, her sezon yeni baştan başka isimlerle izlediğimiz mafyavari kahramanlık öyküleri, polisiye tarzında başarılı olmuş dizilere tekrardan bir yenisinin eklenmesi; yeni şeyler üretmek yerine, denenmiş ve kolay olan garantili işlerdir.
bu durumun toplum tarafından karşılığı vardır. malum dizinin tişörtünün basılmış olması, her sokağa malum simgenin karalanmış olması; bu durumun toplum tarafından kabullendiğini gösterir.
asıl mesele; toplumun neyin iyi, neyin kötü olduğu noktasında doğru kararlar verememesidir. yapılan işlerin kalitesiz olmasının bir nedeni de, arz-talep döngüsünün sonucudur.
özgün dizilerin ortaya konulduğu zaman; efsane olmasının nedeni de bu durumdur. izleyici leyla ile mecnun* izlediğinde, daha önce izlemediği gerçek anlamda kaliteli bir iş görmüştür. ya da işler güçler* izlediğinde, öncesinde cesaret edilemeyen bir öykünün varlığını fark eder.
uzun lafın kısası; kaliteli işler bekliyor isek, kaliteli işlere destek vermeliyiz.
devamını gör...
güzel bir kadını çirkin gösteren detaylar
başka bir kadın hakkında çirkince konuşması.
devamını gör...
entropi
bir sistem içerisinde kullanılmayan termal enerjinin bir ölçüsü.
örnek:
bir kabımız ve içinde helyum gazımız var. kabın hemen yanında da kağıttan yapılmış bir pervane duruyor ve kaba açtığımız delikten çıkan gaz bunun dönmesini sağlayacak. bu mekanizma çalıştığında gazın enerjisinin bir bölümü mekanik bir işe dönüşür, bir kısmı ise helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji olarak kalır.
aynı miktardaki ve sıcaklıktaki gazı bu kez daha büyük bir kaba aldığımızı düşünelim. aynı şekilde açtığımız delikten çıkacak helyum, bu defa pervaneyi çok daha yavaş çevirir. yani mekanik işe dönüşen enerji miktarı düşer. ancak bu kez helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji artmış olur.
buradan çıkan sonuç şudur: bir maddenin düzensizliği artıyorsa, kullanılmayan termal enerjisi, bir başka deyişle entropisi artar.
örnek:
bir kabımız ve içinde helyum gazımız var. kabın hemen yanında da kağıttan yapılmış bir pervane duruyor ve kaba açtığımız delikten çıkan gaz bunun dönmesini sağlayacak. bu mekanizma çalıştığında gazın enerjisinin bir bölümü mekanik bir işe dönüşür, bir kısmı ise helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji olarak kalır.
aynı miktardaki ve sıcaklıktaki gazı bu kez daha büyük bir kaba aldığımızı düşünelim. aynı şekilde açtığımız delikten çıkacak helyum, bu defa pervaneyi çok daha yavaş çevirir. yani mekanik işe dönüşen enerji miktarı düşer. ancak bu kez helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji artmış olur.
buradan çıkan sonuç şudur: bir maddenin düzensizliği artıyorsa, kullanılmayan termal enerjisi, bir başka deyişle entropisi artar.
devamını gör...